COVİD-19 PANDEMİSİNİN KARDİYOVASKÜLER ETKİLERİ

SDÜ Tıp Fakültesi Dergisi, May 2021

Koronavirüs hastalığı-2019 (COVID-19), DSÖ tarafından Mart 2020 de Pandemi olarak kabul edildi ve etken “Ciddi Akut Solunumsal Sendrom-Koronavirüs-2” (SARS-CoV-2) olarak isimlendirildi. SARS-CoV2 enfeksiyonu, anjiyotensin dönüştürücü enzim 2'nin (ACE2) virüs yüzeyine diken proteinlerle bağlanmasıyla hücreye penetre olmaktadır. Çalışmalarda COVID-19 enfeksiyonuna, kardiyovasküler hastalıkların sıklıkla eşlik ettiği ve kötü prognozla ilişkili olduğu gösterilmiştir. COVİD-19 enfeksiyonu miyokardit, kalp yetmezliği, akut koroner sendromlar, aritmi, kardiyojenik şok gibi bazı kardiyovasküler komplikasyonlara neden olabilir. Bu olumsuz kardiyovasküler komplikasyonlar, ACE2 yolu ile doğrudan miyokardiyal hasar veya SARS CoV-2'nin dolaylı kardiyak etkileri nedeniyle ortaya çıkar. Özellikle hiperenflamasyona bağlı olarak gelişen sitokin fırtınası kalp hasarından sorumlu olabilir. COVID-19 ile enfekte olmuş hastaların % 25'inden fazlası miyokardiyal hasara sahiptir. Bu nedenle, COVID-19 ile enfekte olan hastalar, hastanede kaldıkları süre boyunca, mutlaka miyokardiyal hasar açısından değerlendirilmelidir.

Article PDF cannot be displayed. You can download it here:

https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1704755

COVİD-19 PANDEMİSİNİN KARDİYOVASKÜLER ETKİLERİ

DERLEME REVIEW Med J SDU / SDÜ Tıp Fak Derg u 2021:(özelsayı-1):229-233 doi: 10.17343/sdutfd.915484 COVID-19 PANDEMİSİNİN KARDİYOVASKÜLER ETKİLERİ CARDIOVASCULAR EFFECTS OF COVID-19 PANDEMIA Mustafa KARABACAK¹ ¹Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Cite this article as: Karabacak M. Cardiovascular Effects Of Covid-19 Pandemia. Med J SDU 2021; (ozelsayi-1):229-233. Öz Abstract Koronavirüs hastalığı-2019 (COVID-19), DSÖ tarafından Mart 2020’de Pandemi olarak kabul edildi ve etken “Ciddi Akut Solunumsal Sendrom-Koronavirüs-2” (SARS-CoV-2) olarak isimlendirildi. SARS-CoV2 enfeksiyonu, anjiyotensin dönüştürücü enzim 2'nin (ACE2) virüs yüzeyine diken proteinlerle bağlanmasıyla hücreye penetre olmaktadır. Çalışmalarda COVID-19 enfeksiyonuna, kardiyovasküler hastalıkların sıklıkla eşlik ettiği ve kötü prognozla ilişkili olduğu gösterilmiştir. COVID-19 enfeksiyonu miyokardit, kalp yetmezliği, akut koroner sendromlar, aritmi, kardiyojenik şok gibi bazı kardiyovasküler komplikasyonlara neden olabilir. Bu olumsuz kardiyovasküler komplikasyonlar, ACE2 yolu ile doğrudan miyokardiyal hasar veya SARS CoV-2'nin dolaylı kardiyak etkileri nedeniyle ortaya çıkar. Özellikle hiperenflamasyona bağlı olarak gelişen sitokin fırtınası kalp hasarından sorumlu olabilir. COVID-19 ile enfekte olmuş hastaların % 25'inden fazlası miyokardiyal hasara sahiptir. Bu nedenle, COVID-19 ile enfekte olan hastalar, hastanede kaldıkları süre boyunca, mutlaka miyokardiyal hasar açısından değerlendirilmelidir. The coronavirus disease-2019 (COVID-19) has rapidly developed into a global pneumonia pandemic. SARS-CoV2 infection is occurred by attaching angiotensin converting enzyme 2 (ACE2) with spike proteins on the surface of virus. Cardiovascular diseases is most common comorbidity of COVID-19 patients and is closely related to poor prognosis. COVID-19 infection may cause a some of cardiovascular complications such as myocardit, heart failure, acute coronary syndroms, arrhythmia, cardiojenic shock. These unfavourable cardiovascular complications occur due to the direct myocardial injury by ACE2 pathway or indirect cardiac effects of SARS CoV-2. Especially, Cytokine storm that develops especially due to hyper-inflammation may be responsible for cardiac damage. More than 25% of COVID-19 infected patient have myocardial injury. Thus, COVID-19 infected patients must be followed for myocardial injury during the hospital stay. Keywords: COVID-19, Pandemic, Cardiovascular diseases Anahtar Kelimeler: COVID-19, pandemi, Kardiyovasküler hastalıklar İletişim kurulacak yazar/Corresponding author: Müracaat tarihi/Application Date: 14.04.2021 • Kabul tarihi/Accepted Date: 18.04.2021 ORCID IDs of the authors: M.K. 0000-0001-6879-5522 t 229 Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi Giriş İlk olarak Çin Halk Cumhuriyeti’nin Wuhan şehrinde ortaya çıkan ve tüm dünyayı etkileyen COVID-19 (Corona Virus Disease-2019) hastalığı 11 Mart 2020 tarihi itibariyle Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından pandemi olarak ilan edildi. Etken DSÖ tarafından “Ciddi Akut Solunumsal Sendrom-Koronavirüs-2” (SARSCoV-2) olarak isimlendirildi ve akut solunum yolları hastalığına neden olan yeni bir beta virüs olarak tanımlandı (1-3). Yapılan çalışmalarda, SARS salgınına neden olan SARS-CoV virüsü ile büyük bir benzerlik göstermekte olduğu ve yeni bir mutasyon ile ortaya çıktığı bildirildi. SARS-CoV-2 virüsünün öncelikli olarak akciğer Tip II alveol hücreleri olmak üzere, miyokart, böbrek proksimal tübül, özofagus, ileum epitel hücrelerinde bulunan ACE2 reseptörüne bağlandığı ortaya koyuldu (4). Virüsün hücrelere bağlanmak amacı ile kullandığı ACE2 proteininin esasen akut akciğer hasarına karşı koruyucu özelliği bulunmaktadır. Fakat SARS-CoV-2 virüsünün yüzeyindeki spike (sivri) proteinleri ile olan affinitesi virüsün vücuda girişine neden olmaktadır. Spike proteininin ACE2’ye bağlanması, konak hücre proteazları (TMPRSS2) tarafından proteolitik bir sindirim mekanizmasını aktifleştirir ve sonuçta koronavirüs Spike proteininde oluşan konformasyonel değişiklik ile viral RNA hücre içine girerek hücreyi enfekte eder. İnkübasyon süresi ortalama 5.5 gün olup sonrasında erken dönemde akciğer parankiminde çoğalma başlar. Öncelikle makrofaj temelli immün sistem aktivasyonu sonucu ateş, yorgunluk, kas ağrısı, boğaz ağrısı ve kuru öksürük gibi semptomlar gelişir. Sonrasında inflamatuvar yanıtın şiddetlenmesi ile birlikte doku hasarı, vazodilatasyon, endotel geçirgenliğinde artış ve akciğer hasarında ilerleme, solunum sıkıntısı ile sonuçlanır. Bu noktadan sonra gelişen akut sistemik inflamatuvar yanıt sitokin fırtınasına dönüşerek başta kalp olmak üzere diğer birçok organında etkilenmesine neden olur (4-6). Yapılan çalışmalarda ileri yaş, erkek cinsiyet, hipertansiyon (HT), diyabetes mellitus, kalp damar hastalıkları ve serebrovasküler hastalıklar gibi komorbidit hastalıkların COVID-19 ile sık birliktelik gösterdiği ve daha da önemlisi bu gibi birlikteliklerin daha ölümcül olduğu bildirilmiştir (7,8). 1527 hastayı içeren altı çalışmanın bir meta-analizinde COVID-19 hastalarında HT, KVH ve diyabet sıklığı sırasıyla %17.1, %16.4, %9.7 olarak bildirilmiştir. Yoğun bakım ihtiyacı olanlarda olmayanlara göre, KVH sıklığı daha fazla bulunmuştur (8). Kardiyak Hasarın Olası Patofizyolojik Mekanizmaları COVID-19 hastalarında kardiyak hasar gelişimi %728 aralığında bildirilmiştir. Çalışmalarda kardiyak ha- t 230 Covid-19 ve Kalp Hastalıkları sarı belirlemek için daha çok EKG, ekokardiyografi ve kardiyak enzimler kullanılmıştır. Bu konuda yapılan çalışmaların ortak yanı ve en önemli tarafı kardiyak hasar saptanan hastaların kötü prognoz ile ilişkili olmasıdır (9-11). COVID-19 hastalarında virüse bağlı gelişen kardiyovasküler etkilerin nedenini araştıran bazı otopsi çalışmalarında kalp dokusunda real time PCR incelemesi ile viral genom yanı sıra düşük ACE2 seviyesi ve hipertrofi izlenmiştir. Bu nedenle kardiyak hasarın virüsün ACE2 yoluyla direkt invazyonuna bağlı olduğu düşünülmüştür (12). Fakat miyokardit tanısı konulan bazı hastalarda yapılan başka bir çalışmada ise kalpte viral infiltrasyon saptanmamıştır. Bu hastalarda kardiyak hasarın gelişen sitokin fırtınasına sekonder T helper hücrelerinde dengesiz bir yanıt olması ve kardiyak miyositlerinde hipoksinin indüklediği intrasellüler kalsiyumun aşırı artışı ile apopitoz gelişimi olduğu düşünülmektedir. Çalışmalarda da anlaşılacağı üzere COVID-19 hastalarında kardiyak hasarın patofizyolojisi net olmamakla birlikte bu konuda çeşitli hipotezler mevcuttur. Bunlardan birincisi gelişen akut solunum yetersizliği sonucu gelişen ağır hipoksiye ikincil olarak miyokardın oksijen ihtiyacı ve sunumu arasındaki dengesizliğe bağlı kardiyak hasarın olduğudur. Bir diğeri ise ACE2 proteini üzerinden hücrenin direkt olarak viral invazyonuna bağlı gelişen doku hasarı hipotezidir. Birçok çalışmada ise kardiyak hasarın akut sistemik inflamatuvar yanıta bağlı gelişen sitokin fırtınası ile ilişk (...truncated)


This is a preview of a remote PDF: https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1704755
Article home page: https://dergipark.org.tr/en/pub/sdutfd/issue/62643/915484

Mustafa Karabacak. COVİD-19 PANDEMİSİNİN KARDİYOVASKÜLER ETKİLERİ, SDÜ Tıp Fakültesi Dergisi, 2021, pp. 229-233, Volume 28, Issue COVİD-19 ÖZEL SAYI, DOI: 10.17343/sdutfd.915484