ÜNİVERSİTENİN TARİHSEL SEYRİ VE TÜRKİYE TECRÜBESİ
ASED: Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi
Web: http://ased.aksaray.edu.tr e-posta:
Yıl:2017 Cilt:1 Sayı:1
ÜNİVERSİTENİN TARİHSEL SEYRİ VE TÜRKİYE TECRÜBESİ
(…)Bugünlerde gençlik çevrelerinde yaygınlaşmış bir düşünce var: Bilim, tıpkı
fabrikalarda olduğu gibi, laboratuvarlarda ya da istatistiksel dosyalama
sistemlerinde gerçekleştirilen bir hesaplama işi, insanın gönlü ve ruhuyla değil de
soğukkanlı aklıyla ilgili bir hesap işidir.
Max Weber (2004, s.207)
Şükriye Ulaşkın1
ÖZET
Bu çalışmada, üniversitelerin ilk kuruldukları dönemden günümüze nasıl bir dönüşüm
geçirdikleri nedenleriyle birlikte ele alınmaktadır. Ortaçağ üniversitelerinin eğitim-öğretime
dayalı anlayışlarının modern üniversiteyle birlikte ne yönde değişime uğradığı ilk ele alınan
konulardandır. Küreselleşmenin artan hızıyla birlikte ilk olarak “bilginin” daha sonraki
dönemlerde de “enformasyonun” önemini artırması, günümüz bilim anlayışının oluşmasında
etkili olmuştur. Küresel değişimler diğer çeşitli kurumlarda olduğu gibi üniversitelerde de
piyasa koşullarına ayak uydurmayı mecburi kılmış, bunun sonucunda ise üniversiteler şirketler
gibi davranmaya başlamıştır. Daha iyi rekabet edebilmeleri için ticaret dünyasında geçerli olan
kuralları uygulamaya başlamışlardır. Multiversite (girişimci) anlayışının üniversitelerde
yerleşik hale gelmesi ise yeni yönelimlere neden olmuştur. Küresel ölçekteki bu gelişmelerden
ülkemizdeki üniversitelerin nasıl etkilendiği ve ne tür problemlerle karşılaştığı da bu çalışmada
irdelenen bir diğer konudur.
Anahtar Kelimeler: Üniversite, Modern Üniversite, Üniversitenin Dönüşümü
ABSTRACT
In this study, it is tackling with their reasons how the universities have transformed from
the first era that they had established to the present day. Firstly; we examined in what way the
medieval universities had changed. Medieval universities education understanding was based
on teaching. But; increasing with speed of globalization firstly “knowledge” and after that
“information” terms have gained importance and this situation has effected formation of
modern science understanding. Global changes have obliged the universities about adapting the
market conditions like other institutions. As a result, the universities have begun to act like
companies. They have begun to implement rules that are valid in the business world so that
they can compete better. The fact that the concept of multiversity (entrepreneurship) has
become established in universities has caused new trends. Also; how our universities has
influenced from these global changes and what kind of problems it has encountered are another
subjects in this work.
Key Words: University, Modern University, Transformation of the University
1
Aksaray Üniversitesi İşletme Bölümü Arş.Grv.
E-mail:
48
ASED: Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi
Web: http://ased.aksaray.edu.tr e-posta:
Yıl:2017 Cilt:1 Sayı:1
1. Ortaçağ Üniversitelerinden Modern Üniversiteye
Üniversite dendiği zaman akla ilk gelenler genel olarak; kavramın kökeninden hareketle
birlik, birleştiricilik; tüm bilgi disiplinlerindeki evrensel nitelikli bilginin üretimi ve yayılımı
şeklinde olmaktadır. Tarihî gelişimi gereği üniversite, evrensel bir eğitim kurumudur (Bolay,
2011). Şüphesiz üniversite kavramını açıklamak için kullanılan ifadeler; içinde bulunulan
dönemin sosyal, kültürel, ekonomik koşullarıyla yakından ilişkilidir. Üniversitelerin geçirdiği
tarihsel dönüşüm genellikle 3 aşamalı bir kategoride toplanmaktadır. Bu üç aşama; 1) Ortaçağ
Üniversiteleri,
2)Humboldt
Üniversitesi (Modern Üniversite)
ve 3)Bilgi Toplumu
Üniversiteleri (Multiversite, Girişimci Üniversite) şeklinde sınıflandırılmaktadır (Arap, 2010).
Bugünkü modern anlamda üniversite anlayışı, ilk üniversitelerin ortaya çıktığı dönem
olarak kabul edilen Ortaçağ döneminden itibaren birçok faktörün etkisinde kalarak çeşitli
değişimlere uğramıştır. Ortaçağdaki üniversiteler bilgilerin öğrencilere aktarıldığı bir kurum
iken 19. yüzyıldan itibaren üniversite, daha çok araştırmayı ön plana çıkarma isteğinde olan
kurumlar haline dönüşmüştür (Küçükcan ve Gür, 2009).
Ortaçağda Batıdaki ilim kurumlarına “Universitas” deniyordu. Bu kelime İslam
toplumundaki “Camia” sözcüğü ile aynı anlama gelmektedir. Düzenli ve örgütlenmiş olarak
kurulan ilk büyük ilim ocağı Bologne’daki Universitas’tır (Ülken, 1970). Batı, ilk üniversiteleri
ile 11. ve 12. yüzyıllarda tanışmıştır. Bu üniversiteler, dönemin özelliklerine göre örgütlenmiş,
araştırmacı ve öğrencilerden oluşan lonca niteliği taşımaktadırlar (Küçükcan ve Gür, 2009).
Genellikle; Bologna (1088), Oxford (1167) ve Paris (1170) üniversitelerinin ilk üniversiteler
olduğu ileri sürülmektedir. Bilim tarihçisi J. D. Bernal ise ilk olarak üniversitelerin
medreselerin kurulmasıyla beraber ortaya çıktığını söylemektedir (Günay, 2007). Üniversite
Batıya ait bir kurum olarak görünse de Avrupa’daki ilk üniversitelerin İspanya, Sicilya ve Haçlı
Seferleri sırasında diğer İslam coğrafyasında yer alan bilim ve eğitim merkezlerinden
etkilenmiş olduğu da gözden kaçırılmamalıdır (Küçükcan ve Gür, 2009). Günay (2007)’a göre,
Abbasi Halifelerinden Me’mun’un (813-833) Bağdat’ta açtığı, Dar’ül Hikme adlı akademi
İslam coğrafyasındaki ilk yükseköğretim kurumu olarak kabul edilmektedir. Bu kurum
Hristiyan Ortaçağ üniversitelerinin öncüsü olmuştur. Yanı sıra 10. yüzyılda kurulan El-Ezher
ve 11. yüzyılda kurulan Nizamiye medreseleri de modern üniversitelerin kurulmasında etkili
olmuştur.
Batı üniversitelerinin çoğu ilk başta kilise okulları olarak ortaya çıkmıştır. Rektör ve Dekan
terimlerinin papazlara ait unvanlar olması bunun göstergelerinden biridir (Günay ve Aydemir,
49
ASED: Aksaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi
Web: http://ased.aksaray.edu.tr e-posta:
Yıl:2017 Cilt:1 Sayı:1
1997). Bu üniversiteler dini otoriteyi temsil eden Papalık ile sivil otoriteyi temsil eden Kutsal
Roma İmparatorluğu’nun hâkimiyeti altında olmuşlardır (Arap, 2010).
Ortaçağ üniversitelerinde iki öğretim yolu bulunmaktadır. Bunlar; ders ve münazaradır.
Dersten anlaşılan, bir şey okumak ve bir metin açıklamaktır. Münazara ise; bir veya birkaç
hocanın yönetimi altında öğrencilerin yaptığı fikir tartışmalarıdır (Ülken, 1970).
William Von Humboldt’un kuruculuğunu üstlendiği Humboldt Üniversitesi ilk modern
üniversite olarak bilinmektedir. Bu üniversite ilke olarak; eğitimin evrensel ve ücretsiz olmasını
benimsemiştir. Yanı sıra üniversitenin işlevinin sadece eğitim-öğretimden ibaret olmayıp,
bilimsel araştırmaların da üniversitelerin faaliyetleri arasında yer almaya başlaması Humboldt
modelinin hayata geçirilmesiyledir (Arap, 2010). Humboldt’a göre araştırma faaliyeti
üniversite ile diğer eğitim kurumlarını birbirinden farklılaştıran temel faktör olmalıydı.
Araştırmaya dayalı bu yeni üniversite modeli diğer düşünürlerin katkılarıyla birlikte o dönemin
temel paradigmasının yayılmasını ve benimsenmesini sağladı. Bu paradigma endüstriyel üretim
ve bu üretimin uluslar (...truncated)