Osmanlı Kimliği Üzerine Bazı Düşünceler

Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları (HÜTAD), Jul 2017

The Ottoman Empire was a symbiosis of the Turkish-Islamic and the Byzantine-Balkan traditions. It is more realistic to ention Ottoman identities than a singular Ottoman identity. In the classical period the term Ottoman referred to the ruling class. In fact, the Ottomans did not try to create a common identity, since the political and geographycal unity was in principal more important for them. Although, Islamic e1ements were the basis of the Ottoman ethos, they did not compel non-muslim subjects to convert to the Islam. On the contrary, the Ottomans gave them religious freedom and organized them through the millet system. So each millet (Rum or Greek Orthodox, Armenian, Jewish millet) had its own identity separately. Ethnic groups in the Rum millet in the Balkans, especially Slavic Peoples, were inclined to be Hellenized; similarly there was a tendency among the Balkan converts to Turkifization. In the 19th century the Ottomans tried to form an Ottomanizm ideology against the dangers of nationalism, but it did not work. Consequently this effort did not prevent the disintegrarion of the empire.

Article PDF cannot be displayed. You can download it here:

http://dergipark.gov.tr/download/article-file/326878

Osmanlı Kimliği Üzerine Bazı Düşünceler

OSMANLı KİMLİGİ ÜZERİNE BAZI DÜŞÜNCELER Aşkın KOYUNeU Abstract The Ottoman Empire was a symbiosis of the Turkish-Islamic and the Byzantine-Balkan traditions. It is more realistic to mention Ottoman identities than a singular Ottoman identity. In the classical period the term Ottoman referred to the ruling class. In fact, the Ottomans did not try to create a common identity, since the political and geographycal unity was in principal more important for them. Although, Islamic e1ements were the basis of the Ottoman ethos, they did not compel non-muslim subjects to convert to the Islam. On the contrary, the Ottomans gave them religious freedom and organized them through the millet system. So each millet (Rum or Greek Orthodox, Armenian, Jewish millet) had its own identity separately. Ethnic groups in the Rum millet in the Balkans, especially Slavic Peoples, were inclined to be Hellenized; similarly there was a tendency among the Balkan converts to Turkifization. In the 19th century the Ottomans tried to form an Ottomanizm ideology against the dangers of nationalism, but it did not work. Consequently this effort did not prevent the disintegrarion of the empire. Key words: The Ottoman identity, the Turks, the millet system, Islamization, co-existense Kimlik terimi, sözlük anlamıyla "aynılık, özdeşiik" demektir. Fakat, bu aynılık ve özdeşlik aynı zamanda birey veya toplumların farklılaşması, bir başka ifade ile "öteki" kavramının ayırt edilebilmesi ile ortaya çıkmaktadır. Kimlik bir bireyin kendini algılayış, ifade ediş biçimi ve mensubiyet hissi şeklinde tanımlanabileceği gibi "toplumsal düzeydeki bireysellik olan uluslaşmanın dışa vurumu" (Kılıçbay 1990: 47) şeklinde de tanımlanabilir. Dolayısıyla kimlik terimi modem zamanlara, 19. yüzyılın milliyetçi söylemine ait bir kavramdır, ancak birey ve toplumların kültürel, lengüistik, dinsel vb. açılardan kendilerini algılayış ve ifade ediş biçimleri bakımından pre-nasyonalist dönemde de belirli kimlik profilleri çizdikleri açıktır. Bahis konusu Osmanlı olduğunda imparatorluğun doğası gereği aslında Osmanlı kimliğinden değilOsmanlı kimliklerinden [Müslim-Gayrimüslim kimliği (alt grupların da kendilerine has kimlikleri olduğunu kabul ederek); yönetici seçkinler-reaya kimliği; zaman ve coğrafi eksenli olarak Osmanlı kimliği; Osmanlının kendini, Batının Osmanlıyı algılayışı bağlamında Osmanlı kimliği vs.] söz etmek daha gerçekçi bir yaklaşımdır. İşte bu yüzden bu makalenin amacı, çoğulcu bir yaklaşımla Osmanlı kimliğine dair genel bir çerçeve çizmektir. Türkiye'de "kimlik", "ben ve diğeri/öteki", "imaj-algı" kavramlarının tartışılmaya başlanması oldukça yenidir. Bu nedenle, Osmanlı kimliği ile ilgili çalışmalar az sayıda olmakla birlikte konuva oldukça tutarlı yaklaşımlar geliştirilmiştir. i Ancak, yine de Osmanlı kimliği, daha doğrusu Osmanlı kimlikleri ile ilgili olarak kesin yargıiara varabilmek için karşılaştırmalı tarih yöntemi ile geniş kapsamlı uzun araştırmalar yapılması gerekmektedir. Tarih yazıcılığımızda Türk unsuru hakim olduğu için Osmanlı· imparatorluğu da Türk eksenli ve İstanbul merkezli olarak ele alınmaktadır. Bu, Türklerin imparatorlukta "base intrique, temel unsur, temel entrikacı, temeloyuncu" olmasının (Ortaylı: 1999b: 21) doğal bir sonucudur. Osmanlı, Türk imparatorluğu olmakla birlikte münhasıran Türklerin imparatorluğu değildir. Bütün imparatorluklar gibi çok "uluslu", çok dinli ve çok dilli bir yapıya sahiptir. Ancak, tarih yazıcılığımızda Osmanlı tebaası gayrimüslim ve gayri Türk unsurların imparatorluktaki, sosyal, siyasi, dini, kültürel vs. hususiyetlerini konu edinen çalışmalar çok sınırlı olduğu gibi, bunların ele alınış biçimi de sadakat-ihanet ikilemine takılıp kalmakta, çoğu kez devletin başına açtıkları gaileler ölçüsünde tarih kitaplarına konu olmakta ve günümüzün değer yargıları geçmişe taşınmaktadır. Mesela, tarih yazıcılığımızın Fener Patrikhanesine yaklaşımıyla Osmanlı döneminde bizzat devletin Patrikhaneye yaklaşımı birbirinden oldukça uzaktır. Her şeyden önce Patrikhane bir Osmanlı kurumudur ve patrik bizzat "Osmanlı"dır, ona Bizans döneminde olmadığı kadar geniş yetkiler verilmesinde devlet hiçbir zaman birbeis görmemiştir. Benzer şekilde, O~manlı geçmişinin önemli bir parçası olan Balkanlarda da tarihçilik yakın zamana kadar ulusal propaganda aracı olmaya devam etmiş ve "Osmanlı" farklı bir dine mensup, yabancı, zalim, köleleştirici, kendilerini İslamıaştırmaya çalışan, reddedilmesi gereken yabancı bir unsur olarak sunulmuştur.2 Mesela, Bulgar tarih yazıcılığı, çoğunluğu uluslaşma sürecinde oluşturulan stereotipleri yeniden ve sürekli evrimleştirerek 1990'lara kadar "Osmanlı"yı olumsuzlama yoluna gitti, son zamanlarda ise romantik tarzda da olsa Osmanlı kimliğini tekrar yorumlamaya i Bu bağlamda şu eserler zikredilebilir: Kılıçbay (1990: 46-56); Ağca (1993: 77-87); Eldem (1995: 7-33); Deringi! (1995:7-33); Timur (1995:7-33), Timur (1998); Ortaylı (I999a: 77-85; Ortaylı (I999b: 21-27); Ali Kırca ile Siyaset Meydanı (27 Ocak 1999). 700. Ydında Osmanlı, İstanbul: Sabah Kitapları, 1999. Mehmet Ali Kılıçbay, Osmanlı kimliğinin sorgulanmasında göz önünde bulundurulması gereken metodolojik bir perspektif çizerek, Batıda Osmanlı kimliğinin oluşumuna değinmekte, feodalite ile tımar sisteminin mukayesesini yapmaktadır. Ona göre, Osmanlı imparatorluğu antik imparatorluk geleneği üzerine kurulu, İran, Bizans ve İslam siyasal geleneklerinden beslenen, fetih geleneğine dayalı statik bir toplumsal formasyona sahip bir kimlik profili çizmektedir (1990: 46-56). Taner Timur, Osmanlı kimliğini Osmanlı yönetici zümresinin zihni yapısı ve Osmanlıda egemen ideoloji bağlamında ele almaktadır. (geniş bilgi için bkz i995: i 1-15; i998). Hüseyin Ağca, Osmanlı Kimliğini ideoloji bağlamında ele almakta dil ve kültür kavramlarını ön plana çıkarmaktadır. (I 993: 77-87). Edhem Eldem ise kimlik terimi ve mahiyeti üzerinde durmakta ve i9. yüzyıl öncesinde hatta i9. yüzyılda bile tek bir Osmanlı kimliğinden söz etmenin mümkün olmadığı kanaatine varmaktadır. (1995: 20-24). Selim Deringil, kimlik konusunu 19. yüzyılda Osmanlı imparatorluğunun dış dünyaya kendini yansıtış biçimi noktasında ele almakta ve Osmanlı imajı üzerinde durmaktadır (1995: i6- i9). İlber Ortaylı ise Osmanlı kimliğini imparatorluğun doğası içinde değerlendirmektedir (1999a:77-85; 1999b: 21-27). 2 Bu konuda eleştirel bir yaklaşım için bkz. Maria Todorova, "Balkanlar'daki Osmanlı Mirası", L. Cari Brown (Ed.), İmparatorluk Mirası, Balkanlarda ve Ortadoğu 'da Osmanlı Damgası, İstanbul, iletişim Yay., 2000, 72-76 çalışıyor (Kalicin 1994: 22-27; Jelyazkova 1995; Danova-Dimova-Kalitsin 1995; Mestan 2001, 2002, 2003). Osmanlı resmi ideolojisi Sünni İslam'a; siyasal düşünce ve hakimiyet anlayışı ise Antik-Yunan, İran-Hint, klasik İslam ve Bizans siyasal gelenekleriyle Türk siyasal geleneğine dayalıdır (Ocak 1998a: 71-82; 1998b: 165). Bu anlamda, Osmanlı İmparatorluğu'nun, Türk-İslam, Bizans Balkan geleneklerinin bir sembiyozu olduğu söylenebilir. Osmanlı to (...truncated)


This is a preview of a remote PDF: http://dergipark.gov.tr/download/article-file/326878
Article home page: http://dergipark.gov.tr/turkiyat/issue/16660/329827

Aşkın Koyuncu. Osmanlı Kimliği Üzerine Bazı Düşünceler, Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları (HÜTAD), 2017, pp. 203-212,