Duyun-u Umumiye İdaresi ve İdareyle İlgili Görüşler
GJEBS
Global Journal of Economics and Business Studies
Küresel İktisat ve İşletme Çalışmaları Dergisi
www.gjebs.com - ISSN: 2147-415X
Kış-2012
Cilt: 1 Sayı: 2 (32 – 40)
Winter-2012
Volume: 1 Issue: 2 (32 – 40)
DUYUN-U UMUMİYE İDARESİ VE İDAREYLE İLGİLİ GÖRÜŞLER 1
Saffet KARTOPU2
ÖZET
Bu çalışma Duyun-u Umumiye idaresini ve idareyle ilgili görüşleri konu almaktadır. Bilindiği gibi Osmanlı
Devleti, Kırım Savaşı’yla 1854’te dış borca açıldı. Dış borçlanma sürecinin başlaması zor olmasına rağmen
artması ve ilerlemesi kolay oldu. Alınan borçlar ödenemeyince alacaklı devletler ile Osmanlı Devleti arasında
yapılan görüşmeler sonucunda Duyun-u Umumiye İdaresi’nin kurulmasını sağlayan ve Muharrem
Kararnamesi olarak bilinen resmi anlaşma 20 Aralık 1881’de imzalandı. Ülke çapında teşkilatlanan Duyun-u
Umumiye İdaresi, büyük boyutlara ulaşan Osmanlı borçlarının Avrupalı alacaklılara geri ödenmesini
denetlemek üzere kurulmuştu. Bu çalışmada, böyle bir idareyle ilgili görüşler değerlendirilecektir.
Anahtar Kelimeler: Duyun-u Umumiye İdaresi, Osmanlı Borçları, Borçların Tasfiyesi.
Jel Kodu: H60, H63, N0.
ADMINISTRATION OF PUBLIC DEBTS AND OPINIONS ABOUT THE ADMISTRATION
ABSTRACT
This study examines administration of public debts and opinions about the admistration. As is known,
Ottoman Empire accepted foreign debts with Kırım War in 1854. Altough it was very difficult to begin the
process of external borrowing, it was easy to spread and become greather. When these debts weren’t paid, as
a result of the negotiation between Ottoman Empire and these states this formal treaty which providing for
the establishment of the Ottoman Public Admanistration was singed on 20 th December 1881. Ottoman Public
Admanistration which was organized for the controlling of the repayment of the debts taken from Europen
states. In this study, we will evaluate opinions about such an administration.
Keywords: Administration of Public Debts, Ottoman Debts, Liquidation of Debts.
Jel Code: H60, H63, N0.
1. GİRİŞ
Osmanlı devleti 17. yüzyıldan itibaren merkez maliyesi için peşin para bulma sıkıntısı içine girmişti. Bu
ihtiyaç 19. yüzyıla kadar hızla artmış, yapılan mali yenilikler yetersiz kalmış, bu süreç devleti önce iç sonra
da dış borca yöneltmiştir. İlk defa Kırım Savaşının açıklarını kapatmak için alınan dış borç, zamanla önü
alınamaz hale gelmiştir. Osmanlı devletinin 1875’te iflas etmesiyle borç ödemelerine ara verilmiş ve nihayet
1881 yılında imzalanan Muharrem Kararnamesi ile borç ödemelerine yeni bir takvim ve şekil getirilmiştir.
Yine kararnameye göre Duyun-u Umumiye İdaresi oluşturulmuş ve bu idare kendisine bağlı personeliyle
Osmanlı gelirlerini kaynağında toplayarak alacaklılara ödeme yapmıştır.
Duyun-u Umumiye İdaresi, sadece vergi toplayan ve topladığı vergileri alacaklılara aktaran bir kurum
olmamıştır. İdare, kurumun çalışma prensipleri, personelin görev ve yetkileri, vergilerin ne şekilde
toplanacağı, toplanan paraların nasıl sevk edileceği, sahte para ve pullar hakkında ne şekilde işlem
yapılacağı, yazışmalar sırasında kâğıt ve posta masraflarından tasarruf edilmesi amacıyla ince ve ucuz kâğıt
kullanılması, kaçakçılara kesilecek para cezalarının tutarı, içki üretimini ve ihracatını arttırmak için
ihracatçılara vergi iadesi ödenmesi, ihracatta kullanılacak fıçıların geçici ithal kapsamında vergisiz olarak
ithal edilmesi gibi binlerce olaya ve düzenlemeye imza atmıştır (Sağlam, 2007: XXX).
1Bu makale Saffet Kartopu’nun “Osmanlı Borçları ve Duyun-u Umumiye İdaresi” (Proje Çalışması, Türkiye ve Ortadoğu
Amme İdaresi Enstitüsü, Ankara 2011, Dan: Doç. Dr. Onur Ender Aslan) adlı çalışmasından yararlanarak hazırlanmıştır.
2Dr., MEB, Kahramanmaraş Mükrime Hatun Kız Teknik ve Meslek Lisesi Müdürü,e-mai:
~ 32 ~
GJEBS
Global Journal of Economics and Business Studies
Küresel İktisat ve İşletme Çalışmaları Dergisi
www.gjebs.com - ISSN: 2147-415X
Kış-2012
Cilt: 1 Sayı: 2 (32 – 40)
Winter-2012
Volume: 1 Issue: 2 (32 – 40)
Böyle bir kurumu ortaya çıkaran, borçlanmanın tarihine bakıldığında, 1854’te ilk borçlanmadan 1914 yılına
kadar 42 defa borçlanıldığı görülmektedir. Osmanlı borçlarının devletin başına büyük sorunlar açtığı,
devletin ekonomisinin çökmesinde rol oynadığı, hatta bunların bıraktığı pürüzlerin Türkiye Cumhuriyetini bir
dönem sıkıntılar içinde bıraktığı bilinmektedir. Bu konuda yapılacak çalışmalar, mali özerklik bilinci
açısından önem taşımaktadır. Yine bilindiği gibi günümüz Türkiye’si de Osmanlı borçlarının başladığı
tarihten yaklaşık 100 yıl sonra 1950’lerden itibaren hızlı bir borçlanma sürecine girmiştir. Tarihsel bir
deneyim olarak Duyun-u Umumiye günümüze ışık tutabilir ve bu günü yorumlayabilmek için önemli ipuçları
verebilir. Tecrübelerden de görüldüğü gibi aşırı borçlanmalar belirli bir düzeyi aşınca dış politikada özgür
hareket edilmesini engellemekte ve alacaklı ülkelere bağımlı hale getirmektedir. İşte böyle bir bakış açından
hareket eden bu araştırma, temel olarak Osmanlı borçlarını ve Duyun-u Umumiye İdaresini konu almaktadır.
2. BORÇLANMANIN NEDENLERİ VE DUYUN-U UMUMİYE’YE GİDEN SÜREÇ
Osmanlı Devleti’nin 18. yüzyılla birlikte çeşitli nedenlerle mali bunalımlar yaşaması dış borçlanmayı
hazırlayan ana faktör olarak görülebilir. Ancak yine de Osmanlı Devleti’ni dış borçlanmaya iten nedenleri iç
ve dış faktörler olarak ele almak gerekir. Çünkü Osmanlı Devleti’ni borçlanmaya iten nedenlerin başında,
sınırları içinde yaşanan olumsuzluklar gelmekle beraber sınırları dışında yaşanan emperyalist gelişmeler de
etkili olmuştur. Bahsedilen iç nedenlerin en önemlisi uzun yıllar verilen bütçe açıklarıdır. Fetihlerin durması,
savaş gelirlerinin azalması ancak giderlerin artması, vergi gelirlerinin bütçeye aktarılmasında sıkıntılar
yaşanması bütçe açıklarının yüksek noktalara ulaşmasına neden olmuştur (Şeker, 2007: 119-120; Yılmaz,
2002: 188).
Kronikleşen mali açıkların yanında ödemeler dengesinde görülen bozulmaların süreklilik arz etmesi dış
borçlanmanın bir başka nedenidir. Özellikle daha önceleri farklı amaçlar ile yabancı ülkelere verilen
kapitülasyonlar, 1740 yılından sonra ekonomik tavizlere dönüşmüş ve devletin çöküş sürecini hızlandırmıştır
(Alper ve Anbar, 2010: 32; Kazgan, 1999: 7-26).
Ülkelerin borçlanma nedenlerinden birisi de yerli sermaye birikiminin yetersizliği ve yerli üreticinin rekabet
gücünü yitirmesi sonucu, ülke pazarının yabancıların eline geçmesidir. Osmanlı ekonomisinde de çöküş
sürecinde bu durum görülmüştür (Şeker, 2007: 9-10). Özellikle 1838 Ticaret Anlaşması ile İngiltere’ye
sağlanan ticari kolaylıklar bir süre sonra diğer Batı Avrupa ülkelerine de sağlanmıştır. Böylece Batı
Avrupa’dan gelen kapitalizm, Osmanlı ekonomisinde hâkim güç olma sürecine girmiştir. Kapitalizmin
Osmanlı topraklarına girmesiyle, ülke ekonomisi dış etkilere açık kalmış, yerli üreticilerin rekabet gücü
giderek azalmaya başlamıştır. Bu süreçte Osmanlı Devleti’nin gümrük denetimlerinde ve yabancılar
üzerindeki vergilendirmede etkisinin azalması, yüksek miktarlarda gelir kaybı yaşama (...truncated)