DİYABETİK SIÇANLARDA NAR (Punica granatum) ÇİÇEĞİNİN SERUMDAKİ HOMOSİSTEİN DÜZEYİNE ETKİLERİNİN ARAŞTIRILMASI
ISSN:1306-3111
e-Journal of New World Sciences Academy
2011, Volume: 6, Number: 4, Article Number: 5A0068
ECOLOGICAL LIFE SCIENCES
Received: September 2011
Accepted: October 2011
Series : 5A
ISSN
: 1308-7258
© 2010 www.newwsa.com
Zafer Çambay
Firat University
Elazig-Turkey
DİYABETİK SIÇANLARDA NAR (Punica granatum) ÇİÇEĞİNİN SERUMDAKİ
HOMOSİSTEİN DÜZEYİNE ETKİLERİNİN ARAŞTIRILMASI
ÖZET
Bu çalışmada, STZ ile diyabet oluşturulmuş ratlarda narçiçeğinin
homosistein üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Diyabetten dolayı
homosistein
değerlerinin
anlamlı
olarak
düştüğü(p<0.05)
fakat
narçiçeği uygulamasının bu değerlere etkisinin olmadığı (p>0.05)
gözlenmiştir. Diyabet hastalarına narçiçeği verilmesinin homosistein
değerlerinde
herhangi
olumlu
veya
olumsuz
etkisinin
olmadığı
saptanmıştır.
Anahtar Kelimeler: Diyabet, Narçiçeği, Serum, Sıçan,
Homosistein,
INVESTIGATION OF THE EFFECTS OF POMEGRANATA FLOWER (Punica granatum)
ON SERUM HOMOCYSTEINE LEVEL IN DIABETIC RATS
ABSTRACT
In this study, the effects of flower of pomegranata on
homocysteine in the blood are investigated in the STZ-induced diabetic
rats. Because of diabetes, homocysteine values were significantly
decreased (p <0.05) but had no effect on these values the application
of pomegranate flower (p> 0.05) were observed. Administration of
pomegranate flower diabetics homocysteine levels were not any positive
or negative effect.
Keywords: Diabetes, Pomegranate Flower, Serum, Rat,
Homocysteine
e-Journal of New World Sciences Academy
Ecological Life Sciences, 5A0068, 6, (4), 134-140.
Çambay, Z.
1. GİRİŞ (INTRODUCTION)
Diabetes
mellitus
insülin
etkisinin
ya
da
insülin
salgılanmasının veya her ikisinin bozukluğunun meydana getirdiği
karbonhidrat, yağ ve protein metabolizmasında bozukluklara neden olan
kronik hiperglisemi olarak tanımlanır. DM uzun dönemde çeşitli
organlarda (gözler, böbrekler, kalp, beyin, kan hücreleri) hasarlar,
fonksiyon bozuklukları ve yetersizlikler ile seyreder [1].
Diabetes mellitusun seyri esnasında gelişen kapiller membran
değişiklikleri ve yan metabolik yollardaki bozukluklar, tedavisi
oldukça güç olan mikroanjiopati, nöropati, katarakt gibi bazı
komplikasyonların gelişimine yol açmaktadır. Diyabetes mellitusun
ateroskleroza eğilim sağlaması ise büyük damar hastalığının en önemli
nedenidir [2 ve 3].Diyabetin komplikasyonları akut ve kronik olmak
üzere ikiye ayrılır.
Akut komplikasyonlar, diyabetik ketoasidoz, hipoglisemi koması,
laktik asidoz koması, hiperglisemi koması ve nonketotik hiperosmolar
komadır.
Kronik
komplikasyonlar
ise
mikrovasküler
ve
makrovasküler
komplikasyonlar olmak üzere iki başlık altında incelenir. Diyabetik
nefropati, diyabetik retinopati ve diyabetik nöropati mikrovasküler
hastalık
sonucu
oluşurken,
büyük
damarların
aterosklerozunun
hızlanması
sonucu
makrovasküler
hastalıklar
ortaya
çıkmaktadır.
Makrovasküler hastalıklar diyabette mortalitenin en önemli sebebidir
[4].
1.1. Homosistein (Homocysteine)
Homosistein sülfür içeren bir amino asittir ve metionin
metabolizmasının bir ürünüdür. Homosistein, diyetle alınan ve endojen
proteinlerden sentezlenen esansiyel bir aminoasit olan metioninin
metil grubu alınmış bir türevidir. Yani metioninden metabolize olan
thiol’lü esansiyel bir aminoasittir. Homosistein vücutta remetilasyon
ya da transsülfürasyon yoluyla olmak üzere iki şekilde metabolize
olmaktadır [5 ve 6];
Remetilasyon: Normal hücre için homosisteinin yaklaşık % 50 ’si
iki remetilasyon yoluyla tekrar metil gurubu alarak metionine
çevrilir.
Transsülfürasyon: Remetilasyon yolu satüre olduğunda ya da
sistemin yetersiz olduğu durumlarda homosistein, sistatyon β –
sentaz (CBS) tarafından sistatyona çevrilmektedir.
Homosisteinin
insülin
veya
sülfanüreaların
metabolizmasını
bozduğuna dair bir delil yoktur. Buna karşılık metformin vit B12
emilimini azalttığı belirtilmiştir dolaylı olarak serum homosistein
düzeyini yükseltebilmektedir [7]. Başka bir çalışmada ise metforminin
önemli bir etkisi olmadığı belirtilmiştir [8].Yapılan bir çalışmada
ratlar 4 gruba ayrılmışlardır. Bunlardan birici grup kontrol grubu
olarak değerlendirilmiş, ikinci grup düşük doz insülin alan, üçüncü
grup yüksek doz insülin alan, son grup da hiç insülin almayan
ratlardan oluşturulmuştur. İkinci grup ratların kan şekeri 300-500
arasında değişmektedir, bununla birlikta üçüncü grup yüksek doz
insülin alanların kan şekeri, 150-300 arasında değişmektedir. 6 hafta
sonunda hiç insülin almayan grupta, kan şekeri, total kolesterol,
trigliserit ve LDL seviyeleri, anlamlı derecede yüksek çıkmıştır.
Düşük ve yüksek doz alan, ikinci ve üçüncü grup ratlarda insülin
dozuna bağlı olarak lipid seviyeleri düşmüştür. Homosistein seviyeleri
ise hiç insülin almayan grupta 6 hafta süresinde diğer gruplara göre
anlamlı
oranda
düşük
çıkmıştır.
Bu
çalışmaya
göre,
diyabetin
başlangıcında insülin yokluğunda tHcy seviyeleri düşmektedir. Ama
hastalığın seyrinde komplikasyonlar ortaya çıktığında tHcy seviyeleri
135
e-Journal of New World Sciences Academy
Ecological Life Sciences, 5A0068, 6, (4), 134-140.
Çambay, Z.
yükselmektedir.
Ayrıca
böbrekte
bir
sorun
varsa
homosistein
metabolizması
etkilenecektir.
Diğer
taraftan
insülin,
dokuların
aminoasit alımını arttırmaktadır. İntrasellüler metionin alımı da
dolaylı olarak artmaktadır ve Hcy seviyeleri de demetilasyonla artış
göstermektedir. Homosistein konsantrasyonu hepatik transsülfürasyon
enzim aktivitesinin (CBS ve C gama Lyase) düşmesine neden olmaktadır
[9].
2. ÇALIŞMANIN ÖNEMİ (RESEARCH SIGNIFICANCE)
Günümüzde diyabetin kontrolünü sağlamak ve komplikasyonlarını
azaltmada artık alternatif tedavilere ihtiyaç duyulduğu gözlenmiştir.
Diyabetin
tedavisinde
ve
önlenmesinde
pek
çok
tıbbi
bitki
kullanılmaktadır.
Antioksidan
etki
gösteren
ve
tıbbi
bitki
litaretüründe yer alan günümüzde önemi gittikçe artan tedavi edici
etkiye sahip bir meyve Punicaceae familyasından Punica granatum (Nar)
meyve suyunun, meyve ve kabuk ekstraktlarının çekirdeklerinin tohum
yağları, tohum ekstraktlarının ve çiçeğinin önemli oranda antioksidan
özelliğe sahip olduğu bulunmuştur [10].
Çalışmada Punica granatum çiçeğinin antioksidan etki göstereceği
dozlarda deneysel olarak STZ ile diyabet oluşturulmuş ratlara
verilerek
serumdaki
homosistein
düzeyleri
saptanmıştır.
Ayrıca
antioksidan etkisi olan Punica granatum çiçeğinin homosistein düzeyine
etkisinin araştırılması amaçlanmaktadır.
3. DENEYSEL YÖNTEM (EXPERIMENTAL METHOD)
Deneylerde
kullanılan
Wistar
albino
cinsi
ratlar,
Fırat
Üniversitesi Deneysel Araştırma Merkezinden temin edildi. Ratlar
havalandırma sistemi bulunan bir ortamda özel olarak hazırlanmış ve
her gün altları temizlenen kafeslerde beslendi. Yemler, özel çelik
kaplarda ve su da paslanmaz çelik bilyeli biberonlarda normal çeşme
suyu olarak verildi. Deney hayvanları Elazığ Yem Fabrikasında özel
olarak hazırlanan pelletler halindeki rat yemleriyle beslendi.
Deney hayvanlarının seçimi ve yapılan uygulamalar sırasında
Fırat Üniversitesi Hayvan Deneyleri Etik Kurulu (FÜHADEK) (24.06.2008
/ Toplantı: (...truncated)