Kürtlerin Kökeni
Ferdinand HENNERBİCHLER
Bingöl Üniversitesi Yaşayan
Diller Enstitüsü87
DeYıl/Year/Sal:2 Cilt/Volume/Cîld:2 Sayı/Issue/Hejmar:3
ss. 87-119
kÜrtlerin kökeni
Ferdinand HennerbicHler1
Kürtler, geleneksel olarak İranlı ve İrani kökenli olarak kabul edilirler ve
İrani bir dil konuştukları için de ağırlıklı olarak Hint-Avrupalı olarak bilinirler. Bu hipotez, büyük oranda dilbilimsel nedenlere dayalıdır ve ağırlıklı olarak dilbilimcilerce geliştirilmiştir. Gelişmiş İnsan Antropolojisinin en
son yapılan DNA araştırmaları, bu inanışların aksine, Kürtlerin atalarının
izlenebilir en erken başlangıçta coğrafi anlamda ağırlıklı olarak Yakın Doğu
ve Avrasya’da bulunan bugünkü İran’ın dışında ve kuzeybatısında Cilalı Taş
Devri Kuzey Bereketli Hilal topraklarının yerli halkı olduğunu açıkça göstermektedir. Kürtlerin en eski ataları, bin yıl sonra Orta Asya’dan gelen ve
askeri açıdan örgütlü olan (R1a1) göçmen seçkinleri tarafından farklı dalgalar halinde dilsel olarak İranileştirildiler. Bu yeni bulgular bizleri şu anlayışa götürüyor; Kuzey Bereketli Hilal topraklarında yaşayan yerli Avrasyalı
Kürtler ile Asya’dan gelen antik eski İrani dili konuşan (R1a1) göçmenleri
bir ve aynı halk toplulukları değildi ve Asya’dan gelen ve R1a1’i baskın olan
ilk dönem Eski-İranca konuşanlar da Kürtlerin izlenebilir en eski atalarını
temsil etmiyorlar. Bundan ziyade, her biri kendine has belirgin genlere, etnik, dilbilimsel ve kültürel arka plana sahip olan Kürtlerin atalarının, hem
tarihsel hem de toplumsal katmanlar olarak tamamen farklı topluluklardan
meydana geldiği anlaşılmaktadır. Bu yeni kavrayış, kendi alanlarında ileri
gelen iki uluslararası uzman olan ve ABD’de bulunan İranolog Gernot L.
Windfuhr (Ann Arbor) ve DNA Soybilimcisi Anatole A. Klyosov’un (Boston)
işbirliğiyle yapılan ilk disiplinlerarası bulguları göstermektedir.
Anahtar Sözcükler: Kürtler; Kürdistan; Antik Mezopotamya; Eski İranca; Tarih Biliminde Disiplinlerarası Araştırma Yöntemleri
1
Bu makale (Editorial Office of Scientific Research Publisher Journal) [http://www.scirp.org/]’dan
Ivy Shen’in izni ile Mehmet Aslanoğulları tarafından Türkçe’ye çevrilmiştir.
Yıl/Year/Sal:2 Cilt/Volume/Cîld:2 Sayı/Issue/Hejmar:3 • Mayıs/May/Gulan/2016
88
Ferdinand Hennerbichler
Giriş
Kürtlerin kökeniyle ilgili ilk iki çalışmaya İtalyanlar öncülük etti: 18. Yüzyılın sonlarında Kürdistan’ı Hıristiyanlaştırmak ve Kürt dili ve medeniyeti
hakkında ilk çalışmaları yapmak üzere Vatikan tarafından gönderilen Order of
Black Friars mensubu iki İtalyan Katolik misyoneri Maurizio Garzoni (17341804) ve Giuseppe Campanile (1762-1835) ilk çalışmaları yürüttüler. Ve 1990lı
yılların başlarında (1922 Cenova doğumlu) İtalyan* Luigi Luca Cavalli-Sforza
ve İtalyan arkadaşları, muazzam bir çalışma olan ve ilk bulgulara dayanan “İnsan Genlerinin Tarihi ve Coğrafyası” (yay.1994) adlı çalışmayı yayınladılar. LL
Cavalli-Sforza ve diğerleri (1994) aynı zamanda ilk kez Kürtlerin kökeni, göçleri
ve genetik dizilimleriyle ilgili sundukları bilgiyle modern İnsan Antropolojisine
yeni bir bakış getirdiler ve bu işin başlangıcıyla ilgili tamamen yeni bir anlayış
geliştirdiler. Ayrıntılarına daha sonra gireceğiz. Önceleri dilbilimciler Kürtlerin
kökenleriyle ilgili, coğrafi olarak bugünkü İran’ın Doğu’sundan Kuzeybatı ve
Güneybatısına doğru değişen ve birbiriyle farklılaşan, ihtilaflı teoriler geliştirdiler.
Kuzeybatı İrani köken teorisi: Bu teori, dil benzerliği varsayımlarından dolayı Kürtleri Medler gibi Eski İrani dilleri konuşanların torunları olarak açıklamaya çalışır. Ancak bu teoriler hala kanıtlanabilmiş değildir. Bugüne kadar
yalnızca birkaç gerçek Medce sözcük belgelenebilmiştir ve bu sayıda sözcük,
geniş kapsamlı bir varsayım ileri sürmek için oldukça yetersiz kabul edilmektedir. Kürtlerin Medlerden neşet etmiş bir halk olduğu hipotezi, 19. Yüzyılın ilk
yarısında zamanının ileri gelen bilginlerinden olan Antik Roma tarihçisi Alman
Barthold Georg Niebuhr’un (1776-1831) “Vorträge über alte Geschichte” (Berlin 1847) adlı eserde Kürtleri ”yarı Arami ve yarı Med-Pers bir halk” (“Kurden ein halb aramäisches und halb medisch-per- sisches Volk”) olarak tasvir
etmesinden kaynaklanmaktadır. Kürtlerin Medlerden geldiği teorisi sonraları
Rus oryantalist Vladimir Federovich Minorsky (1877-1966) tarafından dünya
çapında popülerleştirildi.
Kuzeydoğu İrani köken teorisi: İlk olarak 1903 yılında İsviçre doğumlu
oryantalist Albert Socin’in (1844-1899) meşhur “Grundriss der Iranischem
Philologie” (Strassburg 1903) adlı kitabında ileri sürülen bu görüşe göre Kürt
göçlerinin Doğu’dan geldiği düşünülmüştür (“Einwanderung vom Osten her”
”denkbar”). Ancak Socin, sonraları göçlerin Medya’dan Batı’ya doğru olduğunu
söylemiştir (“von Medien aus einzelne iranische Stämme sich nach Westen hin
verschoben”).
Güneybatı İrani köken teorisi: ”Orta Dönem İranca” (M.Ö 4. yy ve M.S.
9. yy dolayları) ile Farsça, Beluci ve Kürtçe arasındaki dilsel benzerliklere daBingöl Üniversitesi Yaşayan Diller Enstitüsü Dergisi
Kürtlerin Kökeni
89
yanan bu görüşe göre şekillenen iddialar şunlardır, 1)Fars, Beluci ve Kürtler,
muhtemelen bugünkü İran’ın Güneybatısında birbirlerine etnik yönden de
yakın topluluklar olmalılar ve 2)bu nedenle Kürtler İran’ın Güneybatısı ile
dilbilimsel ve etnik olarak bir kökenden geliyor olmalılar. Bu tartışmalı teori,
son olarak 2009 yılında, (1953) Tahran doğumlu olan ve 1968 yılında Erivan’a
taşınan Ermeni Garnik Asatrian tarafından daha çok dilsel hipotezlere dayalı
olarak yapılan tahlillerle tekrarlanmıştır. Ancak uluslararası çapta bir İranolog
olan Gernot Windfuhr, bu görüşe karşı çıkarak “herhangi bir zamanda Fars
civarında Kürtçe’nin yaygın olarak konuşulduğuna dair bir kanıt yoktur”
der. Garnik Asatrian, (2009) “Kürtçe, Güney-Batı bir ortamda şekillenmiştir;
Kürtçe’yi konuşan kesimlerin etnik bölgesinin İran’ın Fars bölgesinin Kuzey
tarafı olması en muhtemel seçenektir” der. (Kaynak: İran and the Causasus
13 [Brill &Leiden,2009] 1-58,38). Dilsel değerlendirmelerle köken teorilerini
açıklama çabalarıyla birlikte bugüne değin bilhassa 19. Yüzyılın ilk dönemlerinden itibaren kökleşmiş olan dil, etnisite ve insanları sınıflandırmada var olduğu
ileri sürülen “ırk” gibi korelasyonlardan (denklemler) bağımsız olarak Kürtlerin kökenini açıklamaya çalışan girişimler hep var olmuşsa da, buna, en başta
Amerikan Antropoloji Derneği (Amerikan Fizik Antropolojisi Dergisi, cilt. 101
[1996] 569-570) net bir şekilde çok kez karşı çıkmıştır. Ne kadar güvenilir ve
inandırıcı olursa olsun, ortak bir Kürt “ırkı” olduğunu ortaya çıkarmak ve bunu
kanıtlamak için yayımlanan deneysel ürünler ortaya hiçbir veri çıkaramadıkları için burada yaptığımız tahlilde bu hususlar çok da fazla irdelenmemiştir.
İlgili bilimsel araştırmaları topladığımız bu giriş bölümündeki sözlerimizi toparlarsak, geçmişte kendi zamanlarının önde gelen dilbilimcilerinden birkaçı,
Kürtlerin, Ön Hint Avrupa kökenli olan kendi atalarının anayurdunda otokton (asil yerli) olarak yaşadıklarını ileri sürmüşlerdir. Kürtlerin kök (...truncated)