Mitlerin Yaşamamış İnsan-Tanrılarından İncillerdeki Tek Tanrı-İnsanı Sembolik İsa’ya Geçiş
Iğdır Üniversitesi / Iğdır University
İlahiyat Fakültesi Dergisi / Journal of Divinity Faculty
Sayı / No: 7, Nisan / April 2016: 171-223
________________________________________________________
Mitlerin Yaşamamış İnsan-Tanrılarından İncillerdeki
Tek Tanrı-İnsanı Sembolik İsa’ya Geçiş
KÜRŞAT HALDUN AKALINa
Öz: Hristiyan başpiskoposluk hükümranlığı Roma’da etkili olmadan önce, Mithra Vatikan tepesinde papasıyla,
piskoposlarıyla ve rahipleriyle çoktan rağbet edilen bir
tapınma haline gelmişti. Özellikle de, paganizmin tüm
özelliklerini yansıtan mithraik inanç ve tapınmalar Roma’da aşırı düzeyde benimsenmiş ve her merkezde alabildiğine yaygınlaşmıştı. Pek çok Mitra tapınağı, Batı
İran’da olduğu kadar Anadolu’da da kurulmuştu. Paul de
Mithra gizem merkezlerinden biri olan Tarsus’ta doğmuştur, bu nedenle mithraik tapınmanın ayrıntılarının
farkında olmaması asla düşünülemez. Diğer insan-tanrı
Dionysus, Yunanlı doğurganlık ve bereket, şarap ve vecit
tanrısıydı. Antik dünyanın en sevilen tanrısı olan Dionysus, Roma’da Bacchus olarak tanınmıştı. Osiris, Horus,
Attis, Adonis, Mithras, Dionysus vs. gibi Mısırlı, Yunanlı
ve Romalı insan tanrıları İncillerin tanrının oğlu İsa’sına
çok fazla benzemekteydiler veya bu insan-tanrıların mitolojik hikâyeleri ve paganik tapınmalar hristiyanlığa aktarılmıştı.
Anahtar Kelimeler: İsa, Zerdüşt, Osiris-Horus, Mithra,
Dionysus, Attis, Adonis.
a
Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi İİBF İktisat Bölümü
Iğdır Ü. İlahiyat
Fakültesi Dergisi
Sayı: 7, Nisan 2016
171
Kürşat Haldun Akalın
________________________________________________________
Transition from the Human-Deities of Miths never
Lived to the Symbolic Jesus the Single God-Man in
Gospels
KÜRŞAT HALDUN AKALIN
Abstract: Before the Christian hierarch sovereignty prevailed in Rome, Mithra had already been a popular cult
on Vatican hill with pope, bishops and clerics. Especially
mithraic beliefs and worships were well embraced and
widespread every centre in Rome, reflected all pecularities of paganism. Many Mithraeums or Mithraic temples
were built in Anatolia and also western Persia. Paul was
born in Tarsus that the mysteries of Mithras had originated, so it would have been unthinkable that Paul
would have been unaware of the details of Mithraic cult.
The other human-god Dionysus was the Greek god of
fertility, wine and ecstasy. He was very popular of the
ancient world and he was known as Bacchus in Rome.
Osiris, Horus, Attis, Adonis, Mithras, Dionysus etc. all
of the Egyptian and Greko-Romen human deities were
very similar to Jesus who is the god’s son of Gospells, or
their mithologic stories and paganic cults were transmitted to Christianity.
Keywords: Jesus, Zarathustra, Osiris-Horus, Mithras,
Dionysus, Attis, Adonis.
Iğdır Ü. İlahiyat
Fakültesi Dergisi
Sayı: 7, Nisan 2016
172
Mitlerin Yaşamamış İnsan-Tanrılarından İncillerdeki Tek Tanrı-İnsanı Sembolik İsa’ya Geçiş
Giriş
İnsanın tanrılığına bütün şiddetiyle karşı çıkan ve Yahve’nin tek
tanrılığını yasasıyla öne süren Eski Ahit’te, ölen ve dirilen insantanrılara karşı açıkça isim belirtilerek gösterilen tek tepki (Hezekiel 8:
14); M.Ö. 3.500 yılından beri Akadların ve Sümerlilerin taptığı Dumuzi’nin Babil uyarlaması olan verimlilik tanrısı Tammuz’a karşı olmuştur. Bakire anneden doğmadığı, tanrının oğlu olarak anılmadığı, kurtarıcı olarak tapılmadığı, tanrı olduğunu veya tanrıdan geldiğini kanıtlayan hiç bir mucize (ölmüşü diriltmek, hastalara şifa dağıtmak, suda
yürümek vs) göstermediği halde; Tammuz’un öldüğü gün yas tutulmuş,
dirildiği gün de büyük coşku ve sevinç yaşanmıştır. Ölen ve dirilen bir
insan-tanrı olarak Tammuz da, tıpkı İsa gibi, iyi çoban olarak anılmış,
ölüler diyarına inmiş, Gılgamış destanında (6: 46-50) kendisini aşağılamış olan bir kahraman olarak tapılmıştır. Oysa Helenist çağda ölen
ve dirilen, kurtuluşu etiyle ve kanıyla sağlayan, günahlardan arındıran
ve tanrıyla barıştıran Osiris-Horus, Mithra, Orpheus ve Dionysus gibi
insan-tanrıların gizemli dinlerine inanılmıştır. Özellikle Doğu dinlerinin rağbet bulduğu Roma ve Yunan uygarlığında etkili olan, ölen ve
tekrar dirilen bu kurtarıcı insan tanrıların dünyaya ikinci gelişleriyle
başlayan tapınmalarda, tapan kimseler, ruhen günahlardan arınmayı ve
tapılan (Mithra, Dionysus gibi) bu insan-tanrı ile ayin sırasında şahsen
karşılaşarak sonsuz yaşamla müjdelenmeyi coşku içinde diledikleri
için, getirdikleri dinin içeriğini veya özelliğini ‘gizemlilik’ oluşturmuştur. İsa’nın tanrı kuzusu olarak bedeninin çarmıhta ölmesine ve üçüncü gün dirilerek tanrının oğlu namıyla yüceltilmesine dayanan, aşa-i
rabbani (tanrısal gıda) ayininde 1 İsa’nın etinin ekmeğe ve kanının da
1
“Tertullian, Justin Martyr’in de yukaristin (eucharistin), Mitra’ya tapanların kutsanmış ekmek ve bir kap su almaları sebebiyle, töreni abartmanın şeytan olduğunu ilan
ettiği zaman yakındığı gibi, hem vaftiz adetinden ve hem de Mitra’ya özgü yukaristten (son akşam yemeği, bu törende yenilen ekmek ve içilen şarap) söz etmektedir.
İnsan suretindeki tanrının etini yemek ve kanını içmek, elbette çok eski bir adettir
ve başlangıcı yamyamlara dayanmaktadır. İlkel zamanlarda yamyamlık, ölen kişinin
etinin yenilmesi ve kanının içilmesi yoluyla üstünlüğünü elde etmek için çok yaygın
uygulama alanı bulmuştur. İnsan olsun hayvan olsun adanmış kurbanların etlerini
yemek gelenekseldi. Bu vakalarda, söz konusu kurbanlar sundukları tanrı ile aynı kabul edilirdi. Et ve kan, tanrı ile bir olmak için yenir ve içilirdi. Çocuğun fırınlanmış
görüntüsünü yiyen Dionysus’un ve adanan kuzunun kanını içmek suretiyle tanrı tarafından etkilenmede kullanan rahibe tarafından alınan ilhamın alındığı yer olan LarisIğdır Ü. İlahiyat
Fakültesi Dergisi
Sayı: 7, Nisan 2016
173
Kürşat Haldun Akalın
şaraba dönüştüğüne inanan, ayinlerde bu ekmek ile şaraptan tadan ve
kendi bedenini (nefsini) öldürerek İsa’nın ruhuna sahip olan İsa’ya
tapan kimsenin İsa ile karşılaştığını ve İsa tarafından sonsuz yaşamla
müjdelendiğini ilan eden hristiyanlık; Yeni Ahit’teki pek çok ifadede
kendisini gizemli bir din olarak tanıtmıştır. Mitlerle beslenmiş YunanRoma dünyasındaki gizemli dinlerin tanrıları, insandı ya da insani
duygularla donatıldıkları için her biri insanın halinden ve beklentilerinden anlamaktaydı. Pagan mitlerinin aktarıldığı günümüz İncillerinde ise tanrının bir tek oğlu vardır, bu da İsa’dır, tanrının ruhu İsa’da
kişiselleşmiş ve konuşmuş olduğu için, tıpkı Mısır mitolojisinde olduğu
gibi, bedenini öldürme tutkusuyla Yahya’nın yanına vaftiz olmak için
giderken tanrı kuzusu olarak tanıtılmış, ruhen dirilişi sembolize eden
sudan çıktığında ise omuzuna tanrının ruhu konarak tanrının biricik
oğlu namıyla yüceltilmiştir. Kendisini babasına kurban ederek tanrıya
dönüşen İsa, Paulist dogmada örnek alınmış; İsa’ya tapan herkesin İsa
gibi bedenlerini öldürerek kendilerini İsa’ya kurban verip karşılığında
İsa’nın ruhunu alarak tanrının çocuklarından biri haline dönüşmeleri,
ölmekten ve çürümekten kurtularak sonsuz yaşama kavuşmanın temel
koşul (...truncated)