Türk Memlükler Döneminde Mısır Halkının Siyasî Olaylara Karşı Tutumu
Türk Memlükler Döneminde Mısır Halkının Siyasî Olaylara
Karşı Tutumu
Dr. Fatih Yahya AYAZ*
Atıf / ©- Ayaz, F. Y. (2007). Türk memlükler döneminde Mısır halkının siyasî olaylara karşı tutumu. Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 7 (1), 45-94.
Özet- Memlük toplumu, esas itibariyle devlet idaresindeki önemli mevkileri elinde tutan hâkim
askerî sınıfla, bunlardan etnik menşe bakımından farklı olan ve çeşitli sosyal tabakalara ayrılan
halk kesiminden oluşmaktadır. Bu iki grup arasında, çok az sayıdaki istisnalar hariç tutulursa,
geçişlilik bulunmuyordu. Daha doğru bir ifadeyle askerî aristokrasi, yönetimi kendi tekelinde tutuyor, halkın hiçbir şekilde bu alana girmesine müsaade etmiyordu. Dolayısıyla Memlük toplumunu
oluşturan bu iki grup arasında, askerî aristokrasinin koyduğu önemli bir mesafe vardı. Aradaki bu
kopukluğa rağmen Memlükler, kurdukları güçlü askerî sistem ve yerli halkı onların idaresine
ısındıran Haçlılar’la Moğollar’a karşı kazandıkları büyük zaferler sayesinde kendilerinden etnik,
kültürel ve sosyal bakımdan farklı olan bu halkı iki buçuk asırdan fazla yönetmeyi başarmışlardır.
Bu konuda yerel halkın içinden çıkan ulemanın aracı rolünden de istifade etmişlerdir. Memlükler
döneminin yaklaşık bir asırdan fazlasını oluşturan Türk Memlükler dönemi, devletin kuruluşunda
yaşanan sıkıntılı süreç, idarî teşkilatın oluşturulması ve hâkimiyetin yerleştirilmesi gibi önemli
olayları barındırdığı için daha fazla dikkat çekmektedir. Askerî gücün zirvede olduğu, Moğollar ve
Haçlılar’la yapılan mücadelelerde önemli başarıların elde edildiği Türk Memlükler döneminde bu
canlılığa yerel halkın verdiği tepkiler de bu bakımdan araştırılması gereken önemli bir husus
olarak karşımıza çıkmaktadır. Ne var ki, hem ülkemizde hem de yabancı memleketlerde
Memlükler’le ilgili yapılan çalışmalarda bu tür sosyal hadiselere yönelik incelemeler oldukça azdır.
Dolayısıyla bizim bu çalışmamız söz konusu alandaki eksikliği gidermeye yönelik gayretlerden
birini teşkil edecektir.Biz bu çalışmamızda, öncelikle yerel halkın ilk tepkileri olarak nitelendirilebilecek bedevî Arap isyanlarını geniş bir şekilde inceleyeceğiz. Bunun ardından cülûs merasimleri,
bazı savaşlar ve yöneticiler arasındaki çatışmalar gibi siyasî hadiseler karşısında Mısır toplumunun çoğunluğunu teşkil eden yerel halkın verdiği tepkileri belli başlı örneklerin ışığında ele alacağız. Memlükler döneminde genel anlamda halkın idarecilere karşı tavrı daha geniş ve kapsamlı
*
Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi Anabilim Dalı.
Dr. Fatih Yahya AYAZ
bir araştırmanın konusu olduğundan, çalışmamızı halkın siyasî hadiselere karşı tutumuyla sınırladık. Aynı şekilde sadece Türk Memlükler dönemini ve Mısır halkının tutumlarını ele almak suretiyle ikinci bir sınırlama daha koyduk.
Anahtar Kelimeler- Memlükler, Türk Memlükler, Mısır Halkı, Bedevî Araplar, İsyanlar, Tutum.
§§§
Giriş
Memlük toplumu, esas itibariyle devlet idaresindeki önemli mevkileri elinde tutan ve
Türk Memlükler döneminde (648-784/1250-1382) ağırlığını Türkler’in oluşturduğu hâkim
askerî sınıfla, bunlardan etnik menşe bakımından farklı olan ve çeşitli sosyal tabakalara
ayrılan halk kesiminden müteşekkildir. İbn Haldûn da (ö. 808/1406), Memlük toplumu için
yaptığı sınıflandırmada bu tarz bir genelleme yapmakta ve Memlükler Devletinde (648923/1250-1517) idare ile halkın etnik bakımdan birbirinden farklı olduğuna işaret etmektedir.1
Diğer taraftan bu ikili yapıdan halk kesiminin oluşturduğu grubu çeşitli tabakalara ayıran daha ayrıntılı tasniflemeler de söz konusudur. Meselâ Makrîzî (ö. 845/1441), Mısır toplumunu yedi tabakaya ayırmakta ve bunları devlet yöneticileri (askerî aristokrasi), zengin
tüccarlar, çarşı-pazar esnafı ve ücretlilerin dâhil olduğu orta halli ticaret sınıfı, çiftçiler, fukahâ
ve öğrenciler, sanatkârlar ve meslek sahipleri, ihtiyaç sahipleri ve miskinler olarak sıralamaktadır. 2 Memlük araştırmacılarından Saîd A. Âşûr, Makrîzî’nin yaptığı bu tasnifin şümullü
olmakla birlikte, ekonomik merkezli olduğunu ve bazı eksikleri bulunduğunu ifade etmektedir.
Araştırmacı, kendi yaptığı tasnifte Mısır toplumunu Memlükler, ulema, tüccarlar, şehirli sa-
1
2
Bk. Abdurrahman b. Muhammed b. Haldûn, Kitâbü’l-İber ve dîvânü’l-mübtede ve’l-haber fî
eyyâmi’l-Arab ve’l-Acem ve’l-Berber ve men âsarahüm min zevi’s-sultâni’l-ekber (nşr. Halil
Şehhâde), I-VIII, Beyrut 2001, I, 207. Krş. Stanley Lane-Poole, A History of Egypt in the Middle
Ages, London 1901, s. 252-253; Saîd Abdülfettah Âşûr, el-Müctemau’l-Mısrî fî asri selâtîni’lMemâlîk, Kahire 1992, s. 16.
Takıyyüddin Ahmed b. Ali el-Makrîzî, İğâsetü’l-ümme bi-keşfi’l-gumme (nşr. M. Mustafa ZiyadeCemaleddin eş-Şeyyâl), Kahire 1957, s. 72-73.
46
Türk Memlükler Döneminde Mısır Halkının Siyasî Olaylara Karşı Tutumu
natkârlar ve meslek sahipleri, ehl-i zimme, çiftçiler, Arap kabileleri ve yabancı azınlıklar olmak üzere sekiz tabaka olarak sıralamaktadır.3
Sonuç itibariyle hangi tasnif esas alınırsa alınsın, genel olarak Memlükler dönemindeki Mısır toplumunun, idareye hâkim olan ve geliştirdikleri memlük sistemi4 sayesinde askerî bir aristokrasi meydana getiren üst yönetici elit ve onların yönetimindeki çeşitli mesleklere
ve refah seviyesine sahip yerel halktan müteşekkil iki ana gruptan oluştuğu görülmektedir.
Bu iki ana grup arasında, çok az sayıdaki istisnalar hariç tutulursa, geçişlilik bulunmadığı da
anlaşılmaktadır. Daha doğru bir ifadeyle idareci sınıf olan askerî aristokrasi, yönetimi kendi
tekelinde tutmakta, halkın hiçbir şekilde bu alana girmesine müsaade etmemektedir. Halk
kesimi de yönetime karışmamakta, sadece, ziraat ve ticaret gibi işlerle meşgul olarak belirle-
3
4
el-Müctemau’l-Mısrî, s. 16. Âşûr, ayrıca, Makrîzî’nin çağdaşı olan ve Miladî XIV. asrın sonlarında
Mısır’da yaşayan Emmanuel Piloti de Crete’in yaptığı bir tasniften de bahsetmektedir (elMüctemau’l-Mısrî, s. 15-16). Başka bir tasnif için ayrıca bk. Bahattin Keleş, “Memlûkler Döneminde Sosyal Yapı” Türkler, V (2002), s. 394.
Askerî amaçlı köle satın alarak bunları ordularda istihdam etme usulü önceden beri bilinmekle
birlikte bunun sistemli bir hale gelmesi Abbâsîler’le (132-656 / 750-1258) başlamış, en mütekâmil şekline bizzat bu köle-askerlerin kurdukları Memlükler Devletinde ulaşmıştır. Bu dönemdeki
sisteme göre, ağırlıklı olarak Orta Asya ve Kafkasya’dan getirilen ve genellikle Türk kökenli Müslüman olmayan memlükler, halkın geri kalanına nispetle imtiyazlı bir grup olan hoca lâkaplı köle
tacirleri tarafından belirli merkezlerden alınmak suretiyle Mısır ve Suriye’ye ulaştırılıyordu. Buralardaki köle pazarlarında bunların meziyetlilik, güç, uzun boy vb. özelliklere sahip olanları ve genellikle küçük yaşta bulunanları yüksek bedellerle satın alınarak Memlükler Devletinde sultanların sarayı olarak kullanılan Kal’atülcebel’deki kışlalarda (tıbâk), dinî ve askerî eğitimden geçiriliyorlardı. Daha sonra yetişkinlik çağına gelince azat ediliyor ve aldıkları itâka denilen diplomalarıyla hem bunu belgeliyor hem de ask (...truncated)