BELLEĞİ ÇAĞIRMAK: PİNOCHET ÜÇLEMESİNDE TARİHE TANIKLIK
The Turkish Online Journal of Design, Art and Communication - TOJDAC
ISSN: 2146-5193, July 2021 Volume 11 Issue 3, p.984-1003
BELLEĞİ ÇAĞIRMAK: PİNOCHET ÜÇLEMESİNDE TARİHE
TANIKLIK
Neslihan GÖKER
Fırat Üniversitesi, Türkiye
https://orcid.org/0000-0002-8294-8916
Atıf
Göker, N. (2021). BELLEĞİ ÇAĞIRMAK: PİNOCHET ÜÇLEMESİNDE TARİHE
TANIKLIK. The Turkish Online Journal of Design Art and Communication, 11 (3), 984-1003.
ÖZ
Sinema filmlerinde belleğin inşasında iki yol izlenir. İlk olarak iktidarlar kendi mevcudiyetlerinin
devamı için sinemayı ideolojik bir bellek yaratma aracı olarak kullanırlar. Buna göre geçmişin temize
çekilmesinde, travmatik geçmişin yok sayılmasında ve kurgulanmış gerçekliğin inşa edilmesinde
sinema önemli bir araçtır. Özellikle negatif bir geçmişe sahip olan ülkelerin iktidarları travmatik
geçmişleri yok sayma noktasında toplumsal belleği yeniden inşa ederler. Bu bakımdan geçmiş, bellekte
olduğu gibi kalmaz, sürekli olarak kurgulanır. İkinci olarak sinema, iktidarların unutturma politikalarına
karşın güçlü bir bellek oluşturma ve geçmişe tanıklık sağlama aracıdır. Özellikle travmatize durumların
filmlerde ele alınması sinemayı geçmişle hesaplaşma, yüzleşme ve tanıklık etme mekânına dönüştürür.
Bu bakımdan bellek, bir mücadele alanıdır. Bu çalışmanın temel motivasyonunu Şilili yönetmen Pablo
Larrain’in sinema filmleri aracılığıyla geçmişi nasıl inşa ettiğini analiz etmek oluşturmaktadır. Bu
amaçla bu çalışmada, Şilili yönetmen Pablo Larrain’in Pinochet dönemini ele alan ve sinema tarihine
Pinochet üçlemesi olarak geçen Tony Manero (2008), Post Mortem (2010) ve No (2012) filmleriyle
Şili’nin travmatik geçmiş bilgisini nasıl inşa ettiği ve toplumsal belleğin oluşumuna nasıl katkıda
bulunduğu teorik bir çerçevede tartışılmaktadır. Bu çerçevede analiz edilen filmlerin, resmi tarihi
olumlayan ve geçmiş bilgisini pekiştiren bir anlayışın aksine Şili’nin darbe sonucunda yaşanan sancılı
dönemlerinin insan ve toplum üzerindeki etkisini sorgulayarak resmi tarih söylemlerinin dışında bir
karşı söylem pratiği geliştirdiği tespit edilmiştir. Bu filmlerle alternatif bir hatırlama ve geçmişle
hesaplaşma biçimi ortaya koyan Larrain, ülkesinde yaşanan travmatize durumun bir daha yaşanmaması
ve unutulmaması adına sinemayı etkili bir bellek mekânı olarak kullanmıştır.
Anahtar Kelimeler: Toplumsal Bellek, Travmatik Bellek, Sinema, Şili Sineması
INVOKING MEMORY: WITNESS TO HISTORY IN THE PINOCHET
TRILOGY
ABSTRACT
Two ways are followed in the construction of memory in cinema. First, governments use cinema as a
means of creating an ideological memory for the continuation of their existence. Accordingly, cinema
is an important tool in the clearing the past, ignoring the traumatic past and constructing the fictionalized
reality. Especially the powers of countries with a negative past rebuild social memory to ignore traumatic
past. In this respect, the past does not remain as it in memory; it is constantly constructed. Secondly,
cinema is a tool of creating a strong memory and witnessing the past, despite the policies of the powers
to efface. The handling of traumatized situations in films turns cinema into a space of reckoning,
confronting and witnessing the past. In this respect, memory is a challenge. The main motivation of this
study is to analyze how the Chilean director Pablo Larrain constructs the past through his movies. In
Submit Date: 05.04.2021, Acceptance Date: 06.05.2021, DOI NO: 10.7456/11103100/014
Research Article - This article was checked by iThenticate
Copyright © The Turkish Online Journal of Design, Art and Communication
984
The Turkish Online Journal of Design, Art and Communication - TOJDAC
ISSN: 2146-5193, July 2021 Volume 11 Issue 3, p.984-1003
this study, Chilean director Pablo Larrain’s films that Tony Manero (2008), Post Mortem (2010) and No
(2012) which knowns as Pinochet trilogy in history of cinema, analyzed in terms of how constructs
Chile’s traumatic past knowledge and contributes to create social memory. In this context, it has been
determined that contrary to an understanding that affirms the official history and reinforces the
knowledge of the past; the films have developed a counter-discourse practice outside the official
historical discourses by questioning the effects of the painful periods because of a coup in Chile on
people and society. Presenting an alternative way of remembering and reckoning with the past with
these films, Larrain used cinema as an effective memory space in order not to experience and forget the
traumatized situation in his country.
Keywords: Social Memory, Traumatic Memory, Cinema, Chilean Cinema
GİRİŞ
11 Eylül 1973’te Şili’nin seçilmiş sosyalist devlet başkanı Salvador Allende yönetimine General
Augusto Pinochet önderliğinde bir askeri darbe düzenlenir. Şili 17 yıl boyunca diktatörlük rejimi altında
yönetilir. Diktatörlük rejiminin yasallaşması için uluslararası baskılar artınca 1988 yılında düzenlenen
referandumda Pinochet yönetimi seçimleri kaybeder ve 1990 yılında görevinden ayrılır. Böylece Şili,
darbe sürecini geride bırakarak, demokratik günlerine adım atar. Şili’de askeri diktatörlük sürecinin
çözülmesiyle beraber kitlesel travmanın yaşandığı ülkenin geçmişi her anlamda tartışılmaya ve
sorgulanmaya başlanır. Sancar’ın da dikkat çektiği gibi insan eliyle gerçekleştirilen baskı dönemlerini
yaşayan ülkelerin geçmişle hesaplaşmaları unutma ve hatırlama ediminin mücadelesine dönüşür. Latin
Amerika ülkelerinde olduğu gibi Şili’nin de geçmişle hesaplaşma mücadelesinin temel mottosu “no al
olvido” yani unutmaya hayırdır (2016: 55). Bu ülkelerde hatırlamak yaşanan olayların tekrar
yaşanmaması adına adeta bir görev sayılmıştır (Sarlo, 2012: 18).
Askeri yönetim boyunca baskı altına alınan kurumlardan biri olan Şili sineması travmanın faillerinin
ülkedeki güçlerini kaybetmesiyle beraber tarihin ve travmatik geçmişin kaydını tutan filmlerle toplumsal
belleğin unutulmasına karşı mücadele verir. Bu çalışmanın amacı, Şilili yönetmen Pablo Larrain’in
Pinochet dönemini ele alan ve sinema tarihine Pinochet üçlemesi olarak geçen Tony Manero (2008),
Post Mortem (2010) ve No (2012) filmleri ile travmatik geçmiş bilgisini nasıl inşa ettiği ve toplumsal
belleğin oluşumuna nasıl katkıda bulunduğunu analiz etmektir. Çalışmada ele alınan filmler teorik bir
çerçevede tartışılmıştır. Bu bakımdan çalışmada öncelikli olarak çözümleme bölümünün kuramsal
altyapısı için toplumsal ve travmatik bellek ele alınmış, sonrasında belleğin politik yapısı incelenerek,
sinema-bellek ilişkisine değinilmiştir.
Kavramsal Çerçeve
Kişisel ve Toplumsal Bellek
Blight (2015: 301) insanları diğer canlılardan ayıran en önemli özelliğin bellek kapasitesi olduğunu
vurgular. Hayvanlar da biyolojik ve sosyal anlamda belleğe sahiptirler ve bu sayede inanılmaz şeyler
başarabilirler. Ama diğer canlılardan farklı olarak insan belleği; yaratmak, deneyimleri kaydetmek,
bilinçli çağrışımlar kurmak, dil oluşturmak/kullanmak; geçmişi bilmek, saklamak, anlatmak ve (...truncated)