AMALGAM DOLGULAR

Bilimsel Tamamlayıcı Tıp Regülasyon ve Nöral Terapi Dergisi, Oct 2017

Tijen Secerli DÜRER

Article PDF cannot be displayed. You can download it here:

https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/620764

AMALGAM DOLGULAR

DERLEME / REVIEW AMALGAM DOLGULAR AMALGAM FILLINGS Tijen SECERLİ DÜRER, MD 1,* Özel Muayenehane / Private Practice; İstanbul - Turkey 1 Özet Amalgam diş hekimliğinde ilk defa 7.yy.da Çinliler tarafından kullanılmış, 1970'li yıllara kadar yapılan restorasyonların %75'ini oluşturmuştur. Günümüzde estetik dolgu materyallerinin gelişmesi ile dental amalgamın tercih edilmesi azalmış olsa da diş hekimliğinde sık kullanılan restoratif materyaller arasında yer almaktadır. Amalgam dolgu yıllarca üzerinde çok tartışmalar yaşanan, tamamlayıcı tıp hekimleri tarafından kesinlikle reddedilen fakat ekonomik ömrünün uzun olması dolayısıyla konvansiyonel tıp tarafından savunulan bir dolgudur. Amalgam dolgularda, diğer metallerin yanı sıra önemli miktarda cıva bulunur. Cıva, kurşun ve arsenikten sonra en zararlı metaldir. FDI (Dünya Dişhekimleri Federasyonu)‘nın da katıldığı, cıvaya ilişkin, Minimata Sözleşmesi oluşturulmuştur Bu sözleşme Ekim 2013 itibariyle imzaya açılmıştır, civa içeren ürünlerin kontrolü ve kullanımının azaltılmasına yöneliktir. Sözleşme sadece FDI değil, aynı zamanda Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Uluslararası Dişhekimliği Araştırmaları Birliği (IADR) ve Uluslararası Dişhekimliği Firmaları (International DentalManufacturers-IDM) tarafından da desteklenmektedir. 1 Kasım 2013 itibariyle yaklaşık 100 ülke sözleşmeyi imzalamıştır. Sözleşmede ana hatlarıyla cıva kullanımının en aza indirmeyi amaçlayan hedeflerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Restorasyon için klinik olarak etkili, cıva içermeyen, uygun-fiyatlı alternatif materyal kullanımını teşvik etmek, cıva içermeyen kaliteli malzemelerin araştırılması ve geliştirilmesi için teşvik etmek, meslek örgütleri ve dişhekimliği fakültelerini bu konuda teşvik etmek, caydırıcı sigorta poliçeleri ve programlar oluşturmak hedeflenmiş, amalgam kullanımını kapsüllü form kullanımı ile kısıtlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Amalgam, Cıva, Minamata sözleşmesi. Summary Amalgam was first used in dentistry by the Chinese in the 7th century and constituted 75% of the restorations made until 1970's. Today, the development of aesthetic filling materials and dental amalgam have been preferred, but they are among the frequently used restorative materials in dentistry. Amalgam filler is a filling which is defended by conventional medicine because it has been rejected by complementary medical practitioners who have been in controversy for many years but because of its long economic life. Amalgam fillings contain significant quantities of mercury, as well as other metals. It is the most harmful metal after mercury, lead and arsenic. The Minimata Agreement was signed with the participation of the FDI (World Federation of Dentists). This contract was signed in October 2013 to reduce the control and use of mercury-containing products. The agreement is not only supported by FDI but also by the World Health Organization (WHO), the International Association of Dental Research (IADR) and International DentalManufacturers (IDM). As of November 1, 2013, about 100 countries have signed the contract. The aim of the convention is to determine the targets that are aimed at minimizing the use of mercury by outline. It was aimed to encourage the use of clinically effective, mercury-free, affordable alternative materials for restoration, to encourage research and development of mercury-free quality materials, to encourage professional organizations and dental faculties, to create deterrent insurance policies and programs, restricted by form usage. Key Words: Amalgam, Mercury, Minamata-convention. * Yazışma Adresi (Adress for Correspondance): Tijen Secerli Dürer, M. Dt Büyükdere Cad Çınar Apt No:95 1/3 34387 Mecidiyeköy İstanbul Türkiye Tel: 00 90 212 275 93 30 26 | Journal of Complementary Medicine, Regulation and Neural Therapy Volume 11, Number 3 : 2017 www.barnat.com.tr Amalgam Dolgular Amalgam diş hekimliğinde ilk defa 7.yy.da Çinliler tarafından kullanılmış, 1970’li yıllara kadar yapılan restorasyonların %75’ini oluşturmuştur. Günümüzde estetik dolgu materyallerinin gelişmesi ile dental amalgamın tercih edilmesi azalmış olsa da diş hekimliğinde sık kullanılan restoratif materyaller arasında yer almaktadır. Amalgam dolgu gümüş, bakır, çinko, kalay ve palladyum gibi metal tozlarının, Hg ile karıştırılmasından elde edilir. Amalgamın Hg oranı, ağırlığa göre %42 ile %52 arasında değişebilir. Amalgam dolgu yıllarca üzerinde çok tartışmalar yaşanan, tamamlayıcı tıp hekimleri tarafından kesinlikle reddedilen fakat ekonomik ömrünün uzun olması dolayısıyla konvansiyonel tıp tarafından savunulan bir dolgudur. Oysa her bir dolgu bir termometredeki kadar cıva ihtiva eder. İçinde bakır ilavesi bulunan amalgam dolgunun yüzeyinin cilalanması, cıva bakımından zengin damlacıkların oluşumunu uyarır. Aynı zamanda ağızdaki ısı artışları, sürtünme ve korozyon da cıvanın açığa çıkmasına neden olur. Korozyon sonucunda metaller içinde bulundukları ortamın elemanları ile tepkimeye girerek önce iyonik duruma, sonra da başka elementlerle birleşerek bileşik hale geçmeye çalışırlar. Korozyon, ancak ortamda belirli bir metalin iyonlarına doygunluk olduğunda ya da metal yüzeyinde kristalleşen kimyasal bileşiklerin olayı mekanik olarak engellemesi ile kısmen durabilir. Oysa ağız ortamında çözünen cıva iyonları tükürük, gıda, sıvılar ve diş fırçalama ile ortamdan devamlı uzaklaştırıldığı için korozyon durmadan devam eder. Bu da cıvanın ağız ortamında devamlı olarak açığa çıkmasına ve solunmasına, pulpa aracılığı ile sinirler üzerinden transfer edilir. CIVA ÇEŞİTLERİ VE ZARARLARI Amalgam dolgularda, diğer metallerin yanı sıra önemli miktarda cıva bulunur. En sinsi toksik metaller sülfhidril reaktif metallerdir. (cıva, kadmiyum, kurşun, arsenik) Cıva, kurşun ve arsenikten sonra en zararlı metaldir. Metallerin organik veya inorganik olması, toksisiteleri üzerinde etkilidir. Organik metaller inorganiklere göre daha toksiktir. İnorganik metaller ise lipofilik yani yağda çözünür olma özelliğine sahiptir. Cıvayı pek çok metalden ayıran özellik, lipofilik yani yağda çözünebilir olmasıdır. Bu özellik cıvanın hücre zarını geçebilmesini ve sinirler tarafından taşınabilmesini sağlar. Bu nedenle vücut içerisinde çok kolay dağılır. Cıva toksikolojik açıdan 3 grupta incelenir: Dental amalgamlardaki cıva hem iyonik hem de elementer formda salınarak vücuda geçebilir. Ağızdaki amalgamlardan aşınma yoluyla ve korozyonla iyonik cıva açığa çıkar. 1. Elementer cıva (Metalik civa): Amalgamın içerdiği cıva dolguların yerleştirilmesi, kullanım süresince ve sökülmesi sırasında elementer formda açığa çıkar. Ağıza alınan her sıcak yiyecek ve içecek, sigara amalgamda ısınmaya ve cıva buharının açığa çıkmasına neden olur. Elementer civa www.barnat.com.tr yutulduğu zaman %0,01 oranında absorbe olur, geri kalanı ise 10 gün içinde bağırsaklar yolu ile atılır. Bu cıva formunun eritrosit ve SSS’ne afinitesi çok fazladır(22) Elementer cıva gastrointestinal yolla emilime uğramaz ancak lipofilik buhara dönüşerek emilebi (...truncated)


This is a preview of a remote PDF: https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/620764
Article home page: https://dergipark.org.tr/en/pub/barnat/issue/42333/509383

Tijen Secerli DÜRER. AMALGAM DOLGULAR, Bilimsel Tamamlayıcı Tıp Regülasyon ve Nöral Terapi Dergisi, 2017, pp. 26-31, Volume 11, Issue 3,