TÜRK DÜNYASININ SÖNMEYEN ATEŞİ: İSMAİL GASPIRALI BEY (1851-1914)
YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TARİH BÖLÜMÜ ARAŞTIRMA DERGİSİ
Cilt 1 – Sayı 2 Haziran 2017.
e-ISSN: 2564-7687
YEDİTEPE UNIVERSITY DEPARTMENT OF HISTORY RESEARCH JOURNAL
Volume 1 – Number 2 June 2017
e-ISSN: 2564-7687
TÜRK DÜNYASININ SÖNMEYEN ATEŞİ: İSMAİL BEY GASPIRALI
(1851-1914)
Cihan YALVAR1
ÖZET
Geçmişten günümüze Rusya topraklarında Türk Dünyası adına önemli fikir adamları yetişmiştir. Türk
Dünyası’na yön veren bu şahsiyetlerin basın, yayın ve eğitim konusundaki görüşleri büyük yankı
uyandırmıştır. Rusya’da yetişen fikir adamlarından birisi de Kırım Tatar kökenli olan İsmail
Gaspıralı’dır. Bu büyük fikir adamı, hayatı boyunca düşünceleri ve faaliyetleri ile Türk Dünyası’nda
birlik duygusunu ortaya çıkararak, kendisinden sonra gelen nesillere ilham kaynağı olmuştur. İsmail
Bey Gaspıralı, birlik düşüncesini Rusya İmparatorluğu içinde kültürel bir reform yaparak, sağlamak
isteyen Türk düşünürlerindendir. Gaspıralı’nın, 1884 yılında yayın hayatına başlayan Tercüman
gazetesinde kullandığı Türkçe, hayatı boyunca hizmet etmeye çalıştığı Türk Dünyası’na bu amacı
gerçekleştirmeye yarayacak vasıtanın ne olduğunu göstermesi açısından önemlidir. İsmail Bey, herkes
tarafından bilinen ‘’Dilde, Fikirde, İşte Birlik’’ sözü ile kısaca bizlere neler yapmak istediğini ifade
etmiştir. Aynı zamanda bir yandan Tercüman Gazetesi ile dil birliğini savunurken bir yandan da
Cedidizm akımı dahilinde Bahçesaray’da açmış olduğu ilk Usûl-ü Cedid okulunda uyguladığı yeni
eğitim sistemi ile Türk Dünyası’nın önemli şahsiyetlerini bizlere kazandırmıştır. Bu makalede İsmail
Bey Gaspıralı’nın hayatı incelenecektir.
Anahtar kelimeler: İsmail Gaspıralı, Cedidizm, Tercüman Gazetesi, Usûl-ü Cedid, Türk Dünyası.
ABSTRACT
From past to present, important intellectual have been raised for the name of the Turkish World in
territory in Russia. The ideas of these individuals, who are directors of the Turkish World about the
press, broadcasting and education, have caused great repercussions. On of the intellectual who grew up
in Russia Ismail Gasprinski who is of Crimean Tatar origin. This great intellectual has been a source
of inspiration for the coming generations by revealing the sense of unity in the Turkish World through
his life long thoughts and activities. Ismail Bey, is a Turkish intellectual who wants to spread his idea
of unity by making a cultural reform in the Russian Empire. It is important that the Turkish language
that Gasprinski used in the publication of Tercüman, which started broadcasting in 1884, shows that is
the means to realize this aim in the Turkish World, which he tried to serve throughout his life. Ismail
Bey, stated briefly what he wanted to do to us by his word which is known by everyone ‘’Dilde,
Fikirde, İşte Birlik’’. At the same time, while advocating the language union with the Tercüman
Newspaper, he brought in important figures of the Turkish World with the new education system
applied in the first Usul ul- Jadid school which Bakhchysarai opened in Jadidism . In this article, the
life of İsmail Bey Gasprinski will be examined.
Keywords: Ismail Gasprinski, Jedidism, Tercüman Newspaper, Usul-ul- Jedid, Turkish World.
1
Arş. Gör. Yeditepe Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü,
87
YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TARİH BÖLÜMÜ ARAŞTIRMA DERGİSİ
Cilt 1 – Sayı 2 Haziran 2017.
e-ISSN: 2564-7687
YEDİTEPE UNIVERSITY DEPARTMENT OF HISTORY RESEARCH JOURNAL
Volume 1 – Number 2 June 2017
e-ISSN: 2564-7687
TÜRK DÜNYASININ SÖNMEYEN ATEŞİ: İSMAİL BEY GASPIRALI (1851-1914)
GİRİŞ
Rus Çarlığı’nın Türk topraklarını işgal sürecini 1552 yılında Kazan Hanlığı’nın işgali
ile başlatabiliriz. Çarlık, kendisini Altın Orda’nın varisi görerek yapmış olduğu işgaller ile
1556 yılında Astrahan’ı (Ejderhan, Hacıtarhan), 1581’de ise Sibir Hanlığı’nı topraklarına
dahil etmiştir. Bu işgallerin ardından Altın Orda’nın tek varisi olarak bölgede Kırım Hanlığı
kalmıştı. Zaman içerisinde Altın Orda Devleti’nin dağılma sürecine girmesi ile Kırım’da
Çengiz soyundan gelen Hacı Giray Kırım Hanlığı’nı kurarak, Kırım’ın ilk hanı olmuştur.
Osmanlı Devleti ise 1475 yılında Gedik Ahmet Paşa önderliğindeki ordu ile Kırım’ı kendisine
bağlamıştır.
Osmanlı Devleti Kırım’ı kendi topraklarına katmak suretiyle Karadeniz’de
hakimiyetini sağlamlaştırmış ve Karadeniz’in Kuzeyi’nde bulunan ülkelere karşı faal bir
politika izlemeye başlamıştır2. Nitekim, İstanbul’un ele geçirilmesi ile Karadeniz’in
ticaretinde pay sahibi olmaya başlayan Osmanlı Devleti Kırım’ın fethi ile Karadeniz’e
tamamen hakim olmayı başarmıştır. Kırım Hanlığı’nın sayesinde Lehistan’da hüküm
süremekte olan Yagellonlar’ın Karadeniz boyuna ulaşmaları engellenmiştir. XV. yy’dan
XVIII. yy’ın sonlarına kadar Kırım Hanlığı bir takım Avupalı tarihçiler tarafından
‘’İmparatorluğun sağ kolu’’ şeklinde tabir edilmiştir3.
Rusya’nın Kırım topraklarında uyguladığı ilk istila hareketi 1736 yılında General
Münnich komutasında gerçekleşmiştir. Münnich’in Kırım’ı istilası sonrasında, Kırım
toprakları içerisinde tarihi değere en fazla sahip olan Hansaray ve etrafında bulunan iki bin
ev yanmıştır. Ayrıca bu istila hareketi sırasında Kırım Hanları arasında önemli şahsiyetlerden
birisi olan Selim Giray’a ait zengin kütüphanede yanmıştır4.
Fakat Kırım için felaket ile sonuçlanacak olaylar 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı
sonrasında yaşanacaktı. 1769 yılında Kırım Giray Han’ın Besarabya topraklarına düzenlemiş
olduğu başarılı akının sonrasında Çarlık kuvvetleri 1770 yılında Bucak bölgesini ele geçirmiş
ve sonrasında 1771 yılında Dolgorukiy önderliğinde Kırım’ı tekrar istila etmişlerdir5. Osmanlı
Devleti, Mora’da beklenmedik bir isyanın patlak vermesi ve Çeşme’de donanmasının Ruslar
tarafından yakılması ile 1768-1772 yılındaki savaşı da kaybetmiştir. Bu olumsuz gelişmeler
sonucunda Osmanlı yöneticileri telaşa düşerek Rusya ile bir barış anlaşması yapılmasının
yollarını aramışlardır6. 18 Ağustos’ta başlatılan barış görüşmelerinden kısa bir süre sonra
Türk temsilciler, Rusya’nın Tatarların bağımsızlıklarını anlaşmaya şart olarak eklediklerini
öğrenmişlerdir7.
İnalcık, Halil, ‘’Yeni Vesikalara Göre Kırım Hanlığı’nın Osmanlı Tabiliğine Girmesi ve Ahitname Meselesi’’,
Belleten, C. VIII, S.30, Ankara 1944, s. 185.
3
İnalcık, a.g.m. , s. 185.
4
Bala Mirza ve İnalcık Halil, ‘’Kırım’’, İA, C. VI, İstanbul 1977, s. 750.
5
Bala Mirza ve İnalcık Halil, ‘’Kırım’’, s. 750.
6
Akdes Nimet, Kurat, Rusya Tarihi Başlangıçtan 1917’ye Kadar, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara 1999,
s. 290.
7
Nicolae Jorga, Osmanlı İmparatorluğu Tarihi, çev. Nilüfer Epçeli, Yeditepe Yayınevi, İstanbul 2009, s. 410.
2
88
YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TARİH BÖLÜMÜ ARAŞTIRMA DERGİSİ
Cilt 1 – Sayı 2 Haziran 2017.
e-ISSN: 2564-7687
YEDİTEPE UNIVERSITY DEPARTMENT OF HISTORY RESEARCH JOURNAL
Volume 1 – Number 2 June 2017
e-ISSN: 2564-7687
CİHAN YALVAR
Fakat o dönemin Osmanlı Sultanı III. Mustafa, Rusya’ya savaş tazminatı olarak 35
milyona kadar para vermeyi kabul ettiğini ama asla Kırım’ı Rusya’ya teslim etmeyeceğini
bildirmiştir. (...truncated)