Keçilerde Süt Proteinleri Polimorfizmi
Hayvansal Üretim 48(2): 49-54, 2007
Derleme
Keçilerde Süt Proteinleri Polimorfizmi
Yasemin Öner*, Cengiz Elmacı
Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü, 16059 Görükle-Bursa
*e-posta: ; Tel: +90 (224) 294 15 61; Fax: +90 (224) 442 81 52
Özet
Keçilerde süt protein genlerini içeren DNA bölgelerinde çok sayıda polimorfizm belirlenmiştir. Bu çalışmada keçi sütündeki altı
temel proteindeki (α-s1, α-s2, β-, and κ- kazeinler, β-laktoglobulin ve α-laktoalbumin) genetik varyasyonlar derlenmiştir.
Anahtar kelimeler: Keçi, süt proteinleri, polimorfizm.
Milk Proteins Polymorphism on Goats
Abstract
A great number of polymorphisms detected in the DNA region containing milk protein genes in goats. In this study genetic
variations of major six milk proteins in goat (α-s1, α-s2, β-, and κ- caseins, β-lg and α-la) were reviewed.
Key words: Goat, milk proteins, polymorphism.
göstermeleri nedeniyle çok fazla analitik çaba
gerektirdiğinden oldukça azdır. Türkiye’de ise keçi
sütündeki protein polimorfizmiyle ilgili yok denecek
kadar az sayıda araştırma bulunmaktadır (Özdil ve Asal,
2002; Türkyılmaz, 2003; Gürcan, 2005). Bu derleme,
keçilerdeki süt proteinleri konusundaki araştırma açığını
gidermeye yönelik olarak yapılacak çalışmalara kaynak
oluşturması amacıyla hazırlanmıştır. Çalışmada keçi
sütündeki kazeinler ve serum proteinleri genlerindeki
varyasyonlar hakkında kısa bir özet sunulmaktır.
Giriş
Moleküler genetik teknolojilerindeki gelişmeler,
ekonomik
özelliklerin
fenotipik
varyasyon
göstermelerinde önemli etkileri olan farklı gen
bölgelerinin ve major genlerin belirlenmesine olanak
vermiştir. Hayvan ıslahında kullanılan bu genler ve gen
bölgeleri hem dişi ve hem de erkek hayvan
genotiplerinin, yaşamlarının erken dönemlerinde
belirlenmesini sağlarlar. Bu durum seleksiyonla
sağlanacak genetik ilerlemenin daha fazla olmasına
olanak tanımakta ve Marker destekli seleksiyon (MAS =
Marker Asisted Selection) olarak adlandırılmaktadır.
Kazeinler
Sütün esas proteini olarak bilinen kazeinler, sütün asit
ile muamelesinden sonra çökmeyen kısımdır ve dört
farklı doğal kazeinden (α-s1, α-s2, β-, ve κ-) oluşmuştur
(Ginger ve Grigor, 1999). Bu proteinler 6. kromozomda
yer alan 250 kb’lik genomik bölgede bulunan bir gen
kümesi tarafından kodlanırlar (Mercier ve Vilotte,
1993). Keçi sütündeki kazeinler, çoklu posttranslational modifikasyonlar yüzünden gösterdikleri
büyük varyasyon nedeniyle önemli bir polimorfizm
kaynağıdır.
Aschaffenburg ve Drewy (1955)’nin sığır sütündeki βlg’nin A ve B varyantlarını göstermelerinden bu yana
süt proteinlerini konu alan pek çok çalışma yapılmıştır.
Süt proteinleri kodominant Mendel kalıtımı gösterirler.
Bu genlerinin pek çoğu haritalanmış ve dizileri
bilinmektedir. Günümüzde süt proteinleri bakımından
polimorfizmler gerek protein gerekse DNA düzeyinde
saptanabilmektedir.
Süt
proteinlerindeki
bu
polimorfizmlerden
bazılarının
süt
verimini,
kompozisyonunu, misel organizasyonunu, pıhtılaşma
özelliklerini ve sütün peynir verimini etkiledikleri
bilinmektedir (Trujillo ve ark. 1998). Bu nedenlerle bu
polimorfizmlerden
MAS
programlarında
yararlanılmaktadır (Sánchez ve ark. 2005).
α S1 Kazein (αs1-kn)
Ruminant sütlerinin en önemli kazein fraksiyonlarından
birisi olan αs1- kazein, keçi sütünde polimorfizm
çalışmalarının yapıldığı ilk süt proteini olup, tüm kazein
genleri içinde en fazla polimorfik olanıdır (Trujillo ve
ark. 1998). Bugüne kadar αs1- kn’in sentez düzeyiyle
ilişkili olduğu belirlenen ve hepsi de DNA düzeyinde
aydınlatılmış olan toplam 18 alleli bildirilmiş (A, B, C,
D, E, F, 01, 02, G, B1, B2, B3, B4, H, I, L, M, N) ve
Süt protein genlerindeki polimorfizme yönelik
çalışmalar genellikle inek sütünde yoğunlaşmıştır. Keçi
sütünde yapılmış araştırma sayısı keçi sütü
proteinlerinin alışılmışın dışında bir polimorfizm
49
Öner ve Elmacı
50
sağlanması için αs1- kn genotiplerinin BLUP (Best
Linear Unbiased Prediction) metodunda, bir seleksiyon
kriteri olarak kullanılmasını önermişlerdir. Aynı
zamanda αs1- kn genotiplerinin ıslah programlarında
kullanılması ile ilgili çalışmalar İtalya, İspanya ve
Norveç gibi ülkelerde de yoğun olarak yürütülmektedir
(Serradilla, 2006).
bunlardan A, B, C ve E allellerinin birbirlerinden sadece
bir amino asit bakımından faklı olduğu belirlenmiştir
(Bevilacqua ve ark. 2002; Sacchi ve ark. 2005). Ancak
E allelinde durum biraz farklıdır. Bu allelde 19. ekzona
bir LINE (long interspersed nuclear elements)
insersiyonu bulunur. D ve G allellerinin sırasıyla 9. ve
4. ekzonlarının olmadığı gözlenmektedir (Martin ve ark.
2002). F yapısal bakımdan daha farklı olup, bu allellde
de 9. 10. ve 11. ekzonlar kaybedilmiştir (Leroux ve ark.
2003). Son olarak 01 ve N allelerinin moleküler analizi
sonucunda, bu allelerin 12. intronun başlangıcında ve
son altı ekzonda bulunan 8.5 kb’lık bir bölgeyi
kapsayan bir delesyon belirlenmiştir (Ramunno ve ark.
2005).
α S2 Kazein (αs2 -kn)
αs2-kn’in cDNA dizisi Bouniol ve ark. (1993) tarafından
belirlenmiştir ve αs1-kn kazein kadar olmasa da αs2-kn
lokusunda da dikkate değer bir genetik polimorfizm
olduğu gösterilmiştir. Bu lokusta şimdiye kadar üç farklı
ekspresyon seviyesiyle ilgili olduğu bilinen yedi allel
belirlenmiştir (A, B, C, D, E, F ve 0). Bunlardan αs2- kn
A, B, C, E ve F alleleri sütteki αs2-kn içeriğinin
“normal” (2.5 gr/l), αs2- kn D ise “orta” düzeyde αs2-kn
içeriğinin bulunuşuyla ilişkilidir. αs2- kn 0 allelinin ise
sütte bu proteinin yokluğuna yol açtığı bildirilmiştir
(Veltri ve ark. 2000; Ramunno ve ark. 2001a). αs2- kn
A, B, C, E ve F allelleri nokta mutasyonları ile
birbirlerinden farklıdırlar. αs2- kn D alleli 11. ekzonun
son 11 bç’ lik ve bunu izleyen intronun 95 bç’lik
kısımlarında bulunan 106 bç’lik bir delesyonla
karakterize edilir ve bu delesyonlar da en azından üç
kodonun yokluğuna yol açar (Lagonigro ve ark. 2001;
Ramunno ve ark. 2001b; Marletta ve ark. 2004).
Sütlerinde αs2-kn bulunmayan keçiler ise “null” alleli
bakımından homozigotturlar ve bu allel 11. ekzonun 80.
nükleotindeki bir nokta mutasyonu sonucu meydana
gelmiştir (Ramunno ve ark. 2001b).
αs1- kn allelleri bu proteinin sütte bulunuş miktarı ile
yakından ilişkilidir ve sentez seviyesine göre dört gruba
ayrılır (Grosclaude ve ark. 1994) . Birinci grup A, B1,
B2, B3, B4, C, H, L ve M allelleri olup, “kuvvetli”
alleller olarak isimlendirilirler. Bu alleli taşıyan
hayvanların sütlerinde ortalama olarak 3.6 gr/l αs1- kn
bulunduğu kaydedilmiştir. “Orta” olarak isimlendirilen
grupta sadece E ve I allelleri yer alır ve 1.6 gr/l’ lık αs1kn miktarı ile ilişkilidir. D, F ve G allellerini taşıyan
hayvanların sütlerinde ise 0.6 gr/l αs1- kn bulunur ve
bunlar “zayıf” alleller grubunu oluştururlar. “Null”
olarak isimlendirilen alleller ise sütte αs1- kn’nin
yokluğuna yol açar. 01, 02 ve N varyantları “null”
alleller grubuna girer. Çeşitli keçi ırklarında yapılan
araştırmalarda en yaygın allellin “orta” alleller grubuna
giren E olduğu ve bunu “kuvvetli” alleller grubuna giren
B allelinin (B1, B2, B3, B4)’nin izlediği b (...truncated)