AHLÂKIN TEMELİ ÜZERİNE BİR TARTIŞMA: AHMET HAMDİ AKSEKİ-IMMANUEL KANT

İlahiyat Tetkikleri Dergisi, Dec 2013

Ahmet Hamdi Akseki’nin ahlâk ekolleri içerisinde en fazla önem atfettiği ekol, Kant’ın ödev ve hürriyete dayalı ahlâk anlayışıdır. Bu ahlâk anlayışının, felsefî açıdan ahlâkı inceleyen en sağlam nazariye olduğunu düşünen Akseki, yine de onun ahlâkı tam olarak temellendiremediğini ifade etmektedir. Çünkü Akseki’ye göre, ahlâkın dine yani Yüce Varlığa dayandırılması, akla yani insana dayandırılmasından daha sağlam bir temel oluşturmaktadır. Ancak Akseki bu durumun ahlâka aklî değerinden bir şey kaybettiremeyeceğini, zira dinin de netice itibariyle akla dayandığını ve aklı muhatap aldığını belirtmektedir. Bu çalışmanın konusunu, Akseki’nin ahlâk anlayışı ve bu anlayış doğrultusunda Kant’ın rasyonalist ahlâk felsefesine yönelttiği takdir ve tenkitlerin değerlendirilmesi oluşturmaktadır. Çalışmamız şu sorulara yanıt arama çabasının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır: Akseki din-ahlâk ilişkisini nasıl temellendirmektedir? Akseki, Kantçı anlayışta yer alan ‘ödev’, ‘insan hürriyeti’, ‘vicdan’ gibi kavramları nasıl anlamıştır? Akseki’nin bu ahlâk anlayışına yönelttiği eleştiriler nasıl değerlendirilebilir?

Article PDF cannot be displayed. You can download it here:

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/31194

AHLÂKIN TEMELİ ÜZERİNE BİR TARTIŞMA: AHMET HAMDİ AKSEKİ-IMMANUEL KANT

Atatük Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, Sayı: 40 ● Erzurum 2013 AHLÂKIN TEMELİ ÜZERİNE BİR TARTIŞMA: AHMET HAMDİ AKSEKİ –IMMANUEL KANT Fatih TOPALOĞLU (*) ÖZ Ahmet Hamdi Akseki’nin ahlâk ekolleri içerisinde en fazla önem atfettiği ekol, Kant’ın ödev ve hürriyete dayalı ahlâk anlayışıdır. Bu ahlâk anlayışının, felsefî açıdan ahlâkı inceleyen en sağlam nazariye olduğunu düşünen Akseki, yine de onun ahlâkı tam olarak temellendiremediğini ifade etmektedir. Çünkü Akseki’ye göre, ahlâkın dine yani Yüce Varlığa dayandırılması, akla yani insana dayandırılmasından daha sağlam bir temel oluşturmaktadır. Ancak Akseki bu durumun ahlâka aklî değerinden bir şey kaybettiremeyeceğini, zira dinin de netice itibariyle akla dayandığını ve aklı muhatap aldığını belirtmektedir. Bu çalışmanın konusunu, Akseki’nin ahlâk anlayışı ve bu anlayış doğrultusunda Kant’ın rasyonalist ahlâk felsefesine yönelttiği takdir ve tenkitlerin değerlendirilmesi oluşturmaktadır. Çalışmamız şu sorulara yanıt arama çabasının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır: Akseki din-ahlâk ilişkisini nasıl temellendirmektedir? Akseki, Kantçı anlayışta yer alan ‘ödev’, ‘insan hürriyeti’, ‘vicdan’ gibi kavramları nasıl anlamıştır? Akseki’nin bu ahlâk anlayışına yönelttiği eleştiriler nasıl değerlendirilebilir? Anahtar Kelimeler: Ahlâk, ödev, insan hürriyeti, vicdan. ABSTRACT A Discussion on the Basis of Morality: Ahmet Hamdi Akseki- Immanuel Kant Among the schools of morality, Ahmet Hamdi Akseki attaches the biggest importance to Kant’s understanding of morality which is based on duty and freedom. Akseki who believes that this understanding of morality is the soundest theory which studies morality with a philosophical point of view, still notes that it has some problems in grounding the morality. Because, Akseki believes that * Yrd. Doç. Dr., Karadeniz Teknik Üniversitesi İlahiyat Fakültesi. Trabzon/Türkiye, e-mail: 350 Fatih TOPALOĞLU founding morality on religion, i.e. on the Supreme Being provides sounder grounds than basing it on reason, i.e. on mankind. Yet, Akseki notes that such an approach will not cause morality to lose any of its rational worth since the religion is already based on reason and addresses reason. This study deals with evaluation of Akseki’s understanding of morality and his praise and criticism on Kant’s rationalist philosophy of morality. Our study is a product of the efforts to seek answers for the following questions: How does Akseki gronds religion-morality relationship? How does Akseki understand the notions ‘duty’, ‘human freedom’ and ‘conscience’ which are included in Kantian understanding? How can we evaluate these criticisms that Akseki levels against that sense of morality? Keywords: Morality, duty, human freedom, conscience. Giriş İslam medeniyetini diğer büyük medeniyetlerden ayıran ve onu orijinal kılan en önemli vasıf, sistemli ve işlevsel bir ahlâk anlayışına sahip olmasıdır. Şüphesiz düşünce tarihinde ahlâkî değerleri yücelten ve onları felsefî bir şekilde temellendiren öğretiler bulmak mümkündür. Ancak bu öğretiler çoğu zaman şahsi bir mülahaza olmanın ötesine geçememiş, bu yöndeki isteklerse birer ütopya olarak kalmıştır. İslam medeniyetinin bir ahlâk medeniyeti olduğu söylenebilir. Bu durum onun ahlâkı felsefî anlamda bir mesele olarak ele alan, insan fiillerinin ahlâkî değerini sorgulayan bir düşünce sistemi ve ahlâk anlayışı geliştirmesini sağlamıştır. İşte, Ahmet Hamdi Akseki bu ahlâk sistemini sahip olduğu felsefî ve fikrî altyapısıyla yeniden yorumlayan önemli bir İslam mütefekkiridir. İslam Dinini bir ahlâk dini olarak tanımlayan Akseki, İslam dünyasının gerek Batı’dan gerekse bizzat kendi içinden gelen fiziksel ve düşünsel taarruzlara karşı durabilmesinin tek yolunun, İslâm toplumunu yeniden İslâm ahlâk öğretisiyle buluşturmak olduğunu görmüştür. Akseki bu gayeye ulaşmak için ne geçmişten bir bakiye olarak devraldığı kültürel mirası inkâr etmiş ne de kendini yeniliğe ve değişime kapalı bir dünyaya mahkûm etmiştir. Çalışmamız içerisinde işlenecek konular öncelikle Akseki’nin kendi düşünce perspektifinden sunulmaya çalışılacak, daha sonra onun Kant’la ilgili değerlendirmelerinden bahsedilecek, son olarak da Kant’ın bizzat kendi eserleri açısından durum ele alınacaktır. Doğrusu böyle bir çalışma ile amacımız, bir yandan Akseki’nin Kant’ın ahlâk felsefesiyle ilgili oldukça kıymetli görüş ve eleştirilerini ortaya koyarken, diğer yandan da sözü Kant’a vererek bu şekilde onun kendisini savunmasına izin vermektir. Ya da başka bir anlatımla AHLÂKIN TEMELİ ÜZERİNE BİR TARTIŞMA: AHMET HAMDİ AKSEKİ –IMMANUEL KANT 351 yalnızca Akseki’nin görüşlerinin aktarıldığı betimsel bir çalışmanın ötesinde, bu görüşlerin Kant’taki karşılığını arama ve mümkün olduğunca bu konuda değerlendirmeler yapmayı amaçlamaktayız. Öncelikle konunun altyapısını daha sağlıklı bir şekilde oluşturmak için burada ahlâkla ilgili bazı temel bilgilerin verilmesinin gerekli olduğu kanaatindeyiz. 1. Ahlâkın Mahiyeti ve Ahlâk Felsefesinin İşlevi En genel anlamda ahlâk, insanda yerleşmiş bulunan bir hareket yapısına işaret etmekte ve fertlerin iradi hareketleriyle ilgilenen bir alan olmaktadır.1 Bu tanımdan hareketle ahlâkta iki temel unsurun öne çıktığı söylenebilir. Bunlardan birincisi ahlâkî davranışın yerleşik olması yani zaman ve toplumsal şartlara göre değişmemesi, diğeri ise onun iradi yani bilinçli ve istekli olarak yapılmış olmasıdır. Gayesi insan davranışlarının ahlâkî değerini tespit etmek olan ahlâk, sonuç itibariyle din gibi insan ruhunu temizlemeyi, yükseltmeyi ve sonsuza doğru yüceltmeyi amaçlamaktadır.2 Ahlâk felsefesi ise, “ahlâkî hayat hakkında sistemli bir biçimde düşünme, soruşturma, araştırma ve tartışma”3yı ifade etmektedir. Bu amaçla o, davranışların betimlenmesinin ötesinde, onları normatif olarak değerlendirmekte, hangi davranışın iyi, hangisinin ise kötü olduğunu belirlemeye çalışmaktadır. Aslında insan, tabiatı itibariyle, biz onun hakkında böyle bir felsefî faaliyete girişmesek dahi ahlâkî eylemlerde bulunan, ahlâkla ilgili konularda düşünen, başkalarının yapıp etmelerini gözleyen, değerlendiren ve onlar hakkında konuşan bir varlıktır. Ancak ahlâk felsefesi bu doğal faaliyetin ötesinde, ahlâkî davranışın üzerinde sistemli, tutarlı ve geniş kapsamlı bir değerlendirme çabasıdır denilebilir. Ahlâka yargısal bir işlev kazandıran bu durum, onun bir ahlâkî yargıyı hangi kritere ve neye göre yapacağı meselesini gündeme getirmektedir. Yani bir davranışın iyi ya da kötü olarak nitelendirilmesinin temel belirleyeni nedir? Böyle bir değerlendirme neye göre yapılmaktadır? Akseki’nin Kant’ın ahlâk anlayışı ile ilgili görüşleri ve ona yönelttiği eleştiriler, ahlâk felsefesinin işte bu temel problemi üzerinde odaklanmıştır. 2. Akseki’ye Göre Ahlâkın Temellendirilmesi Ahmet Hamdi Akseki, İslam dinini bir ahlâk dini olarak nitelendirmektedir. Onun düşünce dünyasına hâkim olan temel unsurun, ahlâk olduğu söyle1 Kılıç, Recep, Ahlâkın Dinî Temeli, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara, 1992, s. 2 (...truncated)


This is a preview of a remote PDF: https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/31194
Article home page: http://dergipark.org.tr/atauniilah/issue/2757/36801

Fatih TOPALOĞLU. AHLÂKIN TEMELİ ÜZERİNE BİR TARTIŞMA: AHMET HAMDİ AKSEKİ-IMMANUEL KANT, İlahiyat Tetkikleri Dergisi, 2013, pp. 349-364,