Bu çalışmada 2018 yılında cami konusunda gerçekleştirilen iki akademik faaliyete dair özetler ve izlenimlere yer verilmiştir.
Osmanlı düşüncesinin baş mimarlarından biri olarak kabul edilen Molla Fenârî (v. 834/1431), akli ve nakli ilimlerde yüksek mertebelere ulaşmış; kendi devrinde şer'i ilimlerle tasavvuf arasında kayda değer sentezlerde bulunmuş ender şahsiyetlerden biri ve önemli bir Osmanlı mutasavvıfıdır. Osmanlı Devleti’ne müderris, kadı ve şeyhülislam olarak büyük hizmetlerde bulunmakla beraber...
KİTAP TANITIMI Hülya Küçük, “Hz. Şems’ten Hz. Mevlânâ’ya, Hz. İbnü’l-Arabî’den Kadın Velilere: Uzatılmış Yol”, Nefes Yayınları, İstanbul 2016, 368 Sayfa. Tasavvuf sahasında nitelikli çalışmalarıyla bilinen Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu İlahiyat Fakültesi Tasavvuf Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hülya Küçük tarafından kaleme alınan Nefes Yayınevi tarafından...
Feyza Betül KÖSE, (2016) Medine’de Sosyal Hayat -Dört Halife Dönemi- (İstanbul: Mana Yayınları,356 s., ISBN: 978-605-9136-18-1) Feyza Betül Köse’nin Medine’de Sosyal Hayat adlı kitabı yazarın aynı zamanda doktora tez çalışmasıdır. Eserin ön kapağında Medine şehrinden minyatürler yer alırken arka kapağında alanında ilk çalışma olma özelliği taşıyan eserin içeriği hakkında bilgiler...
Bu makalede Budist mantığında kullanılan kıyas türlerinin mantıksal değeri tartışılmaktadır. Yazar makalede, Dauglas Daye gibi bazı mantıkçılar tarafından bir kıyas olarak görülmeyen beş öncüllü Nyaya çıkarımlarının aslında Peirce'ün retrodüktif çıkarım tarifine uyduğunu iddia etmektedir. Bu iddiası ile batılı anlamıyla tam bir mantık olmadığı ileri sürülen Budist mantığının batı...
Bir dini benimseyen her insanın, inandığı dine bakış açısı farklılık arz eder. Kişinin doğup büyüdüğü aile ortamı, içerisinde yetiştiği toplumsal yapı, sahip olduğu ilmi birikim, kültür seviyesi vb. pek çok etken bu farklılıkları ortaya çıkarır. Temel ilkelerde aynı düşünen insanlar bir araya gelerek mezhep, tarikat, cemaat vb. dini toplumlasal yapılar içerisinde kendilerine yer...
Oryantalistler, 11. yüzyıldan itibaren İslâm ve Kuran hakkında araştırmalar yapmışlar ve Kur’an aleyhinde yayınlar yapmışlardır. 19. yüzyıldan itibaren oryantalist çalışmalarda İslâm’a ve Kur’an’a yaklaşımları bakımından nisbî bir yumuşaklık yer aldığı dikkat çekmektedir. Ancak peşin hüküm ve duygusallıktan uzak kaldığı iddia edilen oryantalistler dahi, kin ve garazlarını satır...
İslam dininin temel ilkesini, tevhid inancı oluşturmaktadır. Buna muhalif olan veya bunu bozan her unsur ise, şirk olarak nitelendirilmiştir. İslam dininin kendi peygamberinden menkul bu saf tevhid anlayışında, tarihin akışı içerisinde insan unsurunun etkisiyle çeşitli bozulmalar olmuştur. Özellikle farklı inanç ve kültürlerle beslenmiş kişilerin sonradan intisap ettikleri dini...
1492 yılında Reconquista hareketinin öldürücü darbesi olarak bilinen Gırnata’nın düşüşü ile Benî Ahmer (Nasrîler) Devleti yıkıldı ve Endülüs Müslümanlarının İber yarımadasındaki siyasi varlıkları sonra erdi. Bunun bir sonucu olarak da Müslümanların 712 yılında yarımadaya ayak bastığı günden beri Berberi, Arap, Yahudi ya da İspanyol, İslamiyet’i din olarak seçen insanlar, tehcir...
Bu makale dini çalışmalar konusunda Türkiye’de yapılan akademik çalışmalar ve daha geniş bir çerçevede ele alındığında özellikle dünya dinleri konusunda gerçekleştirilen akademik faaliyetlerde değerlendirilmek üzere olası bir yaklaşım sunmaktadır. Bu yaklaşım, dünya dinleri konusunda yapılan akademik çalışmalar ve oluşturulan içeriklerin Batılı muhatapların ilgisini çekecek...
Hak, adalet ve emniyet kavramları, İslam medeniyetinin temelini teşkil eder. Bu sebeple Yesrip isimli yerleşim yerine Hz. peygamber ile İslam gelince, hak ve adalet geldi manasında "Medine
Hadisler, fıkıhta hüküm istinbatında başvurulan delillerdendir. Fakîhin, herhangi bir konuda doğru hükme ulaşması için, kullandığı materyallerin de usȗlüne uygun olması gerekir. Fakîhlerin hüküm verirken delil olarak ihticâca elverişli olmayan rivayetler kullandıkları iddiaları, ötedenberi tartışılagelmektedir. Bu çalışma, Ebü'l-Hasen Burhânüddîn Alî b. Ebî Bekr b. Abdilcelîl el...
Tecvid ilminin de diğer ilimler gibi kendine has terimleri vardır ki bunlar med, idgam, mahreç, ihfa, izhar, iklab, teşdid, telyin ve tahfif gibi kavramlardır. Sonraki dönem tecvide dair eser kaleme alan bir çok alimin idgam konusu altında ele almaya çalıştığı konuyu klasik dönem alimleri teşdid/müşedded başlığı altında incelemeye çalışmışlardır. Mekki b. Ebi Talip(ö.437/1045) er...
Arap edebiyatında methiyeler önemli bir yer tutmakla birlikte edebî ürünlerden özellikle şiirin gelişmesine katkı sağlayan başlıca tema olmuştur. Bu türün ya da dinî edebiyatın bir alt başlığı olan peygamber methiyeleri (el-Medâi ḥ u’n-Nebeviyye) ise methedilen kişinin konumunun manevi açıdan saygınlığından dolayı şairler tarafından özel bir ilgi görmüştür. Bu sebeple bu alanda...
Öz İslam ceza hukukunda, fahişelik yapan kadınlar zina suçunu işlemiş oldukları için bu suç, had suçları kapsamında; fuhşa aracılık ise ta‘zîr suçları kapsamında değerlendirilmektedir. Fuhuş suçunun unsur ve ispat şartları oluştuğunda faillere had cezası, oluşmadığında ise ta‘zir cezaları devreye girmektedir. Fuhşa aracılık yapanlara ise asli ceza olarak ta‘zîr cezaları...
İnsanın doğumundan ölümüne uzanan süreçte onun dış dünyayı algılamasına; varlıklar, olaylar ile olgular arasındaki benzerlik ve farklılıkları ayırt etmesine, olası zihinsel karmaşalardan korunmasına katkı sunan kavramlar, bu yönleriyle kancalara benzetilirler. Kavramlar aracılığı ile her düşünce, karşılık geldiği anlama uygun tarzda insan zihninde ilgili olduğu kancaya takılarak...
Özet İslam, aileyi toplumun temeli olarak kabul eder, nikâh ile de bu kurumu ve nesli koruma altına alır. İslam, ailenin huzurlu olması için ailenin fertlerine bir takım maddi ve manevi sorumluluklar yükler ve haklar tanır. Bu sorumluluk ve haklardan biri de nikâh akdi sonucu ortaya çıkan nafakadır. İslam hukukuna göre, nikâh akdi ile birlikte koca nafakadan sorumlu, eşi de...
ÖZET Medrese-tekke bütünlüğüne önem veren Tasavvuf ilminin önemli ekollerinden biri de Nakşbendî tarikatıdır. Nakşbendîlik, İslam’ın ahkâmını önceleyerek şeriatın zahir hükümleri öğrenilmeden tarikat eğitimine geçilmesini uygun görmez. Hz. Peygamber’in (s.a.s) Cibril hadisi ile Medine Mescidinde tesis ettiği Ashab-ı Suffa eğitim kurumunu kendisine rehber edinen Nakşbendîlik...
Fazlurrahman'ın "İslam" isimli eserinin tanıtımıdır.
Tüm dünya ekonomilerini etkileyen 2008 küresel krizinden sonra dünya genelinde para ve sermaye piyasalarında alternatif çözüm arayışları başlamıştır. Bu çerçevede İslamî finans, krizden çıkış yolu olarak görülen sistemlerin başında gelmektedir. Buna paralel olarak İslam aleminde bu alanda yapılan akademik çalışmaların sayısında ciddi oranda artış görülmektedir. Bu süreçte...
Hinduizm'de Tapınma
Ahmed er-Rifâî’ye göre, tasavvufta tevhîd Allah’ın (cc) zâtında, sıfatlarında ve fiillerinde bir ve tek olduğunu, O’ndan başka ilah olmadığını, O’nun ortağı, dengi veya zıddının da olmadığını sûfînin idrak etmesidir. Onun el-Burhânü’l-Müeyyed adlı eserine göre sûfînin üzerine düşen vazife, yaratılmışların tamamının üzerinde ilahlık ve ibadet edilme hakkına sahip olanın yalnızca...
“el-Kâtib” lakabı ile şöhret bulan, Irak Coğrafya Ekolünün öncüsü İbn Hurdâzbeh (v.280 ila 300), kültür ve edebiyatta öne çıkan bir şahsiyettir. O, el-Cebel bölgesinde Berîd Teşkilatının sorumluluğunu üstlenmiş ve el-Mu‘temid’in (d.m.869-885) güvenini kazanıp Bağdat’taki ilmî, edebî ve sanatsal mahfillerine çağrılmıştır . İbn Hurdâzbeh’in eserleri genel olarak tarih, coğrafya...
Aşk kavramı, sȗfîlerin Allah'a olan sevgilerini ifade etmek için geçmişten bu yana kullandıkları bir kavramdır ve aşk denilince ilk akla gelen sȗfîlerden biri Mevlânâ Celâleddin Rȗmî'dir. Onun eserlerinde bu kavram cüz'î ve küllî aşk olarak üzere tasavvur edilmekle birlikte âşık/sâlik için varılması gereken menzil küllî aşktır. Küllî aşk Elest Bezmiʼnde kulun Hakkʼa verdiği söze...
Fikirleriyle, yetiştirdiği ilim adamlarıyla ve yazmış olduğu eserlerle gerek Bulgaristan’da gerek Türkiye’de İslam kültür ve mirasına sunduğu katkılarla Cumhuriyet döneminin unutulmaz şahsiyetlerinden biri de Ahmet Davudoğlu’dur. Davudoğlu Bulgaristan’da doğmuş, ilim tahsilinin bir kısmını doğduğu yerde, bir kısmını Ezher’de tamamlamış klasik âlim modelinin yirminci yüzyıldaki...