HAYVANLARDA AKLIN VARLIĞININ KUR’ÂN ÇERÇEVESİNDE DEĞERLENDİRİLMESİ

e-Şarkiyat İlmi Araştırmaları Dergisi/Journal of Oriental Scientific Research (JOSR), Apr 2018

Akıl konusu ilk dönemlerden itibaren tıpçılar, felsefeciler ve Müslüman düşünürler arasında ilgi odağı olmuştur. İslam dünyasında Hicrî III. yüzyıldan itibaren bu konuda müstakil eserler kaleme alınmıştır. Sarf edilen sözler ise daha çok insan odaklı olarak dile getirilmiştir. Zira akıl insanı hayvanlardan ayıran en önemli yeti olarak kabul edilmiştir. Neml Sûresi’nde bahsi geçen Hüdhüd kuşu ile karıncanın söyledikleri ve yaptıkları bir mucize çerçevesinde değerlendirildiği için, hayvanların da bir aklı olabileceği ihtimali göz ardı edilmiştir. Oysa bunlarla birlikte bütün mahlûkatın Allah’ı zikretmesi, Süleyman’a (a.s) kuşdilinin öğretilmesi vb. hususları haber veren ayetlerin içerdiği ayrıntılar göz önüne alınarak bir sonuca gidilmelidir. Görülecektir ki hayvanların da bir aklı vardır. Sahâbe’den Ebû’d-Derdâ da kısmi bir akla sahip olduklarını kabul etmektedir. Ayrıca bazı hadis rivayetleri içerdikleri ayrıntılarla hayvanların aklı olduğunu teyit etmektedir. Hayvanlar müktesep değil, matbu (doğuştan/kodlanmış) bir akla sahiptirler. Mükellef olmayışları akılsız oluşlarından değil, insan olmayışlarındandır. Hayvanların akıl sahibi olmaları insanlara itaat etmelerine engel bir husus değildir. Ayetlerin de açıkça dile getirdiği gibi onlar birçok konuda insanın hizmetine sunulmuştur.

Article PDF cannot be displayed. You can download it here:

http://dergipark.org.tr/download/article-file/455503

HAYVANLARDA AKLIN VARLIĞININ KUR’ÂN ÇERÇEVESİNDE DEĞERLENDİRİLMESİ

e-Şarkiyat İlmi Araştırmalar Dergisi/Journal of Oriental Scientific Research (JOSR) ISSN:1308-9633 Nisan-2018 Cilt:10 Sayı:1 (19)/April-2018 Volume:10 Issue:1 (19) Sayfa:114-142 HAYVANLARDA AKLIN VARLIĞININ KUR’ÂN ÇERÇEVESİNDE DEĞERLENDİRİLMESİ Ahmet GÜNDÜZ Öz Akıl konusu ilk dönemlerden itibaren tıpçılar, felsefeciler ve Müslüman düşünürler arasında ilgi odağı olmuştur. İslam dünyasında Hicrî III. yüzyıldan itibaren bu konuda müstakil eserler kaleme alınmıştır. Sarf edilen sözler ise daha çok insan odaklı olarak dile getirilmiştir. Zira akıl insanı hayvanlardan ayıran en önemli yeti olarak kabul edilmiştir. Neml Sûresi’nde bahsi geçen Hüdhüd kuşu ile karıncanın söyledikleri ve yaptıkları bir mucize çerçevesinde değerlendirildiği için, hayvanların da bir aklı olabileceği ihtimali göz ardı edilmiştir. Oysa bunlarla birlikte bütün mahlûkatın Allah’ı zikretmesi, Süleyman’a (a.s) kuşdilinin öğretilmesi vb. hususları haber veren ayetlerin içerdiği ayrıntılar göz önüne alınarak bir sonuca gidilmelidir. Görülecektir ki hayvanların da bir aklı vardır. Bazı hadis rivayetleri içerdikleri ayrıntılarla hayvanların aklı olduğunu teyit etmektedir. Sahâbe’den Ebû’d-Derdâ da hayvanların kısmi bir akla sahip olduklarını kabul etmektedir. Hayvanlar müktesep değil, matbu (doğuştan/kodlanmış) bir akla sahiptirler. Mükellef olmayışları akılsız oluşlarından değil, insan olmayışlarındandır. Hayvanların akıl sahibi olmaları insanlara itaat etmelerine engel bir husus değildir. Ayetlerin de açıkça dile getirdiği gibi onlar birçok konuda insanın hizmetine sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Akıl Hayvan, İnsan, Tefekkür, Kalp, Müktesep EVALUATION OF PRERSENCE OF MIND IN ANIMALS WITHIN THE FRAMEWORK OF QUR’AN Abstract The topic of wisdom has been the focus of interest among philosophers, philosophers and Muslim thinkers since the earliest periods. Starting from Hijri 3rd century, independent works have been penned on this matter in the Islamic World. Because, the intelligence has been accepted as the most important talent which distinguishes the human from the animals. Since what the hudd bird and the ant had said and performed – which mentioned in the Surah Al-Suleiman are evaluated within a framework of miracle, the possibility that animals would also be able to have a wisdom has been overlooked. In addition to these all, the conclusion should be acquired by considering the details such as the fact that all creatures chant the name of Allah (C.C.) and instruction of bird language to Hadarath Suleiman etc. Thus, it would be seen that the animals have intelligence as well. In addition, some of the Hadiths hearsays confirm with the details they contain that the animals enjoy intelligence. Ebû’d-Derdâ from Sahaba also accepts that they have a partial mind. Animals have a printed mind, not a perfect one. The Makale gönderim tarihi: 11.12.2017, kabul tarihi: 21.02.2018 Doi: 10.26791/sarkiat.364450  Dr., Şanlıurfa Diyanet Eğitim Merkezi Müdürü, 114 Ahmet GÜNDÜZ animals having wisdom is not a matter hampering them to obey the human being. As clearly specified in the verses, they have been appointed to serve the human being in many ways. Keywords: Wisdom, Animal, Human, Contemplate, Heart, Vested. Giriş 1. Akıl 1.1. Akıl Kelimesinin Semantik Tahlili Akıl kelimesi; Latince “intellectus” ve “ratio”, Yunanca “nous”, Hristiyan düşüncesinde “logos” kavramının karşılığıdır.1 Türkçe’ye ise Arapça’dan geçmiş bir kelimedir. Akıl, Arapça (‘akl - ‫ )ﻋﻘﻞ‬mastar bir kelimedir. Engel olmak, nehiy etmek manası taşımakta olup, “Ahmaklık” vasfının zıddıdır. Türevleri ve birlikte kullanıldığı kelimelere bağlı olarak benzer veya tamamen farklı anlamlar içerir: Baba tarafından akraba (âkile), diyet vermek, deveyi bağlamak, tutulmak, tutuklama, ayağının arasına alıp zapt etmek, iki elinin parmaklarını bir birine geçirip bağlamak, büyük inci, korumak, korunmak, sığınmak, kalp gibi manalar bunlar arasında sayılabilir.2 Başlangıçta deveyi bağlamayı ifade eden “‫‘( ”ﻋﻘﻞ‬akale) tabiri; zamanla insan için düşünceleri, duyguları, olayları ve kavramları bağlayan meleke için kullanılan bir tabir olmuştur.3 “Makûl” (‫ )ﻣﻌﻘﻮل‬kelimesi de buradan türemiş bir kelimedir. Bu ise kavranan, anlaşılan şey manasındadır. Tedbirli davranmak akıl kelimesinin en yaygın kullanılan anlamlarından biridir. Çirkin ve nahoş olan şeylerden kendini koruyan, bu şeylere düşmemek için tedbir alıp ona göre hareket eden kimse akıllı kimsedir.4 Menfi durumlarda aklın insana köstek, bağ olması müspet bir sonuç ortaya çıkarmaktadır.5 Zira kişiyi nefsinin ve hevâsının hoş gördüğü kötü şeylerden alıkoyan şey uzuvları değil, aklıdır. Araplar doğruyu yanlıştan ayırabilen kimselere “Âkil” demişlerdir.6 Bu ifade İslam öncesi dönemlerde en beklenmedik zamanlarda bir çözüm yolu veya çıkış yolu bulan, pratik zekâ sahibi dediğimiz kimseler için kullanılan bir tabirdi. Bu kimseler toplum tarafından davranışlarına hayran olunan ve takdir edilen kişilerdi. 1 Jochum De Boer, “Akıl”, İslam Ansiklopedisi, Çev. Besim Darkot, Eskişehir Anadolu Ünv. Güzel Sanatlar Fak., Eskişehir, 1997, c. 1, s. 238-239. 2 İbn Manzûr, Muhammed b. Mükrim, Lisânu’l-Arab, Dâr Sadır, Beyrut, H. 1414, c. 11, s. 458459. 3 İsmail Yakıt, “Mevlana’da Akıl ve Aklın Kritiği”, Süleyman Demirel Ünv. İlahiyat Fak. Dergisi, Sy. 3, Isparta, 1996, Sy. 3, s. 1. 4 El-Isfehânî, er-Râğıb, el-Müfredât fî Garîbi’l-Kur’ân, Thk. Safvân Anan ed-Dâvudî, Dâru’lKalem, Dimeşk, H. 1412, s. 578-579; İbnu’l-Esîr, Mecdüddin, Ebû’s-Saadât, en-Nihâye fî Ğarîbi'l-Hadîsi ve’l-Eser, Thk. Tahir Ahmed, Mahmud Muhammed et-Tanâhî, Beyrut, 1979, c. 3, s. 278-282; İbn Manzûr, Lisânu’l-Arab, c. 11, s. 458-464. 5 Ebûl-Hasen el-Eşa‘rî, Ali b. İsmail, Makâlâtu’l-İslâmiyyîn ve İhtilafu’l-Musallîn, Tsh. Hellmut Ritter, Franz Steyrer Yay., Wiesbaden, 1980, s. 480; Fîruzâbâdî, Mecdüddîn, Besâiru Zevi’t-Temyîz fî Letâifi’l-Kitâbi’l-Azîz, Thk. Muhammed Ali en-Neccâr, Lecnetü İhyâi’t-Türâisi’lİslâmî, Kahire, 1992, c. 4, s. 85. 6 El-Enbârî, Ebû Bekir Muhammed, el-Ezdâd, Thk. Muhammed Ebû’l-Fadl İbrahim, Elmektebetü’l-‘Asriyye, Beyrut, 1987, s. 375. 115 Hayvanlarda Aklın Varlığının Kur’ân Çerçevesinde Değerlendirilmesi Cahiliye döneminde Araplar arasında (badiyede) soygunculuğu ile ün yapmış Şenfere çöl şartlarındaki varlığını pratik zekâsına ve aklına borçlu olduğunu şu beyit ile dile getirmiştir. ‫ ﺳﺮى راﻏﺒﺎ ً أو راھﺒﺎ ً وھﻮ ﯾﻌﻘﻞ‬... ‫اﻣﺮئ‬ ٍ ‫ﻟﻌﻤﺮك ﻣﺎ ﺑﺎﻷرض ﺿﯿﻖ ﻋﻠﻰ‬ “Ömrüne yemin olsun ki! İnsan aklını kullandığı sürece istediği veya istemediği her ne iş olursa ona yöneldiğinde yeryüzünde hiçbir sıkıntı çekmez.”7 Mütefekkirler arasında “Akıl” konusu tartışılmaya başlanınca, aklı açıklama gayretlerine paralel olarak, akıl ile ilgili ıstılâhî tanımlar da ileri sürülmüştür.8 İmâm-ı Şâfiî (ö.204/820)9 ve Mâtürîdî (ö. 333/944) aklın temyiz ve birleştirici özelliğini dikkate almış, bu niteliğinden hareketle aklı “Nitelikleri aynı olanları bir araya toplayan, farklı olanları ise bir birinden ayırabilen şey” olarak tanımlamışlardır.10 İslam felsefeci (...truncated)


This is a preview of a remote PDF: http://dergipark.org.tr/download/article-file/455503
Article home page: http://dergipark.org.tr/sarkiat/issue/36352/364450

Ahmet Gündüz. HAYVANLARDA AKLIN VARLIĞININ KUR’ÂN ÇERÇEVESİNDE DEĞERLENDİRİLMESİ, e-Şarkiyat İlmi Araştırmaları Dergisi/Journal of Oriental Scientific Research (JOSR), 2018, pp. 114-142, Volume 1, Issue 10, DOI: 10.26791/sarkiat.364450