Abbasilerin Son Dönemlerinden İlhanlıların Yıkılışına Kadarki Süreçte Şi'î Sünnî İlişkileri

e-Makalat Mezhep Araştırmaları Dergisi, Mar 2014

İlhanlılar dönemi İslam mezhepleri tarihi açsısından oldukça önemlidir. Bu dönemde İran toprakların ilk defa Şiilik devletin resmi mezhebi haline gelmiştir. Şiiler İlhanlı devletine Abbasi hilafetini ortadan kaldırılmasına destek vermişlerdir. Şiilerin Moğol algısı Sünnilere göre daha olumludur. Belki de bu nedenle Şiiler İlhanlı devletinde rahatlıkla görev alabilmişlerdir. Bağdat'ın düşüşü Şii-Sünni ilişkilerinin seyrini etkilemiştir. Ancak en büyük kırılma, Olcaytu'nun Şiiliği benimsemesi ve onu devletin resmi mezhebi haline getirdiği dönemlerde yaşanmıştır. Olcaytu'nun ezan, kamet ve hutbenin orijinal yapısında değişiklikler yapması huzursuzluğun önemli kaynaklarıdır. Şiilerin yönetimde etkili olması, sonraki süreçlerde Şii- Sünni çatışmaların artmasına neden olmuştur. Aslında bu çatışmaların bazı gerekçeleri geçmişten devralınmıştır. Zira Bağdat sokaklarındaki bazı çatışmaların temeli, Büveyhiler dönemine kadar uzanmaktadır. Bu dönemde Sünni mezhepler arasında da çatışmalar yaşanmıştır. Bazen Sünni mezhepler birbirleriyle mücadele ederken Şiilerle ittifak arayışına bile girmişlerdir.

Article PDF cannot be displayed. You can download it here:

http://www.emakalat.com/download/article-file/63765

Abbasilerin Son Dönemlerinden İlhanlıların Yıkılışına Kadarki Süreçte Şi'î Sünnî İlişkileri

e-makâlât Mezhep Araştırmaları, VI/2 (Güz 2013), ss. 17-42. ISSN 1309-5803 | www.emakalat.com ABBASİLERİN SON DÖNEMLERİNDEN İLHANLILARIN YIKILIŞINA KADARKİ SÜREÇTE ŞİÎ-SÜNNÎ İLİŞKİLERİ Hanifi ŞAHİN Özet Abstract İlhanlılar dönemi İslam mezhepleri tarihi açsısından oldukça önemlidir. Bu dönemde İran toprakların ilk defa Şiilik devletin resmi mezhebi haline gelmiştir. Şiiler İlhanlı devletine Abbasi hilafetini ortadan kaldırılmasına destek vermişlerdir. Şiilerin Moğol algısı Sünnilere göre daha olumludur. Belki de bu nedenle Şiiler İlhanlı devletinde rahatlıkla görev alabilmişlerdir. Bağdat’ın düşüşü Şii-Sünni ilişkilerinin seyrini etkilemiştir. Ancak en büyük kırılma, Olcaytu’nun Şiiliği benimsemesi ve onu devletin resmi mezhebi haline getirdiği dönemlerde yaşanmıştır. Olcaytu’nun ezan, kamet ve hutbenin orijinal yapısında değişiklikler yapması huzursuzluğun önemli kaynaklarıdır. Şiilerin yönetimde etkili olması, sonraki süreçlerde Şii- Sünni çatışmaların artmasına neden olmuştur. Aslında bu çatışmaların bazı gerekçeleri geçmişten devralınmıştır. Zira Bağdat sokaklarındaki bazı çatışmaların temeli, Büveyhiler dönemine kadar uzanmaktadır. Bu dönemde Sünni mezhepler arasında da çatışmalar yaşanmıştır. Bazen Sünni mezhepler birbirleriyle mücadele ederken Şiilerle ittifak arayışına bile girmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Şii, Sünni, Mezhep, çatışma, Olcaytu. Shia-Sunni Relations from Late Abbasids until the fall of Ilkhanids The period of Ilkhanids is the most important for the Islamic sect history. In this period, the Shiism, first time, became the offical sect in Iran. The Shiites supported the Ilkhandis in the proces of the eliminating of the Abbasid caliphate. Shiites’s perception of the Mongols is more positive than Sunnis’s perception. For this reasan, they could easily have become part of the Ilkhanids state. The fall of Baghdad, has influenced the course of the Shiite-Sunni relations. But the biggest gap between Sunnis and Shiites has took place after the acceptance of the Shia by Öljeitü and making it the state's official sect in Iran. The changes of the original structure of the adhan, iqamah and friday khutbah that were made by Öljeitü, are the major cause of the unrest in the society.The influence of the Shia in the management, has led to be an increase conflicts between Shia and Sunni in the next process. Actually, Some of the reasons for the conflict are inherited from the past. Because, the basis of some conflicts in the streets of Baghdad extends to period Buyids. In this period, there have been conflicts between Sunni sects. Sometimes the Sunni sects, while fighting each other, have made an alliance with the Shiites Key Words: Shiite, Sunni, sect, conflict, Öljeitü _____  Yrd. Doç. Dr. KTÜ İlahiyat Fakültesi, Trabzon/Türkiye 18 Hanifi ŞAHİN Giriş İlhanlı devleti ya da İran Moğolları, Cengiz Han’ın torunu Hülâgû tarafından imparatorluğun batısında İran’da kurulan bir Moğol devletidir. Cengiz Han (v.1227)’dan önce Moğollar, birbirleriyle mücadele halinde olan, Çinlilere vergi veren, siyasî birlikten yoksun kabileler halinde yaşayan dağınık haldeki topluluklardı.1 Yaklaşık bir asır kadar tarih sahnesinde görülen İlhanlılar, Abbâsîleri ve Harizmşahları tarihten silmiş, kurumları açısından sonraki Türk devletlerini etkilemiş önemli bir devlettir.2 Moğollar tarih sahnesine çıktıklarında İslâm dünyası, özellikle İran, Irak ve Suriye bölgesi VII/XIII. yüzyılda siyasî ve içtimaî açıdan karışık bir durum arz etmekteydi. Bu dönemde İran Selçukluları ortadan kalkmış (1157); Anadolu Selçukluları, Haçlı Seferleri yüzünden zayıf düşmüş, İran Selçuklularına ait yıkıntının üzerine Hârizmşahlar Devleti kurulmuştu. Bu esnada Mısır ve Suriye’ye hâkim olan Eyyûbiler, Anadolu Selçuklularıyla yaptıkları mücadelelerde oldukça yıpranarak parçalanma dönemine girmişlerdi. Anadolu’da ise Bizans ve Anadolu Selçukluları Devleti, önemli birer siyasî teşekkül olarak ön plana çıkmaktaydı. Özellikle Sultan Alâeddin Keykubâd (1179-1236)’ın başarılı icraatları nedeniyle, gücünün zirvesine ulaşan Anadolu Selçuklu Devleti, Moğol istilasına kadar bölgenin en güçlü ülkesi konumundaydı. Bizans ise 1204’te Latinlerin İstanbul’u ele geçirmesiyle o zamana kadarki sahip olduğu nüfuz sahasının sadece bir kısmında tutunabilmişti. Gürcistan ve Ermenistan, İran, Irak, Suriye’de değişen siyasî dengelere göre politika takip etmeye çalışan iki küçük devletçik konumundaydılar.3 _____ 1 Manghol-un Niuça Tobça’an (Yüan- Ch’ao Pi-shi), Moğolların Gizli Tarihi (1240), çev. Ahmet Temir, TTK Yay. Ankara 1986, s. 58. 2 Abdulkadir Yuvalı, İlhanlı Devletinin Kuruluşu: Hülegü Han ve Zamanı, (Yayın- lanmamış Doktora Tezi), Ankara,1973, s. 195; Yılmaz Öztuna, İslam Devletleri Devletler ve Hanedanlar, Ankara 1989, I, s. 556. 3 Bertold Spuler, İran Moğolları: Siyaset İdare ve Kültür İlhanlılar Devri 12201350, çev. Cemal Köprülü, TTK, Ankara 1987, s. 29-30; Ayşe D. Erdem Kuşçu, “İlhanlı Devleti’nin Kuruluşu ve Memlüklerle İlk Teması”, Türkler, VIII, s. 364. e-makâlât Mezhep Araştırmaları, VI/2 (Güz 2013) 19 VII/XIII. yüzyılın başlarında bu bölgelerin büyük bir bölümü Müslümanların elindeydi. Abbâsî halifeliği Bağdat ve çevresinde Halife Nâsır Lidinîllah’ın (575-622/1180-1225) başarılı idaresi sayesinde geçici itibar kazanmıştı.4 Ancak hilafet yönetimi, dışarıda ve içeride çeşitli tehlikelerle karşı karşıya kalmıştı. Dışarıda; Haçlıların İslam fetihleriyle başlayan kadim düşmanlıkları devam etmekteydi. İçeride ise doğuda gittikçe önem kazanan, sınırları halifelik aleyhine genişleyen Hârizmşahlar Devleti vardı. Bu devlet, İran’ın büyük bir bölümünü elinde bulundurmaktaydı. Aynı zamanda Abbâsî devleti için büyük bir tehdit unsuruydu. Nitekim Hârizmşah Alâeddin Muhammed (v.617/1220), Halife Nâsır’ın azledilip, yerine Hz. Hüseyin soyundan gerçek hak sahibi birisinin halife olması gerektiğini düşünmekteydi.5 Bazı kaynaklarda, Alâeddin Muhammed’in bu siyasî atağı karşısında sıkışan Halife Nâsır’ın, Cengiz Han’dan yardım istediği ifade edilmektedir.6 Mezheplerin İktidar Algıları Sünnîlerin Moğollara yönelik bakış açısı tam anlamıyla olumsuzdur. Buna karşın Şiîlerin bakış açısını olumsuz olarak nitelemek zordur. Sünnî bakış açısını, hadis olarak kabul gören rivayetler ile Sünnî tarihçilerin abartılı tasvirleri belirlemiştir. Aslında bu rivayetlerde geçen “kantûra” kelimesi hem Moğollar hem de Türkler için kullanılmıştır.7 Bu bağlamda Hz. Peygamber’e şu rivayet nispet edilmiştir: “Ahir zaman olduğunda geniş yüzlü, küçük gözlü kantûra oğulları çıkacaklar ve gelip nehrin diğer bir yerinde konaklayacaklardır. Bunun üzerine şehir halkı üç kısma ayrılacaktır. Bir kısmı, öküzlerinin peşlerine takılıp kırlara kaçacaklar; ancak helakten kurtulamayacaktır. Bir kısmı da canlarının derdine düşüp din- _____ 4 F. Taeschner, “Nâsır Li-dinillah”, İA, Ankara 1977, IX, s. 92-94. 5Alâeddin Ata Melik Cüveynî, Târih-i Cihan Güşa, çev. Mürsel Öztürk, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 1999, II, s. 330. 6 Bkz. İbn Kesir, Ebü’l-Fidâ İma (...truncated)


This is a preview of a remote PDF: http://www.emakalat.com/download/article-file/63765
Article home page: http://www.emakalat.com/issue/5497/74590

Hanifi ŞAHİN. Abbasilerin Son Dönemlerinden İlhanlıların Yıkılışına Kadarki Süreçte Şi'î Sünnî İlişkileri, e-Makalat Mezhep Araştırmaları Dergisi, 2014, pp. 17-42, Volume 2, Issue 6,