NEW PERSPECTIVES IN LEADERSHIP APPROACHES: POSITIVE AND AUTHENTIC LEADERSHIP
Ege Akademik Bakış / Ege Academic Review
8 (2) 2008: 729-754
LİDERLİK YAKLAŞIMLARINDA YENİ
PERSPEKTİFLER: POZİTİF VE OTANTİK LİDERLİK
NEW PERSPECTIVES IN LEADERSHIP APPROACHES: POSITIVE AND
AUTHENTIC LEADERSHIP
Doç. Dr. Jülide KESKEN, Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
İşletme Bölümü,
Ar. Gör. Nazlı Ayşe AYYILDIZ, Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler
Fakültesi İşletme Bölümü,
ÖZET
Günümüzde yaşanan sosyo-ekonomik gelişmeler; bireyleri ve grupları yaptıkları
her şeyde “anlam” aramaya yöneltmektedir. Çalışanların beklentileri
değişmekte, maddi olmayan değerlere (kişisel gelişim, bağlılık, umut gibi)
verilen önemin artması ile materyalizm yavaş yavaş popülaritesini yitirmektedir
(Konz vd., 1999). Zamanlarının büyük bir bölümünü iş yerinde geçiren gerek
işletme sahipleri gerekse çalışanlar; yaptıkları işleri ve bu işlerin kendilerine ve
topluma katkılarını sorgulamakta ve bir anlama ulaşmaya çalışmaktadır.
Bu doğrultuda içsel bir bağa ulaşmayı arzulayan tüm çalışanlar; işlerinde mutlu
oldukları, bir işe yaradıkları, bir bütünün parçası olduklarını hissettikleri, yönetim
sürecinde duygulara, ortak değerlere, bağılılığa, takım ruhu ve birlikteliğe önem
verildiğini düşündükleri örgütlerde çalışmak istemektedirler.
B u ç a l ı ş m a n ı n amacı günümüzde yaşanan gelişmelere ve çalışanların
beklentilerindeki dönüşümlere paralel olarak liderliğe ilişkin anlayışlarda
meydana gelen değişimlere ış ı k t u t m a k , y e n i b i r perspektif olarak
nitelendirilebilecek Pozitif Liderlik Yaklaşımını tanıtmak, bu liderlik türlerine
duyulan ihtiyacın neden ve sonuçlarını ortaya koyarak yazına katkıda
bulunmaktır.
Anahtar Kelimeler: Liderlik, Otantik Liderlik.
ABSTRACT
Socio-economic changes in today’s work life lead employees and groups to
search for “meaning” in all things they do. The expectations of employees
Jülide KESKEN, Nazlı Ayşe AYYILDIZ
change and materialism loses its popularity day by day due to the importance
given to non-economic values such as personal development, commitment,
hope (Konz et.al., 1999). Both the employees and managers, who spend most
of their time at work, try to find meaning through questioning their work and the
contributions of this work for themselves and the society.
In this respect the employees, who want to reach an inner consciousness and
bond, want to work at organizations in which they think that they do something
useful and feel that they are a part of a whole. Besides they aim to work at an
organizational climate in which emotions, common values, commitment, team
spirit and togetherness are cared.
The aim of this study is to focus on changes in leadership approaches due to
the developments in today’s arena and transformations in the expectations of
employees. In paralel with these changes we introduce a new perspective –
Positive Leadership Approach - the reasons why we need these new
approaches and the contributions of them.
Key Words: Leadership, Authentic Leadership.
1. GİRİŞ
İnsanların zihnini meşgul eden en eski kavramlardan biri olarak
nitelendirilebilecek “liderlik” araştırmacılar tarafından üzerinde tartışılan ve
açıklık kazandırılmaya çalışılan önemli bir konudur. Liderlik kavramını anlamak
karmaşık hatta duygusal bir süreç içerdiğinden liderliğe ilişkin çalışmaların
sayısında azalış yerine zaman geçtikçe artış gözlemlenmektedir. Bu artışın diğer
bir nedeni yazındaki kuramların irdelenmesi sonucunda başarılı bir lidere ilişkin
tutarlı ve net bir tanımın ortaya konamamasıdır. Liderliğin merak edilen bir konu
olmasının diğer bir nedeni ise hala liderleri daha etkin kılabilmek için
değerlendirilebilecek ve geliştirilebilecek unsurların var olmasıdır. Bunlar liderlik
etkinliği açısından karşılaşılan bireysel farklılıklardır. Nitekim bilim adamları bu
farklılıkları ve kaynaklarını ortaya koymaya yönelik birçok çalışma
gerçekleştirmektedir (Horner; 1997: 275).
Çıkarlara verilen önem, gü v e n d u y ulabilecek liderlere duyulan ihtiyacın
artmasına
neden
olarak çalışanların iş yaşamından ve liderlerinden
beklediklerini değiştirmiştir. Bu dönüşüm sonucunda umut, iyimserlik, öz-bilinç
ve esneklik özelliklerini taşıyan liderlere yönelim artmıştır. Bu noktada liderliğin
ahlaki ve etik boyutlarının tartışıldığı, anlam üzerine yoğunlaşan liderlik
yaklaşımları gündeme gelmektedir. Söz konusu yaklaşımlar, çıkış noktaları ve
aralarındaki farklılıklar bu çalışma kapsamında tartışılmıştır.
730
Liderlik Yaklaşımlarında Yeni Perspektifler: Olumlu ve Otantik Liderlik
2. ÇIKIŞ NOKTASI: DÖNÜŞÜMCÜ LİDERLİKTEN OTANTİK
LİDERLİĞE…
Çalışmanın bu bölümünde edimsel ve dönüşümcü liderlik tarzlarına ilişkin farklı
tanımlamalara değinilmekte ve bu iki liderlik türü arasındaki farklılıklar ortaya
konmaktadır. Liderlik türlerinin unsurları ve örgütsel sonuçlar üzerindeki etkileri
ise bölümün son kısmında tartışılmaktadır.
2.1. Edimsel Liderlik - Dönüşümcü Liderlik Sınıflaması
Özet bölümünde değinildiği üzere çalışanların beklentilerindeki değişimler
liderliğe ilişkin yeni bir sınıflama ihtiyacını beraberinde getirmiştir. Bu ihtiyaca
Burns (1978: 425) ve Bass (1990)’ın çalışmaları yanıt aramıştır. Onlara göre
geleneksel tanımların yanı sıra yeni bir liderlik sınıflaması yapılmalıdır. Bu
bağlamda iki farklı liderlik türü tanımlanmıştır. Bunlardan ilki gelecek, yenilik,
değişim ve reforma yönelik olan dönüşümcü liderlik, diğeri ise gelenekler ve
geçmişe daha bağlı olan edimsel liderliktir.
Tracey ve Hinkin (1998)’ e göre dönüşümcü liderlik insanları daha yüksek
ideallere ve ahlaki değerlere ulaşmak için güdüleyen, bir vizyon tanımlayan,
güvenilirlik ilkesine temel oluşturan bir süreçtir.
Luthans (1995: 357) ise dönüşümcü liderlik perspektifinden lideri; izleyicilerinin
ihtiyaçlarını, inançlarını ve değer yargılarını değiştiren kişi olarak
tanımlamaktadır.
Black ve Porter (2000:432)’ın tanımlarında ise dönüşümcü lider; takipçilerini
bireysel çıkarlar yerine örgütün çıkarları için çalışmaya güdüleyen ve onları
önemli değişiklikler yapmaya ikna edebilmek için bir vizyon sunabilen kişi olarak
nitelendirilmektedir. Bu anlayışta liderin amacı kendine bağımlı astlar yaratmak
değil bağımsız, eleştirel düşünebilen, yenilikçi astlar yaratmaktır.
Edimsel liderlik tarzı ise büyük ölçüde bürokrasi ve örgütsel standartlara
dayandırılmaktadır (Tracey ve Hinkin; 1998). Edimsel (işe yönelik) liderler rol ve
görev gereksinimlerini açıklayarak astlarını belirlenen amaçlara ulaşma
konusunda motive eden ve onlara yol gösteren bireylerdir (Budak,2003: 155).
Edimsel liderlikte lider ile astları arasındaki ilişki karşılıklı çıkara dayanır ve amaç
kendine bağımlı astlar yaratmaktır.
Edimsel liderlikte etik boyuta değinilmemekle beraber dönüşümcü liderlikte bu
boyuta ilişkin açıklamalar mevcuttur. Ancak dönüşümcü liderlik yaklaşımı ile ilgili
dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri “dönüşümcü liderlerin ahlak
boyutuna ne denli önem verdikleri” sorusudur. Bu soru özellikle liderin kişisel
çıkarları ile ahlaki olarak yapması gerekenler örtüşmediğinde (...truncated)