Doğrudan Yabancı Yatırımlar ve İhracat İlişkisi: Gelişmekte Olan Ülkeler Üzerine Bir Nedensellik Analizi
DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMLAR VE
İHRACAT İLİŞKİSİ:
GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER ÜZERİNE
BİR NEDENSELLİK ANALİZİ
Murat ÇETİN
Doç. Dr., Bozok Üniversitesi, İİBF
İktisat Bölümü
Fahri SEKER
Yrd. Doç. Dr. Bozok Üniversitesi, İİBF
İktisat Bölümü
Doğrudan Yabancı Yatırımlar ve İhracat İlişkisi:
Gelişmekte Olan Ülkeler Üzerine Bir Nedensellik Analizi
“The Relationship Between Foreign Direct
Investments and Exports: A Causality Analysis
on Developing Countries”
Özet
Bu çalışma, 1980-2009 döneminde VAR yöntemine dayalı geliştirilmiş Granger nedensellik
testlerini kullanarak sekiz gelişmekte olan ülke
ekonomisi için doğrudan yabancı yatırımlar ile
ihracat arasındaki nedensellik ilişkisini inceler.
Toda-Yamamoto test sonuçları; Polonya ve
Meksika ekonomilerinde doğrudan yabancı
yatırımlardan ihracata doğru işleyen tek yönlü
bir nedensellik, Pakistan ve Türkiye’de ise ihracattan doğrudan yabancı yatırımlara doğru
işleyen tek yönlü bir nedensellik tespit etmiştir.
Dolado-Lütkepohl test sonuçlarına göre; Polonya’da doğrudan yabancı yatırımlardan ihracata
doğru tek yönlü bir nedensellik, Tayland ve
Pakistan ekonomilerinde ihracattan doğrudan
yabancı yatırımlara doğru tek yönlü bir nedensellik söz konusudur. Çalışmada, değişkenler
arasında çift yönlü bir nedensellik bulgusuna
rastlanmamıştır. Sonuç olarak, gelişmekte olan
ülkeler ihracat ve doğrudan yabancı yatırımlar
odaklı politikalar üretmeye ve uygulamaya
devam etmelidir. Gelişmekte olan ülkelerin dışa
dönük kalkınma stratejileri, ihracatı ve doğrudan
yabancı yatırımları destek stratejilerini kapsamalıdır.
Anahtar Kelimeler: Doğrudan Yabancı Yatırımlar,
İhracat, Nedensellik, Gelişmekte Olan Ülkeler.
Abstract
This paper aims to examine the causal relationships between foreign direct investments (FDI)
and exports in eight developing countries by
using augmented Granger causality tests over
the period 1980-2009. The empirical results of
Toda-Yamamoto test indicate that there is a
causal relationship between variables running
from FDI to exports for Poland and Mexico, while
the direction of causality is from exports to FDI
for Pakistan and Turkey. Dolado-Lütkepohl test’s
findings exhibit that there is a uni-directional
causality running from FDI to exports for Poland,
while the direction of causality is from exports to
FDI for Pakistan and Tayland. Here, there is no
bi-directional causality between variables in both
tests. Consequently, developing countries should
sustain to generate and implement the policies
based on exports and FDI. The outward-looking
development strategies of developing countries
should encompass both export-support strategy
and FDI-support strategy.
Keywords: Foreign Direct Investments, Exports,
Causality, Developing Countries.
ESKİŞEHİR OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ İİBF DERGİSİ, NİSAN 2013, 8(1), 121-142
121
1. Giriş
Doğrudan yabancı sermayeyi teşvik edici politikalar izleyen Endonezya, Malezya,
Tayland, Brezilya ve Meksika gibi gelişmekte olan ülkeler gibi Türkiye ekonomisi de
son yıllarda hızlı ve sürekli bir büyüme performansı yakalamıştır. Bu tür politikalar,
söz konusu ülkelerde tek başına hızlı bir büyüme için yeterli bir koşul olmasa da
doğrudan yabancı yatırımların girişini kolaylaştıran bir iklim yaratmaktadır.
Doğrudan yabancı yatırımlar, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde oldukça ilgi
gören bir araştırma konusudur. Mundell (1957), Vernon (1966), Schmitz (1972),
Kojima (1975), Dunning (1977), Helpman (1984) ve Markusen (1998) gibi iktisatçılar doğrudan yabancı yatırımları motive eden faktörler üzerinde durmuş ve bu
literatür gün geçtikçe gelişme göstermiştir. Ekonomistlerin önemli bir kısmı, doğrudan yabancı yatırımların tüm ülkeler özellikle de gelişmekte olan ülkeler için bir
büyüme ve kalkınma aracı olduğunu savunmaktadır. Söz konusu ekonomistlerin
en önemli argümanları; doğrudan yabancı yatırımların daha yüksek bir ihracat,
uluslararası piyasalara açılma, bir finans kaynağı ve banka kredilerinin ikamesi
anlamına gelmesidir.
İhracatın uzun bir süredir ekonomik büyümenin motoru olarak kabul edilmesi,
doğrudan yabancı yatırımların ev sahibi ülkenin ihracat performansı üzerindeki
rolünün ampirik açıdan analiz edilmesinde etkili olmuştur. Gerçekten de doğrudan
yabancı yatırım girişlerine ev sahibi ülkenin ihracatının nasıl karşılık vereceği konusunda teorik ve ampirik literatürde yoğun bir tartışma bulunmaktadır. Bu tartışmada kritik konu, doğrudan yabancı yatırımların bu yatırımları kabul eden ülkelerin ihracat performansını destekleyen bir araç olarak kabul edilip edilmeyeceğidir.
Doğrudan yabancı yatırımlar ile ihracat arasındaki ilişkiyi inceleyen ampirik çalışmalar farklı bulgular ortaya koymuşlardır. Bu literatür içerisinde Alguacil ve Orts
(2002), Baliamoune-Lutz (2004), Karagöz ve Karagöz (2006), Şen ve Karagöz (2006)
ve Yılmazer (2010) gibi nedensellik ilişkisi üzerinde duran çalışmalar genelde Granger nedensellik testlerini tercih etmişlerdir. Bu çalışmaların bir diğer özelliği, tek
ülkeli analiz gerçekleştirmiş olmaları ve karşılaştırma yapmaya imkân tanımamalarıdır.
Bu çalışmada 1980-2009 periyodunda Türkiye, Hindistan, Pakistan, Çin, Brezilya,
Tayland, Meksika ve Polonya olmak üzere sekiz gelişmekte olan ülke ekonomisi
için doğrudan yabancı yatırımlar ile ihracat arasındaki nedensellik ilişkisi analiz
edilmektedir. Çalışmanın önemli bir özelliği, geliştirilmiş Granger nedensellik testleri olarak da bilinen Toda-Yamamoto (1995) ve Dolado-Lütkepohl (1996) nedensellik testlerini birlikte kullanmasıdır. Çalışmanın ikinci bölümünde teorik ve ampirik literatür ele alınmaktadır. Üçüncü bölüm, çalışmada kullanılan veri seti ve me-
122
ESKİŞEHİR OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ İİBF DERGİSİ
todoloji hakkında bilgi verir. Ampirik sonuçlar ve sonuçların diğer çalışmalar ile
karşılaştırılması, dördüncü bölümde ortaya konmaktadır. Son bölümde ise genel
değerlendirme ve politika çıkarımlarına yer verilmektedir.
2. Literatüre Bakış
Teorik ve ampirik literatürde doğrudan yabancı yatırımların ihracat performansını
nasıl etkilediği önemli bir tartışma konusudur. Bu tartışmalar çeşitli ampirik kanıtlarlarla desteklenmektedir. Bazı yazarlar doğrudan yabancı yatırımların ihracat
üzerinde istatistikî olarak anlamsız ya da negatif etkisinin olduğunu belirtirken,
bazıları da güçlü bir pozitif ilişkiyi desteklemektedir.
Doğrudan yabancı yatırımlar ile ihracat arasındaki ilişkiye teorik açıdan bakıldığında ilk olarak klasik ve neoklasik dış ticaret teorileri olarak adlandırılan yaklaşımlar
karşımıza çıkmaktadır. Smith, Ricardo, Heckscher-Ohlin-Samuelson ve Mundell
tarafından ortaya atılan görüşler bu alandaki en önemli açıklamalardır. Oldukça
katı varsayımları bünyesinde barındıran klasik ve neoklasik yaklaşımlar, uluslararası sermaye hareketlerine hemen hemen hiç yer vermemişlerdir. Bununla birlikte,
konu ile ilgili ilk tartışmalar da buradan çıkmıştır.
Ricardo’nun karşılaştırmalı üstünlükler teorisi, sermayenin uluslararası alanda
hareketli olmadığı varsayımına dayandığı için bu konuda bir açıklama getirememiştir. (...truncated)