Homosistein Düzeyinin Bası Yarası, Ateroskleroz ve Diabetes Mellitus İle İlişkisinin Değerlendirilmesi

Klinik Tıp Aile Hekimliği, Mar 2018

Özgür ENGİNYURT

Article PDF cannot be displayed. You can download it here:

https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/763979

Homosistein Düzeyinin Bası Yarası, Ateroskleroz ve Diabetes Mellitus İle İlişkisinin Değerlendirilmesi

Araştırma - Research Klinik Tıp Aile Hekimliği Dergisi Cilt: 10 Sayı: 2 Mart - Nisan 2018 Homosistein Düzeyinin Bası Yarası, Ateroskleroz ve Diabetes Mellitus İle İlişkisinin Değerlendirilmesi Evaluatıon Of The Homocysteıne Level Wıth The Relatıonshıp Between The Decubıtıs Ulcers, Aterosclerosis And Dıabetes Mellıtus Doç. Dr. Özgür ENGİNYURT 1 Hemşire Hafize UZUN KURUCU 2 Arş. Gör. Dr. Yeşim KOCATAŞ 1 Prof. Dr. Soner ÇANKAYA 3 1 Ordu Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı 2 Sağlık Bakanlığı Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Palyatif Bakım Servisi 3 Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Biyoistatistik ve Tıbbi Bilişim Anabilim Dalı Yazışma Adresleri /Address for Correspondence: Özgür ENGİNYURT Ordu Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı, Ordu Tel/phone: +90 532 2317499 E-mail: Anahtar Kelimeler: Homosistein, bası yarası, ateroskleroz, diabetes mellitus Keywords: Homocysteine, decubitis ulcer, atherosclerosis, diabetes mellitus Geliş Tarihi - Received 05/01/2018 Kabul Tarihi - Accepted 12/02/2018 Öz Giriş: Homosistein; diyetle alınamayan, esansiyel olan metiyonin metabolitidir. Orta düzeyde hiperhomosisteinemi; koroner arter hastalığı, inme, alzheimer, şizofreni ve spina bifidayı içeren ciddi hastalıklarla ilişkilidir. Bası ülserleri; morbidite ve mortaliteyi artıran, hastanede yatış süresini uzatan ve tedavi maliyetini artıran bir sağlık problemidir. Bası yarası; fazla miktar ve sürede basınca maruz kalan vücut bölgesinde, doku perfüzyonunun azalmasından doku ölümüne kadar gidebilen bir süreçte oluşur. Bu çalışmada homosistein ile yara evresi, ateroskleroz ve diyabet arasındaki ilişki ve yatağa bağımlı kalınan süre ile ateroskleroz, diyabet, yara evresi arasındaki ilişki incelendi. Materyal ve Metod: Sağlık Bakanlığı Ordu Üniversitesi-Eğitim ve Araştırma Hastanesi palyatif bakım merkezinde tedavi görmekte olan 34 bası ülserli hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Hastalar; yatağa bağımlılık süresi, yara evresi, homosistein düzeyi, ateroskleroz varlığı ve diabetes mellitus varlığına göre sınıflandırılmıştır. Yara evresine göre yatağa bağımlılık süreleri ve homosistein düzeyleri açısından fark olup olmadığı ise tek yönlü varyans analizi ile belirlendi. Ateroskleroz ve diyabetes mellitus görülmesi durumuna göre yatağa bağımlılık süreleri ve homosistein düzeyleri açısından fark olup olmadığı ise Student t-test ile belirlendi. Ateroskleroz ve diyabetes mellitus görülmesi durumu ile yara evresine göre farklılık göstermesi ise ki-kare analizi ile belirlendi. Yatağa bağımlılık süreleri ve homosistein düzeyleri, hastanın yaşı ile homosistein düzeyleri arası ilişkiler ise Pearson korelasyon katsayısı ile tahmin edildi. Bulgular: Yara evresi açısından hastaların yatağa bağımlı kalma süresi ve homosistein düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık tespit edilemedi. Ancak, klinik olarak 3. ve 4. yara evresine sahip hastaların homosistein düzeyleri yara evresi 2 olan hastalara göre daha yüksek olduğu gözlemlendi. Bu evrelerdeki (3. ve 4.) hastalarda hafif homosistein yüksekliği görülmektedir (15-30 Mmol/L çıkan değerler). Atereskleroz görülmesine göre hastaların yatağa bağımlı kalma süresi ve homosistein düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık tespit edilemedi. Diyabet görülmesine göre hastaların yatağa bağımlı kalma süresi ve homosistein düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık tespit edilemedi (P>0,05). Ayrıca, hastaların yara evresi ile atereskleroz ve diyabet görülmesi durumu arasında herhangi bir ilişki belirlenemedi. Buna ilaveten, hastaların yatağa bağımlılık süreleri ve homosistein düzeyleri arasında pozitif anlamlı bir ilişki belirlenirken, hastanın yaşı ile homosistein düzeyleri arasında istatistiki olarak anlamlı bir ilişki tespit edilemedi. Dolayısı ile hastaların yatağa bağımlılık süreleri arttıkça homosistein değerlerinde de bir artış olduğu gözlemlendi. Sonuç: Homosistein ile bası ülseri arasındaki ilişkinin ve bası ülseri ile ilgili yara evresi, yatağa bağımlı kalma süresi gibi alt başlıklarla ilgili daha çok hastayı içeren çalışmawww.kliniktipdergisi.com 5 lara ihtiyaç vardır. Bu çalışmalardan çıkan sonuçların morbidite ve mortalitesi yüksek olan bası ülserleri için yeni tedavi yaklaşımları oluşmasına sebep olabileceği düşünülmektedir. Abstract Introduction: Homocysteine is an essential metabolite of methionine that can not be taken with the diet. It is associated with serious diseases including moderate hyperhomocysteinemia, coronary artery disease, stroke, alzheimer, schizophrenia and spina bifida. Decubitis ulcers are a health problem that increases morbidity and mortality, cause to stay at the hospital for a long time and increases the cost of treatment. It is a process that begins with a decrease in tissue perfusion in the body area where exposed to prolonged pressure, and can go on until tissue death.In this study, the relationship between homocysteine and phase of wound, atherosclerosis and diabetes also the relationship between bed-dependent duration and atherosclerosis and diabetes were examined. Materials and Methods: 34 patients with decubitis ulcers who being treated at the palliative care center at The Ministry of Health Ordu University Education and Research Hospital were included in the study. Patients were classified according to bed dependency period, phase of decubitis ulcer, homocysteine level, presence of atherosclerosis and presence of diabetes mellitus. One way variance analysis was used to determine whether or not there was a difference in bed dependency times and homocysteine levels according to the phase of decubitis ulcer. Student t-test was used to determine whether there was a difference in bed dependency times and homocysteine levels according to the presence of atherosclerosis and diabetes mellitus. Whether or not there was a relationship between the appearance of atherosclerosis and diabetes mellitus and the decubitis ulcer phase was determined by chi-square analysis. Bedside dependency times and homocysteine levels were correlated with age and homocysteine levels were estimated by Pearson correlation coefficient. Findings: There was no significant difference in the duration of bed dependence and homocysteine levels of the patients in terms of decubitis ulcer phase. However, it was observed that homocysteine levels of patients with clinically 3rd and 4th wound stage were higher than patients with wound stage 2. In patients in stages 3rd and 4th, mild homocysteine is elevated (values of 15-30 Mmol / L). According to the presence of atherosclerosis, there was no significant difference between bed-residence time and homocysteine levels of the patients. According to diabetes, there was no significant difference between bed-residence time and homocysteine levels of the patients (P> 0,05). Furthermore, no relationship was found between the decubitis ulcer progression of patients and atherosclerosis and diabetes mellitus. In addition, a statistically significant relationship was not found between the a (...truncated)


This is a preview of a remote PDF: https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/763979
Article home page: https://dergipark.org.tr/en/pub/ktah/issue/47191/593232

Özgür ENGİNYURT. Homosistein Düzeyinin Bası Yarası, Ateroskleroz ve Diabetes Mellitus İle İlişkisinin Değerlendirilmesi, Klinik Tıp Aile Hekimliği, 2018, pp. 5-10, Volume 10, Issue 2,