Dicle Tıp Dergisi

<span style="font-size:12px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"><strong><span style="font-size:12px;">Dicle Tıp Dergisi / Dicle Medical Journal</span></strong><span style="font-size:12px;">,</span></span><span style="font-size:12px;"> </span></span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin resmi yayın organı olan açık erişim bir dergidir. Dergimiz makale değerlendirme ve kabul etmede hangi kurumdan gelirse gelsin, özellikle Araştırma Yazıları için pozitif yapıcı bir yaklaşım sergilemekte ancak Olgu sunumları için özellikle orijinal olmasını istemektedir. Dicle Tıp Dergisi 1963 yılından beri düzenli ve kesintisiz olarak yayınlanmakta olup, 2003 yılından itibaren internet ortamında yazıl</span><span style="font-size:12px;">arın PDF formatı </span></span></span><a href="http://www.diclemedj.org"><span style="font-size:12px;">www.diclemedj.org</span></a><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;font-size:12px;"> ve </span><a href="http://www.mikrobiyolbul.org/" style="color:rgb(53,101,157);text-decoration:none;">www.dergipark.gov.tr</a><span> </span><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;font-size:12px;">web adresimizde</span><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;font-size:12px;"> arşivlenmektedir. Dergimizin web sayfası "açık erişim" olup ücretsiz olarak makalelere erişmek ve indirmek mümkündür.  </span></p><p align="justify"><span style="font-size:12px;"> </span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;font-size:12px;">Dergimiz "çift-hakem- peer-review" yöntemiyle çalışmakta olup, İngilizce ve Türkçe yazılmış Özgün araştırmaları değerlendirerek Hakemlerce uygun görülenleri yayınlamaktadır. Kısa rapor/Brief report, Olgu sunumu/Case report, Derleme/Review ve Editöre mektup/Letter to Editor türünde yazılar ancak orijinal özellikler taşıdığı taktirde kabul edilmektedir.</span></span></p><p align="justify"><span style="font-size:12px;"> </span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;font-size:12px;">Dergimiz ilk sayıdan itibaren düzenli, kesintisiz ve zamanında yayınlanmıştır. Bize gelen yazıları olabildiğince hızlı değerlendirip, özellikle araştırma makalelerini kabul tarihini takip eden ilk sayıda yayınlamayı prensip edinmiş bulunmaktayız.</span></span></p><p align="justify"><span style="font-size:12px;"> </span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Dergimiz Doçentlik başvurusu ve birçok üniversite akademik başvurularında gerekli olan “</span><strong><span style="font-size:12px;">Hakemli Dergi</span></strong><span style="font-size:12px;">” şartını yerine getirmektedir. Çünkü dergimiz TÜBİTAK- ULAKBİM Türk Tıp Dizini’nde ilk yılından itibaren yer almakta ve ayrıca yazılara </span><strong><span style="font-size:12px;">DOI numarası</span></strong><span style="font-size:12px;"> vermektedir. Böylece kabul edilen yazı baskıya girmemiş olsa bile Doçentlik başvuru dosyasına konabilmektedir.</span></span></span></p><p align="justify"><span style="font-size:12px;"> </span><span style="font-size:12px;"><span style="font-family:arial, helvetica, sans-serif;"><span style="font-size:12px;">Dergimiz şu anda </span><strong><span style="font-size:12px;">DOAJ, ProQuest, Index Copernicus, CrossRef, Google Scholar, ULAKBİM Türk Tıp Dizini, Türkiye Atıf Dizini ve Türk Medline </span></strong><span style="font-size:12px;">tarafından indekslenmektedir.</span></span></span></p>

List of Papers (Total 3,157)

Behçet hastalarında serum TNF- α ve osteoprotegerin düzeyi ve kemik kitle yoğunluğu

Objectives: Osteoporosis is commonly developed due to natural course of Behçet\'s disease (BD) and therapeutic agents. It was aimed to investigate levels of osteoprotegerin and TNF-α (tumor necrosis factor), and bone mineral density (BMD) and correlation between them in BD. Patient and methods: The study included two groups as the study and the control group. Serum levels of TNF...

İnmemiş testis ve eşzamanlı kasık fıtığı birlikteliği: Derleme

Skrotumda yer almayan testis için kriptorşidizm terimi kullanılır. Kriptorşid testisler ya yoktur veya inmemiştir. Kriptorşidizm, konjenital hastalıkları olan bebeklerde daha sık görülür ve en sık inmemiş testis şeklinde karşımıza çıkar. Miadında doğan erkek bebeklerin %2 ile %5\'inde ve erken doğan bebeklerin ise %30\'unda inmemiş testis bulunmaktadır. İnmemiş testislerin...

Postpartum depresyon görülme sıklığı ve tarama yöntemleri

Doğum olayının en sık komplikasyonu olan postpartum depresyon, yeni doğum yapan kadınların yaklaşık %10-15\'inde görülmektedir. Birçok kadının mutlu olmaları gerektiğine inandıkları bir dönemde, depresif duygular taşıdıklarından dolayı suçluluk duymaları, belirtilerini saklamalarına ve postpartum depresyon tablosunun kolaylıkla gözden kaçabilmesine neden olmaktadır. Gebelikte...

İnflamasyonda trombositlerin rolü

İnflamasyon patolojik etkenlere karşı canlı dokular tarafından oluşturulan, patojeni uzaklaştırmaya yarayan ve iyileşme sürecini başlatan son derece önemli bir olaydır. Mikroorganizmalar, fiziksel ve kimyasal travmalar, termal yaralanma, iskemi ve immün reaksiyonlar inflamasyon nedeni olarak gösterilebilir. Plateletler, nükleusa sahip olmayan ve kemik iliğinde megakaryositlerden...

Bartter sendromlu hastada anestezi yaklaşımı: Olgu sunumu

Bartter Sendromu; ciddi hipokloremik metabolik alkaloz, hipokalemi, hiponatremi, hiperaldosteronizm, plazmada artmış renin aktivitesi, anjiotensin II\'ye karşı duyarsızlıkla karakterize nadir görülen bir hastalıktır. Bartter sendromlu hastalarda hipomagnezemi, hiponatremi gibi anestezik yaklaşımı zorlaştıracak elektrolit bozuklukları mevcuttur. İnguinal herni nedeniyle opere...

Çok nadir bir akut batın nedeni: Gossipiboma

Cerrahi operasyonlarda batın içinde unutulan cerrahi spançlar nadirdir. Bunlar belirgin semptom vermeyen aseptik reaksiyona neden olabildikleri gibi, erken dönemde nonspesifik semptomlarla ya da apse ve palpabl kitle gibi belirgin semptomlarla prezente olabilir. Cerrahi spanç granülomatöz bir reaksiyon başlatarak büyük bir kitle şeklinde görüntü verebilir ve buna gossipiboma adı...

Primer aşırı pıhtılaşma eğilimi olan hastada foramen ovale\'ye tuzaklanmış sağ kalp trombüsü ve pulmoner emboli

Tromboembolik hastalık erken tanı konulmadığında hayatı tehdit eden ciddi bir patolojidir. Pulmoner arterde masif oklüzyon oluşturduğunda, kalp yetmezliği de gelişmişse genç insanlarda bile ölüme neden olabilir. Sağ veya sol atriyumda trombüs olması ise bu hastalığın morbidite ve mortalitesinde artışa sebep olur. Bu yazıda patent foramen ovalenin tuzakladığı trombüsü olan, masif...

Konjenital kolesteatomlu kronik otitis mediaya bağlı gelişen bilateral mastoidit

Konjenital kolesteatom, embryolojik olarak orta kulağın gelişimi sırasında orta kulak, petröz kemik ve mastoid kemikte yer alan yassı epitelden gelişir. Tüm kolesteatomların yaklaşık %2-5\'ini meydana getirmektedir. Bu makalede, 5 yaşında bilateral muhtemel konjenital kökenli yaygın kolesteatom ve mastoid fistülle gelen bir olgu sunulmuştur. Olgumuz yaşına göre çok ileri seviyede...

Ostium sekundum tip atrial septal defekt\'e bağli doğum sonrasi ölüm: bir otopsi olgusu

Atrial Septal Defekt (ASD) erişkin ve genç ergenlerde % 10-15 sıklık oranı ile en yaygın görülen konjenital (doğuştan) kalp hastalığıdır. Ostium Sekundum tipi ASD, multifaktöryel heredite (kalıtım) ile ilgili olup hemen hemen daima sporadiktir. Burada, ölümünden 9 gün önce doğum yapmış ASD\'li bir anne ölümü olgusu sunmaktayız. Doğumdan 3-4 gün sonra kendisini iyi hissetmemesi...

Nazal septum anteriorunda respiratuar epitelyal adenomatoid hamartom

Respiratuvar epitelyal adenomatoid hamartom (REAH) sinonasal kavitenin nadir görülen benign bir lezyonudur. Bu olgu sunumunda, fizik muayenesinde nazal kavite girişinde, septumda kitlesel bir lezyon saptanan olguya paranazal sinüs bilgisayarlı tomografi (PSBT) çekildi. PSBT\

Künt karın travması sonrası gelişen izole jejunum perforasyonu

Künt karın travmasına bağlı izole jejunum perforasyonu oldukça nadirdir. Klinik bulgular başlangıçta genellikle spesifik olmadığından tanısı güçtür. Bu nedenle tedavisi geciken hastalarda mortalite ve morbidite riski artar. Bu tip travmalarda klasik radyolojik yöntemler tanı açısından yetersizdir. Erken tanı açısından barsak perforasyonu ihtimalinin düşünülmesi ve tekrarlayan...

Mesaneye lokalize primer amiloidozis: Olgu sunumu

Mesanenin primer amiloidozu nadir görülen ve etiyolojisi kesin bilinmeyen kliniko-patolojik bir durumdur. Hastalık belirti ve semptomları olarak mesane tümörünü düşündürür. Bazı hastalarda alt karın ağrısı, sık idrara çıkma, dizüri gibi alt üriner sistem yakınmaları yapabileceği gibi en önemli semptomu makroskopik ağrısız hematüridir. Bu çalışmada; ilk başvuru şikayeti ağrısız...

Gebelik ve fasiyal dipleji: Nadir bir olgu

Fasiyal paralizi; kadınlarda gebelik döneminde akranlarına oranla daha sık görülür. Fasiyal dipleji ise fasiyal paraliziye göre çok daha nadir olan bir durumdur. Etiyolojide Möbius sendromu, Guillain-Barre sendromu, sarkoidoz, infeksiyöz mononükleoz, bilateral temporal kemik fraktürleri, Lyme hastalığı ve multiple skleroz gibi birçok neden sorumlu olabilir. Fasiyal paraliziler...

Mandibulada Dentinojenik Ghost Hücreli Tümör: Olgu sunumu

Altı aydır gingivada kitlesi olan 67 yaşındaki erkek hasta aspirasyon sitolojisi ve eksizyonel biyopsi ile değerlendirildi. Sitolojik bulgularda benign odontojenik keratositleri anımsatan dejenere benign epitelyal hücreler görüldü. Fakat eksizyonel biyopsi, dentinojenik ghost hücreli tümör özelliklerinden olan aberant keratinizasyon, ghost hücreleri ve displastik dentin görülen...

Miksoma ve fibroelastomanın eşlik ettiği Carney sendromlu hasta

Primer kalp tümörleri içerisinde miksomalar ilk sırada yer almaktadır. Carney Sendromu ise, miksomalar (kalpte, deride, meme dokusu), ciltte pigmentasyonlar, memenin miksoid fibroadenomları ve endokrin neoplazileri içeren herediter otozomal dominant geçişli bir hastalık kompleksidir. Endokrin organlara ait en sık rastlanan bulgular adrenokortikotropik (ACTH) hormon üretimine...

Geriatrik hastalarda bası yaralarına yaklaşım

Amaç: Bu çalışmanın amacı bası yarası nedeniyle kabul edilen geriatrik hastalara gerekli beslenme desteği sağlandıktan sonra planlanan tedavi ve sonuçlarını değerlendirmektir. Gereç ve yöntem: Bu çalışmaya 2006 ile 2011 yılları arasında bası yarası nedeniyle servisimize kabul edilen geriatrik hastalar dahil edildi. Hastaların vücut kitle indeksleri hesaplandı, albumin değerleri...

Genç erkeklerde konjonktival otogreftli pterjium cerrahisi ve indüklenmiş astigmatizma

Amaç: Genç yaşta konjonktival otogreftli pterjiyum cerrahisi yapılan erkek olguların sonuçlarının değerlendirilmesi ve indüklenen astigmatizmanın hesaplanması. Gereç ve yöntem: Primer pterjiyum tanılı 20 olgunun 22 gözüne konjonktival otogreftli pterjiyum cerrahisi uygulandı. Pterjiumun görmede şikayet oluşturması, pupil hizasına yaklaşmış olması ve kozmetik sebeplerle kişilerin...

Türkiye\'nin Van yöresinde Anti-HAV IgM pozitifliğinin yaş ve aylara göre dağılımı

Giriş: Bu çalışmada, Türkiye\'nin van bölgesinde anti-HAV IgM pozitiflik oranları ile bu oranların yaş ve mevsimsel dağılımının irdelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: 2006-2010 tarihleri arasındaki beş yıllık süreçte, Hepatit A ön tanısıyla laboratuvarımıza gönderilen serum örneklerinde anti-HAV IgM varlığı, AxSYM (Abbott Diagnostics, Almanya) ve Architect i2000SR (Abbott...

Koklear implantasyon adayı hastaların yüksek rezolüsyonlu bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans inceleme sonuçları

Amaç: Sensörinöral işitme kaybı nedeniyle koklear implantasyon planlanan hastalarda, operasyonun şeklini ve başarısını etkileyebilcek faktörlerin, yüksek rezolüsyonlu bilgisayarlı tomografi (YRBT) ve manyetik rezonans inceleme (MRI) ile değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: Çalışmaya alınan 49 hastadan 38\'ine MRI yapılırken, tüm hastalara YRBT uygulanmıştır. MRI ve...

Serebral palsili çocuklarda oküler problemler

Amaç: Bu çalışmadaki amacımız bölgemizdeki serebral palsili çocuklarda göz problemlerinin sıklığını ve çeşitliliğini tespit etmektir. Gereç ve yöntem: Çalışmaya Mustafa Kemal Üniversitesi Çocuk Nöroloji polikliniğinde takip ve tedavisi yapılan serebral palsi tanısı almış 90 hasta alındı. Hastalığın etyolojisi ve serebral palsi tipini belirlemek için öykü alındı ve fizik muayene...

Üriner sistem taşlarında iki senelik şok dalgası ile taş kırma tedavisi sonuçları

Amaç: Üriner sistem taşlarında vücut dışı şok dalgası ile taş kırma (SWL) tedavisi ile başarı oranları ve başarıyı etkileyen faktörleri incelemek. Gereç ve yöntem: Şubat 2010 ile Aralık 2011 tarihleri arasında Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı\'nda üriner sistem taşları nedeni ile SWL tedavisi yapılan 101 hastaya ait bilgiler geriye dönük olarak...

Metabolik sendromlu hastalarda aortun elastik özellikleri ve aort sertliğini etkileyen faktörler

Amaç: Metabolik sendromda aortik sertlikte artış olması beklenmektedir. Çalışmamızda metabolik sendrom (MetS)\'lu hastalarda aortik sertlik ve bununla ilişkili ekokardiyografik ve biyokimyasal parametreleri saptamayı amaçladık. Gereç ve yöntem: Çalışmaya güncellenmiş ATP III kriterlerine göre MetS tanısı alan ardışık 46 hasta (25 erkek, ortalama yaş 47.3±6.6 yıl) ve 44 kontrol...

Periferik arter bypass cerrahisinde greft seçimi ve bu seçimin greft açıklığına katkısı

Amaç: Bu çalışmada, periferik bypass cerrahisinde seçilen greftlerle ilgili klinik sonuçlarımızı sunmayı amaçladık. Gereç ve yöntem: Çalışmaya Ağustos 2007- Ocak 2009 tarihleri arasında Kalp ve Damar Cerrahisi kliniğinde periferik arter bypass cerrahisi uygulanan 68 hasta alınmıştır. Hastaların % 81\'i erkek (n=55), %19\'u kadındı (n=13) ve yaşları ortalama 57±10 idi. Hastalardan...

Anne ve ergenlerdeki depresif belirtilerin ergen intiharları ile ilişkisi

Amaç: Bu çalışmanın amacı intihar girişiminde bulunan ergenlerde ve annelerinde, intihar girişiminde önemli bir risk faktörü olan depresif belirtilerin varlığını araştırmaktır. Gereç ve yöntem: Çalışmaya intihar girişimi ile başvuran 141 ergen ve anneleri alınmıştır. Olguların sosyodemografik özellikleri kaydedilmiş, hastalara ve annelerine Beck Depresyon Ölçeği ve Beck...