COVİD-19 PANDEMİSİNİN KARDİYOVASKÜLER ETKİLERİ
DERLEME REVIEW
Med J SDU / SDÜ Tıp Fak Derg u 2021:(özelsayı-1):229-233 doi: 10.17343/sdutfd.915484
COVID-19 PANDEMİSİNİN
KARDİYOVASKÜLER ETKİLERİ
CARDIOVASCULAR EFFECTS OF COVID-19 PANDEMIA
Mustafa KARABACAK¹
¹Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
Cite this article as: Karabacak M. Cardiovascular Effects Of Covid-19 Pandemia. Med J SDU 2021; (ozelsayi-1):229-233.
Öz
Abstract
Koronavirüs hastalığı-2019 (COVID-19), DSÖ tarafından Mart 2020’de Pandemi olarak kabul edildi ve etken “Ciddi Akut Solunumsal Sendrom-Koronavirüs-2”
(SARS-CoV-2) olarak isimlendirildi. SARS-CoV2
enfeksiyonu, anjiyotensin dönüştürücü enzim 2'nin
(ACE2) virüs yüzeyine diken proteinlerle bağlanmasıyla hücreye penetre olmaktadır. Çalışmalarda COVID-19 enfeksiyonuna, kardiyovasküler hastalıkların
sıklıkla eşlik ettiği ve kötü prognozla ilişkili olduğu
gösterilmiştir. COVID-19 enfeksiyonu miyokardit, kalp
yetmezliği, akut koroner sendromlar, aritmi, kardiyojenik şok gibi bazı kardiyovasküler komplikasyonlara
neden olabilir. Bu olumsuz kardiyovasküler komplikasyonlar, ACE2 yolu ile doğrudan miyokardiyal hasar
veya SARS CoV-2'nin dolaylı kardiyak etkileri nedeniyle ortaya çıkar. Özellikle hiperenflamasyona bağlı
olarak gelişen sitokin fırtınası kalp hasarından sorumlu olabilir. COVID-19 ile enfekte olmuş hastaların %
25'inden fazlası miyokardiyal hasara sahiptir. Bu nedenle, COVID-19 ile enfekte olan hastalar, hastanede
kaldıkları süre boyunca, mutlaka miyokardiyal hasar
açısından değerlendirilmelidir.
The coronavirus disease-2019 (COVID-19) has rapidly developed into a global pneumonia pandemic.
SARS-CoV2 infection is occurred by attaching angiotensin converting enzyme 2 (ACE2) with spike proteins on the surface of virus. Cardiovascular diseases
is most common comorbidity of COVID-19 patients
and is closely related to poor prognosis. COVID-19
infection may cause a some of cardiovascular complications such as myocardit, heart failure, acute coronary syndroms, arrhythmia, cardiojenic shock. These
unfavourable cardiovascular complications occur due
to the direct myocardial injury by ACE2 pathway or indirect cardiac effects of SARS CoV-2. Especially, Cytokine storm that develops especially due to hyper-inflammation may be responsible for cardiac damage.
More than 25% of COVID-19 infected patient have
myocardial injury. Thus, COVID-19 infected patients
must be followed for myocardial injury during the hospital stay.
Keywords: COVID-19, Pandemic, Cardiovascular diseases
Anahtar Kelimeler: COVID-19, pandemi, Kardiyovasküler hastalıklar
İletişim kurulacak yazar/Corresponding author:
Müracaat tarihi/Application Date: 14.04.2021 • Kabul tarihi/Accepted Date: 18.04.2021
ORCID IDs of the authors: M.K. 0000-0001-6879-5522
t
229
Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi
Giriş
İlk olarak Çin Halk Cumhuriyeti’nin Wuhan şehrinde
ortaya çıkan ve tüm dünyayı etkileyen COVID-19 (Corona Virus Disease-2019) hastalığı 11 Mart 2020 tarihi
itibariyle Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından pandemi olarak ilan edildi. Etken DSÖ tarafından “Ciddi
Akut Solunumsal Sendrom-Koronavirüs-2” (SARSCoV-2) olarak isimlendirildi ve akut solunum yolları
hastalığına neden olan yeni bir beta virüs olarak tanımlandı (1-3). Yapılan çalışmalarda, SARS salgınına
neden olan SARS-CoV virüsü ile büyük bir benzerlik
göstermekte olduğu ve yeni bir mutasyon ile ortaya
çıktığı bildirildi. SARS-CoV-2 virüsünün öncelikli olarak akciğer Tip II alveol hücreleri olmak üzere, miyokart, böbrek proksimal tübül, özofagus, ileum epitel
hücrelerinde bulunan ACE2 reseptörüne bağlandığı ortaya koyuldu (4). Virüsün hücrelere bağlanmak
amacı ile kullandığı ACE2 proteininin esasen akut akciğer hasarına karşı koruyucu özelliği bulunmaktadır.
Fakat SARS-CoV-2 virüsünün yüzeyindeki spike (sivri) proteinleri ile olan affinitesi virüsün vücuda girişine
neden olmaktadır. Spike proteininin ACE2’ye bağlanması, konak hücre proteazları (TMPRSS2) tarafından
proteolitik bir sindirim mekanizmasını aktifleştirir ve
sonuçta koronavirüs Spike proteininde oluşan konformasyonel değişiklik ile viral RNA hücre içine girerek
hücreyi enfekte eder. İnkübasyon süresi ortalama 5.5
gün olup sonrasında erken dönemde akciğer parankiminde çoğalma başlar. Öncelikle makrofaj temelli immün sistem aktivasyonu sonucu ateş, yorgunluk, kas
ağrısı, boğaz ağrısı ve kuru öksürük gibi semptomlar
gelişir. Sonrasında inflamatuvar yanıtın şiddetlenmesi ile birlikte doku hasarı, vazodilatasyon, endotel
geçirgenliğinde artış ve akciğer hasarında ilerleme,
solunum sıkıntısı ile sonuçlanır. Bu noktadan sonra
gelişen akut sistemik inflamatuvar yanıt sitokin fırtınasına dönüşerek başta kalp olmak üzere diğer birçok
organında etkilenmesine neden olur (4-6).
Yapılan çalışmalarda ileri yaş, erkek cinsiyet, hipertansiyon (HT), diyabetes mellitus, kalp damar hastalıkları
ve serebrovasküler hastalıklar gibi komorbidit hastalıkların COVID-19 ile sık birliktelik gösterdiği ve daha
da önemlisi bu gibi birlikteliklerin daha ölümcül olduğu
bildirilmiştir (7,8). 1527 hastayı içeren altı çalışmanın
bir meta-analizinde COVID-19 hastalarında HT, KVH
ve diyabet sıklığı sırasıyla %17.1, %16.4, %9.7 olarak
bildirilmiştir. Yoğun bakım ihtiyacı olanlarda olmayanlara göre, KVH sıklığı daha fazla bulunmuştur (8).
Kardiyak Hasarın Olası
Patofizyolojik Mekanizmaları
COVID-19 hastalarında kardiyak hasar gelişimi %728 aralığında bildirilmiştir. Çalışmalarda kardiyak ha-
t
230
Covid-19 ve Kalp Hastalıkları
sarı belirlemek için daha çok EKG, ekokardiyografi ve
kardiyak enzimler kullanılmıştır. Bu konuda yapılan
çalışmaların ortak yanı ve en önemli tarafı kardiyak
hasar saptanan hastaların kötü prognoz ile ilişkili olmasıdır (9-11). COVID-19 hastalarında virüse bağlı
gelişen kardiyovasküler etkilerin nedenini araştıran
bazı otopsi çalışmalarında kalp dokusunda real time
PCR incelemesi ile viral genom yanı sıra düşük ACE2
seviyesi ve hipertrofi izlenmiştir. Bu nedenle kardiyak
hasarın virüsün ACE2 yoluyla direkt invazyonuna
bağlı olduğu düşünülmüştür (12). Fakat miyokardit
tanısı konulan bazı hastalarda yapılan başka bir çalışmada ise kalpte viral infiltrasyon saptanmamıştır. Bu
hastalarda kardiyak hasarın gelişen sitokin fırtınasına
sekonder T helper hücrelerinde dengesiz bir yanıt olması ve kardiyak miyositlerinde hipoksinin indüklediği
intrasellüler kalsiyumun aşırı artışı ile apopitoz gelişimi olduğu düşünülmektedir. Çalışmalarda da anlaşılacağı üzere COVID-19 hastalarında kardiyak hasarın
patofizyolojisi net olmamakla birlikte bu konuda çeşitli
hipotezler mevcuttur. Bunlardan birincisi gelişen akut
solunum yetersizliği sonucu gelişen ağır hipoksiye
ikincil olarak miyokardın oksijen ihtiyacı ve sunumu
arasındaki dengesizliğe bağlı kardiyak hasarın olduğudur. Bir diğeri ise ACE2 proteini üzerinden hücrenin
direkt olarak viral invazyonuna bağlı gelişen doku hasarı hipotezidir. Birçok çalışmada ise kardiyak hasarın
akut sistemik inflamatuvar yanıta bağlı gelişen sitokin
fırtınası ile ilişk (...truncated)