Molla Gürânî ve El-Kevserü’l-Cârî Adlı Eserinde Hadis Şerh Metodu

Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi (ÇÜİFD), Dec 2018

Molla Gürânî’nin tam adı, Şemsuddin Ahmed b. İsmail b. Osman b. Muhammed el-Gürânî’dir. (ö. 893/1488). Gürânî’nin kendisinden nakledildiğine göre o, Diyarbakır yakınlarında bulunan Hiler köyünde doğmuştur. Gürânî, İslâm âleminin çeşitli yerlerinde ilmi araştırmalarda bulunmuş ve o zaman için ulaşabildiği kadarıyla İslâm âleminin önde gelen pek çok âliminden ders almıştır. Daha sonra Anadolu’ya geçmiş, Fatih Sultan Mehmed’e (ö. 886/1481) hocalık yapmış, İstanbul’un fethinde etkin rol almış ve ardından İstanbul’da ilimle meşgul olmuştur. Bununla beraber o, çeşitli idari görevlerde de bulunmuştur. Gürânî, çeşitli ilim dallarında çok sayıda ilmi eser yazmıştır. O, İslâm dininin temel iki kaynağı olan Kur’ân-ı Kerim ile Hz. Muhammed’in (s.a.v.) sünnetine son derece önem vermiş ve onların üzerinde çalışmalarda bulunmuştur. O, önce “Ğâyetü’l-Emânî fî Tefsîri’l-Kelâmi’r-Rabbânî” adlı bir tefsir yazmıştır. Onun, daha sonra Buhârî’nin “el-Câmiu’s-Sahih” adlı hadis kitabı üzerine yazmış olduğu “el-Kevserü’l-Cârî ilâ Riyâdi Ehâdîsi’l-Buhârî” adlı eseri, hadis alanında önemli bir yere sahip bulunmaktadır. Gürânî, hadis icazetini İbn Hacer el-Askalânî’den (ö. 852/1448) almıştır. O, bu kitabında hocası İbn Hacer’i tenkit etmiştir. Gürânî’nin tenkit ettiği diğer bir hadisçi de Buhârî’nin diğer bir şarihi olan Kirmânî’dir (ö. 787/1384). O, bu eserinde el-Câmiu’s-Sahih’i çeşitli yönlerden şerh etmiştir. Biz bu makalemizde, onun şerh ettiği hadislerden bazı örnekler ele alarak incelemeye çalışacağız. Ele aldığımız bu hadis örneklerini, Buhârî’nin diğer şerhlerini de göz önünde bulundurarak yorumlamaya çalışacağız.

Article PDF cannot be displayed. You can download it here:

http://dergipark.org.tr/download/article-file/611594

Molla Gürânî ve El-Kevserü’l-Cârî Adlı Eserinde Hadis Şerh Metodu

Molla Gürânî ve El-Kevserü’l-Cârî Adlı Eserinde Hadis Şerh Metodu ∗ Dr. Öğr. Üyesi Ali KARAKAŞ ∗∗ Atıf / ©- Karakaş, A. (2018 Molla Gürânî ve El-Kevserü’l-Cârî Adlı Eserinde Hadis Şerh Metodu, Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 18 (2), 923-957. Öz- Molla Gürânî’nin tam adı, Şemsuddin Ahmed b. İsmail b. Osman b. Muhammed el-Gürânî’dir. (ö. 893/1488). Gürânî’nin kendisinden nakledildiğine göre o, Diyarbakır yakınlarında bulunan Hiler köyünde doğmuştur. Gürânî, İslâm âleminin çeşitli yerlerinde ilmi araştırmalarda bulunmuş ve o zaman için ulaşabildiği kadarıyla İslâm âleminin önde gelen pek çok âliminden ders almıştır. Daha sonra Anadolu’ya geçmiş, Fatih Sultan Mehmed’e (ö. 886/1481) hocalık yapmış, İstanbul’un fethinde etkin rol almış ve ardından İstanbul’da ilimle meşgul olmuştur. Bununla beraber o, çeşitli idari görevlerde de bulunmuştur. Gürânî, çeşitli ilim dallarında çok sayıda ilmi eser yazmıştır. O, İslâm dininin temel iki kaynağı olan Kur’ân-ı Kerim ile Hz. Muhammed’in (s.a.v.) sünnetine son derece önem vermiş ve onların üzerinde çalışmalarda bulunmuştur. O, önce “Ğâyetü’l-Emânî fî Tefsîri’l-Kelâmi’rRabbânî” adlı bir tefsir yazmıştır. Onun, daha sonra Buhârî’nin “el-Câmiu’sSahih” adlı hadis kitabı üzerine yazmış olduğu “el-Kevserü’l-Cârî ilâ Riyâdi Ehâdîsi’l-Buhârî” adlı eseri, hadis alanında önemli bir yere sahip bulunmaktadır. Gürânî, hadis icazetini İbn Hacer el-Askalânî’den (ö. 852/1448) almıştır. O, bu kitabında hocası İbn Hacer’i tenkit etmiştir. Gürânî’nin tenkit ettiği diğer bir hadisçi de Buhârî’nin diğer bir şarihi olan Kirmânî’dir (ö. 787/1384). O, bu eserinde el-Câmiu’s-Sahih’i çeşitli yönlerden şerh etmiştir. Biz bu makalemizde, onun şerh ettiği hadislerden bazı örnekler ele alarak incelemeye çalışacağız. Ele aldığımız bu hadis örneklerini, Buhârî’nin diğer şerhlerini de göz önünde bulundurarak yorumlamaya çalışacağız. Anahtar sözcükler- Molla Gürânî, el-Kevserü’l-Cârî, Buhârî, Hadis örnekleri §§§ ∗ Bu makale 14-17 Eylül 2017 tarihleri arasında düzenlenen Şarkiyat ICSS’17 Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi’nde özet olarak sunulmuş olan tebliğin genişletilmiş halidir ∗∗ Mardin Artuklu Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi, e-posta: 924 | Dr. Öğr. Üyesi Ali KARAKAŞ Giriş İslam dininin temel kaynağı Kur’ân-ı Kerîm ve Hz. Muhammed’in (s.a.v.) sünnetidir. Kur’ân ve sünnet kelimelerinin ifade ettikleri farklı anlamlar vardır. Pek çok İslam âlimi Kur’ân kelimesinin filolojik anlamı hakkında farklı yorumlarda bulunmuştur. Örneğin, Muhammed b. İdris eş-Şafiî (ö. 204/819), Kur’ân kelimesinin herhangi bir kelimeden türemediğini ve hemzesiz bir şekilde “Kurân” olarak okunduğunu belirtmiştir. Ayrıca tıpkı Tevrat ve İncil de olduğu gibi Allah tarafından Hz. Muhammed’e (s.a.v.) gönderilen kutsal 1 kitabın özel ismi olduğunu ifade etmiştir. Ebu’l-Hasen Ali b. Hazm el-Lihyânî (ö. 215/830) ve âlimlerin çoğuna göre Kur’ân kelimesi, “kare-yekrau” fiilinin 2 mastarıdır, hemzeli okunur ve sözcük olarak okumak anlamındadır. 3 4 5 6 Kur’ân’da, Kur’ân için “Furkân”, “Kitap”, “Zikr”, ve “Kur’ân” isimleri 7 kullanılmaktadır. Ayrıca Kur’ân için elli beş kadar ismin kullanıldığı rivayet 8 edilmektedir. Kur’ân kelimesinin filolojik tahlili ile ilgili daha pek çok yorumlar 9 vardır. Kur’ân-ı Kerîm’in terimsel anlamı hakkında da birçok izahın yapıldığını okumaktayız. Onu özet olarak şu şekilde tanımlamamız mümkündür: “Kur’ân, Allah tarafında Cebrâil vasıtası ile mahiyeti bilinmeyen bir şekilde son peygamber Hz. Muhammed’e (s.a.v.) indirilen, Mushaflarda yazılan, tevatürle nakledilen, okunması ile ibadet edilen, Fatiha suresi ile başlayıp Nâs suresi ile 1 el- Ezherî, Ebû Mansûr Muhammed bin Ahmed bin el-Ezher el-Herevî, “karee”,, Tehzîbu’l-Luğa, thk. Ahmed Abdurrahman Muhaymir, Daru’l-Kutubi’l-İlmiyye, Beyrut 2004, VII, 254; ez- Zerkeşî, Bedruddin, el-Burhan fi Ulumi’l-Kur’ân, thk. Muhammed Ebu’l- Fadl İbrahim, Mısır 1957, I, 278; es- Süyûtî, Abdurrahman Celâleddin, el-İtkan fi Ulûmi’l-Kur’an, Şirketu Mektebe ve Matbaati Mustafa el-Bâbî el-Halebî, Mısır 1978, I 181. Zerkeşî, el-Burhan, I, 277; Süyûtî, el-İtkan, I, 182; ez-Zerkânî, Muhammed Abdulazim, Menahilu’l-İrfân fi Ulûmi’l-Kur’an, Dâru’l-Fikr, Beyrut 1996, I, 7; Daha detaylı bilgi için bkz. Buhl, F, “Kur’an” İslam Ansiklopedisi, Milli Eğitim Basımevi, İstanbul 1979,VI, 995. 2 3 el-Furkân 25/1. 4 el-Kehf 18/1. 5 el-Hicr 15/9. 6 Yûsuf 12/3. 7 Ezherî, “karee”, Tehzîbu’l-Luğa, VII, 254. 8 Ez-Zerkeşî, el-Burhân, I,273; es-Suyûtî, el-İtkân, I, 178; ez-Zerkânî, Menâhilu’l-İrfân, I, 11 vd; Buhl, “Kur’an” İslam Ansiklopedisi, VI, 995 vd. Kur’ân kelimesinin filolojik tahlilleri hakkında geniş bilgi için bkz. ez-Zerkeşî, elBurhan, I, 278; Süyûtî, el-İtkan, I, 52; İbn Manzûr, Cemaluddin Muhammed b. Mukerrem, “karene”, Lisanu’l-Arap, Dâru’l-Fikr, Beyrut 1994. I, 129; Doğrul, Ömer Rıza, Tanrı Buyruğu, İstanbul 1955, I, 3; Ezherî, “el-Kar’u”, Tehzîbu’l-Luğa, VII, 254 vd; Zerkeşî, el-Burhan, I, 278; Süyûtî, el-İtkan, I, 182; Karakaş, Ali, Oksidentalizmde Etik Değerler, Sosyal Bilimler Araştırmalar Dergisi, cilt: 26, sayı: 13, Diyarbakır 2015, s. 181 vd. 9 ÇÜİFD, 2018, cilt: 18, sayı: 2, ss. 923-957. Molla Gürânî Ve El-Kevserü’l-Cârî Adlı Eserinde Hadis Şerh Metodu | 925 biten, başkalarının benzerini getirmekten aciz kaldığı Arapça mûciz bir 10 kelamdır.” “sünnet”, “Senne-yesünnü” fiiliden türemiş bir isimdir. Kelime olarak yaşam biçimi, hal, tavır, gidişat, yol, kanun, tabiat, yön ve benzeri anlamlar 11 için kullanılmaktadır. Istılahî açısından ise sünnet, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) yapmış olduğu davranışları, söylediği sözleri ve reddetmeyip tasvip ettiği takrirleridir. Hadisçilere ait olan bu tanıma göre, Hz. Muhammed’in ( s.a.v.) ahlaki vasıflarını ve yaratılışı ile ilgili özellikleri, sîreti, ayrıca peygamberlikten önce ibadet ve tefekkür için inzivaya çekildiği Hira mağarasındaki yaşantısı da 12 sünnet olarak kabul edilmiştir. Aslında bu anlamı itibari ile sünnet hadîs kelimesinin müradifi olarak kabul edilebilir. Zaten bazı hadis âlimleri, hadis ve sünnetin biri diğerinin yerine kullanılan iki kelime olduğunu kabul 13 etmektedirler. Hadis, “hadese-yehdusu” fiilinden türemiş bir isimdir. Olmak ve yeniden meydana gelmek gibi anlamlar için kullanılır. Ayrıca Söz, haber ve yeni anlamında olan hadis kelimesinin de çoğulu “ehâdîs”tir. Bir de hadis sözcüğü, eski anlamına gelen kadim kelimesinin de zıddı olarak 14 bilinmektedir. İslam fıkhında sünnet, Kur’an’dan sonra ikinci önemli teşri 15 kaynağı olarak kabul edilmiştir. Çünkü Hz. Muhammed (s.a.v.) söz, fiil ve 16 takrirleri ile Kur’an’ı Kerim’i izah edip yorumlayarak daha iyi anlaşılmasına yardımcı olmuştur. O, Allah’tan aldığı vahyi öncelikle hayatına uygulayarak 17 Müslümanlar için önemli bir örneklik ortaya koymuştur. Onun, tebliğ ve tebyin görevlerinin yanında birde dinde kanun ve hüküm koymak anlamında 10 eş-Şevkânî, Muhammed b. Ali b. Muhammed, İrşâdu’l-Fuhûl, nşr. Ebû Mus’âb Muhammed Said el-Bedrî, Beyrut 1992, s. 62; Zeydân, Abdulkerim, el-Ve (...truncated)


This is a preview of a remote PDF: http://dergipark.org.tr/download/article-file/611594
Article home page: http://dergipark.gov.tr/cuilah/issue/41842/504974

Ali Karakaş. Molla Gürânî ve El-Kevserü’l-Cârî Adlı Eserinde Hadis Şerh Metodu, Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi (ÇÜİFD), 2018, pp. 923-957, Volume 2, Issue 18, DOI: 10.30627/cuilah.504974