SURİYE BAĞLAMINDA RUSYA VE İRAN İŞBİRLİĞİ

Adıyaman Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Mar 2019

İran ve Rusya ilişkilerinin tarihine bakıldığında ilişkilerin sınırlı olduğu görülmektedir. Ancak değişen uluslararası konjonktür ve iki ülkede değişen siyasi yapı, iki ülke ilişkilerinin gelişmesiyle sonuçlanmıştır. İran’ın devrim sonrası anti-emperyalist duruşu ve Rusya Federasyonun tekrar küresel bir güç olma arayışı iki ülkenin ortak paydada buluşmalarını sağlamıştır. Bu bağlamda özellikle 1990’lı yıllardan itibaren iki ülke arasında ekonomik ve nükleer işbirliği anlaşmaları yapıldığı görülmektedir. Yine Rusya ve İran’ın bölgesel çıkarlarının da birbirine paralel olduğu söylenebilir. Bilhassa 2010’da başlayan Arap Halk Hareketlerinin 2011’de Suriye’deki yansımalarına karşı iki ülkenin tutumu birbirlerine paralel niteliktedir. Rusya ve İran bu çerçevede, farklı beklentilerle de olsa ortak çıkarlar bağlamında Suriye krizinde stratejik işbirliği içerisindedirler. Bu çalışmada Rusya Federasyonu ve İran İslam Cumhuriyeti ilişkileri Suriye krizi bağlamında değerlendirilecektir. Çalışmada iki ülkenin Suriye krizinde farklı beklentilerinin ortak çıkarlarda birleşmesinin arka planının incelenmesi amacıyla, iki ülkenin Suriye ile ilişkileri ve Suriye krizine karşı geliştirdikleri politikalar detaylı olarak incelenecektir.

Article PDF cannot be displayed. You can download it here:

http://dergipark.org.tr/download/article-file/680181

SURİYE BAĞLAMINDA RUSYA VE İRAN İŞBİRLİĞİ

ADIYAMAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ DERGİSİ ISSN: 1308–9196 Yıl : 11 Sayı : 31 Yayın Geliş Tarihi: 22.12.2018 Mart 2019 Yayına Kabul Tarihi: 08.03.2019 Araştırma Makalesi DOI Numarası: https://dx.doi.org/10.14520/adyusbd.500953 SURİYE BAĞLAMINDA RUSYA VE İRAN İŞBİRLİĞİ Zülfükar Aytaç KİŞMAN * Berfu BOYRAZ** Öz İran ve Rusya ilişkilerinin tarihi ilişkilerin sınırlı olduğunu göstermektedir. Ancak değişen uluslararası konjonktür ve iki ülkede değişen siyasi yapı, iki ülke ilişkilerinin gelişmesiyle sonuçlanmıştır. İran’ın devrim sonrası antiemperyalist duruşu ve Rusya Federasyonun tekrar küresel bir güç olma arayışı iki ülkenin ortak paydada buluşmalarını sağlamıştır. Bu bağlamda özellikle 1990’lı yıllardan itibaren iki ülke arasında ekonomik ve nükleer işbirliği anlaşmaları yapıldığı görülmektedir. Yine Rusya ve İran’ın bölgesel çıkarlarının da birbirine paralel olduğu söylenebilir. Bilhassa 2010’da başlayan Arap Halk Hareketlerinin 2011’de Suriye’deki yansımalarına karşı iki ülkenin tutumu birbirlerine paralel niteliktedir. Rusya ve İran bu çerçevede, farklı beklentilerle de olsa ortak çıkarlar bağlamında Suriye krizinde stratejik işbirliği içerisindedirler. Bu çalışmada Rusya Federasyonu ve İran İslam Cumhuriyeti ilişkileri Suriye krizi bağlamında değerlendirilecektir. Çalışmada iki ülkenin Suriye krizinde farklı beklentilerinin ortak çıkarlarda birleşmesinin arka planının incelenmesi amacıyla, iki ülkenin Suriye ile ilişkileri ve Suriye krizine karşı geliştirdikleri politikalar detaylı olarak incelenecektir. Anahtar Sözcükler: Suriye krizi, İran, Rusya, Orta Doğu * Dr. Öğr. Üyesi, Fırat Üniversitesi, Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu, Pazarlama Ve Dış Ticaret Bölümü, ** Akdeniz Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Öğrencisi, 564 Zülfükar Aytaç Kişman-Berfu Boyraz RUSSIA AND IRAN COOPERATION WITHIN SYRIA Abstract The history of Russia and Iran relations show that the relations had been limited. But the changing international conjuncture and the shift in the political structure of the two countries has resulted in development of the relations. Iran’s anti-imperial stance in post revolution era and Russian Federation’s quest for becoming a global power again, have provided the countries to meet on a common ground. In this context, especially by the 1990s, there have occurred economic and nuclear cooperation agreements between the two countries. It can be claimed as well that the regionals interests of the two countries are overlapping. Particularly, the two countries’ approaches to the reflections of the Arab civil upheavals started in 2010 on Syria are very parallel to each other. Russia and Iran, given that they have different expectations in this frame, have developed common interests in their strategic cooperation during the Syrian crisis. In this study, the relations between Russian Federation and Iran Islamic Republic will be investigated in terms of the Syrian crisis. In order to analyze the merging common interests and different expectations of the two countries, the relations of the both countries with Syria and the policies they have developed for Syrian crisis will be scrutinized in detail. Keywords: Syrian crisis, Iran, Russia, Middle East 1. Giriş Rusya ve İran ilişkilerinin tarihsel serüvenine bakıldığında, iki ülke ilişkilerinin birbirinden uzak ve rekabete dayalı olduğunu görmekteyiz. Özellikle Şah döneminde İran’ın ABD ile yakın ilişkileri Soğuk Savaş döneminde Sovyet Rusya ve İran ilişkilerinin gelişmesini engellemiştir. Ancak hem Soğuk Savaşın sona ermesi hem de Şah’a karşı yapılan İslam Devrimi iki ülkenin farklı kimliklerinde öteki tanımlamalarının kesişmesiyle sonuçlanmıştır. 2010’da Orta Doğu ülkelerinde başlayan Arap halk hareketleri Orta Doğu’da dünya siyaseti açısından yeni bir denklemle sonuçlanmıştır. Bu noktada en Adıyaman Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Yıl: 11, Sayı: 31, Mart 2019 Suriye Bağlamında Rusya Ve İran İşbirliği dikkat çeken gelişme İran-Rusya yakınlaşmasıdır. Özellikle Suriye’de oluşan halk hareketleri noktasında İran ve Rusya birlikte hareket etmektedir. İki ülke de farklı beklentilerle de olsa Esad yönetiminin iktidarda kalmasını desteklemektedir (Sinkaya, 2016: 25). Bu çalışmada farklı beklentilerin ortaya çıkartılması amacıyla, ilk olarak iki ülkenin Suriye ile ilişkilerine değinilecek ardından Rusya Federasyonu ve İran İslam Cumhuriyeti ilişkileri bağlamında ortak çıkarlar incelenecektir. Bu çalışma ile amaçlanan çıktı Suriye krizinin iki önemli aktörü olan İran ve Rusya’nın konuya hangi ortak noktalardan baktığının tespiti ve Suriye üzerinde çeşitli ülkelerin uygulamaya çalıştığı stratejiler bağlamında nasıl bir pozisyon aldıklarının anlaşılmasıdır. Bu çalışmada benimsenen yöntem, Suriye krizi bağlamında iki ülkenin müstakil olarak ve beraber geliştirdikleri politikaların tetkik edilmesi ve bu bağlamda konuya bütüncül bir bakış açısı kazandırılması maksadıyla detaylı değerlendirmeler yapılmasıdır. 2. Rusya-Suriye İlişkilerinin Temel Dinamikleri İkinci Dünya savaşından sonra dünya güçleri için Orta Doğu, jeopolitik, jeostratejik ve jeoekonomik olarak büyük önem arz etmişti. Bu bağlamda, ABD ve SSCB bölgedeki diğer ülkelerin hâkimiyetlerini kırmak istemiş ve bölge ülkelerinin bağımsızlıklarını tanımaya başlamıştır. Örneğin ABD ve SSCB tarafından Suriye’nin bağımsızlığı 1946’da tanınarak Fransa’nın askeri varlığının sona erdirilmesi gerçekleştirilmiştir. Bu noktada diğer bir örnek ise İsrail’dir. İki kutuplu sistem içerisinde, ABD’nin İsrail ile yakınlaşması SSCB ve Suriye’nin de karşılıklı olarak yakınlaşmalarına sebebiyet vermiştir. Dolayısıyla Rusya ve Suriye arasında tarihsel olarak iyi ilişkilerin mevcut olduğu görülmektedir (Karabulut, 2007: 69). Ancak Suriye’nin Rus dış politikasında ana öncelikli bir yere sahip olduğu söylenemez. Eğer Suriye’yi modern Rus dış politikasının halkalarından birine yerleştirmek gerekirse, üçüncü halkaya yerleştirmek mümkündür. Bunula Adıyaman Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Yıl: 11, Sayı: 31, Mart 2019 565 566 Zülfükar Aytaç Kişman-Berfu Boyraz beraber Suriye’de son zamanlarda meydana gelen istikrarsızlıklar ve İŞİD tehlikesi gibi pek çok sebep Rusya için Suriye’nin önemini artırmıştır (Włodkowska-Bagan, 2017: 27). Bu tarihsel yakınlık, Suriye’deki rejim değişikliği ile birlikte müttefikliğe dönüşmüştür. Suriye’de Batı karşıtlığıyla pekiştirilen milliyetçi düşünceler Suriye ile Rusya arasındaki ilişkileri daha da derinleştirmiştir. 1954 yılında Suriye, Çekoslovakya ile askeri bir anlaşma yapmış ve bu durum onu Doğu Bloğu ile askeri anlaşma yapan ilk Orta Doğu ülkesi yapmıştır (Çalışkan,2016: 1). 1963’de iktidara gelen Baas Partisi dış politika tercihlerini SSCB’den yana kullanmıştır. Bunun temel sebebi, parti ideolojisinden kaynaklanmaktadır. Baas Partisi, ideolojik olarak Pan-Arabizm ve sosyalizme dayanan bu çerçevede Arap ulusunun tek bir sosyalist devlet altında birleştirmeyi amaçlaya (...truncated)


This is a preview of a remote PDF: http://dergipark.org.tr/download/article-file/680181
Article home page: http://dergipark.org.tr/adyusbd/issue/44162/500953

Zülfükar Aytaç Kişman, Berfu Boyraz. SURİYE BAĞLAMINDA RUSYA VE İRAN İŞBİRLİĞİ, Adıyaman Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 2019, pp. 563-583, DOI: 10.14520/adyusbd.500953