"Rastlantı ile Zorunluk

İstanbul Üniversitesi Felsefe Arkivi Dergisi, Jul 2013

Teoman Duralı

Article PDF cannot be displayed. You can download it here:

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/14388

"Rastlantı ile Zorunluk

« R A S T L A N T I ile Z O R U N L U K » AÇISINDAN CANLILAR BİLİMİ Teoman ÇALIŞMANIN MEYDANA Durah GELDİĞİ BÖLÜMLER GİRİŞ I — D O Ğ A L L I K ile S U N İ L İ K n —GAYELİ VARLIKLAR İ Ü — A N Î M l S M ile V İ T A L İ S M I V — İ L İ M ile B Î L İ M V —TÜMCULÜK ile Î N D İ R G E M E C İ L İ K V I — BÎYOLOJİ'den K a y n a k l a n a n Y e n i Y e n i ibir FELSEFE-BÎLİM'e Doğru EKLER ile ATIFLAR KAYNARLAR FİHRİST Felaefe A r . F . 1 2 «Akim kavrayamadığı, rastlantıdır ; zorunluluk değil» İmmanuel Kant*". I GİRİŞ B u çalışmada Jacques Monod'mın «Rastlantı Ue Zorunhık» başlıklı eseri ele alınıp orada C A N L I sorununun nasıl islendiğine kısaca bakılmaktadır. 1 Çağdaş biyoloji felsefesinde çığır açıcıhğıyla tanınmış, be nimsenmiş olması, adı anılan kitabın incelenmesini kaçınılmaz kıl maktadır. Özgün (orijinal) sayılabilecek düşünceler taşımanın yanı sıra, «Rastlantı ile Zorunluluksun, çağdaş, biyoloji felsefesinin hem en derli toplu ve tıkız araştırmalarından biri olması hem de yol açtığı derin görüş ayrılıkları ile yoğun tartışmalar, onu göz ardı edilemez bir k a y n a k eser durumuna sokmaktadır. B u sebeple bahse konu kitapta dile getirilen ana savları inceleyip ulaştığımız vargı ları «Rastlantı ile ZorunluIuk»unkisine kısmen koşut yürüyen bir düzenlemeyle sunmağa çaba harcadık. Sonuçta, «Rastlantı ile Zo runluluk» hareket noktamızı oluşturmakla birlikte, çalışmamıza yon veren kaygılar ile görüşler, Jacques Monod'mmkilerden çok farklı dırlar. 2 Canlılarla ilgili sorunlar h a k k m d a burada incelediğimiz kitapta ileri sürülmüş her önermenin, ulaşılmış her vargının, çağımız bi yolojisinin tesbitlerince her zaman doğrulanmadığı veyahut canlıları konu alan gününmüzün öbür felsefe araştırmalarının bildirdikleriyle bağdaşmadığı, örtüşmediği görülebilir. Elbette kişisel görüş niteliği taşımayan bilimsel gözlemlerin, tesbitlerin, b'ireylerüstü özelliği tartışma götürmez. Nitekim Jacques Monod'nun, yoruma yönehneyip y a l m k a t deney verilerine bağlı kaldığı sürece bu du rumun, onun için de geçerli olduğu tabiîdir. Şu v a r k i , fizik-kimya bilimlerinin tersine, biyolojide nedensellik ile nesnelliğin , çetrefil birer sorun oldukları baştan belirtilmeli. Çünkü her canlının yürür lükteki süreçleri üzerinde geçmişinin de yabana atılamaz raddede 3 3 ağırlığı vardır. Bundan dolayı da canlının 'bireysel ile türsel bakım lardan asıl (orijinal), ilk (primer) hâlini incelemek gerekiyor. A n cak, böyle b i r şeyi gerçekleştirmek varlıkça (ontik bakımdan) im kânsızdır, işte, biyoloji felsefesinin temel problematiği de bura dadır. B u arada, çalışma boyunca sık geçen 'çağdaş' terimiyle ne kaydedildiğine de bir, i k i kelimeyle değinmek gerekir. «Çağdaş'tan, aşağı yukarı X V . yüzyılın son çeyreğinden günümüze değin uza nan zaman dilimi kasdedilmektedir. — I — DOĞALLIK ile S U N t L İ K 'Doğallık' ile 'sunîlik' kavramları ele alındıklarında, bunların, temsil ve işaret ettikleri nesneler bakımından anlamca farkları, hemen herkesin derhâl algılayabileceği kadar meydandadır. Nite kim ırmağın, dağın, taşın, denizin, gölün doğal olduklarından kim senin şüphesi olmasa gerek. Aynı şekilde ekmeğin, bıçağın, evin, masanın, fenerin, seskayıt cihazının, uçağın yahut arabanın ise, i n san eli île kafasının ürünleri olduklarından habersiz birinin bulunabi leceğini pek tasavvur edemeyiz. Ne v a r k i , 'doğallık' ile 'sunîliğ'in, birbirlerinden özce nerede ayrıldıkları genellikle çoğumuzun gözün den kaçar. O y s a bu ayırım, öncelikle Monod'un ele aldığı sorun'un belkemiğini oluşturmaktadır. Monod'un savını şöylece Özetleyebi liriz : Doğal cisimler, daha baştan tayîn edilmiş bir görevi yerine getirmekle, belli bir hedefe ulaşmakla yükümlü değildirler. Hâlbuki sunî nesnelerin üretilmesinde hep 'belirli pratik yahut teorik bir gâye gözetilir. 4 Belli bir gâyeyi gerçekleştirmek üzere meydana gelmiş yahut getirilmiş nesnede Monod, i k i ana nitelik tesbit etmiştir : 1) Kurallılık (régularité); 2) tekrar (répétition). Monod'ya bakarsak, geometri yapılarında karşılaştığımız yalın lığa, kesin kurallılığa doğa kuvvetlerinin etkileşmeleri sonucunda 4 oluşan cisimlerde rastlayanlayız. Böyle bir kurallılığa, olsa olsa sunî nesneler yaklaşabilir. Y i n e yapma nesnelerde göze çarpan bir başka Özellik, eserin yaratıcısı yahut malın imalatçısının isteği doğrultu sunda aynı gayeye yönelik tek tür birçok eşyanın meydana getirilebilmesidir . 5 GAYELİ VARLIKLAR Bütün yapma nesneler, canlıya, ama özellikle insana ait faa liyetlerin ürünüdürler. Canlının böylece hem yapıp ettikleri hem de kendi bünyesi aracılığıyla ne çeşit bir gayeye yönelik olduğunu anlıyoruz. İşte canlılardaki 'gâyeye-yönelmişlik', 'görev-yaparlık' biçiminde görünüme çıkan özellikleri, Monod, T E L E O N O M İ terimiy le belirlemiştir". Aslında bu vargı, Monod'nun ana savı Cthese'i) olarak da değerlendirilebilir. Meydana getirilmiş yapma nesnelerin tasarımı (projet), Monod'ya bakılırsa, meydana getiren canlıya aittir. Yalnızca tamam lanmış yapmın incelenmesi ve bunun gördüğü işlerin irdelenmesi (analizi), gerçeklikte nesneyi yapanı değil, a m a ona biçim veren tasarımın, gün ışığına çıkmasını sağlar. Y a p m a nesnenin yaratıcı sını, yapanını ortaya çıkarmak amacıyla nesnenin o ânki durumunu, asimi esasını, t a r i h i ile yapılışını araştırmak gerekir. Ayrıca Monod, dış kuvvetlerin de, yapma nesnenin meydana gelişinde önemli ölçüde etkili olduklarını vurgulamıştır : «İster arıların oluşturduğu petek olsun, karıncaların yaptığı set, tarih öncesi devirlerden kalma balta, isterse atom çağmın feza gemisi olsun, hepsinde tanık olduğumuz ortak yan, bir defa büyük boyut lu (macroscopique) yapı o r t a y a çıktıktan sonra, ona vücut vermiş atomlar ile moleküller —yoğunluk, sertlik, yumuşaklık cinsinden genel özelliklerin dışında— tamamlanmış yapıya artık katkıda bu lunmazlar»'. B u n a karşılık canlı yapı, Monod'ya kalırsa, bambaşka bir sü recin sonunda belirir. Şöyle k i : Sözü edilen süreç, «dış kuvvetle- 5 rîn etkisinden hemen hemen bütünüyle bağımsızdır. Canlı varlığın diriliği, morfogenetik etkileşmelerin (interactions) en ufak, en te mel ayrıntılarına dek dayanır» . Gerçi dış kuvvetlerin, canlının oluşması üzerindeki etkilerini de tamamıyla inkâr etmemiştir. Ne var k i , Monod'nun görüşünce, canlıyı asıl biçimleyen, ona içkin olan güçlerdir. Böylelikle, «büyük boyutlu yapılarına vücut veren morfogenetik süreçlerin hem özerk hem de kendiliğinden (spontané) Özellikleri sayesinde canlılar, yapma nesnelerden olduğu kadar, 'cansız' doğadaki varlıklardan da derin bir uçurumla ayrılırlar. Gerçekten de doğadaki cansızların büyük 'boyuttaki biçimleri, önem li ölçüde dış. etkenlerin verişidirler» . Sonuç olarak Mono d, bir 'varlığ'a 'canlı' dememizi olabilir kılan ilk önemli ayırıcı özelliği şöyle açıklamıştır : «...Canlıların aşırı raddedeki karmaşık yapı larının biçimlenişi, içten içe. Özerkçe işleyen bir çeşit gerekirciliğe (déterminisme) dayanır...» " 8 9 1 Monod, ikinci ana özelliği, her canlının, kendi türüne bağlı bir (...truncated)


This is a preview of a remote PDF: https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/14388
Article home page: https://dergipark.org.tr/tr/pub/iufad/issue/1306/15404

Teoman Duralı. "Rastlantı ile Zorunluk, İstanbul Üniversitesi Felsefe Arkivi Dergisi, 2013,