İyimserliğin Mutluluk ve Yaşam Doyumuna Etkisinin İncelenmesi
Mutluluk ve Yaşam Doyumunun Yordayıcısı Olarak İyimserlik*1
Fatma SAPMAZ², Tayfun DOĞAN³
Özet- İyimserlik ve mutluluk pozitif psikolojinin iki temel kavramı olarak değerlendirilmektedir. Bu çalışmada iyimserliğin
mutluluk ve yaşam doyumu üzerindeki yordayıcı rolünün belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın katılımcılarını Sakarya
Üniversitesinde öğrenim gören 206 (131 kadın/75 erkek) üniversite öğrencisi oluşturmuştur. Çalışmada veri toplama araçları
olarak Yaşam Yönelimi Testi, Oxford Mutluluk Ölçeği-Kısa Formu ve Yaşam Doyumu Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen
bulgular iyimserliğin, mutluluk ve yaşam doyumu ile pozitif yönde ilişkili olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca iyimserliğin
mutluluğa ilişkin varyansın % 59’unu, yaşam doyumuna ilişkin varyansın ise % 60’ını açıkladığı sonucuna ulaşılmıştır. Elde
edilen bulgular alanyazın bağlamında ele alınıp tartışılmıştır.
Anahtar Kelimeler: İyimserlik, mutluluk, yaşam doyumu, öznel iyi oluş
Abstract- Optimism as a Predictor of Happiness and Life Satisfaction. Optimism and happiness are evaluated as two basic
concept of positive psychology. In this study, it was aimed to examine the relations between optimism, happiness and life
satisfaction. The participants of this research consisted of 206 (131 female/75 male) university students studying in Sakarya
University. Life Orientation Test (LOT), Oxford Happiness Questionnaire -Short Form (OHQ-SF) and the Satisfaction with
Life Scale (SWLS), were used as data collection means in the study. The findings obtained proved that optimism is related
with happiness and life satisfaction in a positive way. In addition, it was concluded that happiness explained the 59% of the
variance of happiness and 60% of the variance of life satisfaction. The obtained findings are addressed and discussed within
the context of the literature.
Key Words: Optimism, happiness, life satisfaction, subjective well-being
Giriş
Pozitif psikoloji ile ilgili araştırmalara dünyada giderek artan bir ilgi söz konusudur. Türkiye’de de son
yıllarda, dünyadaki bu gelişmeye paralel olarak pozitif psikolojiye yönelik ilgi artmaktadır. Bu çalışmada,
pozitif psikolojinin temel konularından olan iyimserlik ile mutluluk ve yaşam doyumu arasındaki ilişkiler
ele alınmıştır. Alanyazın incelendiğinde, iyimserlikle ilgili iki farklı görüş ileri sürülmektedir. Bunlardan
ilki iyimserliği bir kişilik özelliği olarak ele alan görüştür. Buna göre iyimserlik, yaşamdaki zorluklara ve
engellemelere rağmen genel olarak hayatta her şeyin iyi gideceğine yönelik olumlu beklenti eğilimi içinde
olma olarak tanımlanmaktadır (Scheier ve Carver, 1992). İkinci görüş ise iyimserliği, bir yükleme biçimi
olarak tanımlamaktadır. Bu görüşe göre iyimserler; yaşamda karşılaştıkları başarısızlık ya da
olumsuzlukları, geçici, denetlenebilir, belli bir soruna özgü ve dışsal faktörlere bağlı olarak
değerlendirmektedirler. Kötümserler ise; sorunları ve olumsuzlukları kalıcı, kapsamlı ve kişisel olarak
değerlendirmektedirler (Peterson, 1991; Seligman, 2006). İyimserliğin, kalıtsal bir özellik mi yoksa çevre
yoluyla sonradan mı kazanıldığı ile ilgili yine farklı görüşler bulunmaktadır. Mosing, Zietsch, Shekar,
Wright ve Martin (2009), 3.053 ikiz üzerinde yaptıkları araştırmada, genetik faktörlerin iyimserlikteki
varyansın % 36’sını açıkladığını ortaya koymuşlardır. Seligman (2006) ise, iyimserliğin öğrenilebilir bir
özellik olduğunu, geçmiş yaşantılara bağlı olarak bireylerin olaylara olumlu ya da olumsuz yüklemeler
yaptıklarını ve yeni bazı bilişsel beceriler edinilerek iyimserliğin kazanılabileceğini ileri sürmektedir.
Nitekim iyimserliği geliştirmeye yönelik gerçekleştirilen grupla danışma uygulamaları ve eğitim
programları incelendiğinde olumlu sonuçlar alındığı ve bireylerin iyimserlik düzeylerinde anlamlı düzeyde
artışlar meydana geldiği görülmektedir (Karagöz, 2011; Seligman, 2006; Şimşek, 2003).
Mutluluk kavramı ise, insan davranışlarının nihai amacı olarak değerlendirilmektedir. Lyubomirsky
(2007) mutluluğu, neşe tatmin ya da refah ile yaşamdan duyulan memnuniyetin bir birleşimi olarak
tanımlamaktadır. Diener (1984) ise, mutluluğu olumlu duyguların sık, olumsuz duyguların az yaşanması ve
yaşamdan yüksek doyum alma olarak tanımlamaktadır. Mutluluğa yönelik bu tanımlarda üç bileşen ön
plana çıkmaktadır. Bunlardan ilki olumlu duyguların yaşanma sıklığı, ikincisi olumsuz duyguların
yaşanma sıklığı, üçüncüsü ise yaşam doyumudur. Olumlu ve olumsuz duyguların yaşanması mutluluğun
duyuşsal boyutunu oluştururken, yaşam doyumu bilişsel boyutunu oluşturmaktadır (Çeçen, 2007; Diener,
1984). Mutluluğun duyuşsal boyutunu oluşturan olumlu duygulara, sevinç, neşe, heyecan, umut, güven,
1
*Bu çalışmanın bir bölümü 23-25 Kasım 2011’de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde düzenlenen “New Trends on Global
Education Conference” isimli konferansta sözlü bildiri olarak sunulmuştur.
²Yrd. Doç. Dr. Fatma SAPMAZ. Sakarya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik ABD, Sakarya,
Türkiye. E posta:
³Yrd. Doç. Dr.Tayfun DOĞAN. Niğde Üniversitesi Eğitim Fakültesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik ABD, Niğde,
Türkiye. E posta:
Mersin Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, Cilt 8, Sayı 3, Aralık 2012, ss.63-69.
Mersin University Journal of the Faculty of Education, Vol. 8, Issue 3, December 2012, pp.63-69.
SAPMAZ & DOĞAN
cesaret gibi duygular örnek olarak verilebilir. Öfke, nefret, kaygı, korku, umutsuzluk, üzüntü gibi duygular
da olumsuz duygulara örnek olarak verilebilir. Mutluluğun bilişsel boyutunu oluşturan yaşam doyumu ise,
bireyin yaşamın çeşitli alan ve boyutlarına (sosyal yaşam, aile yaşamı, sağlık, iş yaşamı vs.) ilişkin
değerlendirme ve yargılamalarını ifade etmektedir. Söz konusu yaşam alanlarına yönelik olarak duyulan
memnuniyetin yüksek olması bireyin mutluluğunun göstergelerinden birisi olarak değerlendirilmektedir
(Argyle, Martin ve Crossland, 1989; Lyubomirsky, 2001; Myers ve Diener, 1995). Mutluluğun bireye
olumlu duygular yaşatmasının yanı sıra, bireyin yaşamıyla ilgili pek çok alanda da olumlu getirileri
bulunmaktadır. Araştırma sonuçları mutluluğun bireyin bağışıklık sistemini güçlendirdiğini, enerji ve
yaratıcılığını artırdığını, sosyal ilişkilerinde daha çok tercih edilmesini ve sevilmesini sağladığını, iş
yerinde verimliliğini artırdığını ve daha uzun yaşamasını sağladığını ortaya koymaktadır (Lyubomirsky,
King ve Diener, 2005).
Mutluluk
İyimserlik
Yaşam
Doyumu
Şekil 1. İyimserlik, Mutluluk ve Yaşam Doyumu İlişkisine Yönelik Olarak Önerilen Model
İyimserlik ve mutluluk pozitif psikolojinin iki temel kavramı olmaları açısından önemlidir. Daha
öncede belirtildiği gibi iyimserlik, yaşamın tüm zorluklarına ve engellemelerine rağmen kişinin hayata
karşı olumlu bakabilmesini sağlamaktadır. Bu yönüyle iyimserlik kişinin ruh sağlığını korumasında ya da
geliştirmesinde de önemli bir rol oynamaktadır. Nitekim iyimserlik-kötümserlik kavramları psikolojik ve
fiziksel sağlık açısından da kritik kavramlar olarak değerlendirilmektedir (Rasmussen, Scheier (...truncated)