İslam Düşüncesindeki Yoktan Yaratma ve Kıdem Tartışmaları: Kelâmcılar ve İbn Sîna Merkezli Bir İnceleme

Kader, Jul 2012

How is the relationship of Almighty and Eternal God with the world? Serious debates that took place between different school of thoughts that emerged in Islamic history on the subject led a creative legacy. Especially debates between Ibn Sînâ and Muslim theologians that resulted even the accusation of takfir (blasphemy) were very remarkable. What were the factors that urged to the theologians vehemently defended the theory of creation of ex nihilo? Was it to support their theory by the verses of the Qur'an? What were the dynamics on the background of the defense of Ibn Sînâ's theory of temporal eternality of the world and what were his proofs? This article aims to answer these questions and to find clues and signs in the context of these debates between Ibn Sînâ and the theologians. Is it a deep crack that requires the accusation of the takfir (blasphemy) or not?

Article PDF cannot be displayed. You can download it here:

http://dergipark.gov.tr/download/article-file/179842

İslam Düşüncesindeki Yoktan Yaratma ve Kıdem Tartışmaları: Kelâmcılar ve İbn Sîna Merkezli Bir İnceleme

KELAM ARAŞTIRMALARI 10:2 (2012), SS.251-274. İSLAM DÜŞÜNCESİNDEKİ YOKTAN YARATMA VE KIDEM TARTIŞMALARI: KELÂMCILAR VE İBN SÎNÂ MERKEZLİ BİR İNCELEME - On the Debates of ex–Nihilo and Eternality of the World in Islamic Thought – Dr. Ömer Ali YILDIRIM Şırnak Ü. İlahiyat Fakültesi Araştırma Görevilisi Abstract How is the relationship of Almighty and Eternal God with the world? Serious debates that took place between different school of thoughts that emerged in Islamic history on the subject led a creative legacy. Especially debates between Ibn Sînâ and Muslim theologians that resulted even the accusation of takfir (blasphemy) were very remarkable. What were the factors that urged to the theologians vehemently defended the theory of creation of ex nihilo? Was it to support their theory by the verses of the Qur'an? What were the dynamics on the background of the defense of Ibn Sînâ's theory of temporal eternality of the world and what were his proofs? This article aims to answer these questions and to find clues and signs in the context of these debates between Ibn Sînâ and the theologians. Is it a deep crack that requires the accusation of the takfir (blasphemy) or not? Key words: eternality of the universe, the theologians, Ibn Sînâ, creation, creation ex nihilo, huduth, possibility. Giriş: Yoktan Yaratma ve Âlemin Kıdemi Problemi Üzerine Âlemin kıdemi meselesi felsefi bir problem olarak Tanrı – Âlem ilişkisinin mahiyetini belirlemeyle doğrudan ilgili olmasından dolayı İslam düşüncesinde üzerinde hararetle durulan konular arasında yer alır. Bu problem, İslâm dünyasında kendi iç tutarlılığı yanında inanç sistemi ile olan uygunluğu bağlamında tartışılmıştır. Bu bağlamdaki genel soruyu makalenin boyutlarını göz önünde tutarak şöyle düzenleyebiliriz: İbn Sînâ felsefesi üzerinden ele aldığımızda Meşşâî filozoflarının âlemin kıdemi hakkındaki görüşleri İslâm inanç sistemiyle çatışır mı, yoksa bu akide içerisinde savunulabilecek bir yaratma teorisi midir? Kadir-i Mutlak Tanrı’nın mutlak bir şekilde tek olarak kabul edildiği (basît) ve tenzihe aşırı vurgu yapılan bir inanç sistemi içerisinde O’nun âleme önceliği, kendini bu inancın bir gerekçesi olarak dayatır. Akidevi yönden bakıldığında Tanrı âlemi yaratmıştır yani onu öncelemektedir. İslâm Kelâmı açısından konu ele alındığında âlem, Tanrı dışında bütün varlıkların adı olmakla birlikte, cevher ve 252 Dr.Ömer Ali YILDIRIM ______________________________________________________________ arazdan meydana gelmiştir. Hâdis yani yaratılmış/ezeli olmayan oldukları gözlemle de anlaşılabilen arazlardan bağımsız olarak var olamayan cevherler de hâdis olmak durumunda kaldıklarından âlem bütünü ile hâdis olacaktır. Yani o, ezeli olmayacaktır. Burada Tanrı âlemden öncedir. Konuya İbn Sînâ felsefesi açısından yaklaşıldığında Tanrı’nın öncelikle ilk sebep olarak kabul edildiğini görülür. O, esSebebü’l-Ûlâ yani İlk Sebeptir. Bu, felsefi yönden Tanrı’nın âleme önceliğinin de ifadesi olmaktadır. Tanrı’nın âleme önceliğini kabul etme noktasında kelâmcı ve filozoflar aynı kanaati taşıdıklarına göre sorun nereden kaynaklanmaktadır? Buradaki problem daha ziyade kullanılan kavramsal çerçevedeki farklılık ve “önce”liğin yorumlanma biçimiyle ilgili görünmektedir. Kelâmcılar “yoktan yaratma” biçimini benimsediklerinden Tanrı’nın bulunup, âlemin bulunmadığı bir var oluş kategorisini kabul etmektedirler. Burada Tanrı’nın mutlak bir tekliği vardır. Kelâmcıların Tanrı’nın önceliğinden kastettikleri budur. İbn Sînâ ise yoktan yaratma biçimini kabul etmez. Ona göre Tanrı sebepler zincirinin ilk halkasıdır. Kendisi İlk Sebep olan Tanrı’nın âleme önceliği de sebebin sonuca önceliği şeklindeki varlıksal bir önceliktir. Bu öncelik tarzında Tanrı’nın âleme zamansal olarak önceliği söz konusu olamamaktadır. Tanrı, varlık olarak âlemi öncelemektedir, ancak âlem zaman açısından O’nunla birliktedir yani ezelidir. Kelâmcılar açısından ise bu tür bir öncelik Tanrı’nın iradesini sınırlandırdığı ve ezelilerin çokluğuna (teaddüdü kudemâ) yol açtığı gerekçesiyle kabul edilemez olarak değerlendirilmektedir. Biz öncelikle akidevi olarak kabul gören Tanrı’nın âleme önceliğine eklemlenen yoktan yaratma teorisinin sıhhatini tartışacağız. Sonra da buna mukabil olarak felsefecilerin “nedensellik” ilkesini bir yaratılış/var oluş şekli olarak kabul etmelerinin sebeplerini ve her iki ilkenin sonuçlarını inceleyeceğiz. I Kelamcıların Bir Yaratma Biçimi Olarak Yoktan Yaratma Teorisini Kabul Etmelerinin Nedenleri Tanrı’nın âleme önceliği Kur’âni ifadelerden kaynaklanan bir inanç iken yoktan yaratma konusunda aynı şey söz konusu değildir. Hatta bu konuda farklı çağrışımları barındıran ayetlerin bulunduğuna düşünürler tarafından dikkat çekilmiştir. Bu ayetlerin bazılarında, geçmişe yönelik ezeli bir varlığı çağrıştıracak biçimde, yaratmaya temel olarak mevcut başka bir şeye işaret edilirken, bazılarında da geleceğe dönük ezeli bir varoluşu yadsıyan ibareler bulunmaktadır. Bu ayetlere dikkat çeken İbn Rüşd, ayetlerin zahirinden âlemin sûret itibari ile sonradan yaratılmış olduğu ancak varlık ve zaman olarak ise ezel ve ebed arasında kesintisiz bir şekilde bulunduğunun anlaşıldığını söyler. Hûd sûresinde O, gökleri ve yeri altı Kelam Araştırmaları 10:2 (2012) 253 ______________________________________________________________ günde yarattı ve O’nun arşı su üstünde idi.1 ayetinin zahiri olarak bu varlıktan önce başka bir varlığın bulunduğuna, onun da Tanrı’nın arşı ve su olduğu; yine feleklerin hareketlerinin sayımı olan ezeli bir zamanın bulunduğuna da işaret ettiğini söyler. Benzer şekilde Gök ve yer o gün başka bir gök ve yerle değiştirilir.2 ayetinin de bu varlıktan sonraki başka bir varlığa işaret ettiğini, Sonra duman halindeki göğe yöneldi3 ayetinin ise gök ve yerin yaratılmasına temel teşkil eden başka bir “şey”e işaret ettiğine dikkat çeker.4 İbn Rüşd’ün ifadesi ile Tanrı’nın mutlak bir yoklukla birlikte bulunduğunu ifade eden herhangi bir nas bulunmamaktadır. Öyleyse kelâmcıları hararetli bir biçimde bu teoriyi benimsemeye sevk eden etken ya da etkenler nelerdir? Buna, kelâmcıların benimsediği Tanrı’nın sıfatlarının ezeliliği teorisinin de ilk elde âlemin ezeliliğini ilzam ettiğini, ezeli sıfatlardan hâdis bir fiilin çıkmasının çözümü zor problemlere sebep olduğunu eklediğimizde sorunun önemi daha da artacaktır. Öncelikle bu teorinin kelâmcılar arasında ortaya çıkışının izlerini tespite çalıştığımızda bunun yokluğun/madum şeyliği tartışması ile yakın bir ilişki içerisinde geliştiğini söyleyen Wolfson’a katılabiliriz.5 Özellikle Mutezilî kelamcılar tarafından gündeme taşınan madumun bir şey olarak kabul edilmesine karşı gelişen tepkinin gerisinde âlemin başka bir maddeden yaratılıp yaratılmadığı tartışması yer almaktadır. Nitekim bu da, bu varlıktan önce ezeli olan başka bir varlığın kabulünü gerektiriyordu. Âlemin ezeli olan başka bir varlıktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, Tanrı’nın yaratmaya bu âlemden önce mevcut olan başka bir varlıktan başlayıp başlamadığı meselesi etra (...truncated)


This is a preview of a remote PDF: http://dergipark.gov.tr/download/article-file/179842
Article home page: http://dergipark.gov.tr/kader/issue/19178/203823

Ömer YILDIRIM. İslam Düşüncesindeki Yoktan Yaratma ve Kıdem Tartışmaları: Kelâmcılar ve İbn Sîna Merkezli Bir İnceleme, Kader, 2012, pp. 251-274, Volume 2, Issue 10, DOI: 10.18317/kader.11740