DİYABETİK SIÇANLARDA NAR (Punica granatum) ÇİÇEĞİNİN SERUMDAKİ ASPARTAT AMİNOTRANSFERAZ VE ALANİN AMİNOTRANSFERAZ DÜZEYLERİNE ETKİLERİNİN ARAŞTIRILMASI
ISSN:1306-3111
e-Journal of New World Sciences Academy
2011, Volume: 6, Number: 4, Article Number: 5A0067
ECOLOGICAL LIFE SCIENCES
Received: July 2011
Accepted: October 2011
Series : 5A
ISSN
: 1308-7258
© 2010 www.newwsa.com
Zafer Çambay
Firat University
Firat-Turkey
DĠYABETĠK SIÇANLARDA NAR (Punica granatum) ÇĠÇEĞĠNĠN SERUMDAKĠ
ASPARTAT AMĠNOTRANSFERAZ VE ALANĠN AMĠNOTRANSFERAZ DÜZEYLERĠNE
ETKĠLERĠNĠN ARAġTIRILMASI
ÖZET
Bu çalışmada, STZ ile diyabet oluşturulmuş ratlarda narçiçeğinin
AST(Aspartat Aminotransferaz) ve ALT (Alanin Aminotransferaz) gibi
karaciğer enzimlerindeki etkileri araştırılmıştır. Narın özelikle
çiçeği
içerdiği
zengin
polifenolik
bileşikler
ve
flavonoidler
sayesinde diyabetin tedavisinde kullanılmaktadır. Sıçanlar her grupta
12 hayvan olmak üzere Kontrol, diyabet(STZ), STZ+NÇI(300mg/kg/gün),
STZ+NÇII(400mg/kg/gün), STZ+NÇIII (500mg/kg/gün) beş gruba ayrıldı.
Diyabet hastalığından dolayı karaciğer enzimlerinden AST ve ALT
değerlerinin yükseldiği nar çiçeği uygulamasıyla bu değerlerin anlamlı
olarak düştüğü gözlenmiştir. (p<0.0001) Bu sonuçlar nar çiçeğinin
diyabetin tedavisi ve oluşturduğu hasarlardan korunma yöntemlerinin
geliştirilmesine önemli katkı sağlayacağı göstermektedir.
Anahtar Kelimeler: Diyabet, Sıçan, Punica Granatum, Serum,
Aspartat Aminotransferaz
INVESTIGATION OF THE EFFECTS OF POMEGRANATA FLOWER (Punica granatum)
ON SERUM ASPARTATE AMINOTRANSFERASE AND ALANINE AMINOTRANSFERASE
LEVELS IN DIABETIC RATS
ABSTRACT
In this study, the effects of flower of pomegranata on the liver
enzymes such as AST and ALT are investigated in the STZ-induced
diabetic rats. Thanks to the rich polyphenolic compounds and
flavonoids contained in pomegranate flower especially used inthe
treatment of diabees. Rats in each group, including 12 animal control,
diabetic
(STZ)
STZ+NÇI(300mg/kg/gün),
STZ+NÇII(400mg/kg/gün),
STZ+NÇIII (500mg/kg/gün) were divided into five groups (p<0.0001).
Disease, diabetes, liver enzymes, AST and ALT values increased due to
application of pomegranate flower has been observed that the values
decreased significantly
(p<0.0001) and formed by the treatment of
diabetes damages the results of pomegranate flower in the development
of methods of protection are expected to contribute.
Keywords: Diabetes, Rat, Punica granatum,
Serum Aspartate Aminotransferase
e-Journal of New World Sciences Academy
Ecological Life Sciences, 5A0067, 6, (4), 124-133.
Çambay, Z.
1. GĠRĠġ (INTRODUCTION)
Diabetes
mellitus
insülin
etkisinin
ya
da
insülin
salgılanmasının veya her ikisinin bozukluğunun meydana getirdiği
karbonhidrat, yağ ve protein metabolizmasında bozukluklara neden olan
kronik hiperglisemi olarak tanımlanır. DM uzun dönemde çeşitli
organlarda (gözler, böbrekler, kalp, beyin, kan hücreleri) hasarlar,
fonksiyon bozuklukları ve yetersizlikler ile seyreder [1].
Diyabet,
akut
ve
kronik
komplikasyonlarla
seyreden
bir
hastalıktır. Kronik dejeneratif komplikasyonlar, en ciddi sağlık
sorunlarından birini oluşturur. Uzun süre diyabeti olan olgularda tüm
damarlarda
bozukluklar
gelişir.
Değişiklikler
hem
kapiller
ve
arteriolleri
yapan
vasküler
hücreleri,
hem
de
bunların
bazal
membranlarını tutar. Bütün mikrovasküler yapılar tutulmuş olmasına
karşın, klinik olarak ancak retina, renal glomerüller ve büyük
sinirlerde patoloji ortaya çıkar [2].
Diyabet, organizmada pankreasın β hücrelerinin insulin yapma ve
salgılama gücünün azalmakta veya yok olmakta ve bazen, buna ek olarak,
dokuların
insuline
olan
cevabındaki
düzen
bozulmaktadır.
Bu
düzensizlik sonucu, organizma, besinlerden gelen karbonhidratları,
proteinleri ve yağları normal bir şekilde kullanamamaktadır. Sonuç
olarak kandaki şeker ve özellikle glikoz düzeyi yükselmektedir [3 ve
4].
Pankreas önemli fonksiyonları olan bir organdır. İşlevlerinden
ikisi, özellikle çok önemlidir. Bunlardan ilki, besinlerin sindirimi
için bağırsaklara çeşitli enzimler içeren bir özsu salgılamaktır.
İkincisi ise, “Langerhans adacıkları” denen hücre kümeciklerindeki
“beta” (β) hücrelerinden insulin, “alfa” (ά) hücrelerinden ise
glukagon salgılayarak kana aktarmaktır. Bu iki hormon ortaklaşa
çalışırlar; dokulardaki şeker tüketimini denetlerler ve düzenlerler [5
ve 6].
Karaciğer ve Diyabet:
Karaciğer hücrelerinde, insulin etkisi altındaki en önemli
olaylar arasında, glikozun glikojene çevrilip depolanmasının artması,
glikojenin
çözülmesinin
ve
böylelikle
glikozun
hücre
dışına
çıkabilmesinin önlenmesi ve başka besinlerin glikoza çevrilmelerinin
önlenmesi vardır. Kas ve yağ doku hücrelerinde insulin, hücre içinde
önceden yapılmış glikoz taşıyıcılarının hücre membranına gelmelerini
sağlar; böylelikle taşıyıcılar glikozun kandan hücre içerisine
girmesini kolaylaştırır [7,8,9]. Ayrıca insulin, bu hücrelerde
glikozun metabolizmasını arttırarak piruvata(oksijene bağlı olmayan
“glikoliz”) çevrilmesini sağlar; sonradan piruvat oksijene bağlı
metabolizma ile CO2 ve H2O’ya çevrilir ve bu arada enerji kaynağı ATP
molekülleri yeniden ortaya çıkar (Krebs siklusu). Sonuç olarak
insulin,
glikozu
kandan
dışarı
çıkartmak,
kullanılması
ya
da
depolanması için organlara sokmak, kandaki şeker düzeyini aşağı
değerlere çekmek görevini üstlenir [10 ve 11].
Kanda şeker düzeyi düşünce, insulin salgılanması azalır ve kan
şekeri düzeyini arttırıcı hormonlar (glukagon, katekolaminler, büyüme
hormonu, kortizol) devreye girer. Ardından, depolardan glikozun kana
salınımı başlar. İşte, karbonhidrat metabolizmasını düzenleyen bu
sistemin herhangi bir nedenle bozulması, diyabetin ortaya çıkmasına
yol açar [12].
Diyabette insulin direncinin en çok yerleştiği yerler karaciğer,
iskelet kasları ve yağ dokusudur. Karaciğerde insulin direnci, bir
gecelik açlıktan sonra glikoz meydana gelişini arttırır ve öğün
sonrasındaki glikoz yapımının baskılanmasını azaltır. Emilim sonrası
insuline bağımsız (başlıcası beyin) en büyük glikoz tüketen dokular
glikozun % 25’ini taşır. Bu yüzden bu durumlar altında insulin
direncinde ekstrahepatik dokulardan ziyade karaciğer oldukça önemli
rol oynar. Öğün sonrasında, glikoz benzer şekilde karaciğer ve iskelet
125
e-Journal of New World Sciences Academy
Ecological Life Sciences, 5A0067, 6, (4), 124-133.
Çambay, Z.
dokuları tarafından alınır. Bu yüzden karaciğer ve kaslar öğün sonrası
insulin duyarlılığında eşit olarak önemli rol oynar [13].
AST (Aspartat Aminotransferaz):
Aspartat aminotransferaz (AST) organ spesifik olmayan bir
enzimdir. Hepatositlerde, kalp kasında, iskelet kaslarında, böbrek
dokusunda ve plasentada bulunur. Bu dokularda nekroz geliştiğinde
serum
aspartat
aminotransferaz
konsantrasyonunda
artış
görülür.
Hepatositlerin içinde bulunan aspartat aminotransferazın % 60-80’i
mitokondri içinde bulunurken diğer bölümü çözünür formda sitoplazma
içinde bulunur. Aspartat aminotransferazın mitokondriyel formunun
salınımı
için
membran
permeabilitesinde
değişime
neden
olan
harabiyetten daha şiddetli bir bozukluğun olması gereklidir. Bunun
sonucu olarak aspartat aminotransferaz aktivitesindeki artış, alanin
aminotransferazın (...truncated)