Kürtlerin Kökeni

Bingöl Üniversitesi Yaşayan Diller Enstitüsü Dergisi, Aug 2018

Kürtler, geleneksel olarak İranlı ve İrani kökenli olarak kabul edilirler ve İrani bir dil konuştukları için de ağırlıklı olarak Hint-Avrupalı olarak bilinirler. Bu hipotez, büyük oranda dilbilimsel nedenlere dayalıdır ve ağırlıklı olarak dilbilimcilerce geliştirilmiştir. Gelişmiş İnsan Antropolojisinin en son yapılan DNA araştırmaları, bu inanışların aksine, Kürtlerin atalarının izlenebilir en erken başlangıçta coğrafi anlamda ağırlıklı olarak Yakın Doğu ve Avrasya’da bulunan bugünkü İran’ın dışında ve kuzeybatısında Cilalı Taş Devri Kuzey Bereketli Hilal topraklarının yerli halkı olduğunu açıkça göstermektedir. Kürtlerin en eski ataları, bin yıl sonra Orta Asya’dan gelen ve askeri açıdan örgütlü olan (R1a1) göçmen seçkinleri tarafından farklı dalgalar halinde dilsel olarak İranileştirildiler. Bu yeni bulgular bizleri şu anlayışa götürüyor; Kuzey Bereketli Hilal topraklarında yaşayan yerli Avrasyalı Kürtler ile Asya’dan gelen antik eski İrani dili konuşan (R1a1) göçmenleri bir ve aynı halk toplulukları değildi ve Asya’dan gelen ve R1a1’i baskın olan ilk dönem Eski-İranca konuşanlar da Kürtlerin izlenebilir en eski atalarını temsil etmiyorlar. Bundan ziyade, her biri kendine has belirgin genlere, etnik, dilbilimsel ve kültürel arka plana sahip olan Kürtlerin atalarının, hem tarihsel hem de toplumsal katmanlar olarak tamamen farklı topluluklardan meydana geldiği anlaşılmaktadır. Bu yeni kavrayış, kendi alanlarında ileri gelen iki uluslararası uzman olan ve ABD’de bulunan İranolog Gernot L. Windfuhr (Ann Arbor) ve DNA Soybilimcisi Anatole A. Klyosov’un (Boston) işbirliğiyle yapılan ilk disiplinlerarası bulguları göstermektedir.

Article PDF cannot be displayed. You can download it here:

http://dergipark.gov.tr/download/article-file/319040

Kürtlerin Kökeni

Ferdinand HENNERBİCHLER Bingöl Üniversitesi Yaşayan Diller Enstitüsü87 DeYıl/Year/Sal:2 Cilt/Volume/Cîld:2 Sayı/Issue/Hejmar:3 ss. 87-119 kÜrtlerin kökeni Ferdinand HennerbicHler1 Kürtler, geleneksel olarak İranlı ve İrani kökenli olarak kabul edilirler ve İrani bir dil konuştukları için de ağırlıklı olarak Hint-Avrupalı olarak bilinirler. Bu hipotez, büyük oranda dilbilimsel nedenlere dayalıdır ve ağırlıklı olarak dilbilimcilerce geliştirilmiştir. Gelişmiş İnsan Antropolojisinin en son yapılan DNA araştırmaları, bu inanışların aksine, Kürtlerin atalarının izlenebilir en erken başlangıçta coğrafi anlamda ağırlıklı olarak Yakın Doğu ve Avrasya’da bulunan bugünkü İran’ın dışında ve kuzeybatısında Cilalı Taş Devri Kuzey Bereketli Hilal topraklarının yerli halkı olduğunu açıkça göstermektedir. Kürtlerin en eski ataları, bin yıl sonra Orta Asya’dan gelen ve askeri açıdan örgütlü olan (R1a1) göçmen seçkinleri tarafından farklı dalgalar halinde dilsel olarak İranileştirildiler. Bu yeni bulgular bizleri şu anlayışa götürüyor; Kuzey Bereketli Hilal topraklarında yaşayan yerli Avrasyalı Kürtler ile Asya’dan gelen antik eski İrani dili konuşan (R1a1) göçmenleri bir ve aynı halk toplulukları değildi ve Asya’dan gelen ve R1a1’i baskın olan ilk dönem Eski-İranca konuşanlar da Kürtlerin izlenebilir en eski atalarını temsil etmiyorlar. Bundan ziyade, her biri kendine has belirgin genlere, etnik, dilbilimsel ve kültürel arka plana sahip olan Kürtlerin atalarının, hem tarihsel hem de toplumsal katmanlar olarak tamamen farklı topluluklardan meydana geldiği anlaşılmaktadır. Bu yeni kavrayış, kendi alanlarında ileri gelen iki uluslararası uzman olan ve ABD’de bulunan İranolog Gernot L. Windfuhr (Ann Arbor) ve DNA Soybilimcisi Anatole A. Klyosov’un (Boston) işbirliğiyle yapılan ilk disiplinlerarası bulguları göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Kürtler; Kürdistan; Antik Mezopotamya; Eski İranca; Tarih Biliminde Disiplinlerarası Araştırma Yöntemleri 1 Bu makale (Editorial Office of Scientific Research Publisher Journal) [http://www.scirp.org/]’dan Ivy Shen’in izni ile Mehmet Aslanoğulları tarafından Türkçe’ye çevrilmiştir. Yıl/Year/Sal:2 Cilt/Volume/Cîld:2 Sayı/Issue/Hejmar:3 • Mayıs/May/Gulan/2016 88 Ferdinand Hennerbichler Giriş Kürtlerin kökeniyle ilgili ilk iki çalışmaya İtalyanlar öncülük etti: 18. Yüzyılın sonlarında Kürdistan’ı Hıristiyanlaştırmak ve Kürt dili ve medeniyeti hakkında ilk çalışmaları yapmak üzere Vatikan tarafından gönderilen Order of Black Friars mensubu iki İtalyan Katolik misyoneri Maurizio Garzoni (17341804) ve Giuseppe Campanile (1762-1835) ilk çalışmaları yürüttüler. Ve 1990lı yılların başlarında (1922 Cenova doğumlu) İtalyan* Luigi Luca Cavalli-Sforza ve İtalyan arkadaşları, muazzam bir çalışma olan ve ilk bulgulara dayanan “İnsan Genlerinin Tarihi ve Coğrafyası” (yay.1994) adlı çalışmayı yayınladılar. LL Cavalli-Sforza ve diğerleri (1994) aynı zamanda ilk kez Kürtlerin kökeni, göçleri ve genetik dizilimleriyle ilgili sundukları bilgiyle modern İnsan Antropolojisine yeni bir bakış getirdiler ve bu işin başlangıcıyla ilgili tamamen yeni bir anlayış geliştirdiler. Ayrıntılarına daha sonra gireceğiz. Önceleri dilbilimciler Kürtlerin kökenleriyle ilgili, coğrafi olarak bugünkü İran’ın Doğu’sundan Kuzeybatı ve Güneybatısına doğru değişen ve birbiriyle farklılaşan, ihtilaflı teoriler geliştirdiler. Kuzeybatı İrani köken teorisi: Bu teori, dil benzerliği varsayımlarından dolayı Kürtleri Medler gibi Eski İrani dilleri konuşanların torunları olarak açıklamaya çalışır. Ancak bu teoriler hala kanıtlanabilmiş değildir. Bugüne kadar yalnızca birkaç gerçek Medce sözcük belgelenebilmiştir ve bu sayıda sözcük, geniş kapsamlı bir varsayım ileri sürmek için oldukça yetersiz kabul edilmektedir. Kürtlerin Medlerden neşet etmiş bir halk olduğu hipotezi, 19. Yüzyılın ilk yarısında zamanının ileri gelen bilginlerinden olan Antik Roma tarihçisi Alman Barthold Georg Niebuhr’un (1776-1831) “Vorträge über alte Geschichte” (Berlin 1847) adlı eserde Kürtleri ”yarı Arami ve yarı Med-Pers bir halk” (“Kurden ein halb aramäisches und halb medisch-per- sisches Volk”) olarak tasvir etmesinden kaynaklanmaktadır. Kürtlerin Medlerden geldiği teorisi sonraları Rus oryantalist Vladimir Federovich Minorsky (1877-1966) tarafından dünya çapında popülerleştirildi. Kuzeydoğu İrani köken teorisi: İlk olarak 1903 yılında İsviçre doğumlu oryantalist Albert Socin’in (1844-1899) meşhur “Grundriss der Iranischem Philologie” (Strassburg 1903) adlı kitabında ileri sürülen bu görüşe göre Kürt göçlerinin Doğu’dan geldiği düşünülmüştür (“Einwanderung vom Osten her” ”denkbar”). Ancak Socin, sonraları göçlerin Medya’dan Batı’ya doğru olduğunu söylemiştir (“von Medien aus einzelne iranische Stämme sich nach Westen hin verschoben”). Güneybatı İrani köken teorisi: ”Orta Dönem İranca” (M.Ö 4. yy ve M.S. 9. yy dolayları) ile Farsça, Beluci ve Kürtçe arasındaki dilsel benzerliklere daBingöl Üniversitesi Yaşayan Diller Enstitüsü Dergisi Kürtlerin Kökeni 89 yanan bu görüşe göre şekillenen iddialar şunlardır, 1)Fars, Beluci ve Kürtler, muhtemelen bugünkü İran’ın Güneybatısında birbirlerine etnik yönden de yakın topluluklar olmalılar ve 2)bu nedenle Kürtler İran’ın Güneybatısı ile dilbilimsel ve etnik olarak bir kökenden geliyor olmalılar. Bu tartışmalı teori, son olarak 2009 yılında, (1953) Tahran doğumlu olan ve 1968 yılında Erivan’a taşınan Ermeni Garnik Asatrian tarafından daha çok dilsel hipotezlere dayalı olarak yapılan tahlillerle tekrarlanmıştır. Ancak uluslararası çapta bir İranolog olan Gernot Windfuhr, bu görüşe karşı çıkarak “herhangi bir zamanda Fars civarında Kürtçe’nin yaygın olarak konuşulduğuna dair bir kanıt yoktur” der. Garnik Asatrian, (2009) “Kürtçe, Güney-Batı bir ortamda şekillenmiştir; Kürtçe’yi konuşan kesimlerin etnik bölgesinin İran’ın Fars bölgesinin Kuzey tarafı olması en muhtemel seçenektir” der. (Kaynak: İran and the Causasus 13 [Brill &Leiden,2009] 1-58,38). Dilsel değerlendirmelerle köken teorilerini açıklama çabalarıyla birlikte bugüne değin bilhassa 19. Yüzyılın ilk dönemlerinden itibaren kökleşmiş olan dil, etnisite ve insanları sınıflandırmada var olduğu ileri sürülen “ırk” gibi korelasyonlardan (denklemler) bağımsız olarak Kürtlerin kökenini açıklamaya çalışan girişimler hep var olmuşsa da, buna, en başta Amerikan Antropoloji Derneği (Amerikan Fizik Antropolojisi Dergisi, cilt. 101 [1996] 569-570) net bir şekilde çok kez karşı çıkmıştır. Ne kadar güvenilir ve inandırıcı olursa olsun, ortak bir Kürt “ırkı” olduğunu ortaya çıkarmak ve bunu kanıtlamak için yayımlanan deneysel ürünler ortaya hiçbir veri çıkaramadıkları için burada yaptığımız tahlilde bu hususlar çok da fazla irdelenmemiştir. İlgili bilimsel araştırmaları topladığımız bu giriş bölümündeki sözlerimizi toparlarsak, geçmişte kendi zamanlarının önde gelen dilbilimcilerinden birkaçı, Kürtlerin, Ön Hint Avrupa kökenli olan kendi atalarının anayurdunda otokton (asil yerli) olarak yaşadıklarını ileri sürmüşlerdir. Kürtlerin kök (...truncated)


This is a preview of a remote PDF: http://dergipark.gov.tr/download/article-file/319040
Article home page: http://dergipark.gov.tr/buydd/issue/30031/324264

Mehmet Aslanoğulları. Kürtlerin Kökeni, Bingöl Üniversitesi Yaşayan Diller Enstitüsü Dergisi, pp. 87-119, Volume 3, Issue 2,