Mitlerin Yaşamamış İnsan-Tanrılarından İncillerdeki Tek Tanrı-İnsanı Sembolik İsa’ya Geçiş

Iğdır Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, May 2016

Hristiyan başpiskoposluk hükümranlığı Roma’da etkili olmadan önce, Mithra Vatikan tepesinde papasıyla, piskoposlarıyla ve rahipleriyle çoktan rağbet edilen bir tapınma haline gelmişti. Özellikle de, paganizmin tüm özelliklerini yansıtan mithraik inanç ve tapınmalar Roma’da aşırı düzeyde benimsenmiş ve her merkezde alabildiğine yaygınlaşmıştı. Pek çok Mitra tapınağı, Batı İran’da olduğu kadar Anadolu’da da kurulmuştu. Paul de Mithra gizem merkezlerinden biri olan Tarsus’ta doğmuştur, bu nedenle mithraik tapınmanın ayrıntılarının farkında olmaması asla düşünülemez. Diğer insan-tanrı Dionysus, Yunanlı doğurganlık ve bereket, şarap ve vecit tanrısıydı. Antik dünyanın en sevilen tanrısı olan Dionysus, Roma’da Bacchus olarak tanınmıştı. Osiris, Horus, Attis, Adonis, Mithras, Dionysus vs. gibi Mısırlı, Yunanlı ve Romalı insan tanrıları İncillerin tanrının oğlu İsa’sına çok fazla benzemekteydiler veya bu insan-tanrıların mitolojik hikayeleri ve paganik tapınmalar hristiyanlığa aktarılmıştı.

Article PDF cannot be displayed. You can download it here:

http://dergipark.org.tr/download/article-file/543123

Mitlerin Yaşamamış İnsan-Tanrılarından İncillerdeki Tek Tanrı-İnsanı Sembolik İsa’ya Geçiş

Iğdır Üniversitesi / Iğdır University İlahiyat Fakültesi Dergisi / Journal of Divinity Faculty Sayı / No: 7, Nisan / April 2016: 171-223 ________________________________________________________ Mitlerin Yaşamamış İnsan-Tanrılarından İncillerdeki Tek Tanrı-İnsanı Sembolik İsa’ya Geçiş KÜRŞAT HALDUN AKALINa Öz: Hristiyan başpiskoposluk hükümranlığı Roma’da etkili olmadan önce, Mithra Vatikan tepesinde papasıyla, piskoposlarıyla ve rahipleriyle çoktan rağbet edilen bir tapınma haline gelmişti. Özellikle de, paganizmin tüm özelliklerini yansıtan mithraik inanç ve tapınmalar Roma’da aşırı düzeyde benimsenmiş ve her merkezde alabildiğine yaygınlaşmıştı. Pek çok Mitra tapınağı, Batı İran’da olduğu kadar Anadolu’da da kurulmuştu. Paul de Mithra gizem merkezlerinden biri olan Tarsus’ta doğmuştur, bu nedenle mithraik tapınmanın ayrıntılarının farkında olmaması asla düşünülemez. Diğer insan-tanrı Dionysus, Yunanlı doğurganlık ve bereket, şarap ve vecit tanrısıydı. Antik dünyanın en sevilen tanrısı olan Dionysus, Roma’da Bacchus olarak tanınmıştı. Osiris, Horus, Attis, Adonis, Mithras, Dionysus vs. gibi Mısırlı, Yunanlı ve Romalı insan tanrıları İncillerin tanrının oğlu İsa’sına çok fazla benzemekteydiler veya bu insan-tanrıların mitolojik hikâyeleri ve paganik tapınmalar hristiyanlığa aktarılmıştı. Anahtar Kelimeler: İsa, Zerdüşt, Osiris-Horus, Mithra, Dionysus, Attis, Adonis. a Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi İİBF İktisat Bölümü Iğdır Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi Sayı: 7, Nisan 2016 171 Kürşat Haldun Akalın ________________________________________________________ Transition from the Human-Deities of Miths never Lived to the Symbolic Jesus the Single God-Man in Gospels KÜRŞAT HALDUN AKALIN Abstract: Before the Christian hierarch sovereignty prevailed in Rome, Mithra had already been a popular cult on Vatican hill with pope, bishops and clerics. Especially mithraic beliefs and worships were well embraced and widespread every centre in Rome, reflected all pecularities of paganism. Many Mithraeums or Mithraic temples were built in Anatolia and also western Persia. Paul was born in Tarsus that the mysteries of Mithras had originated, so it would have been unthinkable that Paul would have been unaware of the details of Mithraic cult. The other human-god Dionysus was the Greek god of fertility, wine and ecstasy. He was very popular of the ancient world and he was known as Bacchus in Rome. Osiris, Horus, Attis, Adonis, Mithras, Dionysus etc. all of the Egyptian and Greko-Romen human deities were very similar to Jesus who is the god’s son of Gospells, or their mithologic stories and paganic cults were transmitted to Christianity. Keywords: Jesus, Zarathustra, Osiris-Horus, Mithras, Dionysus, Attis, Adonis. Iğdır Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi Sayı: 7, Nisan 2016 172 Mitlerin Yaşamamış İnsan-Tanrılarından İncillerdeki Tek Tanrı-İnsanı Sembolik İsa’ya Geçiş Giriş İnsanın tanrılığına bütün şiddetiyle karşı çıkan ve Yahve’nin tek tanrılığını yasasıyla öne süren Eski Ahit’te, ölen ve dirilen insantanrılara karşı açıkça isim belirtilerek gösterilen tek tepki (Hezekiel 8: 14); M.Ö. 3.500 yılından beri Akadların ve Sümerlilerin taptığı Dumuzi’nin Babil uyarlaması olan verimlilik tanrısı Tammuz’a karşı olmuştur. Bakire anneden doğmadığı, tanrının oğlu olarak anılmadığı, kurtarıcı olarak tapılmadığı, tanrı olduğunu veya tanrıdan geldiğini kanıtlayan hiç bir mucize (ölmüşü diriltmek, hastalara şifa dağıtmak, suda yürümek vs) göstermediği halde; Tammuz’un öldüğü gün yas tutulmuş, dirildiği gün de büyük coşku ve sevinç yaşanmıştır. Ölen ve dirilen bir insan-tanrı olarak Tammuz da, tıpkı İsa gibi, iyi çoban olarak anılmış, ölüler diyarına inmiş, Gılgamış destanında (6: 46-50) kendisini aşağılamış olan bir kahraman olarak tapılmıştır. Oysa Helenist çağda ölen ve dirilen, kurtuluşu etiyle ve kanıyla sağlayan, günahlardan arındıran ve tanrıyla barıştıran Osiris-Horus, Mithra, Orpheus ve Dionysus gibi insan-tanrıların gizemli dinlerine inanılmıştır. Özellikle Doğu dinlerinin rağbet bulduğu Roma ve Yunan uygarlığında etkili olan, ölen ve tekrar dirilen bu kurtarıcı insan tanrıların dünyaya ikinci gelişleriyle başlayan tapınmalarda, tapan kimseler, ruhen günahlardan arınmayı ve tapılan (Mithra, Dionysus gibi) bu insan-tanrı ile ayin sırasında şahsen karşılaşarak sonsuz yaşamla müjdelenmeyi coşku içinde diledikleri için, getirdikleri dinin içeriğini veya özelliğini ‘gizemlilik’ oluşturmuştur. İsa’nın tanrı kuzusu olarak bedeninin çarmıhta ölmesine ve üçüncü gün dirilerek tanrının oğlu namıyla yüceltilmesine dayanan, aşa-i rabbani (tanrısal gıda) ayininde 1 İsa’nın etinin ekmeğe ve kanının da 1 “Tertullian, Justin Martyr’in de yukaristin (eucharistin), Mitra’ya tapanların kutsanmış ekmek ve bir kap su almaları sebebiyle, töreni abartmanın şeytan olduğunu ilan ettiği zaman yakındığı gibi, hem vaftiz adetinden ve hem de Mitra’ya özgü yukaristten (son akşam yemeği, bu törende yenilen ekmek ve içilen şarap) söz etmektedir. İnsan suretindeki tanrının etini yemek ve kanını içmek, elbette çok eski bir adettir ve başlangıcı yamyamlara dayanmaktadır. İlkel zamanlarda yamyamlık, ölen kişinin etinin yenilmesi ve kanının içilmesi yoluyla üstünlüğünü elde etmek için çok yaygın uygulama alanı bulmuştur. İnsan olsun hayvan olsun adanmış kurbanların etlerini yemek gelenekseldi. Bu vakalarda, söz konusu kurbanlar sundukları tanrı ile aynı kabul edilirdi. Et ve kan, tanrı ile bir olmak için yenir ve içilirdi. Çocuğun fırınlanmış görüntüsünü yiyen Dionysus’un ve adanan kuzunun kanını içmek suretiyle tanrı tarafından etkilenmede kullanan rahibe tarafından alınan ilhamın alındığı yer olan LarisIğdır Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi Sayı: 7, Nisan 2016 173 Kürşat Haldun Akalın şaraba dönüştüğüne inanan, ayinlerde bu ekmek ile şaraptan tadan ve kendi bedenini (nefsini) öldürerek İsa’nın ruhuna sahip olan İsa’ya tapan kimsenin İsa ile karşılaştığını ve İsa tarafından sonsuz yaşamla müjdelendiğini ilan eden hristiyanlık; Yeni Ahit’teki pek çok ifadede kendisini gizemli bir din olarak tanıtmıştır. Mitlerle beslenmiş YunanRoma dünyasındaki gizemli dinlerin tanrıları, insandı ya da insani duygularla donatıldıkları için her biri insanın halinden ve beklentilerinden anlamaktaydı. Pagan mitlerinin aktarıldığı günümüz İncillerinde ise tanrının bir tek oğlu vardır, bu da İsa’dır, tanrının ruhu İsa’da kişiselleşmiş ve konuşmuş olduğu için, tıpkı Mısır mitolojisinde olduğu gibi, bedenini öldürme tutkusuyla Yahya’nın yanına vaftiz olmak için giderken tanrı kuzusu olarak tanıtılmış, ruhen dirilişi sembolize eden sudan çıktığında ise omuzuna tanrının ruhu konarak tanrının biricik oğlu namıyla yüceltilmiştir. Kendisini babasına kurban ederek tanrıya dönüşen İsa, Paulist dogmada örnek alınmış; İsa’ya tapan herkesin İsa gibi bedenlerini öldürerek kendilerini İsa’ya kurban verip karşılığında İsa’nın ruhunu alarak tanrının çocuklarından biri haline dönüşmeleri, ölmekten ve çürümekten kurtularak sonsuz yaşama kavuşmanın temel koşul (...truncated)


This is a preview of a remote PDF: http://dergipark.org.tr/download/article-file/543123
Article home page: http://dergipark.gov.tr/ifder/issue/39364/464419

Kürşat Haldun Akalın. Mitlerin Yaşamamış İnsan-Tanrılarından İncillerdeki Tek Tanrı-İnsanı Sembolik İsa’ya Geçiş, Iğdır Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 2016, pp. 171-223,