Münşeat Mecmuaları ve Edebiyat Tarihimiz İçin Önemi
MÜNŞEAT MECMUALARI VE
EDEBİY AT T ARİHİMİZ İÇİN ÖNEMİ
Yard. Doç. Dr. Halil İbrahim HAKSEVER
"MOnşeat Mecmuaları" and their importance
for the Literary History
This work ıs concerned wıth the tınportance of "MLinşeat Mccmuaları"
(Collections of official letters) for the Lıtcrary hıstory. These works has bccn
written in the field of prose. The majority of the authors ın thıs field are poet as
well. Therefore except for their own literary value they are valuable sources in
renderıng information of hıstory. In this context. this work interprets the works of
Lamıl, Nergis!, Nabl and İbrahim Vehbi.
Keywors: Divan Literature, Divan prose, münşeat, Literary History, stylc
Klasik Türk Edebiyatı kaynaklarında Münşeat Mecmuaları şimdiye kadar
araştırıcıların el attığı eserler arasında fazlaca yer almamıştır. Herhangi bir şair ve
dönemiyle ilgili araştırma yapacak olanlar bizzat edebi metnin dışında, daha ziyade
tezkireler ve diğer biyografik eserlerden bilgi toplarlar. Edebi metinleri daha iyi
anlayabilmemiz, şairlerin fikir ve ruh dünyaianna daha fazla girebilmemiz ve edebi
dönemi daha iyi tanıyabilmemiz için başka kaynaklara ihtiyacımız olabilir. Bu
kaynaklar mesela herhangi bir şairimizin hayatı hakkında bize, bilinen tarihi ve
biyografik eserlerden daha farklı bilgi veriyorsa ya da müellifin, eserini hangi
fiziki ve ruhi şartlarda kaleme aldığını öğrenmemizi sağlıyorsa, yahut bizzat şairin
hususi ve mahrem yazılarını ihtiva ediyorsa, bu kabil
eserler edebiyat
araştırmalarında müracaat edilmeye değer kaynaklar olmalıdır.
Münşeat Mecmuaları bize böyle bilgiler veren naclide eserlerdir. Bu mecmu
alar sadece kuru bilgi veren kaynaklar değil, manzum-mensur edebi metinleri de
havi eserlerdir. Ayrıca inşa ilmiyle ilgili çok geniş malumatın verildiği Osmanlı
dönemi siyaset ve kültür tarihi için önemli olabilecek resmi-hususi mektupların
çokça yer aldığı kaynaklardır. Münşeatların bu yönü ayrı bir yazı konusudur.
Biz bu makalede mecmuaların, şair ve münşilerimiz hakkında ne tür bilgiler
ihtiva ettiğini, edebiyat tarihimize ışık tutmadaki fonksiyonun belirlemeye çalışaca
ğız. Önce bu kelimenin köküne ve lügatierde hangi manaları ifade ettiğine bakalım.
HALİL İBRAHiM HAKSEVER
66
Kavram Olarak Münşeat
Münşeat kelimesinin sülasi kökü "neşe' e" olup "yükselmek, gelişip büyürnek, yeniden peyda olmak" manalarma gelir.l Dörtlü (rubai) şekli "enşe'e" ise
"yaratmak, vaz etmek, ilerletmek, çıkmak, şiir inşad etmek, hutbe okumak"
manalarındadır.2 Kelimenin "inşa" kökünde "yaratmak, üretmek, tertip etmek"
manalarını yanında "kompozisyon, edebiyat, üslup inceliği" manaları da vardır.3
Belagat kaynaklarında "inşa" bir ilim dalı olarak fasih ve beliğ mensur yazı
yazma, hitabet, nutuk, mektup manalanyla alakah olarak geçer.4
Istılahl manada münşeat tabiri, inşa ilminin kaidelerine göre yazılan nesir
yazılarına denmektedir. Ayrıca inşa ilmiyle ilgili öğretici bilgilerin bulunduğu,
süslü ve sanatlı inşa örneklerinin, daha ziyade mektup türü güzel yazıların yer
aldığı mecmualar demektir.
Edebiyatımiz güzel yazı yazma fikri, bu konuda bir ilmin doğmasına sebep
olduğu gibi bu sahada yetişrnek isteyenlere faydalı olabilmek için sanatlı "inşa"
yazılarından meydana gelen eserler tertip etme geleneğini de başlatmıştır. Bu
gelenek başta, inşa kaidelerini anlatan, mektup yazma usul ve adabını gösteren,
öğretici nitelikte temsill mektup örneklerini ihtiva eden eserler şeklinde kendini
göstermiş; daha sonra resmi zevatın ve bizzat şairlerin yazışma örneklerinin bolca
yer aldığı ırıecniüalar halinde görülmüştür.
Edebiyat tarihimizde on dördüncü asrın sonlarından itibaren görülmeye
başlayan Münşeat Mecmualarında kayıtlı pek çok yazı, edip şairlerimizin, kendi-
leri ve meslekleri hakkında kaleme aldıkları ve sanatlı olduğu kadar, bizi, yazarlarını edebi cepheleri hakkında bilgilendiren belge kıymetinde metinlerdir. Onun
için, bazı yazarlarımızın hususi mektuplarında birbirine hitap ve iltifatlarını,
verdikleri kimi mahrem bilgileri, yüksek makam sahiplerinden beklentilerini
okumak, onların iç dünyalannın daha fazla tanınmasını sağlar.
Münşeatlarda
Yer Alan Bilgiler
Başlangıçta (14-lS.yy), katipler ve meraklıları için öğretici nitelikte inşa
bilgilerinin ve temsili' mektuplannın yer aldığı münşeatlarda, bugün bizim en fazla
dikkatimizi çeken, daha sonraki dönemlerde şairlerimi zin veya nasirlerimizin bizzat
kaleme aldıkları hakiki mektuplardır. Onların yakın dost ve kimi nüfuzlu kişilere
yazdıkları tebrik, teşekkür, taziye, dua, nasihat, tavassut v.b. konulu mektupları
tarih açısından olduğu kadar edebiyat ve kültür yönünden de çok mühimdir. Biz
Mütercım Asım, Kamus Tercümesi, Ist.
1354, C. I, s.l09.
2
İbni Manzur, Lısanu 'l-A rab, Beyrut 1990, C. I, s. 170.
3
4
F. Stteingas, Persimı-English Dictionary, London 1957, s. 221.
Bu konuda bk. Taşköprülüzade, MevzGatü'I-UIGm, Ist 1313, s. 250; Katip Çelebi,
Keşfti'z-zıınCm, Ank. 1947, C. I, s. 181; İsmaıl Rüsuhl, Miftalıu'l-Belaga, Ist. 1284, s. 186.
MÜNŞEAT MECMUALARI VE EDEBİY AT TARİHİMiZ İÇİN ÖNEMİ
67
bu yazışmalardan şair-münşilerimizin hem nesir üsluplarını tespit edebiliyor, hem
de kendileri hakkında verdikleri bilgileri elde edebiliyoruz. Ayrıca onların kimlerle
tanıştıklarını, edebi muhitlerini, mali durumlarını, ruh yapılarını, varsa divanlarına girmeyen bazı manzumelerini öğrenebiliyoruz. Meşhur münşllerimizden
birkaçının münşeatından aldığımız bilgilerde bunları görmek mümkündür.
Mesela Liimi'l Çelebi'nin (öl. 1532), kendi telifi olan münşeatının mukaddimesinde hayatıyla ilgili olarak verdiği değerli bilgiler vardır. Buradan5 öğren
diğimize göre Lil.mi'l, delikanlılığında faziletli insanların arasında bulunmuş,
bedi-beyan ilmiyle meşgul olmuş; hiç söylenınemiş bir fikri bulup söylemek, bir
sevgilinin cemaliyle mesut olmak arzusu taşımış, genç yaşta edebiyatın bütün
nevilerine vakıf olmuştur. Bu arada zihni marifetle meşgul olmuş, tıp bilgileri
tahsil etmiştir. Liimi'l "münşeat gülistanında seyr ederken" nefis tezkiyesi yapması
gerektiğini düşünmüş, hiitiften aldığı işaretle kağıt ve kalemi bırakmış, Şeyh Emir
Buhil.ri Hazretleri'ne intisap etmiştir. Kendini tamamen manevi hayata veren
Lil.mi'l, şeyhinin vefatıyla akrabalarının arasına dönmüş, onların telkinleriyle
biraz da zoraki olarak evlenmiştir. Kitaplada meşgul olmaya yeniden dönen
Lil.mi'i, yine bu mukaddimede kendi zamanında "sözün ayıp, marifetin cehalet"
kabul edildiğini hürmetin makam ve mal sahiplerine olduğunu, "herze ve hezl"
söyleyeniere rağbet edildiğini belirtir.
Lil.mi'i''nin kimlerle münasebeti olduğunu, münşeatta tespit edebiliyoruz.
Başta Emir Buhar! olmak üzere olmak Kanuni Sultan Süleyman, Defterdar Sinan
Çelebi, Kazasker Ali Çelebi, Kadı Hızır Çelebi, Rumeli Kazaskeri Muhiddin
Efendi, Vezirazam İbrahim Paşa, Müderris Ruşenlzade, Şam hakimi Canpolad,
Kazasker Fenari Efendi v.s. onun çokça mektup yazdığı kişilerdir.
Bu yazıların bazısı, makam sahiplerinden yardım talep ettiği tavassut mektupları; kimisi tebrik, teşekkür, taziye, teselll, muhabbet, dua, özür mektup (...truncated)