Travma sonrası gelişim perspektifinden gelişimsel eğride yeni bir kuşak olarak COVID-19
§
IJ ER
International Journal of Social Sciences and Education Research
ISSN: 2149-5939
Volume: 7(1), 2021
Online, https://dergipark.org.tr/tr/pub/ijsser
Travma sonrası gelişim perspektifinden gelişimsel eğride yeni bir kuşak olarak
COVID-19
As a new generation in the developmental curve from the post-traumatic development perspective: COVID-19
Ece Naz Ermişa ve Seda Bayraktarb
a
İstanbul Kültür Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü, (Dr. Öğr. Üyesi) İstanbul, Türkiye ORCID: https://orcid.org/00000003-3054-2014,
b
Akdeniz Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü (Doç.Dr.) Antalya, Türkiye, https://orcid.org/0000-0001-9498-0887,
Makale Bilgisi
Derleme Makale
Gönderilme: 28 Kasım 2020
Düzeltme: 4 Ocak 2021
Kabul: 7 Ocak 2021
Anahtar kelimeler:
COVID-19,
Travma sonrası gelişim,
Gelişimsel eğri
Article Info
Review Article
Received:28 November 2020
Revised: 4 January 2021
Accepted: 7 January 2021
Keywords:
COVID-19,
Post traumatic development,
Developmental curve
Öz
Bu derleme çalışmasının amacı; pandemi sürecinin farklı gelişim dönemleri üzerinde etkilerini travma sonrası gelişim kapsamında ortaya koymaktır. Konu ile ilgili makalelere ulaşmak için COVID-19 ve çocukluk, ergenlik, yetişkinlik, beliren yetişkinler, yaşlılık, travma
sonrası büyüme ve gelişim gibi anahtar kelimeler ile Pubmed, Scholar Google, Science Direct arama motorlarında 2020 tarihi ile birlikte tarandı. Bu derleme çalışması araştırmaya
dahil edilme kriterlerine uyan 38 makale ele alınarak hazırlanmıştır. Bu değerlendirmede
yapılan araştırmalarda her yaş dönemi için pandemi sürecinin olumlu sonuçları olduğuna
ilişkin bulgular gözlense de daha çok olumsuz bulguların öne çıktığı saptanmıştır. Kuşaklararası etkileşimlerin arttığı ve ilişkilerin bu dönemde yeniden yapılanması söz konusu hale
gelmiştir. COVID-19 süreci ilerleyen yıllarda farklı yaş gruplarını olumlu ya da olumsuz
etkileyebilecek bir deneyim olarak görülmektedir.
Abstract
The purpose of this review is; To reveal the effects of pandemic process on different developmental stages within the scope of post-traumatic development. COVID-19 and keywords
such as childhood, adolescence, adulthood, emerging adults, old age, post-traumatic growth
and development were searched on Pubmed, Scholar Google, Science Direct search engines
with the date of 2020 to access articles on the subject. This review study was prepared by
considering 38 articles that meet the inclusion criteria. In the studies conducted in this evaluation, there are more negative findings compared to the positive results of the pandemic
process for all age periods. Intergenerational interactions increased and relations were restructured in this period. The COVID-19 process is seen as an experience that can affect
different age groups positively or negatively in the following years.
1. Giriş
Travma sonrası gelişim kavramına ilişkin çalışmalar gün geçtikçe artmakta ve konunun incelendiği örneklemler ile birlikte ele alındığı değişkenler çeşitlenmektedir. İnsanoğlunun deneyimlediği stres yaratan durumlar bir
süre sonra literatürde kendisini konunun travma sonrası gelişim “öldürmeyen acı güçlendirir” fenomeni kapsamında yerini alabilmektedir.
Bu bağlamda travma sonrası gelişim “yüksek düzey stres içeren yaşam olaylarına bağlı kişilerin olumlu yönde
gösterdikleri değişimleri” tanımlayan bir kavramdır (Tedeschi ve Calhoun, 2004). Travma sonrası gelişim gösteren
kişiler, stresli olaylar sonrası sorunlar yaşasalar da yaşanan kaybı bir sıçrama tahtası olarak kullanabilmektedirler
(Tedeschi vd., 1998). Travma sonrası gelişim kendilik algısında yaşanan değişim, kişilerarası ilişkilerde yaşanan
* Bu çalışma psikoloji alanında “Derleme makale” olduğu için Etik Kurulu Onay belgesi gerekmemektedir. Tüm sorumluluk
yazarlarına aittir.
Kaynak Göster: Ermiş, E.N. & Bayraktar, S. (2021). Travma sonrası gelişim perspektifinden gelişimsel eğride yeni bir kuşak
olarak COVID-19. International Journal of Social Sciences and Education Research, 7 (1), 95-105. DOI:
https://doi.org/10.24289/ijsser.832543
Copyright © 2021 by IJSSER
ISSN: 2149-5939
96
International Journal of Social Sciences and Education Research, 7 (2021)
değişim ve yaşam felsefesinde yaşanan değişim olmak üzere üç ana grupta kendini gösterebilir (Tedeschi ve Calhoun, 1995). Bu kavram hakkında literatürde farklı modeller bulunmaktadır. Bu modeller iki başlık altında toplanarak ele alınabilir. Bunlardan ilki planlı değişimleri tanımlayan modeller, diğeri ise plansız değişimleri tanımlayan modellerdir. Planlı değişimleri tanımlamaya yönelik modeller daha çok psikoterapi aracılığıyla yaşanan değişimi anlatmaya yöneliktir. Ancak bu modellerde de değişim salt olarak terapötik değildir. Bu modeller; “Üzüntüye
Bağlı Çözülme ve Gelişme”, “Psikoterapide İnsanın Değişim Süreci”, “Kaos ve Gelişim” olmak üzere üç başlık
altında yer almaktadır (O’learly vd., 1998). Plansız değişimleri tanımlayan modeller de beş başlık altında toplanmaktadır. Bu modeller kontrol edilemeyen dışsal olaylarla mücadeleye kalkışma sonucu olan değişimi anlatmayı
amaçlamaktadır (Tedeschi vd., 1998). (Bunlar; Kuantum Değişimi, Dönüşümsel baş etme, Yaşam Krizleri ve Kişisel Gelişim, Esneklik ve Gelişim ve İşlevsel-Betimsel Modeldir (Tedeschi ve Calhoun, 1995; O learly vd., 1998).
COVID 19 pandemi süreci ile ilgili psikoloji-psikiyatri alanındaki literatür incelendiğinde, salgının kontrolümüzün
dışında ve müdahale şansımızın kısıtlı olduğu, insanlarda plansız ve belki de mecburi değişimler yaratan travmatik
bir unsur olarak yaşantılandığı, dolayısıyla bu sürecin psikolojik travma bağlamında ele alındığı görülmektedir
(örn. Tamiolaki ve Kalaitzaki, 2020; Kalaitzaki vd., 2020). Bu bağlamda travmatik deneyimlerin türüne ve etkilediği gruplara göre farklı sonuçlar ortaya çıkarabilmesi sebebiyle, tüm dünya için ciddi ve uzun süreli bir deneyim
olan COVID-19’un farklı yaş dönemlerine yönelik olan etkileri travma sonrası gelişim kavramı kapsamında ele
alınmaya çalışılmıştır.
Aralık 2019’da Çin’nin Wuhan kentinde ortaya çıkan COVİD-19 virüsü Mart 2020’de Dünya sağlık Örgütü
tarafından salgın olarak ilan edilmiştir. Bu salgın yaş grubu ayırt etmeden tüm insanlar üzerinde ciddi bir yaşam
stresi kaynağı olmuştur ve olmaya devam etmektedir (Tamiolaki ve Kalaitzaki, 2020). Yaşamsal büyük streslerin
varlığı, beraberinde insanların uzun vadeli durumlar için öngörü becerilerinde birtakım bozulmalara ve dalgalanmalara sebebiyet verebilir. Belirsizlik durumlarında, olağanüstü ve zor zamanlarda insanlar doğal olarak kendilerinin ve başkalarının sosyal davranışları için açıklamalar ararlar. İnsanlar böylesi durumlarda sosyal dünyaya anlam vermek, stereotiplerin ve belli başlı kodların oluşması ve benimsenmesi için çaba gösterirler.
Nesiller aynı zaman diliminde doğan, kronolojik yaş benzerlikleri nedeniyle, benzer yaşam deneyimleri yaşayan bir grup insanı ifade ederler. (Rudolph ve Zacher, 2020). Bu amaçla, geçmiş “nesiller”in inşası (örneğin,
“Bebek Boomers [Patlam (...truncated)