İlhanlıların Sosyo-Politik İlişkilerinde Dinî-Mezhebî Kabullerin Rolü / The Role of Religious-Sectarian Acknowledgements in The Socio-Political Relations of The Ilkhanate
Şahin, Hanifi, “İlhanlıların Sosyo-Politik İlişkilerinde Dinî-Mezhebî
Kabullerin Rolü”, İLTED, Erzurum 2016/1, sayı: 45, ss. 109-138
Yıl: 2016/1 | Sayı: 45
İlhanlıların Sosyo-Politik İlişkilerinde
Dinî-Mezhebî Kabullerin Rolü
Hanifi ŞAHİN*
ÖZ
Bir Moğol devleti olan İlhanlılar, siyasi olarak Cengiz Han’dan itibaren belirlenen hedefleri gerçekleştirmek için çalışmışladır. Moğolların İslam’ı seçmeleri siyasi hamlelerinde Müslümanlar lehine bir
değişiklik getirmemiştir. Moğolların Müslüman olmasında Türk sûfîlerin önemli katkıları olmuştur.
Özellikle Moğollar Suriye ve civarına karşılaştıkları Rifâî dervişlerinden ve onların ritüellerinden etkilenmişlerdir. Moğollar, Müslüman olduktan sonra, geleneklerinde önemli yeri olan büyücü ve kâhinlerin
yerine, sûfîleri koymuşlardır. Ahmed Teküder’in Gazân Hân ve Olcaytu’nun İslam’ı seçmeleri Memlükler
tarafından ihtiyatla karşılanmıştır. Bu nedenle İslam, iki devlet arasında bir ortak payda olamamıştır.
Aksine bu iki devlet hep rekabet halinde olmuştur. Moğollar, başta Suriye olmak üzere siyasi hedeflerine
yönelik saldırılar düzenlemekten vazgeçmemişlerdir.
Bu makale, Moğolların İslamlaşma sürecinde sûfîlerin katkısını, dinî ve mezhebî kabullerin
İlhanlıların sosyal ve siyasi ilişkilerdeki rolünü incelemektedir.
Anahtar Kelimeler: Moğollar, İlhanlılar, İslam, Mezhep, Sûfilik, Memlükler.
ABSTRACT
The Role of Religious-Sectarian Acknowledgements in The Socio-Political Relations of The
Ilkhanate
Ilkhanate, a Mongolian government, has worked to achieve political objectives determined from
Genghis Khan. The Choosing of the Mongols Islam as a religion did not bring a change in their political
moves in favor of Muslims. The contributions of Turkish sûfîs have made important in this conversion.
In particular, the Mongols are influenced by Rifai dervishes and their rituals they faced in Syria and
surroundings. After their conversion, Mongols have put sûfîs in place of wizards and priests that has an
important place in Mongol tradition. The conversion of Ahmad Takûdâr, Ghazan Khân and Oljeiutu
was met with caution by the Mamluks. Therefore, Islam was not a common denominator between the
two states. On the contrary, these two states have always been in competition. Mongolians, especially
Syria, are abandoned to organize attacks on political targets.
This article describes the contribution of sufis in the Mongols Islamization process and the role of
religious and sectarian acceptance in the social and political relations of Ilkhanate.
Keywords: Mongols, Ilkhanate, Islam, Islamic Sects, Sûfîsm, al-Mamluks.
____________________________________________________________________________________
*
Doç. Dr., Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Mezhepleri Tarihi Öğretim Üyesi.
(e-mail: hanifisahin@ataunü.edu.tr)
110
Yıl: 2016/1 | Sayı: 45 | Doç. Dr. Hanifi ŞAHİN
Giriş
1218’den itibaren Cengiz Han komutasında neredeyse tüm dünyayı korkutan,
tedbirler almaya sevk eden Moğol akınlarının en büyük tesiri İslam topraklarında
görülmüştür. Moğollar ile Harizmşahlar arasında 1219’da gerçekleşen ve Müslümanlar
için faciayla sonuçlanan Otrar1 hadisesinden sonra Moğollar, Mâverâünnehir, Semarkand ve Buhara gibi Türk-İslam tarihi açısından önemli ülkeleri tahrip etme
fırsatını yakalamış, batıya doğru yürüme, dünya tarihine çıkma ve bir anlamda
geleceğin imparatorluğunu kurma fırsatını bulmuşlardır.2 Doğu’da Altın Orda
(1241-1502), Batıda İlhanlılar (1256-1335) devletleriyle varlığını sürdüren Moğollar,
Cengiz Han’ın kurucu ilklerini ve ideal devlet hedeflerini de içeren Yasa’sı,3
sonraki süreçlerde Moğolların en önemli motivasyon aracı olarak görev icra
etmiştir. Moğolların İslam toplumlarına verdiği rahatsızlık uzun zaman devam
etmiştir. 1283’te Teküder (yönetimi 680-683/1282-1284)’in İslamlaşmasıyla
başlayan süreçte de herhangi bir değişiklik olmamıştır. 1295’te Gazan Han (idaresi
694-703/1295-1304)’ın, kendisi gibi henüz Müslüman olmamış Moğol kabileleriyle
birlikte İslam’ı seçmesi,4 Müslümanların kısmen rahatlamasını sağlamıştır; ancak
bu durum, onların geleneksel Moğol ideallerinden vazgeçtikleri anlamına gelmemektedir. Gâzan Hân döneminde Suriye ve diğer İslam topraklarına düzenlenen
sayısız akınlar, bu iddianın önemli dayanağını teşkil eder.5
İlhanlı devleti kuruluşundan itibaren yaklaşık kırk yıl kadar (1256-1295) idarî
bakımdan Moğol İmparatorluğunun Batı’daki temsilcisi olmuştur. İlhanlıların
imparatorluk merkezi Karakorum’la sürdürülen kuvvetli bağı, Kubilay Han’ın
1294’te ölümüyle zayıflamış, Gâzân Hân’ın 1295’te tahta çıkışıyla birlikte tamamen
kopmuştur. Onun İslam’ı din olarak seçmesi bu kopuşu hızlandırmıştır. Bu
devletin kuruluş aşamasında dinlerin belirleyici bir etkisi gözükmese de sonraki
süreçlerde, özellikle Moğolların İslamlaşmayla birlikte İlhanlı devleti, birçok
bakımdan değişim ve dönüşüm yaşamıştır. İlhanlı devletinin dayandığı halkın
çoğunun Türklerden oluşması, Moğolların devlet içindeki etkisinin zamanla azal____________________________________________________________________________________
1
2
3
4
5
Detaylı bilgi için bkz. Nesevî, Şihabüddin Muhammed b. Ahmed b. Ali, Celalüddin Harizmşah, trc. Necip Asım
Yazıksız, Maarif Vekâleti, İstanbul 1934, s. 28-33; İbnü’l-Esîr, Ebü’l-Hasan İzzeddin Ali b. Muhammed b.
Abdülkerim, el-Kâmil fî’t-Târîh, nşr. Halil Me’mun Şiha, Dârü’l-M‘arife, Beyrut 2002, IX, 682-683; Cüzcânî,
Ebû Amr Minhâceddin Osman b. Sirâceddin Muhammed, Tabâkat-ı Nâsırî, nşr. Abdulhay Habibi, Kabil 1964,
II, 104-105; İbn Kesir, Ebü’l-Fidâ İmadüddin İsmail b. Ömer, el-Bidâye ve’n-Nihâye, Mektebetü’l- Me‘arif,
Beyrut 1981, XIII, 83; Taneri, Aydın, “Hârizmşahlar”, DİA, İstanbul 1997, XVI, 228-231.
Togan, İsenbike, “Cengiz Han ve Moğollar”, Türkler, ed. Hasan Celal Güzel ve dğr. Yeni Türkiye Yay., Ankara
2002, VIII, 245.
Moğol Kanunları hakkında detay için bkz. Alinge, Curt, Moğol Kanunları, çev. Coşkun Üçok, Ankara 1967.
Reşîdüddîn, Fazl b. Ebi’l-Hayr Fazlullah-i Hemedânî, Câmi‘ü’t-Tevârîh, nşr. Behmen Kerîmî, İntişarat-ı İkbal,
Tahran 1943, II, 900-901.
Reşîdüddîn, Câmi‘ü’t-Tevârîh, II, 938 vd.
İLHANLILARIN SOSYO-POLİTİK İLİŞKİLERİNDE DİNÎ-MEZHEBÎ KABULLERİN ROLÜ
111
masına ve devletteki Moğol yerelliğinin diğer unsurlarla yer değiştirmesine yol
açmıştır.6
İlhanlı devletinin tarihini dört döneme ayırabiliriz. Birinci dönem 1256-1282
yıllarını kapsayan Hülâgû ve oğlu Abaka’nın yönetimde olduğu gayr-i müslim
olan İlhanlılar dönemidir. Bu dönemde Batı toplumları ve Hıristiyanlıkla yakın
temas kurularak ilk elçilik heyeti gönderilmiştir.7 İkinci dönem, İslam ve diğer
akidelerin çarpıştığı 1282-1295 yıllarını kapsayan dönemdir. Teküder, Argun,
Keyhatu ve Baydu dönemleridir. 1295-1335 yıllarını kapsayan üçüncü dönem,
Müslüman İlhanlılar dönemidir. Bu dönemin üç önemli ismi; Gâzân Hân (v.1304),
Olcaytu (v.1316) ve Ebû Said (v.1335)’tir. Bu dönem idarî, malî, iktisadî ve
bayındırlık alanlarına yönelik ıslah çalışmaları açısından İlhanlı devletinin altın
çağı olarak kabul edilmektedir. 1335-1353 yıllarını k (...truncated)