13. Yüzyılın Latin Ortaçağ’da Aristotelesçi Akıl Öğretisi ve Latin İbn Rüşdcülüğü Üzerine Felsefî Bir Değerlendirme

Mevzu – Sosyal Bilimler Dergisi, Apr 2019

Süleyman DÖNMEZ

Article PDF cannot be displayed. You can download it here:

https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/704632

13. Yüzyılın Latin Ortaçağ’da Aristotelesçi Akıl Öğretisi ve Latin İbn Rüşdcülüğü Üzerine Felsefî Bir Değerlendirme

mevzu sosyal bilimler dergisi | journal of social sciences mevzu, Nisan/April 2019, s.1:23-34 13. Yüzyıl Latin Ortaçağ’da Aristotelesçi Akıl Öğretisi ve Latin İbn Rüşdcülüğü Üzerine Felsefî Bir Değerlendirme Aristotelian Reasoning in the 13th Century Latin Medieval Age and a Philosophical Assessment on Latin Avicenousness Süleyman DÖNMEZ Prof. Dr., Çukurova Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi, Felsefe Tarihi Professor, Cukurova University, Faculty of Theology, Department of History of Philosophy Adana / TURKEY ORCID ID: orcid.org/0000-0003-4251-6665 Makale Bilgisi | Article Information Makale Türü / Article Type: Araştırma Makalesi / Research Article Geliş Tarihi / Date Received: 22 Ocak / Junuary 2019 Kabul Tarihi / Date Accepted: 19 Mart / March 2019 Yayın Tarihi / Date Published: 30 Nisan / April 2019 Yayın Sezonu / Pub Date Season: Nisan / April Atıf / Citation: DÖNMEZ, S. (2019). 13. Yüzyılın Latin Ortaçağ’da Aristotelesçi Akıl Öğretisi ve Latin İbn Rüşdcülüğü Üzerine Felsefî Bir Değerlendirme. Mevzu: Sosyal Bilimler Dergisi, 1 (Nisan 2019): 23-34. İntihal: Bu makale, ienticate yazılımınca taranmıştır. İntihal tespit edilmemiştir. Plagiarism: is article has been scanned by ienticate. No plagiarism detected. web: http://dergipark.gov.tr/mevzu | mailto: Copyright © Published by Mevzu Toplum Derneği - Metod / Mevzu Community Association, İstanbul, Turkey. Bütün hakları saklıdır. / All right reserved. CC BY-NC-ND 4.0 13. Yüzyılın Latin Ortaçağ’da Aristotelesçi Akıl Öğretisi ve Latin İbn Rüşdcülüğü Üzerine Felsefî Bir Değerlendirme Öz Bu makalede 13. Yüzyıl Latin Ortaçağda Aristotelesçi Akıl öğretisi İbn Rüşd esasında bir değerlendirilmeye tabii tutulmuştur. Bu çerçevede özellikle Latin İbn Rüşdcülüğü olarak bilinen felsefî akım ele alınmıştır. Filozof İbn Rüşd’ün Aristoteles’in eserleri üzerine yaptığı şerhlerin Latin Ortaçağ’da tanınmasıyla din-felsefe çatışması mecrasına kayarak tartışılmaya başlanan “akıl” kavramı, farklılaşan okumalarla teolojik ve politik bir veçhe kazanmış görünmektedir. Anahtar Kavramlar: Akıl, Aristoteles, İbn Rüşd, Latin İbn Rüşdcülüğü; Thomas Aquinas, Siger de Barabant Abstract In this article, Aristotelian Intelligence in the 13th Century Latin Medieval Era was evaluated on the basis of Ibn Rushd. In this context, the philosophical movement which is known as Latin Averroism is discussed. The concept of reason, which has begun to be discussed by the philosopher Ibn Rushd in the Middle Middle Age through the recognition of the annotations he wrote on Aristotle's works in the Middle Ages, seems to have gained a theological and political aspect with differentiated readings. Keywords: Intellect, Aristotle, Ibn Rushd, Latin Averroism; Thomas Aquinas, Siger de Barabant. Giriş Polonyalı bilimkurgu yazarı Stanislaw Lem (1921–2006)’in, dilimize “Yıldız Güncesi” başlığı altında çevrilen fantastik kitabında bir mûcitten ve îcâdından söz edilmektedir. Mucit, evinin bodrumunda yavaşça ve sürekli dönen bir varile sayısız kablolarla bağlı 12 adet kutudan müteşekkil bir düzenek kurmuştur. Mucidin açıklamasına göre kutuların her birinde bir insan yaşamaktadır. Mekanizmanın merkezinde yer alan büyük varil ise, minik kutu-insanlara dünyaları için gerekli tüm bilgileri göndermektedir. Böylece her bir kutu-insan, ayrı bir kişi ve kişilik olmakta; başka insanlarla konuşmakta; yaşadığı dünyada gökyüzünü görmekte; bazen acı çekmekte bazen sevinmekte bazen de sevdalanmaktadır… Yaşamları tıpkı bizimki kadar gerçek görünmektedir. Öyle ki, içlerinde bir öğretmen; bir de papaz vardır. Mevzu, sy. 1 (Nisan 2019) | Süleyman Dönmez Hemen fark edileceği gibi, Lem’in duyumculuğun aşırı bir ucu olan “tekbenci” (solipsizm) anlayışı benimseyen mucidi, sadece duyu verilerini algılayan bir zihinde varolan bir dünya kurgulamaktadır. İşte bu düşünsel dünya bizim burada kısaca ele alacağımız akıl konusu ile doğrudan ilişkili görünüyor. Öncelikle dikkat çekelim ki, bizim mevzuya kurgusal bir anlatı ile başlamamızdaki temel neden, ne genel anlamda tekbenciliği ne de daha özel olarak Lem’in yahut Berkeley’in “zihnin dışında hiçbir şeyin ‘var’ olmadığı, algılananların ise düşünceden başka bir şey olamayacağı” savını tartışmaya açmaktır. Yine genel anlamda “Zihin nedir? Fiziksel olmayan ruhlarımız ya da nefislerimiz var mı? Düşünce sadece fizikî maddenin bir boyutu ya da özelliği veya beyinde uyarılan sinirlerin bir yan ürünü mü? İnsanların karmaşık robotlar olmadıklarından ve fiilen bilinçli olduklarından nasıl emin olunabilir?” gibi zihin felsefesinin bazı ikircikli temel soru ve sorunlarına bir yanıt ve çözüm arama bu makalenin sınırları dışındadır. Bu durumda niçin Lem’in kurgusunu hatırlatarak başladık? Çünkü başlarken çalışmanın zeminini oluşturan ve modern dönemlerde sıkça duyar olduğumuz, eskilerin ekserî “nefs” nâdiren de “ruh” demeyi tercih ettikleri bugünün “zihin” kavramının ne derecede ilginç ve tartışmaya açık bir mefhum ve bu mefhumun 13. yüzyılın zihin dünyasının bugünden oldukça farklı biz zemin olduğunu fark ettirmek istedik. Çünkü bu tür araştırmalarda her zaman çok farklı bakış açılarına açık olan zihin olayları içinde kaybolma riski vardır. Biz ise, bu tehlikeden uzak durmak istiyoruz. Bu çerçevede zihnin araştırmaya konu olan “akıl” (us) kavramının hareket sahası olduğundan zihin probleminin uzantılarına kısaca dikkat çekmek gerekliydi. Makalenin içeriği ise, varolanı anlamlandırabilmede olmazsa olmaz bir işlevi haiz insan zihninin en ünlü aktörü olan “akıl” kavramını modern dünyanın zihin çözümlemelerine kapılmadan 13. yüzyıl Latin İbn Rüşdcülüğü bağlamında çözümlenmek istenmesiyle sınırlandırılmıştır. 13. Yüzyıl Latin Ortaçağda Aristocu Akıl ve İbn Rüşd İbn Rüşd’ün Aristoteles yorumları, özellikle Michael Scotus’un 1215’lerden itibaren ölümüne kadar büyük bir iştiyakla devam ettirdiği İslam 13. Yüzyılın Latin Ortaçağ’da Aristotelesçi Akıl Öğretisi ve Latin İbn Rüşdcülüğü Üzerine Felsefî Bir Değerlendirme felsefesinde etkili olan astronomi ve felsefe içerikli eserleri Arapça’dan Latince’ye aktarmasıyla 13. yüzyılın başlarında Latin Avrupa’da ilgi çekmeye başlar. Öyele ki, Scotus, daha 1220’e varmadan Aristoteles’in üç eserini “Historia animalium”, “De partibus animalium” ve “De generatione animalium” başlıkları altında Arapça’dan Latince’ye çevirir.(Karlığa, 2004, ss. 261-262) Özellikle Aquina’lı Thomas’ın öğretmeni olan Büyük Albertus’un “Liber de animalibus” isimli kitabının (Magnus, t.y.) oluşumuna doğrudan katkı sağlayacak olan Scotus’un Arapça’dan yaptığı Aristoteles çevirilerinin çoğu; 1260’lardan itibaren bir kez de Moerbeke’li William tarafından yazıldıkları dil olan Eski Yunanca’dan Latince’ye kazandırılır. Ancak Scotus orijinli çeviriler, Wilhelm’in yaptığı çevirilerin karşısında 15. yüzyıl sonlarına kadar üniversitelerde en çok başvurulan kaynaklar arasında yer almaya devam eder.(Grabmann, 1966, ss. 134-177) Scotus’un şöhreti ise, “De anima”, “De sensu et sensato”, “De celo et mundo”, “Physica” ve “Metaphysica” gibi Aristoteles’e atfedilen (...truncated)


This is a preview of a remote PDF: https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/704632
Article home page: https://dergipark.org.tr/en/pub/mevzu/issue/44858/515994

Süleyman DÖNMEZ. 13. Yüzyılın Latin Ortaçağ’da Aristotelesçi Akıl Öğretisi ve Latin İbn Rüşdcülüğü Üzerine Felsefî Bir Değerlendirme, Mevzu – Sosyal Bilimler Dergisi, 2019, pp. 23-34, Issue 1,