VAROLUŞ FELSEFELERİ, VAROLUŞÇU TERAPİ VE SOSYAL HİZMET
Yayın Geliş Tarihi: 05.09.2016
Yayına Kabul Tarihi: 21.07.2017
Online Yayın Tarihi: 06.04.2018
http://dx.doi.org/10.16953/deusosbil.280561
Dokuz Eylül Üniversitesi
Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi
Cilt: 19, Sayı: 3, Yıl: 2017, Sayfa: 417-439
ISSN: 1302-3284 E-ISSN: 1308-0911
Derleme Makalesi
VAROLUŞ FELSEFELERİ, VAROLUŞÇU TERAPİ VE SOSYAL HİZMET
Gizem ÇELİK*
Öz
Varoluş felsefeleri, insanı ve insan yaşamını açıklamaya çalışan felsefi akımları
temel alarak; ancak onlardan farklılaşan önemli nitelikleri ile günümüz insanının
sorunlarına yönelen ve tek bir tanımlamayla anılması mümkün olmayan, kimilerine göre bir
felsefe yapma tarzını kimilerine göre ise bir felsefi iklimi ifade etmektedir. En yalın ifadeyle,
insanı nesne gibi ele alan ve yorumlayan yaklaşımlara tepki olarak, insanın biricik ve otantik
oluşu özelliği ile tanımlanması gereken bir varoluş olduğunu belirten varoluşçu görüş, pek
çok insanî soruyu ele alıp işleyerek “öz-varoluş ilişkisi”, “varlığın ve hayatın anlamı”,
“özgür iradenin insan davranışlarındaki rolü”, “sınırsız özgürlük ve sorumluluk”,
“varoluşsal anksiyete” gibi pek çok konuda açıklamalarda bulunmaktadır.
Bu çalışmada, varoluş felsefelerine ve temel niteliklerine ilişkin genel bilgilere,
artan ve karmaşıklaşan insan sorunlarının çözümünde önemli açıklamalar getirmesi
dolayısıyla terapide yer bulan varoluşçu analizin özelliklerine ve odağı insan, insan sorun
ve ihtiyaçları olan sosyal hizmet disiplin ve mesleğinin varoluş felsefeleri ile olan ilişkisine
yer verilmektedir.
Anahtar Kelimeler: Varoluşçuluk, Varoluş Felsefeleri, Varoluşçu Terapi,
Varoluşçu Analiz, Sosyal Hizmet.
EXISTENTIAL PHILOSOPHY, EXISTENTIAL THERAPY AND
SOCIAL WORK
Abstract
Without a single definition, philosophies of existence sometimes described as the
“way of making philosophy” or sometimes “climate of philosophy”. It basically arose from
philosophical trends which are trying to explain human and life but differentiates from them
by focusing on the problems of the modern man. By the simplest terms, existential philosophy
states that human being must be defined as unique and authentic existent and it has born as
a reaction to the approach that takes human beings as objects. Existential philosophy takes
and examines many humanitarian questions such as "self-existence relationship”, “meaning
of life and the existence”, “the role of self-determination in human behavior”, “limitless
freedom and responsibility” and “existential anxiety”.
Yrd. Doç. Dr., İstanbul Medipol Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Sosyal Hizmet
Bölümü,
*
417
Çelik, G.
DEÜ SBE Dergisi, Cilt: 19, Sayı: 3
In this study, existential philosophy and its basic components are reviewed in
general context and the characteristics of the existential analysis during therapy which
brings important statements to the solution of complex and growing problems of human
beings. Finally, social work and its important relationships with existential philosophy are
analyzed from the perspective of its focus on human beings, their needs and problems.
Keywords: Existentialism, Existential Philosophy, Existential Therapy, Existential
Analysis, Social Work.
GİRİŞ
“Hiçbir çağ bilgiyi bu kadar hızlı ve kolaylıkla elde etmemiştir.
Hiçbir çağda insanın ne olduğu hakkındaki bilgi bizimki kadar yetersiz
olmamıştır. Hiçbir dönemde insan bu derece sorun haline gelmemiştir.”
Heidegger
Varoluş felsefesi, farklı düşünürlerin benzer temalar üzerinde farklı yorum
ve değerlendirmelerde bulundukları, çok boyutlu ve derinlikli bir felsefi akımdır.
İnsana ve insanın varoluşuna yönelen bu felsefi akım aslında, kendinden önceki
felsefi akımların da ele aldığı konuları incelemekte ancak getirdiği açıklamalar ve
vurguladığı temalar bakımından farklılık göstermektedir. Öz-varoluş ilişkisi; insanın
kendi özünü seçebilmesi ve buna bağlı gelen özgürlük ve sorumluluk; ölüm,
yalnızlık, varoluşsal boşluk gibi varoluşsal sorunlar hem varoluş felsefelerini hem
de bu felsefeleri temel alan varoluşçu terapiyi etkilemiş ve günümüz insanının
sorunları bu bileşenlerle ele alınmaya başlanmıştır.
Sadece varoluşsal bir sorundan kaynaklı değil aslında varoluşsal bir ihtiyaç
olarak da varoluşçu akımın önem kazandığını belirtmek gerekir. Çünkü insan
denilen varlık, dünyada bulunuşuyla birlikte kendini oluşturmakta ve bu yolla
olgunlaşmaktadır. Alacağı dersler, yerine getireceği görevler, sahip olacağı rol ve
sorumluluklar ve öğrendikleri ile kendini var ederek özünü oluşturabilecektir. Yalnız
insana ait olan bu özellik, onun eşsizliğini belirtmenin yanı sıra yaşayacağı iç
sıkıntısının ve öz arayışının da önemli bir nedeni olacaktır. İşte bu öz arayış
ihtiyacıyla birlikte, varoluş felsefesinin temaları ve insana yaklaşımı, insanın kendini
var etme sürecinde önemli bir kaynak olacaktır.
Aslında, sahip olduklarıyla biricik bir varlık olan ve büyük bir keşif içinde
bulunan insanın bu özelliklerini fark etmesi, daha anlamlı, daha huzurlu ve belki de
varoluşunu taçlandıran bir yaşam sürmesine neden olacakken, birçok insan bunların
farkında değildir. İçinde bulunduğumuz savaş ortamı, sosyo-ekonomik krizler ve her
gün artan stres altında insanlar özlerine bakmak ya da onu aramak yerine, yaşamda
kalma mücadelesi vermektedir. Ancak bu mücadelenin çok da nitelikli olmadığı,
artan fizyolojik ve psikolojik hastalıklardan rahatlıkla anlaşılabilir. İşte tam da bu
noktada varoluş felsefeleri ve varoluşçu terapi, insana, insanca dokunuşlarla ve
varoluşsal konularla yaklaşmakta ve onu desteklemektedir.
418
Varoluş Felsefeleri, Varoluşçu…
DEU Journal of GSSS, Vol: 19, Issue: 3
İnsan ihtiyaç ve sorunlarına yönelen psikoloji ve psikiyatri gibi sosyal
hizmet disiplin ve mesleği de varoluş felsefelerinin bu niteliklerinden kendi mesleki
formasyonu çerçevesinde yararlanabilmektedir. Hatta sosyal hizmet değerleri ile
oldukça paralel olan kimi ilkeler, sosyal hizmet uzmanlarının toplumun dezavantajlı
ve kırılgan olarak nitelendirilen kesimleri ile yaptıkları çalışmalarda, varoluşçu
yaklaşımı daha etkin kullanmalarını sağlayabilecektir. Çünkü ölüm, özgürlük,
sorumluluk, anlam arayışı ve yalnızlık hissi, paylaşılan ortak konulardandır.
Bu çalışmada, her ne kadar varoluş felsefelerine, varoluşçu terapiye ve
varoluş felsefelerinin sosyal hizmet ile olan ilişkisine yönelik genel ve kapsayıcı
bilgiler verilmeye çalışılmışsa da konunun çok daha derin ve detaylı olduğunu
belirtmek gerekmektedir. Bu nedenle bu çalışma, bu konuda ileride yapılacak
araştırma, inceleme, uygulama ve değerlendirmelere bir giriş niteliğinde
değerlendirilebilir.
VAROLUŞ FELSEFELERİ
“İnsanın varoluşu iyi ve kötünün ötesindedir.”
Nietzsche
Varoluş felsefesi, 19. yüzyılın sonlarında Almanya’da filizlenmiştir. Tüm
insanlığı etkileyen dünya savaşlarından sonra daha çok konuşulan ve tartışılan bir
felsefi akıma bürünen varoluş felsefesi, özüne ilişkin yapılan açıklamalardaki
farklılıklardan dolayı tek ve geçerli bir tanımlama ile anılamamakta, varoluşçu
filozoflar tarafından yapılan tanımlamalar da daha çok varoluş f (...truncated)