BARİATRİK CERRAHİ UYGULAMALARININ MİKROBİYOTA ÜZERİNE ETKİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Gazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi 2018:1(1):38-44
Derleme
BARİATRİK CERRAHİ UYGULAMALARININ MİKROBİYOTA ÜZERİNE
ETKİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Zeynep UZDİL1, Mendane SAKA2
1
Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü, Samsun
2
Başkent Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü, Ankara
ÖZET
Obezitenin tedavisine ve bazı kronik hastalıkların önlenmesine yardımcı olan bariatrik cerrahi uygulaması vücutta
çeşitli fizyolojik etkilere neden olmaktadır. Bunlardan birisi mikrobiyota olarak adlandırılan bağırsak florasının
içeriğinin değişmesidir. Cerrahi sonrası mikrobiyotanın değerlendirildiği insan ve rat çalışmalarında
mikrobiyotanın önemli filumu olan Firmicutes ve Bacteroidetes bakterilerinde bu değişiminin daha çok görüldüğü
bilinmektedir. Bağırsakta daha çok kısa zincirli yağ asidi üretimine ve emilimine neden olan Firmicutes filumunda
cerrahi sonrası azalma olmaktadır. Cerrahi sonrasında safraya dirençli olan Proteobacteria filumundaki
bakterilerde artış olduğu bilinmektedir. Cerrahiye bağlı metabolik değişikliklerin mikrobiyal içeriği etkilediği
belirtilmektedir.
Anahtar Kelimeler: Bariatrik cerrahi, mikrobiyota, mikroorganizmalar
EVALUATION OF THE EFFECTS OF BARIATRIC SURGERY ON MICROBIOTA
ABSTRACT
Bariatric surgery that helps treatment of obesity and prevention of some chronic diseases, causes various
physiological effects in body. One of them is changing the content of intestinal flora called as microbiota. The
studies which has evaluated microbiota after surgery in human and rat shows that this change is seen more often
among phylum of Firmicutes ve Bacteroidetes. It is known that phylum of Firmicutes which causes short chain
fatty acid production and absorption, decrease after surgery. It is known that there is an increase phylum of
Proteobacteria which resistance to bile after surgery. It is stated that metabolic changes due to surgery affects
microbial content.
Key Words: bariatric surgery, microbiota, microorganisms
Geliş tarihi/Received: 17.11.2017
Kabul Tarihi/Accepted: 26.03.2018
Gazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi 2018:1(1):38-44
Uzdil & Saka
GİRİŞ
Mikrobiyom veya mikrobiyota olarak
adlandırılan bağırsak florası bakteriler,
arkeler, ökaryatlar ve virüsleri kapsayan
yaklaşık
yüz
trilyona
yakın
mikroorganizmayı içermektedir (1,2). İnsan
bağırsağında bulunan bakteri türleri
çeşitlilik göstermekte ve yedi bakteriyel
bölüme
ayrılmaktadır:
Firmicutes,
Bacteroidetes,
Actinobacteria,
Proteobacteria
ve
Verrucomicrobia
bağırsakta en çok bulunan bakteri filumları
olup bunların dışında Cyanobacteria ve
Fusobacteria da bulunmaktadır (3,4).
İntestinal mikrobiyotanın temel gram
negatif bakterisi Bacteroidetes filumu ve
temel gram pozitif bakterisi Firmicutes
filumudur.
Bacteroidetesler
epitel
hücrelerin gelişimine ve fonksiyonuna
yardım
etmektedirler.
Bağırsakta
fermentasyonla kısa zincirli yağ asidi
(KZYA)
üretiminde;
Firmicutesler
Bacteroidetesler’den daha etkilidirler (2,5).
Bağırsak mikrobiyotasında iki yüzden fazla
Firmicutes türü var iken daha az sayıda
Bacteroidetes türü bakteri vardır (1-3,5,6).
Bağırsakta bulunan arkelerdan en yaygını
ökaryot filumuna ait metanojen grubu
Methanobrevibacter smithii’dir (1,3,7). M.
smithii metan üretiminde fermentasyon
metabolitlerinden hidrojene gereksinim
duymakta ve enerji döngüsüne katılacak
olan KZYA’lerinin üretimini sağlamaktadır
(4). Mikrobiyal olarak zengin bağırsak
florası; intestinal villüslerde besin öğesi
emiliminde
artış,
gelişmiş
enzim
aktivitesine bağlı olarak karbonhidrat
emiliminde artış, karaciğer ve kasta yağ asit
oksidasyonunda
azalma,
safra
asit
metabolizması ve salınımında değişiklik ve
glukagon benzeri peptid-1 (GLP-1) gibi
bağırsak
hormonlarında
azalma
sağlamaktadır. Bariatrik cerrahi ise bu
obezijenik özellikleri değiştirmektedir.
Böylece ağırlık ve yağ dokusu kaybı
yanında bariatrik cerrahi obezite ve
dislipedimi gibi metabolik hastalıkları da
önleyebilmektedir (2).
Bariatrik cerrahi morbid obezitenin
tedavisinde uygulanan bir tedavi olmanın
yanı sıra Tip 2 diyabet gibi metabolik
hastalıklar için de yararlı etkiler
göstermektedir (8). Bariatrik cerrahi
yöntemlerinden
bugüne
kadar
mikrobiyotaya etkisi araştırılanlar: Roux en
Y gastrik bypass (RYGB); Sleeve
Gastrektomi (SG) ve Vertikal Bant
Gastroplasti
(mide
kelepçesi)
uygulamalarıdır. Yapılan araştırmalarda
hastalık varlığı, stres, yaş, yaşam şekli,
probiyotik ve ilaç (antibiyotik gibi)
kullanımını içeren çeşitli faktörlerin ayrıca
son yıllarda yapılan hayvan ve insan
çalışmalarında bariatrik cerrahinin de
mikrobiyotayı etkilediği görülmüştür (4, 810). Bu makale planlanırken güncel
literatüre dayanarak bariatrik cerrahinin
mikrobiyata
üzerine
etkilerinin
değerlendirilmesi amaçlanmıştır.
I. Vücut Yapısının ve Ağırlık Kaybının
Mikrobiyata Üzerine Etkisi
Zayıf
bireylerle
karşılaştırıldığında
obezlerde; Bacteroidetes filumu düşük,
Actinobacteria filumu yüksek oranda
saptanmış olup, Firmicutes filumu obez ve
normal vücut ağırlığına sahip bireylerde
benzer düzeydedir (11). Ancak Duncan ve
ark.
(12),
obez
bireylere
diyet
uygulanmasından
sonra
Firmicutes
filumunda azalma belirlemişlerdir. Zhang
ve ark. (4), Bacteroidetes filumuna ait
Prevotellaceae ailesi ve Firmicutes
filumuna ait Erysipelotrichaceae ailesinin
obez bireylerde en çok bulunan tür
olduğunu saptamışlardır. Nadal ve ark. (13)
adolesanlarda zayıflama diyeti sonucu dört
kilonun üzerinde ağırlık kaybedenlerin
Bacteroides/Prevotella oranında artış,
Firmicutes filumunda (Clostridium türleri)
azalma
olduğunu
belirlemişlerdir.
Turnbaugh ve ark. (14) farelerde yaptıkları
çalışmada Firmicutes/Bacteroides oranını
obezlerde zayıflara göre daha yüksek
belirlemiş ve obez farelerin feçeslerini
39
Gazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi 2018:1(1):38-44
Uzdil & Saka
mikropsuz farelere transplante ettiklerinde
toplam vücut yağında artış saptamışlardır.
Basseri ve ark. (15), bağırsaktaki
mikroplardan metanojenik arkelerin ağırlık
kazanımı ve obezite ile ilişkisini
göstermişlerdir. Buna göre normal
popülasyonun %15’inde nefeste metan
düzeyi ≥3 ppm iken obezlerde ortalama
12.2±3.1 ppm olup %20’sinde metan
saptanmıştır. Nefeste metan saptanan
bireylerin
BKİ
değerlerinin
saptanmayanlardan daha fazla olduğu
görülmüştür (14-16). Mathur ve ark. (17),
M. smithii kolonizasyonunun vücut ağırlığı
ile ilişkili olduğunu belirlemişlerdir.
geçirmiş farelerden cerrahi geçirmemiş
farelere
bağırsak
mikrobiyotasının
aktarılması sonucu cerrahi geçirmemiş
farelerde de ağırlık ve yağ dokusu kaybı
görüldüğünü ve bu durumun KZYA
üretimindeki değişikliğe bağlı olarak
gerçekleştiğini belirlemişlerdir.
II. Cerrahi
Sonrası
Değerlendirilmesi
Mikrobiyota
RYGB Cerrahisinin Mikrobiyata Üzerine
Etkisi
Ratlarda RYGB cerrahisini takip eden 8
hafta içinde Proteobacteria filumuna ait
bakterilerden
özellikle
Enterobacter
hormaechei türünde 52 kat artış
belirlenmiştir (8). Ayrıca aynı çalışmada
sham opere ratlar ile karşılaştırıldığında
Firmicutes f (...truncated)