Termik Santrallerden Savrulan Küllerdeki Ağır Metallerin Neden Olduğu Genetik ve Epigenetik Değişikliklerin Moleküler Yöntemler ile Tespit Edilmesi
Research Journal of Agricultural Sciences
Tarım Bilimleri Araştırma Dergisi
E-ISSN: 1308-027X, 10(2): 38-43, 2017, www.nobel.gen.tr
Termik Santrallerden Savrulan Küllerdeki Ağır Metallerin Neden Olduğu Genetik ve
Epigenetik Değişikliklerin Moleküler Yöntemler ile Tespit Edilmesi
Nalan YILDIRIM DOĞAN1
1
Hüseyin BULUT2*
Erzincan Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Biyoloji Bölümü, Erzincan
Erzincan Üniversitesi Üzümlü Meslek Yüksekokulu, Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölümü, Organik Tarım Programı,
Üzümlü/Erzincan
2
*Sorumlu Yazar
Geliş Tarihi: 18 Ağustos 2017
E-posta:
Kabul Tarihi: 15 Kasım 2017
Özet
Çevre kirliliği sanayi devrimi ve endüstrileşmeden dolayı canlılar için önemli bir unsur olmuştur. Ülkemizde artan enerji
ihtiyacının karşılanmasında termik santraller önemli bir paya sahiptir. Bu santrallerden atılan ağır metaller çevre kirliliğinin
ana etkenlerinden birisi konumundadır. Ağır metallerin bitki metabolizmasında meydana getirdiği genetik, epigenetik, kanserojenik etkisi üzerine birçok çalışma mevcuttur. Bitkiler sabit konumlarından dolayı çevre kirliliğinin meydana getirdiği genetik
toksisitenin tespitinde kullanılan biyoindikatör durumundadırlar. Bu durumdan dolayı Allium cepa, Triticum aestivum, Zea
mays, Hordeum vulgare, Vicia faba ve Arabidopsis thaliana gibi farklı bitki türleri araştırmacılar tarafından son yıllarda
genotoksik etkinin tespiti için model organizma olarak kullanılmaktadır. Çalışmamızda ağır metallerin neden olduğu stres
nedeniyle arpada meydana gelen toksik etkinin düzeyi IRAP analizleri ile değerlendirilmiştir. Ağır metal stresinin etkisiyle
retrotranspozon hareketliliği meydana gelmiş ve bu durum gen akışında farklılıklara neden olmuştur. Gen akışında oluşan farklılaşma bant profillerine yansımıştır. Kontrol gurubu ve deney gurubu örnekleri karşılaştırıldığında farklı büyüklük ve sayıda
bantların oluştuğu tespit edilmiştir. Ağır metal yoğunluğuna bağlı olarak arpa örneklerinde polimorfizm değerlerinde artış ve
GTS değerinde azalma gözlenmiştir.
Anahtar Kelimeler: Ağır metal, Epigenetik, IRAP, Retrotranspozon.
Determination by Molecular Methods of Genetic and Epigenetic Changes Caused by
Heavy Metals in Ashes Discharged from Thermic Power Plants
Abstract
Environmental pollution has become an important factor for living things due to industrial revolution and industrialization.
Thermal power plants have an important share in meeting the increasing energy demand in our country. Heavy metals released
from these power plants are one of the main causes of environmental pollution. There are many studies on the genetic, epigenetic, carcinogenic effects of heavy metals on plant metabolism. Plants are bioindicators used to detect genetic toxicity caused by
environmental pollution due to their fixed position. Because of this, different plant species such as Allium cepa, Triticum aestivum, Zea mays, Hordeum vulgare, Vicia faba and Arabidopsis thaliana have been used as model organisms for the detection of
genotoxic activity in recent years by researchers. In our study, the level of toxic effect from arsenic stress due to stress caused by
heavy metals was evaluated by IRAP analysis. The effect of heavy metal stress has led to retrotransposon mobility, which has
led to differences in gene flow. The differentiation occurring in the gene flow is reflected in the band profiles. When the control
group and experimental group samples are compared, it has been determined that there are different size and number of bands.
The increase in polymorphism values and the decrease in GTS values were observed in barley specimens due to heavy metal
concentration.
Keywords: Epigenetic, Heavy metal, IRAP, Retrotransposon
Hüseyin Bulut ve Nalan Yıldırım Doğan / TABAD, 10(2): 38-43, 2017, www.nobel.gen.tr
GİRİŞ
Canlıların yaşamları boyunca karşılıklı olarak etkileşim
içinde bulundukları ortam çevre olarak tanımlanmaktadır
[1]. Endüstriyel üretim sonucu çevreye salınan ağır metaller,
çevre kirliliğinin ana kaynaklarından biri olmaya başlamıştır
[2]. Farklı sektörlerden biyosfere ağır metal atılımı gerçekleşmektedir [3]. Resim 1.’de ağır metallerin doğaya salınmasını sağlayan faktörler görselleştirilmiştir.
Kömür ile elektrik enerjisinin üretildiği termik santraller
ağır metallerin çevreye yayılmasında önemli bir rol oynamaktadır [4]. Linyit kömürünün yakılması sonucunda kül ile
çevreye Cd, Ni, Co, Mn, Cr, Pb, Cu, Zn, Fe ağır metalleri
salınmakta olup, termik santrallerden çevreye salınan uçucu küllerin genotoksik ve mutajenik maddeler içerdiği saptanmıştır [5], [6].
Hücresel düzeyde aşırı miktarda ağır
metal birikimi membranlar, proteinler ve DNA gibi farklı
hücre bileşenleri için çeşitli stres tepkilerine ve hasara neden
olmaktadır [7]. Yapılmış birçok çalışma ağır metallerin bitkilerin moleküler yapısını etkilediğini göstermiştir [8], [9],
[10], [11]. Ağır metal gibi genotoksik maddeler DNA’yı geri
dönüşümsüz olarak değiştirerek kalıtsal bir değişime yol
açarlar. Bu nedenle genotoksinler aynı zamanda mutajenik
maddelerdir [12].
İlk kez literatüre 1942’de Conrad Waddington tarafından kazandırılan ‘‘Epigenetik’’ terimi fenotipik ifadeye izin
veren genler ve ürünleri arasındaki nedensel etkileşimler
olarak tanımlanmıştır [13]. Stres koşullarının etkisi ile metabolizmada tepki ve değişimler meydana gelebilmektedir.
Kromatin yapı üzerinde meydana gelen epigenetik modifikasyonların genlerin ifadelerini etkilemesi, DNA metilasyonu, histon modifikasyonları ve RNA gibi temel epigenetik
mekanizmalar tarafından kontrol edilmektedir [14]. Bu
üç mekanizmanın birlikte çalışması sonucu gen ifadesinde
kalıtsal farklılıklar meydana gelmektedir. Mekanizmaların
herhangi birinde meydana gelen bir hata, gen anlatımının
aşırı artmasına veya baskılanmasına neden olarak epigenetik bozukluklara yol açmaktadır [15]. Genomdaki hareketli
gen mekanizmalarından transpozonların etkisi ile epigenetik
değişimler meydana gelirken, Transpozonlar da epigenetik
mekanizmaların etkisi ile susturulabilmekte veya aktif hale
gelebilmektedir [16].
Arpa (Hordeum vulgare L.), ülkemizde tahıl ekilişi ve
üretim miktarı bakımından buğdaydan sonra ikinci sırada
yer almaktadır. Tüik [17] verilerine göre ülkemizde arpanın
son beş yıldaki üretim miktarı ve ekilen alan büyüklüğü
Resim 2.’de verilmiştir.
Bu çalışmadaki amacımız, canlılar için önemli bir besin
kaynağı olan arpa üzerinde ağır metal stresinin neden olduğu
retrotranspozon hareketliliğinin boyutunu ve bu hareketliliğin neden olduğu genetik ve epigenetik değişiklikleri tespit
etmektir.
MATERYAL ve METOT
Saf arpa tohumları %5’ lik sodyum hipoklorit (NaCIO)’
de 10 dakika bekletilmiş ve yüzeysel olarak sterilize edilmiştir. Daha sonra tohumlar saf su ile yıkanarak kurutulmuş
ve ekime hazır hale getirilmiştir. Seçilen eşit büyüklükteki arpa tohumları termik santral çevresine aynı doğrultuda
500’er metre mesafe ile 15 farklı noktaya ekilmiştir. Arpa
tohumlarının 40 günlük vejetasyon sürecini tamamlamasından sonra fideler toplanmıştır. Toplanan örnekl (...truncated)