SADRU’L-İSLÂM DÖNEMİNDE HİTABET

e-Şarkiyat İlmi Araştırmaları Dergisi/Journal of Oriental Scientific Research (JOSR), Apr 2018

Bu makalede, Sadru’l-İslâm Döneminde bir edebî tür olarak hitabetin gelişim serüveni geniş bir perspektifte incelenmektedir. Makalede ilkönce siyasi, sosyal ve ekonomik açıdan Sadru’l-İslâm Döneminin genel özellikleri hakkında bilgi verilmekte, daha sonra edebî bir tür olarak hitabetin bu dönemdeki tarihi seyri içerisinde gelişimini, hitabeti gerektiren unsurları, hitabetin sunumu ve hatiplerin statüleri ele alınmaktadır. Bu alandaki çalışmamıza kaynak olarak Arap edebiyatı alanında yazılmış eski kaynaklara ve modern dönemde konuyla ilgili olarak yazılmış eserlere başvurulmuştur. Ayrıca bu makale “Cahiliye Döneminde ve Sadru’l-İslâm Döneminde Hitabet” adlı doktora tezimizin ikinci bölümünden istifade edilerek yazılmıştır.

Article PDF cannot be displayed. You can download it here:

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/455537

SADRU’L-İSLÂM DÖNEMİNDE HİTABET

e-Şarkiyat İlmi Araştırmalar Dergisi/Journal of Oriental Scientific Research (JOSR) ISSN:1308-9633 Nisan-2018 Cilt:10 Sayı:1 (19)/April-2018 Volume:10 Issue:1 (19) Sayfa:352-378 SADRU’L-İSLÂM DÖNEMİNDE HİTABET TÜRLERİ VE TEMEL ÖZELLİKLERİ Nesim SÖNMEZ Öz Bu makalede, Sadru’l-İslâm Döneminde bir edebî tür olarak hitabetin gelişim serüveni geniş bir perspektifte incelenmektedir. Makalede ilkönce siyasi, sosyal ve ekonomik açıdan Sadru’l-İslâm Döneminin genel özellikleri hakkında bilgi verilmekte, daha sonra edebî bir tür olarak hitabetin bu dönemdeki tarihi seyri içerisinde gelişimini, hitabeti gerektiren unsurları, hitabetin sunumu ve hatiplerin statüleri ele alınmaktadır. Bu alandaki çalışmamıza kaynak olarak Arap edebiyatı alanında yazılmış eski kaynaklara ve modern dönemde konuyla ilgili olarak yazılmış eserlere başvurulmuştur. Ayrıca bu makale “Cahiliye Döneminde ve Sadru’l-İslâm Döneminde Hitabet” adlı doktora tezimizin ikinci bölümünden istifade edilerek yazılmıştır. Anahtar Kelimeler: Arap edebiyatı, Hitabet, Sadru’l-İslâm, Nesir, Hutbe GENRES AND THE MAIN ASPECTS OF RHETORIC ART IN THE TERM OF SADRU’L-ISLAM Abstract In this article, the adventure of development of rhetoric as a literary genre is studied in a broad perspective. In the first part of the article, information about the general characteristics of the sadru’l-islamic period is given in political, social and economical terms. Subsequently, as a literary genre, the development of the rhetoric in this historical period, the elements required for its ancestry, the presentation of the ancestor and the statues of the hatips are scrutinized. As the source of this work in this field, old sources written in the field of Arabic literature and works written about the subject in the modern period are referrred. Furthermore, the article was written with the assistance of the first part of my doctoral thesis titled as “Rhetoric in the period of the Jahilliyah and Sadru’lIslamic period” Keywords: Arabic literature, sadru’l-islamic, technical prose, rhetoric Giriş Arapların, Cahiliye Dönemi’nde kabilecilik, asabiyet ve putlara tapmak gibi sahip oldukları ve değer verdikleri birtakım inançları ve adetleri vardı. Arap yarım Makale gönderim tarihi: 05.10.2017, kabul tarihi: 26.03.2018 Doi: 10.26791/sarkiat.341916  Bu makale “Cahiliye Döneminde ve Sadru’l-İslâm Döneminde Hitabet” adlı doktora tezimizin ikinci bölümünden istifade edilerek yazılmıştır.  Dr. Öğretim Üyesi, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yaşayan Diller Enstitüsü 352 Nesim SÖNMEZ adasında yaşayan kabileler ya yerleşik ya da çöl hayatını yaşıyorlardı dolayısıyla ahlaklarının, tabiatlarının, gelenek ve göreneklerinin oluşmasında yaşadıkları bu hayat tarzının büyük bir tesiri vardır. Onların, kabileciliğe dayanan anlayışları adeta günümüzün devlet anlayışına benziyordu, örf ve adetleri kanunlarıydı, bireyler bu sistemin birer üyesiydiler. Dolayısıyla Cahiliye toplumu, kabilecilik taassubuna dayalıydı. Onlar için bireyin özgürlüğü değil kabilenin özgürlüğü önemliydi. Kabile içerisinde fikir özgürlüğü yoktu, kabilede menfaat, enaniyet ve bencillik ön plandaydı. İslamiyet’in gelişi ve yayılmasıyla birlikte Arapların hayatında köklü değişiklikler meydana geldi. Bu yeni din, Cahiliye Döneminde yaşanılan hayat tarzını adeta altüst edecek derecede değiştirdi ve onları yeni ilkelere sahip olmaya sevk edip daha önce sahip olmadıkları bir hayat tarzını yaşamalarını kendilerine öğretti. Onlara, İslâm dininin etrafında birleşmelerini, tek olan Allah’a iman etmelerini, kabilecilik ruhundan sıyrılmalarını, ümmet bilincine ulaşmalarını, insanların birbirlerinden mensubu bulundukları kabilelerinden dolayı üstün olmadıklarını, üstünlüğün ancak takvada olduğunu öğretti. Kendilerine İslâm’ın şiarı olan günde beş vakit namazı ve Cuma namazını kılmalarını, ramazan ayında oruç tutmalarını, her iki bayram namazını kılmalarını, hac mevsiminde Arafat’ta vakfe yapmalarını, doğru söz söylemelerini birbirlerine zulmetmemelerini, kuvvetin hakta olduğunu ve hakkın kuvvette olmadığını öğretti. Bu şekilde onların fikri, siyasi, sosyal ve ekonomik hayatlarında köklü değişiklikler vücuda getirdi. Şunu da belirtmeliyiz ki Arapların tarihi çok eski zamanlara dayanmaktadır, ancak onlar İslâm dininin gelişiyle yaşadıkları köklü değişiklikleri hiçbir tarihi dönemde yaşamamışlardır. Bu köklü değişiklikler onların edebî anlayışlarında da birçok değişikliklere sebep olmuştur. Gerek şiirde gerekse nesirde dinin tesiri hemen göze çarpmaktadır. Cahiliye Döneminde şiir, taklide dayalı bir edebî sanattı ve şair, kendisinden öncekileri adeta resmediyordu. Nitekim şairlerin şiir yazacakları konular da sınırlıydı. Yeni bir dinin ortaya çıkmasıyla nesir de kendisini yenileme ve etki alanını genişletme imkânını buldu, gerek içerik gerekse üslûp bakımından değişti. Fenni nesirde meydana gelen bu değişikliklerden doğal olarak hitabet de etkilendi. Bu dönemde meydana gelen siyasi olaylar, fikir hürriyeti ve cereyan eden hadiselerle hitabet yeni bir merhaleye girdi. Hitabet, Cahiliye döneminde kat ettiği mesafenin kat be kat fazlasını Sadru’l-İslâm Dönemi’nde kat etti. Emeviler dönemini hariç tutarsak, bu dönemde hitabet altın çağını yaşadı. İslamiyet’in gelişi, Arap hitabetini etkileyen en önemli olaylardan biridir denilebilir. Çünkü insanların yeni dine davet edilmeleri hitabetin etkili bir şekilde kullanılması ile olmuştur. Hz. Peygamber (s.a.v) Mekkeli müşriklere peygamberlik vazifesini anlatırken sık sık hitabeti kullanmıştır. Medine’ye hicretinden sonra da inandığı davayı yaymak, İslamiyet’i anlatmak ve Müslümanlara va῾zu nasihatte bulunmak için hep hitabeti kullanmıştır. Hz. Peygamber’den (s.a.v) bu yana hitabet sanatı camilerin minberlerinde cuma ve bayram günlerinde Müslümanlara İslam’ı anlatmak ve onları irşat etmek için hep kullanılagelmiştir. Hz. Peygamber (s.a.v), İslami davetin yayılması amacıyla civarındaki Arap kabileleriyle yapılacak olan cihada Müslümanları davet ederken, hitabet metodunu sıkça kullanmıştır. Yapılan İslami fetihlerle cihad hutbeleri zirveye ulaşmıştır. Bu 353 Sadru’l-İslâm Döneminde Hitabet Türleri Ve Temel Özellikleri dönemde kendilerine “al-Kisas” adı verilen ve Müslümanları müşriklere karşı savaşa teşvik eden hatipler de vardı.1 Gerek Hz. Peygamber (s.a.v) gerekse ondan sonra gelen halifeler büyük şehirlere elçiler ve valiler gönderiyorlardı. Gönderilen bu elçiler ve valiler gittikleri yerlerde hutbeler irat ederlerdi. Bu davranış zamanla gelenek haline geldi ve her giden vali gittiği yerdeki insanlara birçok konuda hutbe okurdu. Hz. Peygamber (s.a.v) vefat edince hilafet konusunda sahabeler ihtilafa düştü, Muhacirlerle Ensar kimin halife olması gerektiği konusunda anlaşmazlığa düştüler.2 Her iki grup da halifeliğin kendilerinin hakkı olduğunu iddia ederken düşüncelerini hitabeti kullanarak dile getirdiler. Bu şekilde de İslami dönem ilk defa siyasi hitabet ile tanıştı denilebilir. Hz. Peygamber (s.a.v.)’in vefatı ile bazı şahıslar ve kabileler dinden dönmeye (irtid (...truncated)


This is a preview of a remote PDF: https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/455537
Article home page: https://dergipark.org.tr/tr/pub/sarkiat/issue/36352/341916

Nesim Sönmez. SADRU’L-İSLÂM DÖNEMİNDE HİTABET, e-Şarkiyat İlmi Araştırmaları Dergisi/Journal of Oriental Scientific Research (JOSR), 2018, pp. 352-378, Volume 10, Issue 1, DOI: 10.26791/sarkiat.341916