Living Old Turkish Idioms in modern Iraqi Turkmen Turkish
Black Sea Journal of Public and Social Science 1(1): 1-6 (2018)
Black Sea Journal of Public and Social Science
Open Access Journal
e-ISSN: 2618-6640
BSPublishers
Araştırma Makalesi (Research Article)
Sayı 1 Cilt 1: 1-6 / Ocak 2018
(Volume 1 Issue 1: 1-6 / January 2018)
ÇAĞDAŞ IRAK TÜRKMEN TÜRKÇESINDE
YAŞAYAN ESKI TÜRKÇE DEYIMLER
Serkan ŞEN1*
1Ondokuz
Mayıs Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyati Bölümü, 55139 Kurupelit,
Samsun, Türkiye
Gönderi: 01 Ocak 2018; Yayınlanma: 24 Ocak 2018
(Submission: January 01, 2018; Published: January 24, 2018)
Özet
Bu çalışmanın amacı, Çağdaş Irak Türkmen Türkçesinin Eski Türkçe kaynaklardan deyimler açısından nasıl
beslendiğini ortaya koymaktır. Bu amaçla Çağdaş Irak Türkmen Türkçesinde yaşayan Eski Türkçe deyimler
incelenmiştir.
Anahtar sözcükler: Irak Türkmen Türkçesi, Eski Türkçe, Deyim
Living Old Turkish Idioms in modern Iraqi Turkmen Turkish
Abstract: The aim of this study is to show how contemporary Iraqi Turkmen Turkism fosters in terms of idioms
from Old Turkish sources. For this purpose, Old Turkic idioms living in contemporary Iraq Turkmen Turkism were
examined.
Keywords: Iraqi Turkmen Turkish, Old Turkish, Idioms
*Corresponding author: Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyati Bölümü, 55139 Kurupelit,
Samsun, Türkiye
Email: (S. ŞEN)
1. Giriş
Türkçe Sözlük’te “Genellikle gerçek anlamından az çok
ayrı, ilgi çekici bir anlam taşıyan kalıplaşmış söz öbeği,
tabir.” (TDK, 2015) biçiminde tanımlanan deyimler,
Türkçenin anlatım zenginliğini yansıtan önemli dil
birimlerindendir. Gelişim sürecinde mesafe kaydetmiş
dillerde ifadeyi etkinleştirmek maksadıyla deyimlerden
sıklıkla yararlanılır. Türkler, hayat tasavvurlarının ürünü
olarak türettikleri deyimleri erken dönemlerden itibaren
BSJ Pub. Soc. Sci. / Serkan ŞEN
kullanmışlardır. Türk dilinin günümüze ulaşan en eski
yazılı vesikalarında deyimlere yer verildiği görülür
(Aksan, 2000). Eski Türkçe metinlerde yer alan deyimler
üzerine değişik zamanlarda birtakım çalışmalar
yapılmıştır (Üstüner, 1989; Tekin, 2004) Köktürk, Uygur
ve Karahanlı metinlerini kapsayan Eski Türkçe dönemine
ait deyim varlığını bütüncül bir yaklaşımla ele alan bir
kitap ise tarafımızdan yayımlanmıştır (Şen, 2017). Bu
makalede, Eski Türkçenin Deyim Varlığı (Şen, 2017) adlı
çalışmamda geçenler ile Irak Türkmen Türkçesinde
1
Black Sea Journal of Public and Social Science
tespit
edilen
deyimler
karşılaştırmalı
olarak
incelenecektir. Karşılaştırmada Çağdaş Irak Türkmen
Türkçesi için İhsan S. Vasfi tarafından hazırlanan Irak
Türklerinde Deyimler ve Atasözleri (Vasfi, 1985) adlı
eserden yararlanılacaktır. Irak Türkmen Türkçesinde
görülen bir deyimin Eski Türkçedeki kullanımın devamı
olduğunun ölçütü olarak ise en az bir sözcüğünün
günümüzdeki türevi ile ortak oluşu ve aynı kavrama
gönderme yapması esas alınacaktır.
Ahmet Bican Ercilasun “Oğuz-Türkmen Dil Kaynakları”
makalesinde (Ercilasun, 2000) Orhon, Uygur ve
Karahanlı dönemi metinlerinin Yakutlar ve Çuvaşlar
dışında bugünkü bütün Türk dünyasının ortak dil
kaynakları olduğunu ifade eder. Bu bağlamda, Orhon,
Uygur ve Karahanlı metinlerinde beliren dilin
mirasçılarından biri de Çağdaş Irak Türkmen
Türkçesidir. Geçmişten günümüze ortaklık arz eden
deyimler, Çağdaş Irak Türkmen Türkçesinin Eski Türkçe
kaynaklardan deyimler açısından nasıl beslendiğini
ortaya koymaları açısından önemlidir.
2. Deyimler
açıgı kel-: (Acısı gelmek) Hüzünlenmek, dertlenmek
(ETDV: 63) > açığı gelmek: Kızmak, darılmak (IT: 21).
adakın kuç-: (Ayağını kucaklamak) Ayağına kapanmak,
yalvarmak (ETDV: 64) > ayağına kapanmak: Çok
yalvarmak (IT: 45).
adakınta kösül-: (Ayağına kapanmak) Yalvarmak
(ETDV:65) > ayağına kapanmak: Çok yalvarmak (IT:
44).
agır ig-: (Ağır hastalık) Şiddetli geçen rahatsızlık,
ölümcül hastalık > ağır hasta olmak: Çok hasta olmak
(IT: 25).
agızı beklen-: (Ağzını kapamak) Susmak, bir şey
söylememek > ağzını kapatmak: Susturmak (IT: 29).
arka bol-: (Arka olmak) Yardımcı olmak, destekçi olmak
(ETDV:71) > arka çıkmak-olmak-: Sahip çıkmak,
yardımcı olmak (IT: 40).
aş suvsuş üz-: (Yeme içmeyi kesmek) Yemek yememek
(ETDV:73) > yemekten kesilmek: Hastalık sebebiyle
yemek yememek (IT: 251).
atı bat-: (Adı batmak) Anılmaz olmak (ETDV: 75) > adı
batmış: Beğenilmeyen veya istenilmeyen birinin adını
anmaktan çekinilirken söylenir (IT: 24), adı batsın:
Defolsun, ortadan kaybolsun (IT: 24).
BSJ Pub. Soc. Sci. / Serkan ŞEN
bagırka urun-: (Bağrına basmak) Kucaklamak, koruyup
kollamak (ETDV:78) > bağrı üstüne basmak: Pek çok
sevmek (IT:50).
baş agrıg-: (Baş ağrısı) Sıkıntı, dert (ETDV:79) > baş
ağrısı: Güçlük, yorgunluk veya sorumluluk gerektiren iş
(IT: 52).
baş eg-: (Baş eğmek) İtaat etmek ETDV: 79) > baş
eğmek: Kabul etmek, istemeden başkasının emrine bağlı
kalmak (IT:54).
baş koş-: (Baş koşmak) Rekabet etmek (ETDV:80) > baş
koşmak: Var gücüyle bir işi başarmaya çalışmak (IT: 57).
baş kötür-: (Baş kaldırmak) Büyüklük taslamak,
itaatsizlik etmek (ETDV:80) > baş kaldırmak: 1.
Ayaklanmak. 2. Karşı koymak (IT:57).
başı tezgin-: (Başı dönmek) Bunalıp ne yapacağını
bilememek (ETDV:80) > başı dolanmak: Baş dönmesine
tutulmak (IT: 54).
başın kodı kemiş-: (Başını öne eğmek) Hor ve hakir
durumda olmak (ETDV: 81) > başı aşağı olmak: Onuru
zedelenmek (IT: 54).
başın yė-: (Başını yemek) Birinin felaketine neden
olmak (ETDV: 81) > başını yemek: Birinin ölümünün
başkasının yüzünden ileri gelmesi (IT: 59).
başka tokıt-: (Başa vurulmak) Acı çekmek (ETDV: 82) >
başına çalmak: Öfkeyle birine bir şey vermek veya bir
şeyi iade etmek (IT:55).
başra kak-: (Başa kakmak) Yaptığı iyiliği yüzüne
vurmak (ETDV: 82) > başa kahmak: Birine yapmış
olduğu bir iyiliği ara sıra hatırlatmak, yüze vurmak (IT:
52).
boynın yogun kıl-: (Boynunu kalın kılmak) İyi duruma
gelmek, gelişmek (ETDV: 90) > boynu kaba: Kendi
nefsini beğenmiş, kabadayı (IT: 67).
boyun eg-: (Boyun eğmek) İtaat etmek (ETDV: 89) >
boyun eğmek: İstemeden kabul etmek zorunda kalmak
(IT: 68).
boyun sı-: (Boyun kırmak) Etkisiz duruma getirmek
(ETDV: 89) > boynunu kırmak: Büyük zarara uğratmak
(IT:68).
boyunka yüd-: (Boyuna yüklemek) Borç ya da ödev
olarak üstüne almak (ETDV: 90) > boyun borcu: Vazife,
yapılması gereken iş (IT: 68).
2
Black Sea Journal of Public and Social Science
ecel tut-: (Ecel tutmak) Ölmek: (ETDV: 96) > ecel
gelmek: Vefat etmek, ölmek (IT: 97).
egri yol-: (Eğri yol) Kötü işlere götüren tutum (ETDV:
97) > egri yola sapmak: Düz yoldan ayrılıp fena
davranışlarda bulunmak (IT: 97).
elgi ışka yişil-: (Eli işe yatmak) Bir işte ustalaşmak
(ETDV: 97) > elinden iş gelmek: Yetenekli ve becerikli
olmak (IT: 103).
elgi kėng-: (Eli geniş) Eli bol, cömert: (ETDV: 97) > eli
açık: Cömert (IT: 101).
kız kol-: (Kız istemek) Kızı gelin olarak ailesinden talep
etmek (ETDV: 123) > kız istemek: Evlenmek için bir kızı
ana baba ya da yakınlarından istemek (IT: 168).
kögülke al-: (Gönle almak) İyice anlayıp hatırda tutmak
(ETDV: 142) > gevline almak: Sözün kendine karşı
söylendiğini düşünerek üzülmek (...truncated)