19. YÜZYIL OSMANLI ÂLİMLERİNİN BELAGATE DAİR ESERLERİ
1
*
İbn Manzûr, Lisânu’l-Arab, 15 c., Beyrut 1990, C. VIII, s. 419-421; Hulusi Kılıç, “Belâgat”, DİA., C.V,
İstanbul, 1992, s. 380.
Arş. Gör., İstanbul üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Arap Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı
()
Belagat, sözlük manası bakımından, V. babdan (◌ُ – )ﺑَـﻠُ َﻎkullanılması
durumunda “bir ifadenin açık ve seçik olması” anlamında mastardır. Bazı
kaynaklar bunu, I. babdan (◌ُ – “ )ﺑَـﻠَ َﻎulaşmak, yetişmek, varmak, olmak, ermek,
ergenlik çağına varmak, olgunlaşmak” manasındaki “bulûğ” kelimesiyle ilgili
görüyorlarsa da bab ve mastar değişikliğinden dolayı bu anlam isabetli
görülmemektedir.1 Araştırmacılarca belagatin ilk önce edebi tenkit olarak
Key Words: 19th century, Ottoman, rhétorique, scholar, work.
Summery: The subject of this article is to study the Ottoman scholars who
have works on Arabic rhétorique and their works in the 19th century. Having
studied shortly the Ottoman scholars who lived in the 19th century and who have
works on Arabic rhétorique, we introduced their works and described some of
them that exsist in Turkish libraries, indicating the numbers of the libraries for the
rest of the copies.
Anahtar Kelimeler: XIX. asır, Osmanlı, belagat, âlim, eser.
Bu makalenin konusunu XIX. asırda Osmanlı âlimleri ve bunların
Arap belâgatine dair eserleri teşkil etmektedir. Makalede bu çerçevede
XIX. asırda yaşamış ve belagat sahasında eser vermiş Osmanlı âlimlerinin
kısaca hayatı verildikten sonra, eserlerine geçilerek bunlar tanıtılmış ve
varsa yazma nüshalarının bazısının tavsifi diğerlerinin de kütüphane
numaraları verilmiştir.
Özet
İbrahim ŞABAN*
19. YÜZYIL OSMANLI ÂLİMLERİNİN BELAGATE DAİR
ESERLERİ
İbrahim ŞABAN
7
6
5
4
3
2
Nasrullah Hacımüftüoğlu, “Osmanlı’da Belagat İlmi”, Osmanlı : bilim, ed. Güler Eren, Ankara : Yeni
Türkiye Yayınları, 1999. C. 8, s. 206-207.
A.e., s. 117.
Hacımüftüoğlu, a.g.e., s. 120.
Nasrullah Hacımüftüoğlu, “Belâgat Ekolleri ve Anadolu Belâgat Çalışmaları”, A. Ü. Fen-Edebiyat Fak.
Dergisi, Sayı: 8, Erzurum 1988, s. 118.
Saraç, a.g.e., s. 18.
M. A. Yekta Saraç, Klasik Edebiyat Bilgisi Belagât, İstanbul, Bilimevi 2000, s. 18.
Bu eseri esas alan en önemli eserler arasında Celaleddin Muhammed b.
Abdurrahman Hatib el-Kazvini (739/1338)’nin Telhisu’l-Miftah adlı eseri
vardır. Sadeddin Mesud b. Ömer et-Teftazani (792/1390) bu eseri esas alarak
Osmanlı döneminde Arapça belagat çalışmaları, “kelam felsefe” ağırlıklı
belagat ekolünün ileri gelen temsilcilerinden Ebu Yakup Yusuf b. Ebi Bekr
Muhammed es-Sekkaki (626/1228)’nin meşhur ansiklopedik eseri “Miftahu’lulum”’un ilk iki bölümünden sonraki belagat, aruz ve kafiyeye ayrılan üçüncü
bölüm üzerine yapılmış olan “Telhis”, “Şerh” ve “Haşiye”ler etrafında cerayan
etmiştir.7
Başlangıçta “Edebi” ve “Kelami” olmak üzere iki ekollü olan belagat
ilmi, İbn Haldun’un ortaya koyduğu “Bediciler” ekolü ile üçe çıkmıştır. Başını
da “Sırru’l-fasaha” adlı eserin müellifi İbn Sinan el-Hafeci (466/1073)’nin
olduğu edebiyat ağırlıklı üsluba “Arap ve Büleğa” ekolü4, başını “el-Umde” adlı
eserin sahibi İbn Reşik (456/1063)’in çektiği bedii sanatlarının ağırlıklı olduğu
üsluba da “Meğaribe” ekolü,5 Mantık ve felsefenin ağırlıklı olduğu kelam
uslubuna da “Meşarika” ekolü denmiştir. Abdulkahir el-Cürcani (471/1078)
“Delailü’l-i’câz” adlı eseri, ez-Zemahşeri (1144) “el-Keşşaf” tefsiri, Fahruddin
er-Razi (606/1209) “Nihayet’ül-icaz fi dirayeti’l-icaz” adlı eseri, es-Sekkaki
(626/1228) “Miftahu’l-ulum” adlı eseri ile Meşarika ekolünün en seçkin
müellifleri olarak görülmektedir.6
başladığı kabul edilir. Kuralları ve yöntemi belirlenmiş bağımsız bir ilim dalı
halini alması ise uzun bir süreç sonrasında İslami İlimlerin tedvini ile birlikte
gerçekleşmiştir.2 İslami devirde muhtelif kaynaklardan beslenerek olgunlaşan
belagat ilmi, miladi IX.-XII. yüzyıllar arasında en parlak dönemini yaşamıştır.
Bunda dış tesirlere açık, geniş ufuklu, belli bir oranda Eski Yunan’a dayalı
felsefi görüşlerle beslenen dil ve edebiyat nazariyecileri ile içe kapalı,
muhafazakâr dilci ve gramercilerin ekolleri arasındaki farklı görüşlerin
münakaşasının getirdiği zenginliklerin önemli rolü olmuştur.3
120
121
M. Sami Benli, “Başlangıçtan Fatih Devri Sonuna Kadar Belâgata Dair Eser Veren Osmanlı Âlimleri”,
İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul, 1991
Christopher Ferrard, The Development of An Ottoman Rhetoric Up To 1882 (Part I; The medrese
tradition), Osmanlı Araştırmaları III, İstanbul 1982, s. 165.
10 Ömer İshakoğlu, “Türklerin XV-XVI. Asırlarda Arapça Belagata Yaptığı Katkılar”, İstanbul
Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul 2004
11 İbrahim Şaban, “Türk-Osmanlı Âlimlerinin Arap Belagatine Yaptıkları Katkılar (XVII-XVIII. Asırlar)”,
İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul 2007.
12 Bursalı Mehmet Tahir: Osmanlı Müellifleri, 3 c., İstanbul, Matbaa-i Âmire, 1333, C. I, s. 374.
9
8
Malatyalı Raif İsmail Paşa’nın oğlu olan müellif, ilmi alandaki
görevlerinden sonra Rumeli kazaskeri oldu. 1222/1807 yılında vefat eden
müellif, Üsküdar’da Nuh Kuyusu kabristanına defnedildi. Aynı zamanda şair de
olan müellifin konumuzu ilgilendiren eseri, Zemahşeri’nin Esasu’l-Belağa’sını
ihtisar ederek “el-îcâz fi ihtisari’l-Mecâz” adını verdiği eseridir.12 Kütüphane
çalışmalarımızda herhangi bir nüshası tespit edilememiştir.
İsmet İbrahim Bey (ö. 1222/1807)
Gerek es-Sekkaki’nin gerekse el-Kazvini ve et-Teftâzâni’nin bu
eserlerinin Osmanlı medreselerinde de okutulmuş olmasından dolayı Osmanlı
âlimleri bu eserler üzerinde birçok çalışmalar kaleme almışlardır. Bu
çalışmaların Fatih Devri Sonuna Kadar olanını M. Sami Benli9, XV.-XVI.
asırları arasındakileri Ömer İshakoğlu ele aldı.10 XVII.-XVIII. Asırlar
arasındaki çalışmalar da tarafımdan yüksek lisans tezi çerçevesinde ele alındı.11
Bu makalede bu araştırmaların tamamlayıcısı olması düşüncesiyle XIX. Asır
Osmanlı Âlimleri ile Belagate Dair Eselerini zikredeceğiz. Günümüze gelmiş
olsun veya olmasın belagate dair eser kaleme almış müellifler, vefat tarihleri
dikkate alınarak zikredilmiştir.
748 (1347) yılında tamamladığı el-Mutavvel adlı eserini özetlemek ve kimi
konularına açıklamalar getirmek suretiyle 756 (1355) yılında yazdığı elMuhtasar adlı eserleri kaleme aldı. Seyyid Şerif Cürcani (816/1413) de etTeftazani’nin el-Mutavvel’ini esas alarak Haşiye ale’l-Mutavvel adlı eseri
kaleme almıştır. 8
19. YÜZYIL OSMANLI ÂLİMLERİNİN BELAGATE DAİR ESERLERİ
Muhammed Sâdık b. Abdurrahman (ö. 1223/1808)
İbrahim ŞABAN
13 Bağdatlı, İsmail Paşa: Hediyyetu’l-ârifin esmâu’l-muellifin ve âsâru’l-musannifin, Ankara, Milli
Eğitim Bakanlığı, 1951, c. 2, s. 355; Bursalı a.g.e., C. 2, s. 32; Omer Rızâ Kehhâle, Mucemu’l-Muellifin
terâcim musannifi’l-kutubi’l-Arabiyye, 4 c., Beyrut, Muessesetu’r-Risâle, 1414/1993, c. 3, s. 349.
Son:108a:
وﺑﻌﺪ ﻓﻴﻘﻮل اﻟﻌﺒﺪ اﻟﻔﻘﲑ اﻟﺴﻴﺪ ﳏﻤﺪ...ﺑﺴﻢ اﷲ اﻟﺮﲪﻦ اﻟﺮﺣﻴﻢ ﲪﺪ ﻣﻦ أﺣﺴﻦ ﲨﺎل اﻟﺒﻼﻏﺔ ﲟﺰاﻳﺎ ﻣﻘﺘﻀﻰ اﳌﻘﺎم
(...truncated)