SARS-CoV-2 Enfeksiyonunun Mikrobiyolojik Tanısı
DERLEME REVIEW
Med J SDU / SDÜ Tıp Fak Derg u 2021:(özelsayı-1):137-145 doi: 10.17343/sdutfd.906925
SARS-COV-2 ENFEKSİYONUNUN
MİKROBİYOLOJİK TANISI
MICROBIOLOGICAL DIAGNOSIS OF SARS-COV-2 INFECTION
Mümtaz Cem ŞİRİN1, Emel SESLİ ÇETİN1, Buket CİCİOĞLU ARIDOĞAN1
Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı, Isparta, Türkiye
1
Cite this article as: Şirin MC, Sesli Çetin E, Cicioğlu Arıdoğan B. Microbiological Diagnosis of SARS-CoV-2 Infection. Med J SDU
2021; (ozelsayi-1):137-145.
Öz
Aralık 2019’da Çin’den başlayarak çok kısa bir süre
içerisinde tüm dünyayı etkisi altına alan Coronavirus
Disease 2019 (COVID-19) pandemisi, bugüne kadar
görülen en ciddi küresel sağlık sorunlarından biri haline gelmiştir. Bu süreçte, zamanında ve doğru uygulanan mikrobiyolojik tanı testleri, salgının ve vaka
yönetiminin önemli bir parçası olmuştur. Pandeminin
başlangıcından itibaren solunum yolu örneklerinde
‘‘severe acute respiratory syndrome coronavirus 2
(SARS-CoV-2)’’ RNA’sını saptamaya yönelik olarak
geliştirilen gerçek zamanlı ters transkriptaz-polimeraz
zincir reaksiyonu (RT-PCR), en yaygın kullanılan tanı
yöntemidir. RT-PCR ile virüs RNA’sının gösterilmesi
COVID-19 hastalığının kesin tanısını sağlamakla birlikte negatif test sonucu enfeksiyon olasılığını dışlamaz. Klinik şüpheli olgularda 24-48 saat arayla tekrarlayan örneklerin alınması ve ciddi akciğer bulguları
olan hastalarda tanı için alt solunum yolu örneklerinin
tercih edilmesi gereklidir. Düşük maliyetli, uygulanması kolay ve hızlı sonuç alınabilen antijen testlerinin kullanımı, viral yükün yüksek olduğu hastalığın akut evresi ile sınırlıdır. Duyarlılık ve özgüllük sorunlarından
dolayı antijen testleriyle elde edilen sonuçların RTPCR testleri ile doğrulanması gerekir. Antikor testleri,
virüs ile karşılaşılmış olduğunu gösterir. Hastaların
virüse karşı antikor yanıtının değişken ve geç olması nedeniyle antikor testleri, akut dönemde hastalığın
tanısında tek başına kullanılmamalıdır. Semptomların
başlangıcından 2-3 hafta sonra alınan kan örneklerin-
de çalışılan antikor testleri moleküler tanıya yardımcı
ek test olarak kullanılabilir. Bu derlemede, günümüze
kadar elde edilen veriler doğrultusunda SARS-CoV-2
enfeksiyonunun mikrobiyolojik tanısında kullanılan
yöntemlerin özellikleri, klinik açıdan sağladıkları avantajlar ve kısıtlı yönleri tartışılmıştır.
Anahtar Kelimeler: COVID-19, SARS-CoV-2, polimeraz zincir reaksiyonu, antijen testi, antikor testi
Abstract
The Coronavirus Disease 2019 (COVID-19) pandemic, which began in China in December 2019 and affected the whole world in a very short time, has become one of the most serious global health problems
to date. In this process, timely and correctly applied
microbiological diagnostic tests have been an important part of the epidemic and case management.
Since the beginning of the pandemic, real-time reverse transcriptase-polymerase chain reaction (RTPCR), which has been developed to detect ‘‘severe
acute respiratory syndrome coronavirus 2 (SARSCoV-2)’’ RNA in respiratory tract samples, is the most
widely used diagnostic method. The detection of the
virus RNA by RT-PCR provides the definitive diagnosis of COVID-19 disease, but a negative test result
does not exclude the possibility of infection. In clinically suspicious cases, repeated samples should be
taken within 24-48 hours and lower respiratory tract
samples should be preferred for diagnosis in pa-
İletişim kurulacak yazar/Corresponding author:
Müracaat tarihi/Application Date: 03.04.2021• Kabul tarihi/Accepted Date: 10.04.2021
ORCID IDs of the authors: M.C.Ş. 0000-0002-7349-3438; E.S.Ç. 0000-0001-5231-3824;
B.C.A. 0000-0003-0980-2205
t
137
Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi
SARS-COV-2 Tanısı
tients with severe pulmonary signs. The use of lowcost and easy-to-apply rapid antigen tests is limited
to the acute phase of the disease when viral load is
high. Due to sensitivity and specificity problems, the
antigen test results should be confirmed by RT-PCR
tests. Antibody tests indicate the exposure to the virus. Antibody tests should not be used alone in the
diagnosis of the disease in acute phase, because the
antibody response of the patients against the virus is
variable and late. Antibody tests, which are performed
on the blood samples taken 2-3 weeks after the onset of symptoms, can be used as additional tests to
aid molecular diagnosis. In this review, the features,
clinical advantages and limitations of the methods
used in the microbiological diagnosis of SARS-CoV-2
infection are discussed in line with the obtained data
to date.
Giriş
altında yer alırken; yine solunum yolu enfeksiyonu
etkenleri olarak bilinen HCoV-OC43 ve HCoV-HKU1,
2003 yılında tanımlanan ve SARS salgınına yol açan
SARS-CoV ve 2012 yılında tanımlanan ve Orta Doğu
Solunum Sendromu (Middle East Respiratory Syndrome; MERS)’ndan sorumlu olan MERS-CoV betakoronavirüs cinsinde yer almaktadır. Yeni tanımlanmış
olan SARS-CoV-2 ise Coronaviridae ailesinin tipik
özelliklerine sahiptir ve betakoronavirüs cinsi içerisinde sınıflandırılmıştır (4-7).
Yirmi birinci yüzyılın üçüncü büyük koronavirüs salgını, 2019 yılı sonlarında Çin’in Wuhan şehrinde nedeni
bilinmeyen pnömoni olgularının bildirilmesi ile başlamış ve hızla tüm dünyaya yayılmıştır (1). Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), hastalığı Coronavirus Disease 2019
(COVID-19) olarak tanımlamıştır. Tüm genom sekans
analizleri sonucunda hastalığa yol açan etkenin Şiddetli Akut Solunum Sendromu (Severe Acute Respiratory Syndrome; SARS) ile ilişkili koronavirüs türleriyle
yakın benzerlik gösterdiği belirlenmiş ve Uluslararası
Virüs Taksonomi Komitesi (International Committee
on Taxonomy of Viruses; ICTV) tarafından etken virüs
SARS coronavirus 2 (SARS-CoV-2) olarak adlandırılmıştır (2). Dünya Sağlık Örgütü, hızla yayılım gösteren bu viral hastalık için Türkiye’de de ilk vakanın
görüldüğü tarih olan 11 Mart 2020’de pandemi ilan etmiştir (3). Devam eden süreçte tüm dünyada olduğu
gibi ülkemizde de vaka sayılarında ciddi artışlar görülmüş ve COVID-19 pandemisi insanlık tarihinin en
büyük küresel sorunlarından biri haline gelmiştir. Bu
derlemede, SARS-CoV-2 enfeksiyonunun mikrobiyolojik tanısında kullanılan laboratuvar testleri hakkında
bugüne kadar elde edilen bilgilerin aktarılması ve tartışılması amaçlanmıştır.
Virüsün Yapısı ve Genel Özellikleri
Koronavirüsler, Nidovirales takımı Coronaviridae ailesi içerisinde yer alan, helikal simetrili, segmentsiz,
pozitif polariteli, tek zincirli RNA genomları olan zarflı
virüslerdir. Filogenetik ilişkileri ve sekans analizlerine
göre koronavirüsler; alfakoronavirüs, betakoronavirüs, gamakoronavirüs ve deltakoronavirüs olmak
üzere dört cinse ayrılmaktadır (4). Günümüze kadar
memelileri ve kanatlıları enfekte edebilen 40’a yakın
koronavirüs türü saptanmış olup bunlar arasında en
son keşfedilen SARS-CoV-2 dahil yedi türün insanlarda hastalığa yol açtığı belirlenmiştir (2). İnsanlarda
genellikle soğuk algınlığı şeklinde hafif (...truncated)