Fethullah Gülen Portresi
Hacettepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Kültürel Çalışmalar Dergisi
2016, 3(1): 90-115
ISSN: 2148-970X. DOI: https://doi.org/10.17572/mj2016.1.90115
Makaleler (Tema)
FETHULLAH GÜLEN PORTRESİ
Yüksel Taşkın*
Öz
Bu çalışmada Fethullah Gülen’in Erzurum’dan başlayarak, Batı Anadolu ve ABD’ye kadar uzanan kişisel
hayat serüveni ele alınarak, dini ve siyasi kimliğinin ve belirgin kişilik özelliklerinin oluşum ve değişim
süreçleri anlaşılmaya çalışıldı. Osmanlı’nın tarihsel hafızasını taşıyan Erzurum’un, Cumhuriyet devriyle
imtihanında kişiliği şekillenmeye başlayan Gülen’in, İzmir’de Nurcu hareketin bir parçası olarak
gösterdiği faaliyetler ve zamanla geliştirdiği özgün yöntemler ele alındı. 1980’de Klasik Nurculuktan
kopan Gülen Cemaati’nin güçlü bir dini cemaat, hatta Türkiye’nin ilk ulus-ötesi dinsel cemaati olmasını
mümkün kılan koşullar anlaşılmaya çalışıldı. Gülen’in değişen zaman ve zemine uyum sağlama
anlamında geliştirdiği söylem ve stratejiler irdelendi. Cemaatin içeride ve dışarıda ayrı söylemler
geliştirmeye dayalı kültürünün barındırdığı etik ve siyasi meseleler ele alındı. Cemaatin diğer İslami
çevreler ve Milli Görüş hareketiyle, bir bütün olarak İslamcılık’la meseleleri ortaya konuldu. Son olarak,
son dönemde AKP ile yaşanan gerilimin nedenleri ve muhtemel sonuçlarına dair bazı gözlemler
paylaşıldı. Cemaatin geleceğine dair kimi değerlendirmelere yer verildi.
Anahtar Terimler
Fethullah Gülen, Nurculuk, püritenlik, makul orta, dindar nesil.
Prof. Dr., Marmara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyasal Tarih Anabilim Dalı Başkanı.
Makalenin Geliş Tarihi: 10/04/2016. Makalenin Kabul Tarihi: 15/05/2016.
*
Yüksel Taşkın
2016, 3(1): 90-115
THE PORTRAIT OF FETHULLAH GÜLEN
Abstract
In this study, Fethullah Gülen’s personal life story which began in Erzurum and continued up to West
Anatolia and U.S.A., have been handled with a recourse to his religious and political identity as well as
his distinct personal features. In this respect, both Erzurum’s exclusive role in terms of bearing the
Ottoman’s historical memory and Gülen’s personality formed around the trial with the Republican
period have been dealt along with his activities as a member of Nurcu movement and the specific
methods that he developed in time. The conditions which rendered Nurcu movement as a powerful and
the first trans-national religious community in Turkey, especially after its disengagement from the
Classical Nurculuk in 1980, have been weighted up too. Gülen’s discourses and strategies for adapting
himself to the changing times and grounds have been analysed. The ethical and political issues that
Nurcu movement reserved in its culture characterized by establishing different discourses in domestic
and foreign grounds have been investigated. Nurcu movement’s interactions with other Islamic circles,
with the National Vision movement and its affairs with Islamism as a whole have been set forth.
Eventually, some observations on the reasons underlying the tension between AKP and Nurcu
movement and the possible results of this tension have been shared along with some evaluations about
the future of this movement.
Key Terms
Fethullah Gülen, Nurculuk (light movement), puritanism, juste milieu, religious generation.
Giriş
Fethullah Gülen, Türkiye’nin en tartışmalı isimlerinden birisi. Tıpkı ciddi biçimlerde
etkilendiği Said Nursi gibi, yüceltmeden şeytanlaştırmaya kadar, rakip ve uzlaşmaz
yorumların konusu olmuş ve olmaya devam eden bir din adamı. Gülen’le ve Gülen
Cemaati’yle veya kendilerinin uygun gördüğü ifadeyle “Hizmet Hareketiyle” ilgili
akademik çalışmalarda da nesnellik ölçütünün çoğunlukla ıskalandığını söyleyebiliriz.
Söz konusu dini cemaatin, kendi algısına dair abartılı bir titizlik göstermesi ve halkla
ilişkilere büyük enerji harcaması da, yapılan çalışmaların nesnelliğini zedeleyebiliyor.
Dini cemaatlere dair akademik çalışma yürütmenin en önemli zorluğu,
cemaatlerin kendi dışlarından gelenleri etkilemek adına geliştirdikleri performatif
tavırları aşmakla alakalıdır. Misyoner performatifliğinden etkilenmediğinize dair bir
algı, bazı kapıların kapanmasına yol açabilir. Etkilendiğinizi gösterdiğinizdeyse, hangi
kapıların açılacağı konusundaki özerkliğinizi yitirmiş olabilirsiniz. Söz konusu
(91)
Yüksel Taşkın
2016, 3(1): 90-115
performatifliği yeterince sıcakkanlı biçimde onaylamazsanız, içeriden analiz şansını
yitirebilirsiniz.
Tüm bu zorluklara rağmen, Gülen Cemaati’nin Türkiye’nin küreselleşme
süreçleriyle paralel olan büyüme ve güçlenme serüvenini anlamak için doyurucu
akademik çalışmalara ihtiyaç olduğu açıktır. Bugün söz konusu hızlı büyümenin kendi
içerisinde, daha ilk aşamalarda, ileride infilak edebilecek gerilimler barındırıp
barındırmadığı üzerinde düşünebiliyoruz.
Bundan önce sorulması gerekense, Cemaat’i bir araya getiren ve bir arada
tutabilen unsurların neler olduğudur. Ne de olsa Nakşibendilik gibi, tarihsel izlekleri
olan ve bu izlekler üzerinden oluşan çoğul dallarla var olma pratiği hayli eski bir
gelenekten söz etmiyoruz. Said Nursi gibi Gülen de Cumhuriyet modernleşmesinin etki
tepki sarmalında şekillendi. Üstelik Nakşilik gibi ulus-aşırı izlekleri olmadığı halde,
Türkiye’den dışarıya doğru ulus aşırı bir büyüme eğilimine girebildi. Tüm bu
süreçlerde Fethullah Gülen’in varlığı ne kadar belirleyici olmuştur? Gülen’in bilinçli
tasarı ve eylemleri midir Cemaat’in 2000’lerde ulaştığı gücün temel nedeni? Başka
hangi dinamikler bu süreçleri beslemiştir? Hangi aktörlerin hangi hedefleri çakışmıştır
da eğitimden devlete ve piyasaya doğru yönelebilen bir cemaat oluşabilmiştir? Bu
yaygınlaşmanın getirdiği dünyevileşme, “cemaat” kavramından ziyade “hareket”
kavramını daha mı açıklayıcı kılmaktadır?
Bu yazıda Gülen’in kendisi için on yıllardır yaratmaya gayret ettiği, elbette
zaman zaman önemli değişim ve kırılmalar da içeren kişi kültü inşasına ve onun kendi
cemaati tarafından algılanma biçimlerine yoğunlaşmaya çalışacağız. Bu kendini inşa
etme çabasına, ereği belli ve tutarlı bir yürüyüş gibi bakmamız isteniyor olabilir.
“Kelebekten kozaya tarihsel bilincimizde saklı olanın açığa çıkması” söylemi, elbette
ideolojik bir kurgudur. Ama bu kurgu, hangi motiflerle bezeniyor, nasıl okunuyor,
dolaşıma sokuluyor? Belki basitçe güç biriktirme amaçlı ve güç biriktirebildiği nispette
kendi karizmatik önderini mistifiye etmeyi, yüceltmeyi yoğunlaştıran bir hareketten
bahsediyoruz.
Belki de Gülen’in başarısı, dünyevilik ve ruhanilik arasındaki gerilimli bölgede,
enerji veya “aksiyon” üretebilmesiyle alakalıdır? “Gerilimler, kaçınılmaz olarak infilak
eder” demek bir bakış açısı olduğu gibi, “gerilimlerin taşınması zor bilincini sürekli bir
eylem (Gülen’in ifadesiyle “aksiyon”) haline dönüştürerek enerji üretmenin mümkün
olduğu” da iddia edilebilir. Aşağıda bu noktaya yeniden döneceğiz. Ama önce Gülen’in
kendisini inşa ediş biçimine yoğunlaşarak basitten karmaşığa doğru ilerlemeye
çalışalım.
(92)
Yüksel Taşkın
2016, 3(1): 90-115
Gülen’in İlk Gençlik Döneminde Etkilendiği Kay (...truncated)