Varoluşcu Felsefelerdeki Bazı Özellikler

Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi, Nov 2014

Varolusçuluk, insan özgürlügü, ölüm ve kaygı gibi modern varolusçu felsefelerde yer alan bazı iyi bilinen ortak temaları vurgulayan bir felsefe olarak genis anlamda anlasılırsa eger, bu, Sokrates’den Kant’a kadar birçok filozofun varolusçu oldugu örüsü için güçlü bir haklı çıkarım olacaktır. Fakat, ‘varolusçu’ terimi, yalnızca bazı ortak temalara isaret etmez. Varolusçuluk, aynı zamanda bu temaların bazı ortak varolusçu ilkeler açısından islenmesini de gerektirir. Bu yüzden, bu makalede, öncelikle, Kierkegaard, Jaspers, Marcel, Merlau Ponty, Sartre, Heidegger gibi modern varolusçu filozoflarca paylasılan bu ortak ilke ya da özellikler tespit edilmeye çalısılmakta ve herhangi bir felsefenin varolusçu olarak kabul edilip edilemeyecegine karar vermek için kullanılabilecek en az bes özellik oldugu ileri sürülmektedir: (1) insanın merkeziligi, (2) insanın tikel, somut bir varlık, bir birey olarak alınması; (3) varolusun öze Önceligi; (4)hakikatın öznelligi; ve (5) felsefenin aktörün bakıs açısından yapılması. Ancak tüm bu ilkelerin sözkonusu her filozof için ‘esit ölçüde’ geçerli oldugu düsünülmemelidir. Bu genel çerçeveye ek olarak, makalede, ayrıca, hem varolusçuluktaki öznelligin keyfilik anlamındaki bir öznelcilikle özdes olmadıgına hem de Sartre’ın ‘varolus özden önce gelir’ iddiasının tüm varolusçular için aynı anlama gelmedigine dikkat çekilmektedir.

Article PDF cannot be displayed. You can download it here:

http://dergipark.gov.tr/download/article-file/52462

Varoluşcu Felsefelerdeki Bazı Özellikler

VAROLUŞÇU FELSEFELERDEKİ BAZI ORTAK ÖZELLİKLER Hakan GÜNDOĞDU1 ÖZET Varoluşçuluk, insan özgürlüğü, ölüm ve kaygı gibi modern varoluşçu felsefelerde yer alan bazı iyi bilinen ortak temaları vurgulayan bir felsefe olarak geniş anlamda anlaşılırsa eğer, bu, Sokrates’den Kant’a kadar birçok filozofun varoluşçu olduğu görüşü için güçlü bir haklı çıkarım olacaktır. Fakat, ‘varoluşçu’ terimi, yalnızca bazı ortak temalara işaret etmez. Varoluşçuluk, aynı zamanda bu temaların bazı ortak varoluşçu ilkeler açısından işlenmesini de gerektirir. Bu yüzden, bu makalede, öncelikle, Kierkegaard, Jaspers, Marcel, Merlau Ponty, Sartre, Heidegger gibi modern varoluşçu filozoflarca paylaşılan bu ortak ilke ya da özellikler tespit edilmeye çalışılmakta ve herhangi bir felsefenin varoluşçu olarak kabul edilip edilemeyeceğine karar vermek için kullanılabilecek en az beş özellik olduğu ileri sürülmektedir: (1) insanın merkeziliği, (2) insanın tikel, somut bir varlık, bir birey olarak alınması; (3) varoluşun öze önceliği; (4) hakikatın öznelliği; ve (5) felsefenin aktörün bakış açısından yapılması. Ancak tüm bu ilkelerin sözkonusu her filozof için ‘eşit ölçüde’ geçerli olduğu düşünülmemelidir. Bu genel çerçeveye ek olarak, makalede, ayrıca, hem varoluşçuluktaki öznelliğin keyfilik anlamındaki bir öznelcilikle özdeş olmadığına hem de Sartre’ın ‘varoluş özden önce gelir’ iddiasının tüm varoluşçular için aynı anlama gelmediğine dikkat çekilmektedir. Anahtar Kelimeler: varoluşçuluk, öznellik, birey, varoluşun önceliği, aktörün bakış açısından felsefe yapmak. ABSTRACT Some Common Properties of Existentialist Philosophies If existentialism be understood in a very broad sense as a philosophy which emphasizes some of such well-known common themes as human freedom, death and anxiety taken place in modern existentialist philosophies, then there will be strong justification for the view that many philosophers from Socrates to Kant are existentalists. But the term “existentialist” does not connote only some common themes. It also needs that those themes should have been considered in terms of some common existentialist principles. For that reason, this paper primarily tries to establish these common principles or properties held by modern existentialist philosophers like Kierkegaard, Jaspers, Marcel, Merlau Ponty, Sartre and Heidegger. The paper claims that there are at least five common properties shared by these philosophers and that they can be used in deciding whether any philosophy be counted as an existentialist: (1) centrality 1 Yrd. Doç. Dr. Hakan Gündoğdu, Dokuz Eylül Üniversitesi, Felsefe Tarihi ABD, E-mail: . 96 Hakan Gündoğdu of man; (2) considering man as a particular, concrete entity, namely an individual; (3) priority of existence over esence; (4) subjectivity of truth; (5) philosophizing from the standpoint of an actor. Yet, all these principles or properties, should not be considered equally applicable to every philosophers mentioned. In addition to this general outline, the paper indicates on one hand that the principle of subjectivity in existentialism is not identical to subjectivism in the sense of arbitrariness, and on the other that the meaning of Sartre’s claim ‘existence precedes esence’ is not the same for all existentialists. Key Words: existentialism, subjectivity, individual, priority of existence, philosophizing from the standpoint of an actor. A. GİRİŞ Günümüzde varoluşçuluk denilince birçok isim akla geliyor. Bazı yazarlar varoluşçu filozoflar listesini o kadar geniş tutuyorlar ki St. Augustine (354-430), Don Scotus (1266-1308), Blaise Pascal (1623-1662), ve Immanuel Kant (1724-1804) bile varoluşçu olarak kabul ediliyor2. Hatta Emmanuel Monuier’in yaptığı gibi3, Sokrates’ten ilk varoluşçu filozof olarak söz ediliyor ve daha ötede varoluşçuluğun tarihi Sokrates öncesi filozoflara kadar götürülebiliyor4. Bunun bir sebebi, onlardan her birinin ölümün ve yaşamın anlamı, özgürlüğün ve seçimin önemi gibi modern varoluşçu temalardan birine ya da diğerine önem vermiş olmalarıdır. Fakat yalnızca bu, tek başına, şu ya da bu filozofu varoluşçu olarak nitemek için yeterli değildir. Doğrusu modern varoluşçu felsefelerin ele alıp işledikleri varoluşsal problemler, aslında, hemen hemen her dönemde ele alınıp işlenmiş problemlerdir. O halde nasıl varoluşçular bu tür problemleri öne çıkarıp işledikleri için bu problemleri ortaya atanların varoluşçular olduğu söylenemezse, benzer şekilde, söz konusu problemleri ele alıp işlediği için her filozofa varoluşçu demek de doğru değildir. 2 3 4 S. J. Frederick Copleston, Contemporary Philosophy: Studies of Logical Positivism and Existentialism, London: Burnes and Oates, 1956, s. 125. (Bundan sonra kısaca “Frederick Copleston, CPSLPE” olarak ifade edilecek); Ronald Grimsley, Existentialist Thought, University of Wales Press, 1960, s. 2. Emmanuel Mounier, Existentialist Philosophies: An Introduction, trans. Eric Blow, London: Rankin, 1948, s2 Kierkegaard Sokrates’i varoluşçu olarak değerlendirmesine rağmen, varoluşçuluk hakkında yazan birçok yazar, Sokrates’de bir varoluşçu görmeyi reddetmiştir. Bkz. Ronald Grimsley, Existentialist Thought, s. 1. Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi, VII (2007), sayı: 1 Varoluşçu Felsefelerdeki Bazı Ortak Özellikler 97 Böyle bir değerlendirme, doğal olarak, varoluşçuluğun kendisiyle tanımlanabileceği bir takım ortak özellikler olduğunu varsayar. Bu yazıda varoluşçu felsefeleri varoluşçu olarak nitelendirmeye yol açan bu özelliklerin neler olduğu üzerinde durulacak; ve varoluşçuluk, Soren Kierkegaard (1813-1855), Karl Jaspers (1883-1969), Gabriel Marcel (1889-1973), Merlau Ponty, J. P. Sartre (1905-1980) ve Martin Heidegger (1889-1979) gibi geleneksel felsefeden farklı yeni bir felsefe yapma tarzı ortaya koyan modern filozoflarla sınırlandırılacaktır. Ancak, bu adı geçen filozoflar bile birbirlerinden oldukça farklı düşünce alışkanlıklarına, farklı amaçlara ve inanışlara sahip olduklarından onların hepsinde ortak olan özelliklerin neler olduğunu tespit etmek pek kolay değildir. Neredeyse her varoluşçu yazarlar listesinin başında yer alan, Jaspers, Marcel, Heidegger ve Sartre bile ilk bakışta birçok bakımdan hemfikir değillerdir. Heidegger’in esas problemi bir varlıkbilim inşa etmektir. Oysa Jaspers varoluşu izah etmenin bir aracı olarak herhangi bir ontoloji kabul etmeyi reddeder, ama bir metafizik geliştirir.5 Jaspers, kendi düşüncesinin merkezine teizm, panteizm ya da ateizm olarak yorumlanmaması gereken bir tür aşkın (transcendent6) fikrini koyar. Heidegger’in felsefesi ise ilk bakışta ateistik gibi görünür; ama daha dikkatli bakıldığında onun düşüncesi bu yoruma çok rahat geçit vermez: Heidegger, Tanrı’nın varlığını ne olumlar ne de yadsır. Sonunda Sartre, ateizmi varoluşçuluğun merkezine yerleştirir ve mantıksal bir ateizm geliştirmeye çalışır.7 Oysa Marcel, Kierkegaard gibi 5 6 7 I. M. Bochenski, Contemporary European Philosophy, Berkeley and Los Angeles: University of California Press, 1956 (...truncated)


This is a preview of a remote PDF: http://dergipark.gov.tr/download/article-file/52462
Article home page: http://dergipark.gov.tr/daad/issue/4508/62067

Hakan GÜNDOĞDU. Varoluşcu Felsefelerdeki Bazı Özellikler, Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi, 2014, pp. 95-132, Volume 4, Issue 7,