İBN SÎNÂ’NIN TANRI ANLAYIŞININ DAYANDIĞI
İBN SÎNÂ’NIN TANRI ANLAYIŞININ DAYANDIĞI
TEMEL İLKELER
Ömer BOZKURT*
Özet:
Bu çalışmada İbn Sînâ’nın Tanrı anlayışının dayandığı temel ilkeleri belirlemeye çalıştık. Bunlar şöyle sıralanabilir: 1. Varlığının Zorunluluğu: Zorunlu bir varlık var olmalıdır. 2. Nedensizlik: Herhangi bir
nedeni yoktur. 3. Teklik: Ortağı, dengi veya benzeri yoktur. 4. Birlik/
Basitlik: Çokluğu barındırmaz, bileşik değildir. 5. Etkinlik: İlim/Akıl.
Bu ilkeler aynı zamanda İbn Sînâ’nın Tanrı ile ilgili anlattığı birçok hususun bir tasnifidir. Ancak bu ilkeler birbirleriyle açıklanabildikleri için
birbirlerine indirgenebilirler. İşte bu çalışmada bu ilkeleri, bu ilkelerin
içeriklerini ve birbirleriyle olan ilişkilerini ortaya koymaya çalıştık.
Anahtar Kelimeler: İbn Sînâ, İslam Felsefesi, Zorunlu Varlık
(Vâcibu’l-Vücûd), Tanrı Anlayışı.
Fundamental Principles on Which Ibn Sina’s Understanding
of God is Based
Abstract:
In this study, we tried to determine the fundamental principles on
which Ibn Sina’s Understanding of God is based. These principles canbe
specified in this way: 1. The necessity of God’s existence: A necessary
being must be existed. 2. Be causeless: There aren’t any causes for God.
3. Oneness: There isn’t any copartner, equivalent and counterpart. 4.
Unity/simplicity: The God doesn’t involve any plurality and isn’t compound. 5. Efficiency: All-knowing/intellect. These principles are also
*
Yrd. Doç. Dr., Mardin Artuklu Üniversitesi İlahiyat Bilimleri Fakültesi
İslam Felsefesi
67
Diyanet İlmî Dergi • Cilt: 50 • Sayı: 1
classification of a lot of matters that Ibn Sina talked about God. However,
these principles can be degrade each other, because they can be explained
with each other. Here, in this study we tried to present these principles,
the contents of them and the relationships of them with each other.
Key Words: Ibn Sina (Avicenna), Islamic Philosophy, Necessary
Existence, Understanding of God.
Giriş
İbn Sînâ’da (ö.1037) Tanrı’nın nasıl bir varlık olduğu, başta Şifâ, Necât, Risaletu’lArşiyye ve el-İşârât ve’t-Tenbihât olmak üzere, birçok eserinde karşımıza çıkmaktadır. Ancak onun buradaki açıklamalarını olduğu gibi aktarmak ya da anlaşılır kılmaya
çalışmak, faydalı ve gerekli bir çaba olsa da, bununla yetinmeyerek daha da öteye
gidip Tanrı’yla ilgili tüm bu izahlarda İbn Sînâ’nın Tanrı için belirlemiş olduğu en
temel esasları tespit etmek daha önemlidir. Bunu yapınca, İbn Sînâ’nın Tanrı anlayışının üzerine oturduğu temel ilkelerin onun felsefi sistemi içerisinde nasıl yer aldığı
daha iyi anlaşılacaktır. Fakat burada kullandığımız “ilke” kavramının bir sıfat ve ârâz
anlamında kullanılmadığını, sadece İbn Sînâ’nın Tanrı anlayışını izah ederken, onun
doğrudan söylediği veya açıklamalarından çıkardığımız bir takım genel kural, kriter,
esas veya dayanak noktalarını ifade etmek için olduğunu belirtmek isteriz.
İbn Sînâ’nın eserlerinde Tanrı’nın âdeta tanrılığını ifade edecek ilkeler çok sayıda
başlık altında yer almıştır. Zorunlu Varlığın illeti yoktur, her şeyin illeti O’dur, başka
varlıklara denk değildir, varlık bakımından başka varlıklarla ilişkili değildir, tektir,
birdir yani basittir; gerçektir, tamdır, mükemmeldir, iyiliktir, cömerttir; sırf akıldır,
âkîl ve ma‘kûldür; aşk, âşık, maşûktur; faildir, işitir, görür, irade eder, kâdirdir, bilir…
vs. Eserlerinde bazen dağınık bazen de düzenli bir şekilde anlatılmış olan bu çok sayıdaki özellikler, az sayıdaki ilkeye indirgenebilir. Hatta bu az sayıdaki ilkeler de iki
veya üç ilkeye ve bunlar da tek bir ilkeye bağlanabilir. Böylece İbn Sînâ’nın Tanrı anlayışının dayandığı temel zihinsel arkaplan tespit edilebilir. İşte bu çalışmamızda İbn
Sînâ’nın Tanrı anlayışını dayandırdığı ilkeleri belirlemeye ve açıklamaya çalışacağız.
İbn Sînâ’nın Tanrı Anlayışının Dayandığı Temel İlkeler
İbn Sînâ, Tanrı’yı ifade etmek için birçok kavram kullanmıştır. Vâcibu’l-Vücûd,
el-İlâh, el-Evvel, el-Vâhid, el-Mebdeu’l-Evvel, el-İlletu’l-Ûla, el-Akl, el-Âşık… vb.
bunlardan bazılarıdır.1 Onun “Allah” ismi yerine daha çok bunları tercih ettiği görülmektedir. Bu tercihte, kendisinden önceki filozofların kullanımları, dini kaygılar
ve metafiziğin ilkeler üzerine yoğunlaşması gibi faktörler etkili olmuş olabilir. Ni1
Bkz. İbn Sînâ, el-İşârât ve’t-Tenbîhât, Çev. Ali Durusoy-Muhittin Macit- Ekrem Demirli, Litera Yay.,
İstanbul 2005, s. 129-132,133,153,157,158; Kitâbu’ş-Şifâ, Metafizik II, Çev. Ekrem Demirli-Ömer
Türker, Litera Yay., İstanbul 2005, s. 85, 88, 89, 94, 108, 109; en-Necât, el-Mektebetu’l-Murtadaviyye,
Tahran, trs., s. 198, 224-225, 230, 244, 251; Kitabu’t-Ta‘likât, tahkik: Hasan Mecîd el-Ubeydî, Beytu’lHikme, Bağdad 2002, s. 298; Kitabu’l-Hidâye li-İbn Sînâ, tahkik, takdim, talik: Muhammed Abduh,
Mektebetu’l-Kahire el-Hâdise, 2. Baskı, Kahire 1974, s. 264.
68
İBN SÎNÂ’NIN TANRI ANLAYIŞININ DAYANDIĞI TEMEL İLKELER
hayetinde o, sözü edilen bu kavramları Tanrı’yı kast ederek kullanmıştır.2 Biz de
burada onun Tanrı anlayışı ile ilgili ilkeleri belirlerken bu bağlamdaki tüm isimlere
başvuracağız.
İbn Sînâ’nın eserlerinde Tanrı’nın âdeta tanrılığı için belirlediği en temel ilkeler
genellikle dağınık bir şekilde bulunsa da, bazı yerlerde bu ilkeleri bir arada ifade ettiğini de görmekteyiz. Fakat bunlar onun amaçladığı nihai ilkelerden ibaret değildir.
Örneğin o, Risaletu’l-Arşiyye’de belli bir düzen içerisinde Tanrı anlayışının dayandığı bazı temel ilkeleri 1. Vâcibu’l-Vücûd’un ispatı, 2. O’nun tekliği (vahdaniyet) ve 3.
O’nun için sebeplerin söz konusu olmadığı şeklinde belirlemiştir.3 Hatta bu üç temel
ilkeye dayalı olarak İbn Sînâ, Allah’ın sıfatlarını açıklamaya girişmiş ve bunları 1.
Olumlu, 2. Olumsuz ve 3. Olumlu ile olumsuzu birleştiren sıfatlar olmak üzere üç
gruba ayırmıştır. Bunlardan birinci gruba kıdem; ikincisine hâlık, bârî ve musavvir;
üçüncü gruba ise mürîd, kâdir gibi sıfatları örnek olarak vermiştir.4 Fakat o, Tanrı’nın
birliği/basitliği konusunda oldukça hassas olduğundan, bu sıfatları Tanrı anlayışının
birer temel ilkesi olarak ifade etmekten kaçınmış, ilke bazında sadece Tanrı’nın varlığı, tekliği ve nedensiz oluşunu belirtmiştir. Ancak bu üç ilke İbn Sînâ’nın son tahlilde
ifade edeceği ilkeler değildir. Zira bunların içerisinde, İbn Sînâ’nın diğer eserlerinde
oldukça üzerinde durduğu Tanrı’nın birliği/basitliği ilkesi yer almamaktadır. Gerçi o,
Risaletu’l-Arşiyye’de Tanrı’yla ilgili sıfatları ele aldığı bölümlerde Tanrı’nın basitliğine değinmiştir; ama onu bir genel ilke olarak öne çıkarmamış, sıfatların zatla olan
ilişkileri bağlamında bu ilkeyi dolaylı olarak ve kısaca irdelemiştir. Bu durumda İbn
Sînâ’nın Tanrı anlayışını dayandırdığı ilkeleri belirlerken başka eserlerine de ihtiyaç
duymaktayız. Bu bağlamda örneğin Şifâ’nın İlahiyat kısmında şu ilkeleri bir arada
verdiği görülmektedir: 1. Zorunlu Varlığın nedeninin olmaması, 2. Varlığının zorunlu olması veya var olmasının gerekliliği, 3. Denginin olmaması yani tek olması, 4.
Bir veya basit olması.5 Burada sıralanan ilkeler, Risaletu’l-Arşiyye’de belirlenenleri
içer (...truncated)