Molla İlahi'ye Dair
OS MA NL1 ARAŞT 1RM ALAR 1
VII-VIII
l~DITORS
İSMAİL
OF
~'HIS
E . ERONSAL -
SPECI AL JSSUE
Ca::RISTOPHER FERRARD
Ca::RISTINE WOODHEAD
:. THE JOURNAL OF OTTOMAN STUDIES
VII-VIU
ı
ı
ı
ir
·
İstanbul - 1988
MOLLA :tLAHl'YE DAİR
Mustafa Kara
.HAYATI
Anadolu'da gelişen tasavvufi düşüncenin ilk temsilcilerinden biri
olan Molla İlahi, Mecdi Efendi'nin ifadesiyle «Germiyan Vilayetinin,
Simav nahiyesinin Tekellüf köyünde» doğmuştur. AbdUnah İlahi'nin
doğum tarihini bilemiyorsak da hayatının seyrini şöyle özetlemek
mümkündür: İlk tahsiline doğduğu yerde ba_şladı. DaJ;ıa sonra devrin ilim merkezi İstanbul'a gitti. Zeyrek Medresesi'nde tahsiline
devam etti.. O dönemde Horasan bölgesi ilim-irian açısından en cazip olan yerlerden biriydi. Mevlana Ali Tfısi (öL 887/1482) ile beraber Doğu'ya gitti1 • İlıtisasına devam etti. Bir müddet sonra tasavvufi hayata meyletti. Bu meyil, kitaplarını satıp paralarını fakiriere
dağıtacak derec~de hayatını etkiledi. Sfıfilerle olmaya başladı, Semerkant'a gitti ve '<iönemin meşhur simalarından Ubeydullah Ahrar'ın (öl. 895/1490) müridleri arasına girdi. Seyr-u sülılkünu tamamlayıp, icazetini aldıktan sonra Buhara'ya yöneldi. Bir yıl, diğer
bir ifade ile dokuz «erbain» çıkat>.ncaya kadar Bahaeddin Nakşi
bend'in {öl. 791/1391) mezarının ya.nınqa kal&. Bu manevi ilişki
onun üveysi-meşrebe sahip bir sfıfi olara);r tanınmasına sebep oldu.
Tekrar Semerkant'a dönen Simavi, niürşidinin emrine hazır olduğUnu ifade etti. Kendisine gösterilen hedef Anadolu idi. Molla
İlahi
tekrar Simav'a dönerken,
uğradığı
merkezlerde gönül ehli
kişilerle görüşmeyi de ihmal etmedi. 'Bunların başında Herat'da görüştüğü Molla Cami gelmektedir2.
ı
Latifi'ye göre Tüsi lle Horasan'da karşllaştı, bk. TezkiTe, 50.
2 Molla nw•nm muhtemel güzergahı şöyledir: Gidiş: İstanbul, ·Sivas, Erzurınn, Tebriz, Hemedan, Rey, Ni§a.bur, Merv, Buhara, .Semer.kant; Dönüş: Se-
-·~ --- -=..-
366
Şimdi müridinin müridi Lamii Çelebi'yi diniiyelim: «Meviidieri
olan Simav'da nüzul buyurmuşlar, talibler ve aşıklar çlinki vucud-u
şeriiinden hakikat kokusm almışlar ve n'!Jl"-i iradetle ol zatm kim
idüğin fehm eylemişler. La-cerem etraf ve eknaftan gelub, hidmet-i
saadet-meabiarına yüz urmışlar ve az zamanda bir azim cemiyet olub,
tariir-i hacegan avazesi Vilayet-i Rum'a rolintesir olmuş» 3 •
Simav'daki hizmetleri devam ederken İstanbul'dan teklif geldi.
Fatih Sultan Mehmed kendisini İstanbul'a davet ediyordu. Daveti
itiyatla karşıladı. Davette ısrar olunca, müridi Emir Ahmed Buhari'yi İstanbul'a gönderdi. Vazifesi İstanbul'un durumun1;1 tesbit
edip mürşidine haber vermekti. Buhari, bir müddet İstanbul'da kaldıktan sonra, atmosferi Farsça bir beyt ile şifre olara:ıt Simav'a
gönderdi. Beytin meali şöyle : «Bu · hengamede gönlü rahat tutmak
daha iyidir. O, yarin eteğine. yapışınış ve bir. kenara çekilmiştir»4.
Bu haber üzerine İstanbul'a gidişini biraz daha tehir etmiştir. Burada es.kilerin tabiriyle bir ıstıtrat yapıp, Şeyh'in İstanbul'a . gidiş
meSeleri üzerinde biraz duralım: ·
'
Molla nwi İstanbul'a ne zaman gitti? Fatih'in nahi'yi istanbul'da görmek istediği kesindir. .Çünki, Molla Cami'yi İstanbul'a· davet
eden Fatih, aynı zamanda Ubeydullah Ahrar'm hayranlarmdandır.
Dolayısiyla Ahrar'ı görememenin hüznünü, müridini İstanbul'da
ağırlamakla sevince dönüştürecek tir. Fakat· bu konuda kaynakla.l"da
bulunan bilgiler tenalruZlarla ·doludur. Bu bilgiler şöyle özetlenebilir:
· · 1. Şeytankulu fitnesi üzerine · İstanbul'a gitmiştira. · ·
2. Molla ·nwi, Fatih Sultan Mehmed vefat edinceye_kadar, İS
tanbul davetine _iltifat etmeımiştir6 • ·
3. 1st~nbul'a erken bir dönemde gitmiş_ ve _A yasofya Ç~mii'nde
Sultan Fatih'le karşılaşarak. tasavvufi meseleleri ko~uşmuşlardır
(874/ 1469).
i
merkiı.nt, Buhara, Merv, TUs, Ni§abur, Rey, Hemedan, Kirmanşa.h, Bağdat, Ha- .
lep, Ant;ıkya, Konya, Simav.
3 Nefahat, 461.
4 age, 468-69.
5 Mecdi, Terceme-i f]akayı1c, 263.
6 fja1cai'k1ı'n-Numaniye, 1{)2; Nefahat, 462.
367
Bu tesbitierin t~Iil ve tenkidi şöyle yapılabilir :
Birinci tesbit doğru ·alamaz. Çünkü Şahkulu veya Şeytankulu
Fitnesr olarak Osmanlı tarililerinde yer alan olay, 91:7/1511 yılıiida
Vukti. bUimuştur. Molla nahi'nin 896/1490'da.vefat ettiğini biİiyoruz.
İkinci ·maddeye aslıiı.da güvenmek gerekiyordu. Çünkü bl;! bilgiyi
bize N efahat mütercimi Lamii Çeiebi ulaştırmaktadır. Lamii'nin
bu konuyu, mürşidi Emir Buhari'den duymuş olinası gerekir. Emir
Bllhari de nam'nin mürididir. Fakat Molla nam'nİn Zadu!l-Muştf:!-kin
adlı eserinde rastladığımız «Sekizyüz seksen iki senesinde Kostantiniye'de olurduk»7 ifadesi, Nefaiıat'm kanaatma katılmayı zorlaş~
tırmaktadır. Fatih 886/1481 de vefat e~.tiğine göre nam'nin Sultan'la görüşmesi sözkonusudur.
.
Üçi.incü iddia da doğı:u olı:İıamalıdır.. Molla . nam,. ·Fatih'·in
sağlığında İstanbul'.a gitmişse bile bu kadar erken bir dönemde olmaması gerekir. DolaY.ısıy~e .Ayasofya'daki Şeyh-Sulta~ sohbetindeki
Şeyh'in Molla nalıi olması zayıf bir ihtimaldir. Çünkü bu millakat
874/ 1469 yılında vukubulmuştur. Bu durumda Molla nalıi'nin Fatih'in ölümünden yaklaşık on sene önce İstanbul'a gitmiş olması
gereki:rı ki, bize ·pek · doğru gelmemektedir. İ. H. Ertaylan'ın Meslekü/t.:.Talibin liaŞiyesi olarak ele alıp güvendiği ifadeler de aynen
Nefahatü/l-Vns'ün. yukardaki ifadeleİ'idirl!. : · .
M;olla nam İstanbul'a Fatih'in davetine rağmen niçin . gitmedi
veya davete i.ca:beti niçin geciktirdi? Bir ·başka ifade ile müridinin
şifresini nasıl değerlendirdi? Bunu kesin olarak çözmek zordur. Fakat akla gelen bir iki noktayı da yazmadan geçemiyeceğiz.
1. Molla llalıi mizaç olarak sükUneti seven ·bir kişi ·olduğundan
payitalit'a gitmek istemeıniştir.
2. Melaıni-:ıneşreb bir ı:ıfifi olc;luğunQ.an kısmen gizli yaşamayı
tercih etmiştir.
.
.
.
3. Bedrettin Simavi'ye ait Varidat'm şarİb.i olan bir kimse olarak bu meşrebin karşısında olan yetkililer ve meslekdaşları onun
İstanbul'a gelmesini uygı,ın görmemişler.dir. Çünkü o dönemin en
büyük suçlarından biri de «Bedreddini» almaktı. Bu meşreb farklılığı ,
bizce sebeplerin en önemlisidir.
7
8
Süleymaniye Ktp. İbrahim Ef. Kit. Nu .. 420, 66a.
İsmail Hikmet Ertaylan, D·ivan-ı naM, 14-15.
-· -~ -
368
Nihayet Manisalı Kazasker Çelebi'nin ısrarlı davetleri üzerine
Molla İlahi İstanbul'a gitti. Çelebi'nin ~zettiği derviş hücrelerine
pek iltifat etmiyer~k Zeyrek Camii civarındaki metrük ve bakımsız
bir yeri.mesken edindi. Bir müddet burada hizmet veren İlahi, büyük
kalabalıklardan kaçıp daha sakin bir yer aramaya başladı. Ona göre
kalabalıklar hem kendisi hem- de müridieri için faydalı olmuyordu.
Bu hal devam ede~ken Evrenoszade Ahmed Bey'in teklifini daha
uygun buldu ve Vardaryeni~esi'ne gitti. Bu günkü Selanik şehrine
40 km mesafed~ olan Vardaryenicesi'ne gidiş tarihini şimdilik bilmiyorsak da 895/1490'da orada olduğunu biliyoruz9 •
Zddu1-Mwıtakin adlı eserinde sadakat konusunu anlatırken kullandığı şu ifade onun ziyaretçilerinin sadece Asya ve Avrupa'dan
olmadığmı da göstermektedir. «Mısır İskenderiye'sinden bir kirnesne
geldi ve dedi: (...truncated)