Hanefî-Mâtürîdî Düşünce Akımında İsbat-ı Vâcibe ve İlahî Sıfatlara Yönelik İstidlâller

Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi (ÇÜİFD), Dec 2015

Bu çalışmada İslam düşüncesinin önemli bir ayağını oluşturan Hanefî-Mâtürîdî ekolün isbat-ı vâcibe ve ilahî sıfatlara yönelik istidlâlleri ele alınmıştır. İstidlâl, bilgi üretmenin en önemli yollarından birisidir. Hanefî-Mâtürîdî Kelam okulu bu yola en fazla başvuran düşünce akımlarındandır. Çalışmada ilk önce istidlâlin tanımı ve kullanım alanları üzerinde durulmuştur. Ardından Hanefî-Mâtürîdî düşünce akımının Allah’ın varlığı ve sıfatlarının ispatı konusunda sık başvurduğu istidlâl yollarına örnekler sunulmuştur. Nihayet bu düşünce akımının istidlâllerinde öne çıkan tutarlılık, düşünce disiplini gibi hususlar vurgulanmıştır.

Article PDF cannot be displayed. You can download it here:

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/266573

Hanefî-Mâtürîdî Düşünce Akımında İsbat-ı Vâcibe ve İlahî Sıfatlara Yönelik İstidlâller

Hanefî-Mâtürîdî Düşünce Akımında İsbat-ı Vâcibe ve İlahî Sıfatlara Yönelik İstidlâller Yrd. Doç. Dr. Nail KARAGÖZ Atıf / ©- Karagöz, N. (2015). Hanefî-Mâtürîdî Düşünce Akımında İsbat-ı Vâcibe ve İlahî Sıfatlara Yönelik İstidlâller, Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 15 (2), 29-63. Öz- Bu çalışmada İslam düşüncesinin önemli bir ayağını oluşturan HanefîMâtürîdî ekolün isbat-ı vâcibe ve ilahî sıfatlara yönelik istidlâlleri ele alınmıştır. İstidlâl, bilgi üretmenin en önemli yollarından birisidir. Hanefî-Mâtürîdî Kelam okulu bu yola en fazla başvuran düşünce akımlarındandır. Çalışmada ilk önce istidlâlin tanımı ve kullanım alanları üzerinde durulmuştur. Ardından HanefîMâtürîdî düşünce akımının Allah’ın varlığı ve sıfatlarının ispatı konusunda sık başvurduğu istidlâl yollarına örnekler sunulmuştur. Nihayet bu düşünce akımının istidlâllerinde öne çıkan tutarlılık, düşünce disiplini gibi hususlar vurgulanmıştır. Anahtar sözcükler- Hanefî-Mâtürîdî düşünce akımı, istidlâl, isbât-ı vâcib, ilahî sıfatlar §§§ Giriş Genelde bütün ilahi dinler, özelde ise İslam dini varlığını, evreni yaratan ve yöneten mutlak bir varlığa dayandırır. İlahi dinlerin sahibi ve göndereni Allah’tır. Dolayısıyla ilahi dinlerin en temel unsuru Allah’ın varlığıdır. Bunun yanında Allah’ın ne tür vasıflar taşıdığı da ilahi dinlerin insanlara bildirdiği hususlardır. Bu varlık, insanın duyu organları ile algılayabileceği özellikler taşımaz. Allah, varlığını ve vasıflarını tanıtmak için elçiler aracılığıyla mesajlar gönderse de bu mesajları anlayıp anlamlandırabilmek Makalenin gelişi: 7.05.2015; Yayına kabul tarihi: 09.12.2015  Korkut Ata Ünivrsitesi İlahiyat F. Kelam ve İslâm Mezhepleri Anabilim Dalı, e-posta: 30 | Nail Karagöz için insanın başka bir özelliğe ihtiyacı vardır. Bu özellik ise akıldır. Akıl ve aklın kullanılması, varlığı var edenin insana bahşettiği bir lütuftur ve ilahî mesajın anlamlandırılması aklın en önemli görevlerindendir. Kur’an’da aklın kullanılmasına yönelik teşvik/emir niteliğindeki ayetler, müslümanları ilk dönemlerden itibaren düşünmeye, araştırmaya yönelten önemli amillerden olmuştur. Düşünmenin süreçleri, ilkeleri, sonuçları müslümanlarca öğrenilmiş, sağlıklı düşünce üretme çabası, müslümanlar arasında daima var olagelmiştir. Son ilahi din olan İslam’ın Allah ve onun sıfatları ile ilgili bildirdikleri inananlar tarafından anlaşılmaya çalışılmış, ortaya anlama ve anlamlandırma çabası olarak hacimli bir malzeme çıkmıştır. Mâtürîdî’nin de (v. 333/944) dediği gibi duyular ötesine yönelik anlama ancak istidlâlle mümkün olmaktadır. Her ne kadar gerek duyu gerek haber yolu ile bilgi elde edilse de bunları anlamlandırmak için istidlâle zaruri olarak ihtiyaç vardır. Ayrıca gelen haberin doğru veya yanlış olduğunu belirleyecek olan yine istidlâldir.1 Biz bu çalışmamızda istidlâlin tanımına ve kullanım alanlarına değindikten sonra İslam düşüncesinin önemli bir ayağını oluşturan HanefîMâtürîdî düşünce akımında Allah’ın varlığına ve sıfatlarına yönelik üretilen istidlâl/akıl yürütmelerin daha çok hangi metodlarla yapıldığını tespit etmeye çalışacağız. 1. İstidlâl ve Kullanım Alanları 1.1. İstidlâlin Tanımı İstidlâl, sözlükte delil arama anlamına gelir. Usûlcüler açısından ise nass, icmâ veya bunların dışındakilerden mutlak anlamda bir delil ortaya koymak demektir. 2 Râzî’nin (v. 606/1209) tanımıyla istidlâl, başka hükümlere ulaşmak için birtakım önermeleri düzenlemektir.3 İstidlâl, “belli önermelerden hareket ederek başka önermelerin doğru veya yanlış olduk- 1 Ebû Mansur Muhammed el-Mâtürîdî, Kitâbü’t-Tevhîd, (Thk. Bekir TopaloğluMuhammed Aruçi), Ankara 2005, s. 15; Bekir Topaloğlu, Kitâbü’t-Tevhîd Tercümesi, Ankara 2002, s. 13. 2 Muhammed Ali et-Tehânevî (v. 1158/1745’ten sonra), Keşşâfü Istılâhâti’l-Fünûn ve’l-Ulûm, I-II, (Thk. Ali Dahruc), Lübnan 1996, I, 151. 3 Fahruddîn er-Râzî, Kelâma Giriş/el-Muhassal, (Çev. Hüseyin Atay), Ankara 2002, s. 26. ÇÜİFD, 2015, cilt: 15, sayı: 2, ss.29-63 Hanefî-Mâtürîdî Düşünce Akımında İsbat-ı Vâcibe… | 31 larını ortaya çıkarma, önermeler arasında bağlantı kurarak yeni bir hüküm elde etme işlemi” diye de tanımlanır.4 Türkçemizde “çıkarım” kelimesi ile karşılanan istidlâl, zihnin daha önce bilinen bir veya birden çok önerme/kazıyyeden bilinmeyen bir önermeyi sonuçlandırma, açığa çıkarma işlemidir. Diğer bir ifadeyle istidlâl, daha önce doğruluğu bilinen yahut doğru olduğu sanılan bir hüküm veya hükümlerden hareketle bilinmeyen bir hükme ulaşmaktır. Bu ise bilinmeyene ulaşabilmek için bilinen hükümleri belli bir şekilde düzenlemeyi gerektirir.5 Delil, ictihad, kıyas, re’y, istinbat gibi terimlerle de yakın bir anlam bağına sahip bulunduğu için istidlal kavramının zaman zaman bunlarla eş anlamlı olarak kullanıldığı da görülür.6 Nitekim Şâfiî (v. 204/820), kıyası, kendisinde ta’lîl bulunduğundan dolayı istidlâl olarak isimlendirmiş ve kıyas ile istidlâli aynı anlamda kullanmıştır.7 Kelâmcılara göre istidlâl, ister illetten/sebepten ma‘lule/sonuca, ister ma‘lulden/ sonuçtan illete/sebebe gitmek şeklinde olsun delil hakkında düşünmeye denir. Ancak kavramsal olarak bunlardan ilkine ta’lîl, ikincisine ise istidlâl denilmiştir.8 Fakihler ve nahivciler metodlarını kıyas diye isimlendirirken, kelâmcılar delilden hareket ettiklerinden, metodlarını salt kıyas olarak değil, istidlâl olarak isimlendirirler. Bize sağlıklı düşünme yollarını öğreten ‘istidlâl, medlûlün/delillendirilenin ispatı için delili belirtmektir. Eğer bu, eserden müessire olursa istidlâl-i innî (istikra//endüksiyon/tümevarım); eğer, müessirden esere olursa, istidlâl-i limmî (ta’lîl/dedüksiyon/ tümdengelim) adını alır. Ya da iki eserin birinden diğerine olur, buna da temsil/ analoji denmektedir.9 Kaynaklarda istidlâl ile hemen hemen aynı anlamlarda kullanılan nazar ise sözlükte bir şeyi kıyaslayarak ve takdir ederek tefekkür ve teemmül etmek, göz dikip bakmak, korumak, gözle görmek, karşı karşıya ve yüz yüze gelmek, düşünmek, dikkat ve özenle düşünmek, düşünme ve 4 Bekir Topaloğlu-İlyas Çelebi, Kelâm Terimleri Sözlüğü, İstanbul 2010, s. 164. 5 Abdulkuddüs Bingöl, “İstidlâl”, DİA, İstanbul 2001, XXIII, 323. 6 Ferhat Koca, “İstidlâl”, DİA, İstanbul 2001, XXIII, 323. 7 Ebû’l-Hüseyin el-Basrî, Mu’temed fî Usûli’l-Fıkh, I-II, (Thk. Halil Meyyis), Beyrut 1403, II, 192. 8 Metin Özdemir, “Kelâmî İstidlâlin Problematiği”, Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, V. C. II. sy. Sivas 2001, s. 177. 9 Seyyid Şerif Cürcânî, Ta’rîfât, Beyrut 1985, s. 17. ÇÜİFD, 2015, cilt: 15, sayı: 2, ss. 29-63 32 | Nail Karagöz araştırmanın ardından elde edilen bilgi gibi anlamlara gelmektedir.10 Nazar, bilinmeyenlerin elde edilmesi esnasında, bilinenleri belli bir tertip şeklinde kullanmak11 diye de tanımlanmıştır. Kıyasın da nazar olarak isimlendirildiği olmuştur. Çünkü kıyasta isabet, kalbin nazarıyla gerçekleşmektedir.12 1.2. İstidlâlin Yaygın Olarak Kullanıldığı Disiplinler İstidlâl bütün ilmi disiplinlerde olarak kullanılmakla birlikte bazılarında kullanımı daha da öne (...truncated)


This is a preview of a remote PDF: https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/266573
Article home page: http://dergipark.org.tr/cuilah/issue/27032/284432

Nail KARAGÖZ. Hanefî-Mâtürîdî Düşünce Akımında İsbat-ı Vâcibe ve İlahî Sıfatlara Yönelik İstidlâller, Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi (ÇÜİFD), 2015, pp. 29-63, Volume 2, Issue 15,