Erișkin Akut Kardiyojenik Șoklu Hastalarda Veno-Arteriyel Ekstra-korporeal Membran Oksijenasyon Desteği: Retrospektif Analiz
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Mecmuası 2017, 70 (2)
CERRAHİ TIP BİLİMLERİ/ SURGICAL SCIENCES
Araștırma Makalesi / Research Article
DOI: 10.1501/Tıpfak_000000974
Erișkin Akut Kardiyojenik Șoklu Hastalarda Veno-Arteriyel
Ekstra-korporeal Membran Oksijenasyon Desteği: Retrospektif
Analiz
Veno-Arterial Extracorporeal Membrane Oxygenation Support in Adults With Acute Cardiogenic Shock:
A Retrospective Analysis
Mehmet Çakıcı1, Çağdaș Baran1, Evren Özçınar1, Ali İhsan Hasde1, Mustafa Bahadır İnan1,
Serkan Durdu1, Mustafa Șırlak1, Ahmet Rüçhan Akar1
1
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kalp ve Damar Cerrahisi ABD, Cebeci
Kalp Merkezi, Ankara, Türkiye y
Amaç: Ekstrakorporeal Membran Oksijenatör Sistemi (ECMO), respiratuar, kardiyak veya kombine yetmezliği olan hastalarda, hayat kurtarıcı bir teknik olarak kullanılmaktadır. Bu çalıșmada, refrakter kardiyojenik șok (RKS) nedeniyle veno-arteriyel ekstrakorporeal membran oksijenasyon (VA-ECMO) desteği gereken hastaların sonuçlarını değerlendirmek amaçlanmıștır.
Gereç ve Yöntem: Kliniğimizde, “Mart 2010 - Kasım 2016” yılları arasında, RKS nedeniyle VA-ECMO
desteğine alınan hastaların sonuçları retrospektif olarak analiz edildi. Toplam 189 hastaya RKS nedeniyle (127’i erkek, yaș ortalaması = 56.6 ± 12.0; BSA ortalaması=1,85 ± 0,19) VA-ECMO implantasyonu
yapıldı. Tüm hastaların demografik ve klinik dataları incelendi.
Bulgular: Ortalama VA-ECMO desteği süresi, 172.8 ± 234.2 saat (4-1920 saat) olarak hesaplandı. VAECMO desteğinden ayrılabilme (n=92; 48.6 %), toplam survey (n=74, 39.2 %) ve ECMO desteği sırasında
görülen vasküler (n=21, 11.1%) ve nörolojik (n=11, 5.8%) komplikasyon oranlarının literatür ile benzerlik gösterdiği tespit edildi.
Sonuç: ECMO desteğindeki hastalar çoğunlukla multi-sistemik komplikasyonlara bağlı kaybedilmektedir. ECMO sistemlerindeki ve tekniklerindeki gelișim ile birlikte, mevcut hasta populasyonundaki
sağkalım oranları artmakta ve olușabilecek komplikasyon oranları azalmaktadır. Özellikle son on yılda,
hibrid ECMO sistemlerinin ve adjuvan kateter aracılı girișimlerin kullanılması, VA-ECMO desteğindeki
hastaların hızlı ve güvenli bir șekilde düzelmesine katkı sağlamaktadır. Ülkemizde, daha fazla merkezde, ECMO ile ilgili deneyimin artması, bu tedaviden faydalanan hasta sayısında belirgin artıș olmasını sağlayacaktır.
Anahtar Kelimeler: Ekstrakorporeal Membran Oksijenatörü, Refrakter Kardiyojenik Șok, Respiratuar
Yetmezlik, Kalp Yetmezliği
Aim: Extracorporeal membrane oxygenation (ECMO) appears to be a technically feasible rescue
strategy for patients with respiratory and/or circulatory failure. This retrospective study was designed
to evaluate and report the outcomes of patients who require veno-arterial extracorporeal membrane
oxygenation (VA-ECMO) support for refractory cardiogenic shock (RCS).
Material and Metod: We conducted a retrospective, observational study of consecutive patients with
RCS treated with VA-ECMO support at a single transplant center from March 2010 until November
2016. Overall, 189 patients underwent VA-ECMO for RCS (127 men, aged 56.6 ± 12.0 years; BSA, 1.85 ±
0.19). Demographic and clinical datas were reviewed for all patients.
Results: The mean duration for VA-ECMO support was 172.8 ± 234.2 hours (range; 4–1920 hours).
Succesful weaning (n=92; 48.6 %), overall survival (n=74, 39.2 %), vascular (n=21, 11.1%) and
neurologic (n=11, 5.8%) complication rates were similar in literature.
Geliș Tarihi : 27.07.2017 Kabul Tarihi: 14.11.2017
İletișim
Prof. Dr. A. Ruchan Akar
E-posta:
GSM: +90 533 646 06 84
Fax: +90 312 362 56 39
Department of Cardiovascular Surgery, Heart Center, Ankara
University School of Medicine, Dikimevi, Ankara, 06340 Turkey
Conclusion: Patients with VA-ECMO support are usually being lost due to multisystemic
complications. Improvements in ECMO systems and advanced technical aspects result in better
survival and less complication rates in critical patient population. In the last decade, use of hybrid
ECMO systems and adjuvant catheter based interventions achieved a fast and safer recovery in this
group. Advanced number of patients will use this chance in our country with improvement of
experience in more centre.
Key Words: Extracorporeal Membrane Oxygenator, Refractory Cardiogenic Shock, Respiratuary
Failure, Heart Failure
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Mecmuası 2017, 70 (2)
Ektrakorporeal Membran Oksijenasyonu
(ECMO), respiratuar, kardiyak veya
kombine yetmezliği olan hastalarda,
günler hatta haftalar süren destek sağlanması amacıyla giderek artan oranlarda
uygulamaya girmektedir. İzole respiratuar yetmezliği olan hastalarda veno-venöz ECMO, hastada yeterli akciğer kapasitesi sağlanana kadar uygulanabilmektedir. Veno-arteriyel (VA) ECMO
ise, kardiyak veya kardiyopulmoner
kompansasyon için tercih edilmektedir.
Günümüzde, refrakter kardiyojenik şok
(RKS) ve dolaşım yetmezliğinin mortalitesi %65 den fazladır (1,2). Veno-arteryel Ekstrakorporeal Membran Oksijenatör (VA-ECMO) desteği, acil dolaşım
stabilizasyonu ve kalıcı mekanik destek
tedavilerine köprülemede kurtarma tedavisi olarak kullanılmaktadır (3,4). 2012
Extracorporeal Life Support Organization (ELSO) datalarına göre, taburculuk
survey oranları % 46 (%33-66) olarak
verilmiştir (5). VA-ECMO ile tedavi edilen RKS olgularının survey oranları gün
geçtikçe artmaktadır.
Bu çalışmada, kliniğimizdeki 6 yıllık VAECMO deneyimi, kullanılan farklı
yöntemler, avantaj ve dezavantajları ile
sonuçlarımızı tartıştık.
Gereç ve Yöntem
Kliniğimizde, “Mart 2010-Kasım 2016”
yılları arasında, RKS nedeniyle VAECMO desteği sağlanan hastalar retrospektif olarak analiz edildi. 18 yaş
altı hastalara ait veriler çalışmaya dahil
edilmedi. Çalışmanın sonlanım noktaları; ECMO destek süresi, yoğun bakım ve hastane yatış süresi, ECMO
desteğine bağlı komplikasyonlar ve
survey olarak belirlendi.
ECMO devresi için sürekli akımlı sentrifugal pompa (Jostra Rotaflow; Maquet
Cardiopulmonary, Rastatt, Germany)
ve oksijenatör (Jostra Quadrox;
Maquet Cardiopulmonary, Rastatt,
Germany) kullanıldı. Perfüzyon devresindeki prime, Ringer Laktat ile hazırlandı ve başlangıç olarak heparin
(1000 IU/ litre) eklendi.
112
Periferik ECMO kurulumu için damar seçimi cerrahın tercihine bağlıydı. Acil vakalarda USG eşliğinde perkütan ana femoral arter ve ven kanülasyonu yatak
başı uygulandı. Nispeten stabil hastalarda (İABP veya CPB desteği olanlarda), 8-10mm PTFE greft (Fusion
Vascular Graft; Maquet Cardiovascular,
Wayne, NJ), distal ekstremite iskemisinden korunmak ve daha iyi serebral perfüzyon sağlanabilmesi için sağ subklavyen artere anastomoz edildi. Arter kanülü bu greft içerisine, yerleştirilerek sabitlendi. Venöz hat için femoral ve juguler venler hedef damar olarak seçildi.
Hastalara, kanüller yerleştirilmeden önce heparin, bolus olarak 100U/kg verildi. Takiben 6 saatlik aralarla bakılan, ACT
(160-180) ve aPTT (60-80 saniye) değerlerine göre heparin infüzyonu başlanıldı.
Santral Kanülasyon
Post-kardiotomi, kardiyopulmoner bypassdan (C (...truncated)