Yeraltı Ocaklarında Kömürün Kendiliğinden Yanması ve Risk İndeskleri
MADENCİLİK
Cilt
Volume
Aralık
1986
December
Sayı
No
XXV
4
Yeraltı Ocaklarında Kömürün
Kendiliğinden Yanması
ve
Risk
tndehsleri
Spontaneous Combustion of Coal Underground Mines and Risk Indexes
Vedat DID ARİ*
ÖZET
Kömürün kendiliğinden yanması ve bu olayı etkileyen faktörler hakkında bilgi veri
lerek damar ve panoların olaya yatkınlıklarının saptanmasında ve kendiliğinden yanma
özelliklerine göre sınıflandırılmasında geçerli olan yöntemler ile bu tür çalışmaların il
keleri kısaca tanıtılmaktadır.
ABSTRACT
A brief information about the spontaneous combustion of coal and affecting factors
is given. The acceptable methods which are used to determine the susceptibility of coal
seams and panels have been summarized. Also, the principles of the classification of
the seams and panels have been described.
*
Y.Doç.Dr., H.Ü.Z.M.F. Maden Müh. Bölümü, ZONGULDAK.
29
1. G İ R İ Ş
Kömürün kendiliğinden yanması ve buna bağlı
sorunlar uzun zamandır bilinmektedir. Yeraltında
bu olaya bağlı olarak çıkan yangınlar, oldukça
önemli insan ve ulusal servet kayıplarına yol açabilen kazaların kaynağı olabilmektedir.
Kendiliğinden yanmadan kaynaklanan olaylar
nedeniyle büyük rezervlerin terkedilmesi yanında
gazlı ocaklarda oluşabilen patlamalar, iş güvenliği
nin tehlikeye girmesine yol açmaktadır.
Olayın her damarda ve her bölgede aynı ağırlık
ta sorunlar yaratmadığı bilinen durumlardandır.
Ayrıca, aynı damarda çalışan değişik düzeylerde
ve değişik panolarda farklı durumlar gözlenebil
mektedir.
Kendiliğinden yanmaya yatkın damarlarda oluş
turulan panolarda alınması gerekli önlemler bütü
nü, işletmelere oldukça önemli yükler getireceğin
den dolayı, tüm panolarda bu önlemleri uygulamak
yerine damarları ve panoları sınıflandırarak yüksek
derecede yatkınlık saptanan panolarda yoğunlaş
mak, bugün için, en doğru yaklaşım olmaktadır.
Bu tür bir sınıflandırma girişimi, hem labaratuvar çalışmalarına ve hem de deneyim süzgecinden
geçirilmiş saha gözlemlerine dayanmak durumun
dadır.
buna bağlı olarak kömürün sıcaklığı yükselmekte
dir. Kömürün tutuşma sıcaklığına (kritik sıcaklık)
ulaşıldığında ise, yanma olayı baş göstermekte
dir (1).
özetle, sınırlı miktarda hava, bir yandan oksi
dasyon için gerekli oksijeni sağlarken, diğer yan
dan, oluşan ısıyı uzaklaştırmakta yetersiz kalarak
ortamda sıcaklık artışının ve kendiliğinden yanma
nın başlıca nedeni olmaktadır.
3. KENDİLİĞİNDEN YANMAYI
ETKİLEYEN F A K T Ö R L E R
Kömürün oksidasyonu ve kendiliğinden yanma,
üzerinde pek çok çalışılmış olmasına karşın henüz
tam olarak anlaşılamayan olaylardır. Çok sayıda
faktörün etki mekanizması tümüyle kanıtlanmış ol
mayıp konu, araştırmalara açıktır.
Olaylar üzerinde etkili olan faktörlerle ilgili en
geniş kapsamlı derlemelerden biri olan çalışmasın
da Güney (1), oksidasyon ve kendiliğinden yanma
yı etkileyen çok sayıda faktörü, "iç" ve "dış" fak
törler olarak gruplandırmaktadır.
İç faktörler, kömürün özellikleriyle ilgili olup
dış faktörler ise jeolojik ve atmosferik koşullar ile
işletme koşullarından oluşmaktadır.
Bu yazıda konuyla ilgili teknik ve yöntemler
anlatılmaktadır.
3.1. Rank, Petrografik Bileşenler, Metan ve
Pirit İçeriği
2. OKSİDASYON VE KENDİLİĞİNDEN
YANMA
Uçucu madde içeriği yüksek olan kömürlerin
daha kolay yarabildikleri uygulamadan bilinen bir
durumdur (2,3).
Kömürün kendiliğinden yanmasıyla ilgili olarak,
genelde, kabul edilen teori, uygun atmosferik ko
şullarda kömürün oksijeni absorbe etmesine (oksidasyona) dayanmaktadır. Kömürle oksijen arasında
dışa ısı veren bir kimyasal tepkime söz konusu
dur (1).
Kömür yüzeyleri havayla temas eder etmez oksidasyon olayı başlamaktadır. Ocakta, normal koşul
lar altında, dışa verilen ısı alınmakta ve oksidasyon,
yavaş bir biçimde ve bir kızışma tehlikesi doğurmaksızın sürmektedir. Ancak, bazı durumlarda dı
şa verilen ısı, ortamdan ayrılamamakta ve sıcaklık
giderek artmaktadır. Sıcaklık arttıkça ortamda ye
terli oksijen varsa oksidasyon hızı da artmakta ve
30
Düşük ranklı kömürler oksidasyona daha yatkın
dırlar. Örneğin, bitümlü kömürler antrasite göre da
ha hızlı bir biçimde oksitlenirler.
Petrografik bileşenlerden parlak olan kısımların
(özellikle vitren) mat olanlara göre daha kolay ok
sitlendikleri ve bazı eksinit tiplerinin vitrinit ve
inertinite göre daha hızlı oksitlendikleri (4,5) söylenebilmekle birlikte, kesinleşmiş kanıtlar bulun
mamaktadır.
Pirit, eğer damar içinde yoğun miktarda ve ince
taneli bir biçimde bulunuyorsa etkili olmaktadır
(5). Kolay oksitlenme özelliği nedeniyle geçmişte
üzerinde çok durulmasına karşın (1) bugün piritin
kömürün daha kolay ufalanmasına yol açarak ola
ya katkısı olan bir faktör olduğuna inanılmakta
dır (4).
Kömürün ocak havasının nemini tutması (absorpsiyon) sıcaklık artışına neden olan, dolayısıyla
oksidasyonu hızlandıran bir olaydır (4,6).
ABD komünleri üzerinde yapılan bazı deneme
lerde (4) düşük karbon, yüksek oksijen içerikli (dü
şük ranklı) ve yüksek piritik kükürt içeriği olan kö
mürlerin daha hızlı okside olabildikleri görülmüştür.
Nemli kömürlerin genelde oksidasyona daha
yatkın oldukları ileri sürülmekle (6) birlikte, nemin
olay üzerindeki etkisi henüz tartışmaya açık bir
konudur.
özellikle çok gazlı ocaklarda metanın kömür
yüzeylerinin hava ile temasını engelleyici bir faktör
olması olanaklıdır (6). Kanada kömürleri üzerinde
yapılan bir çalışmada (5) yüksek metan içeriğine
sahip olan damarların oksidasyona daha az yatkın
oldukları saptanmıştır.
3.2. Tane Boyutu
Oksidasyon, doğrudan yüzeyle ilgili bir olay
olup, kömür ne denli ince taneliyse (yüzey alanı
ne denli fazlaysa) oksidasyon o denli fazla olacak
tır.
Gevrek kömürlerin yanmaya daha yatkın olduk
ları bilinen bir olgudur. Göçüklerde oluşan yangın
lar, önemli ölçüde, tavan veya tabanda bırakılan
(alınamayan) kömürün ayak arkasında ufalanma
sından kaynaklanmaktadır (3). Keza, gerek damar
ve gerekse yan taşlardaki çatlak ve yarıklarda bulu
nan ezilmiş kömürler daha kolay yanabilmektedirler. Kömürde açılan yollarda, tahkimata bitişik kı
sımlardaki ufak göçüklerdeki kömür parçalarının
da yanabildikleri yaşanan durumlardandır.
Oksidasyon hızının, dış yüzey alanının küb köküyle orantılı olarak arttığı saptanmıştır (5).
3.3. Kül İçeriği
Yüksek kül içeriği olan kömürler (karbon mik
tarı azaldığından dolayı) kendiliğinden yanmaya
daha az yatkın olacaklardır. Ancak, kül içindeki ki
reç, soda, demir bileşikleri vb. malzemelerin oksidasyonu hızlandırıcı, alüminyum ve silis gibi malze
melerin ise yavaşlatıcı etkisi olabileceği görülmüş
tür (1,6).
3.5. Damar ve Yan Taşların Özellikleri
Kalın damarların (özellikle dilimli çalışılan da
marların) bulunduğu sahalarda, derin ocaklarda,
göçüklerin yeryüzüne erişebildiği sığ ocaklarda,
arızaların çok yer aldığı panolarda yangın çıkması
olasılığının daha yüksek olduğu uygulamadan bi
linmektedir.
Kalın damarlar, gerek kömürün yan taşlara göre
düşük olan ısı iletkenliği (7) gerek arada oksitlen
meye çok yatkın bir band içerme olasılığının yük
sek oluşu (6) ve gerekse ayak gerisinde fazlaca kö
mür bırakılması (...truncated)