FELSEFÎ TEFSİR BAĞLAMINDA İBN SÎNÂ’NIN KUR’AN SURE VE AYETLERİNE YAKLAŞIMLARI

Diyanet İlmi Dergi, Mar 2014

İbn Sînâ (ö. 428/1037) İslam düşüncesinin altın çağlarının en önde gelen filozoflarından birisidir. Batıda “el-Kanun fi’t-Tıb” adlı eseri sebebiyle “tabipler sultanı” da olarak tanınmaktadır. Aynı zamanda o, bazı Müslüman âlimler tarafından birçok sure ve ayetlere dair yazdığı tefsirler sebebiyle müfessir olarak da kabul edilmektedir. Onun tefsir anlayışı felsefî sistemi ile bütünlük arz etmektedir. Onun bazı sure ve ayetlere dair yaptığı felsefî tefsir ve teviller, bazı müfessirler tarafından eleştirilse de öne sürdüğü bazı görüş ve yorumları birçok müfessiri de etkilemiştir

Article PDF cannot be displayed. You can download it here:

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/410409

FELSEFÎ TEFSİR BAĞLAMINDA İBN SÎNÂ’NIN KUR’AN SURE VE AYETLERİNE YAKLAŞIMLARI

FELSEFÎ TEFSİR BAĞLAMINDA İBN SÎNÂ’NIN KUR’AN SURE VE AYETLERİNE YAKLAŞIMLARI** Mesut OKUMUŞ* Özet: İbn Sînâ (ö. 428/1037) İslam düşüncesinin altın çağlarının en önde gelen filozoflarından birisidir. Batıda “el-Kanun fi’t-Tıb” adlı eseri sebebiyle “tabipler sultanı” da olarak tanınmaktadır. Aynı zamanda o, bazı Müslüman âlimler tarafından birçok sure ve ayetlere dair yazdığı tefsirler sebebiyle müfessir olarak da kabul edilmektedir. Onun tefsir anlayışı felsefî sistemi ile bütünlük arz etmektedir. Onun bazı sure ve ayetlere dair yaptığı felsefî tefsir ve teviller, bazı müfessirler tarafından eleştirilse de öne sürdüğü bazı görüş ve yorumları birçok müfessiri de etkilemiştir. Anahtar Kelimeler: İbn Sînâ, Kur’an, Yorum, Tefsir, Te’vil, Felsefe. Ibn Sina’s Approaches to the Qur’anic Surahs and Verses in Connection with Philosophical Tafsir Methodology Abstract: Ibn Sina (980-1037) is oftenknownby his Latin name of Avicenna,is one of the foremost philosophers of the golden age of Islamic tradition. In the west he is also known as the “Prince of Physicians” for his famous medical text “al-Qanun/Canon”. He is also known as a Qur’anic commentator among some muslim scholars for his tafsere treatises about some Qur’anic surahs and verses. His approaches and philosophical commentaries on Qur’anic surahs and verses were criticized by * Prof. Dr., Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ** Bu makale yazarın “Kur’an’ın Felsefî Okunuşu: İbn Sînâ Örneği” (Araştırma Yayınları, Ankara 2003) isimli çalışmasından yararlanılarak hazırlanmıştır. 157 Diyanet İlmî Dergi • Cilt: 50 • Sayı: 1 some Muslim exegetes mean while many muslim Qur’anic commentators has been influenced by his interpretations. Key Words: Ibn Sina, Qur’an, Exegesis, Commentary, Hermeneutics, Philosophy. ‘Felsefî Tefsir’ ve ‘Felsefî Okuma’ Kur’an müfessirleri ‘felsefî tefsir’in neliği konusunda ‘efrâdını câmi ağyârını mâni’ bir tanım yapmamışlardır. Felsefî tefsirin anlam alanı konusunda klasik kaynaklarda konuyu bütün yönleriyle ortaya koyan kuşatıcı ve tatminkâr bir tanımın yapıl(a) mamasında, felsefenin tanımı konusundaki tartışma ve ihtilaflar kadar, bütün ilimlerin kendisinden doğduğu kabul edilen “felsefe”nin ve “felsefî ilimler sisteminin” tarihsel süreçte geçirdiği değişimin de etkisi bulunmaktadır. Felsefeciler, felsefeye ve filozoflara karşı çıkılırken bile pekâlâ felsefe yapılmış olunabileceğini belirttiklerine göre, ‘felsefî tefsirin’ mahiyetini belirleme ve sınırlarını tayin etme meselesi, elbette oldukça zor bir sorun olarak karşımıza çıkacaktır. Çağdaş dönemde konulu tefsir tarihi yazan müellifler, ‘felsefî tefsir’in neliği konusuna yorumlar ve yorumların içeriği üzerinden değil daha çok Kur’an yorumcularının kimliği ve nitelikleri üzerinden yaklaşmışlardır. Tefsir tarihini konularına göre inceleyen bu tür eserler, tefsir eserlerinin sınıflandırmasını, önce müfessirlerin eğilimleri, ardından da yaptıkları tefsirin belirgin özelliklerini dikkate alarak oluşturmuşlardır. Buna göre fakihlerin yazdığı ahkâm ayetlerini konu edinen tefsirlere ‘fıkhî tefsir’, tasavvuf ehlinin keşf ve ilhama dayanarak îmâ ve işaretlere dayalı tefsirlerine ‘tasavvufî’ veya ‘işârî tefsir’; dilcilerin yazdığı dilbilime ağırlık veren tefsirlere de ‘lügavî tefsir’ gibi isimler vermişlerdir. Bu çerçevede ‘felsefî tefsir’ başlığı altında da çeşitli İslam filozoflarının yaptıkları Kur’an’ın muhtelif sure ve ayetlerine dair yorumları örnek vermişlerdir. Dolayısıyla bu yaklaşımdan hareketle ‘felsefî tefsir’ ve ‘felsefî okuma’yı İslam felsefecilerinin Kur’an sure ve ayetleri hakkında yapmış oldukları açıklama ve yorumlar şeklinde tanımlamak mümkündür. Buna göre elinizdeki incelemede ‘felsefî tefsir’ ve ‘felsefî okuma’ ile kastettiğimiz şey genelde İslam filozoflarının özelde de İbn Sînâ’nın Kur’an sure ve ayetleri hakkında yapmış oldukları açıklama ve yorumlardır. Mantık ve dilbilimde kavramlar arası ilişkilerde üst anlamlılık ve alt anlamlılık ilişkisi söz konusudur. Üst anlamlılık, sayı bakımından birbirlerinden farklı ancak anlamda ortak nesneler için kullanılır. Ali, Veli, Hasan, Hüseyin için ‘insan’ isminin kullanılması; cisim olmadaki ortaklıkları sebebiyle xgök, yer ve insana ‘cisim’ isminin verilmesi gibi.1 Üst anlamlı sözcüklerin anlam alanına giren kelimeler alt anlamlı olarak adlandırılır. Mesela “elma” ve “portakal” ile “meyve” arasında alt anlamlılık; “meyve” ile “elma” ve “portakal” arasında ise üst anlamlılık ilişkisi bulunmaktadır.2 Konuya bu açıdan bakıldığında “felsefî tefsir” terkibinin üst anlamlı bir ifade olduğu1 Gazâlî, el-Mustasfâ, s. 26; el-İsfahânî, Mukaddimetu câmiu’t-tefâsîr, s. 29-30. 2 Kıran Zeynel - Kıran Ayşe, Dilbilime Giriş, Ankara 2001, s. 245. 158 FELSEFÎ TEFSİR BAĞLAMINDA İBN SÎNÂ’NIN KUR’AN SURE VE AYETLERİNE YAKLAŞIMLARI nu belirtmek gerekir. Zira ‘felsefe’ ve ‘tefsir’ kavramlarının anlam alanlarını dikkate alır ve bu iki kavramın oluşturduğu ‘felsefî tefsir’ terkibinin klasik İslam filozoflarının özellikle de İbn Sînâ’nın kastettiği felsefenin içerdiği ilimler bütünü açısından değerlendirirsek, söz konusu ifadenin sınırlarının oldukça geniş üst anlamlı bir ‘şemsiye terkip’ olduğu açığa çıkar. Çünkü klasik İslam filozofları, özellikle de İbn Sînâ felsefenin içerdiği ilimler bütününü son derece geniş tutmuştur. Bu nedenle ‘felsefî tefsir’in anlam alanı, İbn Sînâ’nın hikmet ve hikemi ilimler tasnifinin tüm alanlarını kapsar, dolayısıyla onun aklî ve felsefî ilimler tasnifi kadar geniş bir içeriğe sahiptir. Felsefî tefsir ve felsefî okumanın imkânı ve meşruiyeti, Kur’an’ın anlaşılması ve yorumlanması faaliyetine katkısının ne kadar ve hangi düzeyde olacağı, gerek tefsirci ve gerekse felsefecilerin üzerinde yoğun olarak çalışmaları gereken ayrı bir tartışma ve inceleme konusudur. Burada felsefî tefsir ve dini metinlerin felsefî olarak okunması konusuna, tarihte yaşanmış ve çeşitli örnekleri sunulmuş bir olgu olarak bakıp konuyu İbn Sînâ özelinde incelemeye ve değerlendirmeye çalışacağız. Çünkü genelde İslam filozofları, özelde de İbn Sînâ’nın doğrudan Kur’an surelerini tefsir eden risalelerinin yanı sıra, dini ve felsefî eserlerinde Kur’an sure ve ayetlerine dair yorumları, dini naslarda yer alan çeşitli kavram ve konularla ilgili genel ve özel olarak görüşler ileri sürmüş olmaları yaşanmış bir vakıadır. Felsefî tefsir ve felsefî okumanın imkân ve meşruiyeti, Kur’an yorumuna katkılarının hangi düzeyde olup olamayacağı biraz da eldeki ürünlerin ve somut örneklerin derinlikli tahlil ve tenkidinden sonra açıklığa kavuşturulabilir. İbn Sînâ’nın Müfessirliği Üzerine İbn Sînâ ismi zihinlerde ilk anda bir müfessirden ziyade büyük bir filozof ve tabip siması canlandırmaktadır. Bu son derece doğaldır, zira onun en büyük niteliği büyük bir felsefeci ve hekim oluşudur. Ancak onun, bu iki vasfı aşan bir takım niteliklere sahip olduğu da malumdur. İbn Sînâ’yı bir müfessir olarak nitelemek doğal olarak ‘müfessir’ kavramıyla neyin kastedildiğine, ‘müfessir’ sıfatını hak etmek için Kur’an’ın ne kadarının tefsi (...truncated)


This is a preview of a remote PDF: https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/410409
Article home page: http://dergipark.org.tr/did/issue/34676/383307

Mesut OKUMUŞ. FELSEFÎ TEFSİR BAĞLAMINDA İBN SÎNÂ’NIN KUR’AN SURE VE AYETLERİNE YAKLAŞIMLARI, Diyanet İlmi Dergi, 2014, pp. 157-194, Volume 1, Issue 50,