Okçuluk ve Hat Sanatı

İnsan ve Toplum Bilimleri Araştırmaları Dergisi, Sep 2018

İnsanlık tarihi kadar eski olan okçuluk, insanoğlunun hem avlanarak gıda ihtiyacını karşılaması hem de düşmanlarıyla savaşarak güvenliğini sağlaması için gerekli bir meziyet olmuştur. Aynı zamanda en önemli spor dallarından biri olarak günümüze kadar varlığını sürdürmüştür. Türk kültüründeki önemine ilaveten İslam dininin de teşvik etmesiyle okçuluk, Türkler’in hayatında vazgeçilmez bir konum elde etmiştir. En muteber İslam sanatlarından olan hat sanatıyla okçuluk arasında çok yakın ilişkiler söz konusudur. Bilhassa Osmanlı hattatları arasında, okçuluğuyla da tanınan isimlere sıkça rastlanır. Bunlardan bazıları hem hattatların reisi hem de okçular şeyhi sıfatlarını haizdir. Ayrıca şehzadelerin eğitim sürecinde okçuluk en gözde spor, hat sanatı da en yaygın sanat dalı olduğu için bazı padişahlar hem iyi bir okçu hem de iyi bir hattat olarak tanınmışlardır. Okçulukla ilgili hat levhalarına sıkça rastlanmakla birlikte menzil taşlarının kitabeleri de hat sanatı tarihi bakımından büyük öneme sahiptir. Bu çalışmada, iki kadim spor ve sanat dalı olan okçuluk ve hat sanatı arasındaki ilişkiler ele alınacaktır.

Article PDF cannot be displayed. You can download it here:

http://www.itobiad.com/tr/download/article-file/531222

Okçuluk ve Hat Sanatı

İNSAN VE TOPLUM BİLİMLERİ ARAŞTIRMALARI DERGİSİ Cilt / Vol: 7, Sayı/Issue: 3, 2018 Sayfa: 1642-1672 Received/Geliş: Accepted/Kabul: [26-04-2018] – [08-08-2018] Okçuluk ve Hat Sanatı Fatih ÖZKAFA Doç. Dr., Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi,İslam Tarihi ve Sanatları Bölümü Assoc. Prof. Dr., Marmara University, Faculty of Theology Department of Islamic History and Arts Orcid ID: 0000-0002-2794-5421 Öz İnsanlık tarihi kadar eski olan okçuluk, insanoğlunun hem avlanarak gıda ihtiyacını karşılaması hem de düşmanlarıyla savaşarak güvenliğini sağlaması için gerekli bir meziyet olmuştur. Aynı zamanda en önemli spor dallarından biri olarak günümüze kadar varlığını sürdürmüştür. Türk kültüründeki önemine ilaveten İslam dininin de teşvik etmesiyle okçuluk, Türkler’in hayatında vazgeçilmez bir konum elde etmiştir. En muteber İslam sanatlarından olan hat sanatıyla okçuluk arasında çok yakın ilişkiler söz konusudur. Bilhassa Osmanlı hattatları arasında, okçuluğuyla da tanınan isimlere sıkça rastlanır. Bunlardan bazıları hem hattatların reisi hem de okçular şeyhi sıfatlarını haizdir. Ayrıca şehzadelerin eğitim sürecinde okçuluk en gözde spor, hat sanatı da en yaygın sanat dalı olduğu için bazı padişahlar hem iyi bir okçu hem de iyi bir hattat olarak tanınmışlardır. Okçulukla ilgili hat levhalarına sıkça rastlanmakla birlikte menzil taşlarının kitabeleri de hat sanatı tarihi bakımından büyük öneme sahiptir. Bu çalışmada, iki kadim spor ve sanat dalı olan okçuluk ve hat sanatı arasındaki ilişkiler ele alınacaktır. Anahtar Kelimeler: Okçuluk, Hat Sanatı, Hattat, Sanat, Estetik. Archery and the Art of Calligraphy Abstract As old as the history of humankind, archery has been an important skill for purposes of hunting and warfare. Encouraged by Islam, archery has an indispensable place in Turkish culture. There are very close relations between archery and the art of calligraphy, one of the most venerated Islamic arts. Many Ottoman calligraphers were also well-known archers. Some of them even hold the titles of the leader of archers and sheikh of calligraphers at the same time. Furthermore, since shahzadas, heirs to the throne in were trained in the both as favorite pastimes, some of the Ottoman Sultans are renowned as talented archers and masterly calligraphers. There are numerous calligraphic works about archery, in addition to epigraphs on archery milestones, which are of great significance in terms of history of calligraphy. The present study discusses the relationship between archery and calligraphy as two ancient occupations. Keywords: Archery, The Art of Calligraphy, Calligrapher, Art, Aesthetics. Okçuluk ve Hat Sanatı Giriş İnsanlık tarihinde ne zamandan itibaren yer edinmeye başladığı kesin olarak bilinmemekle birlikte, silah olarak “ok”un en eski silahlardan, spor olarak da okçuluğun en eski spor dallarından olduğunu söyleyebiliriz. İnsanoğlunun günümüze kadarki mevcudiyetinde okçuluğun önemi büyüktür. Sayısız insan topluluğu, avlanarak hayatlarını idame etme ve kendilerini düşmanlarından koruyarak nesillerini sürdürme mücadelesini ok sayesinde başarabilmiş iken birçok kavim de okların hedefi olarak tarih sahnesinden çekilmiştir. Selçuklu Emiri Tülû Bey’in 1200’lü yıllarda yazdırdığı “Hülâsa fi İlm-i Remy” isimli kitapta yer alıp daha sonra birçok Osmanlı kavsnamesinde kullanılmış olan rivayete göre; Yüce Allah, Hz. Âdem’i yaratıp Cennet’ten dünyaya gönderdiğinde ona tarım ve ziraat yapmayı öğretti, O da tarlalarını ekti, fakat tarlalarına kuşlar musallat olunca Allah’a şikâyette bulundu. Cenab-ı Hakk bizzat Cebrail (a.s.)’i gönderdi ve Cebrail (a.s.), Hz. Âdem (a.s.)’e ok ve yay yapıp atmayı öğretti (Bozkurt, 2007: 333). Her meslekle ilgili bir peygamber olduğu gibi okçulukla ilgili peygamberin Hz. İbrahim olduğu da rivayet edilmektedir. Ayanoğlu’nun İmam Suyûtî’den naklettiğine göre “kavs-i Arabî”yi yani yayı ve oku Hz. İbrahim icad etmiştir. Çocukları İsmail ve İshak için ayrı ayrı kavisler yapıp onlara bunun nasıl kullanılacağını öğretmiştir (Ayanoğlu, 1974: 16). “Kavis” ya da Arapça’daki telaffuzuyla “kavs” kelimesi “yay” anlamına gelmektedir (Kubbealtı Lugatı II, 2016). Okçulukta kavis yerine “keman” kelimesi de kullanılmaktadır. Ok karşılığında ise Arapça kökenli “sehm” kelimesi Türkçe’de zaman zaman kullanılır. “Kaza okları” anlamında bir mazmun olarak “sihâm-ı kaza” tabiri, divan edebiyatında da kullanılagelmiştir. Divan şairi Nef’î’nin genellikle hiciv türündeki şiirlerini ihtiva eden “Sihâm-ı Kazâ isimli bir eseri de mevcuttur. Türkler ise Hz. Âdem’den sonra ilk defa ok yapıp atanın İsfendiyar isimli bir Türk olduğuna inanırlardı. İbrahim Hakkı Konyalı, Arap yazar Nüveyri’nin “Nihayetü’l-Ereb Fî Fünûni’l-Edep” isimli eserini kaynak göstererek bu bilgiyi vermektedir (Kurt, 2017). İnsanlık tarihi bakımından mühim olduğu kadar, İslâm dininin inkışafı açısından da çok büyük önemi olan okçuluğa Kur’an-ı Kerim’de işaret edilmiştir. Ayrıca Hz. Muhammed (s.a.v.) hem bizzat ok atmakla meşgul olmuş hem de ashabını bu işe teşvik etmiştir. (Buharî, Mevâkit: 18; Müslim, Mesâcid: 217). Okçuluğun İslâm tarihindeki pîri olarak sahâbeden Sa’d b. Ebî Vakkas (r.a.) kabul edilir. Sa’d b. Ebû Vakkas (r.a.), Uhud Gazvesi’nde attığı her oku hedefine isabet ettirdiği için Peygamber Efendimiz (s.a.v.) atacağı okları ona birer birer verirken, “anam babam sana feda olsun ey Sa’d, at!” diye iltifat etmiştir (Buharî, Fezâilü Ashabi’n-Nebî: 15; Müslim, Fezâilü’s-Sahâbe: 4142). “İnsan ve Toplum Bilimleri Araştırmaları Dergisi” “Journal of the Human and Social Sciences Researches” ISSN: 2147-1185 [itobiad] [1643] Fatih ÖZKAFA Aşağıda örnekleri verilecek olan muhtelif hat levhalarında bu sahabenin ismi farklı şekillerde istiflenmiştir. Sa’d b. Ebî Vakkas (r.a.), Rasûlüllah (s.a.v.)’ın “anam babam sana kurban olsun” dediği ender sahabelerdendir. Aynı şekilde Zübeyr b. Avvam (r.a)’a da hitap edilmiştir ki; her ikisi de Cennet’le müjdelenen (aşere-i mübeşşere) sahâbelerdendir. Okçulukta en mahir sahâbelerden bir diğeri ise Hz. Ömer (r.a.)’dir. Okun hedefini bulması ve tesirli olması için ucuna sivri demir koymayı Hz. Ömer (r.a.) icad etmiştir. Sağ başparmağa takılan ve parmağın yaralanmasına engel olan “şast” ya da “zihgir” denilen yüzüğün mûcidi de Ali b. Ebî Talib (r.a.)’dir (Kânî Mustafa Bey, 2010: 30). 1. Okçulukla İlgili Âyet ve Hadisler Kur’an-ı Kerim’de, Enfal Sûresi 17. Âyet’te atıcılık (ramy) ile ilişkili olarak şöyle buyrulmaktadır: “(Savaşta) onları siz öldürmediniz, fakat Allah öldürdü onları; attığın zaman da sen atmadın, fakat Allah attı (onu). Ve bunu, müminleri güzel bir imtihanla denemek için (yaptı). Şüphesiz Allah işitendir, bilendir.” Bu âyet, esasen Bedir Savaşı ile ilgili olarak nazil olmuş bir âyettir. Burada, insanlar savaş esnasında düşmanları tarafından öldürülmüş olsalar bile esasında canı alanın Allah olduğu (ölüm meleğinin de Allah’ın emriyle hareket ettiği) vurgulanmaktadır. Ayrıca, Allah yolunda cihad edenlerin bizzat Allah tarafından destekleneceğine de (...truncated)


This is a preview of a remote PDF: http://www.itobiad.com/tr/download/article-file/531222
Article home page: http://www.itobiad.com/issue/37678/418883

Fatih ÖZKAFA. Okçuluk ve Hat Sanatı, İnsan ve Toplum Bilimleri Araştırmaları Dergisi, 2018, pp. 1642-1672, Volume 3, Issue 7, DOI: 10.15869/itobiad.418883