Osmanlıların Kuruluşuna Dair İkilemler
Journal of History and Future
Cilt: 1, Sayı: 1, ss.8-38, Aralık 2015
Volume: 1, Issue: 1, pp.8-38, December 2015
Osmanlıların Kuruluşuna Dair İkilemler
Yakup YILMAZ
Özet
Devlet- Ali Osman’ın ceddi, tarihleri, mensubu olduğu Oğuz boyu, kurmuş oldukları
devletin tarihi ve şekli Yahşi Fakih’ten Halil İnalcık’a kadar yerli ve yabancı araştırmacılar
tarafından
ortaya
konmaya
çalışılmıştır.
Özellikle
II.Murad
döneminde
Osmanoğulları’nın ataları ve soy kütükleri belirli bir şema ile izhar edilmiş ve özellikle
Yazıcıoğlu’nun Selçuknamesin’den günümüze benzer şekillerde gösterilmiştir.
Osmanoğulları’nın içtimai yapısı, aile bağları ve tarihleri ile ilgili kroniklerden
zamanımıza ulaşanlara hilaf olacak batılı bilim adamlarınca kafa karıştıran çalışmalar
meydana getirilmiştir. Devletin te’sis edildiği yüzyıla ait belge eksikliği, daha sonra 19
yüzyıl ile birlikte başlayan çalışmalar ve günümüze sirayet eden tartışmalar Osmanlı
devletinin kuruluşuna ilişkin ikili sonuçlar, ikili teoriler ortaya çıkmasına sebep olmuştur.
Bunların sonucunda araştırma çerisinde ortaya atılmış varsayım, teori, yaklaşımlar ve
kroniklerin aktardıkları unsurlar karşılaştırmalı olarak ortaya konmaya çalışılmıştır.
Anahtar Kelimler: Osmanlı Devleti, Osmanlı Devleti’nin kuruluşu, Oğuzlar,
Kayı,
The Dilemmas which Concern the Foundation of the Ottoman
Abstract
The foundation of Ottoman Empire was researched by many native and foreign
researchers. Having given a good clarification about this subject is still a challenge among
the history researchers. There is plenty of printed media such as books and articles and
other kind of materials about the foundation of Ottoman so far. However there is a
information pollution in the area. This pollution is complicating the people who wants to
know how Ottoman dynasty came out as an empire. Although discovering new documents
and conducting new theories there is still this dilemma keeps its existence. In this article,
we will have a debate about these dilemmas. Hoping to have a new approach and a good
explanation is the aim of this article.
Keywords: Ottomans, Foundation, Dilemmas
Araş. Gör., Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi,
Osmanlıların Kuruluşuna Dair İkilemler
Yakup YILMAZ
1-Giriş
Türk tarihinin gizemli, merak uyandıran, karanlık ve dar sokaklı
alanlarından bir tanesi Osmanlı Devletinin kuruluşu meselesidir.
Tarihimizin bu saklı dehlizlerinde ancak menakıpnameler, kronikler ve
ortaya atılan teoriler gibi şamdanlar yardımıyla gezinebiliyoruz. Lakin bu
konu var olan tüm kaynaklara ve gerçekleştirilen çalışmalara rağmen
gizemli ve muzlim bir yapıdan kurtulamamıştır. Yapılan mütekâmil
çalışmalara bakıldığında bile farklı durumlardan bahsedilmekte ve
birbirine hilaf olabilecek sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Devletin kurucuları
olan Osmanoğulları’nın soy kütüğü, devletin te’sis ediliş şeklinin ve
zamanının dermeyân edilmesinde müelliflerin görüş farklılıkları çok zıt bir
duruma dönüşebilmektedir.
Devrin karanlık
yapısı,
dönemin
eserlerde çok
fazla
aydınlatılamamış
olmasından
kaynaklanmaktadır.
Osmanlı
Hanedanlığının tarihini nakleden kaynakların kuruluştan ve onun
öncesindeki vak’aları oluşumundan çok sonra tahrir olunmaları o devrin
biraz daha gölgede kalmasına sebep olmuştur. Bu ahvâl içerisinde de
devletin meşruiyet kazanma şeklinden, doğmasına, kuruluşunun tahakkuk
ettiği coğrafyasından, zamanına, devletin doğmasına müsebbib olan
unsurların farklılıklarına, kurucu ailenin mensubu olduğu Kayı Boyu’nun
devleti kuran temel unsur olup olmadığına, Ertuğrul Gazi’nin babasının
Süleyman Şah mı yoksa Gündüz Alp mi olduğundan, bu ailenin ne şekilde
Anadolu’ya gelip nerelerde yurt tuttuklarına, yaşanan mucizevi ve destansı
olaylardan kuruluşun bidayetini ortaya çıkaran unsurun gaza ve gaziler mi,
yoksa boy ve aşiret yapısından mı oluştuğu münazara edilmiş ve
edilmektedir.
Tüm bu soruların kaynakları kuruluşun 150 sene sonrasında kaleme
alınan menakıpnameler, kronikler, Selçukname, İskendername vb.
eserlerde aranmaya çalışılmıştır. Ama bu kaynaklarda bile birbirleriyle
uyuşmayan bilgiler bulunmaktadır. Burada da devreye artık teoriler ve
varsayımlar girmektedir. Bunlar da bahsi geçen eserlerin içerisinde veya
zamana ışık tutabilecek somut eserlerin(sikke, kitabe gibi) içerisinden
çekilip çıkarılmaya çalışılmaktadır. Bu yararlanılan kaynaklara ek olarak
devletin kurulmuş olduğu Bitinya Bölgesi’nin tarihini anlatan Bizans
eserleri ve Arap kaynakları da kullanılmaya çalışılmıştır. Mevzubahis
9
Journal of History and Future
Cilt: 1, Sayı: 1, ss. 8-38, Aralık 2015
edilen sorunlar çoktur ve kimisini gizemi hala saklı kalmakta ve
araştırmacıların merakını beslemektedir.
Teorik olarak konunun araştırılmasında öncelikler kroniklere aittir.
Bunlardan Yahşi Fakih(eseri günümüze ulaşamamıştır), Ahmedi’nin
İskendername’si, Aşıkpaşazade’nin Tevarih-i Alî Osman’ı, Enverî’nin
Düstûrnâmesi, Oruç Beğ, Naima, Şükrullah Efendi, İbn-i Kemal gibi
Osmanlı tarih yazarları ve Elvan Çelebi gibi menakıpname sahipleri devrin
aydınlatılmasına yardımcı olmaktadır. R.P. Lindner, P. Wittek, N. Jorga,
Hammer, A. Gallotta, I. Melinkof, C. J Heywood ve Gibbons gibi yabancı
araştırmacıların neşrettikleri bazı yabancı yayınlar ile devrin üzerindeki
pusuyu kaldırmaya çalışmışlar fakat ortaya sundukları görüşler sert
eleştirililere maruz kalmışlardır. Bunların yanında yerli araştırmacılardan
Halil İnalcık, Fuat Köprülü, Feridun Emecen, Ahmet Şimşirgil, A. Yaşar
Ocak, Yusuf Halaçoğlu ve daha birçok akademisyen günümüzden o yıllara
ışık tutmaktadırlar.
Ortaya konulmaya çalışılan tüm bu bahsi geçen olayların ve soru
işaretlerinin kaynağını çözme yolunda devletin kuruluşunun belki de bir
asır öncesine kadar gitmek lazımdır. Tıpkı devletin kuruluş sırasındaki
olayların cereyanı gibi bu zaman dilimleri de esrarengiz ve insanı içine
derç eden bir yapıdadır. Moğol akınları, yurtsuz kalan Türkmen Boyları ve
aşiretlerin arayışları, Türkiye Selçuklularının ahvâli, Bizans’ın acziyeti, 13.
yüzyıl Anadolu’sunun Türkmenleri kendisine çeken zenginliği ve hemen
öncesinde vuku bulmuş haçlı akınları bölgeyi belli bir süreliğine tarumar
etmiş siyasi, etnik, dini, ekonomik ve sosyal yönden bölge çok çeşitli bir
hale bürünmüştür. Bölgede izler birbirine karışmış, üç tarafı denizlerle
çevrili bu adada her şey iç içe geçmiştir.
Bir Yunan yazarının “ Yeşil otlaklar nedeniyle bir ırk, Roma
sınırlarını işgal etmişti.” 1 sözü Anadolu’ya Türkmen akınının en önemli
sebeplerinin birine değinmektedir. Türkmenlerin XI. yy. da buraya akın
etmelerindeki en büyük nedenlerden bir tanesi de hiç şüphesiz budur. Yurt
arayışı ve Moğol baskısıyla beraber onların Anadolu’ya gelmeleri ve İran
topraklarını terk etmeleri bir zaruriyet haline gelmiştir. Türkmenlerin
otlak ve yurt arayışlarındaki bu zaruriyet ve göçme mecburiyetinin
nedenleri bugün Toroslarda bulunan bir avuç Yörüğe bakıldığında bile
1
Speros Veryonis (1971), The Decline of Medieval Hellenizm in Asia Minor and tef Process of
Islamization from Eleventh Through tef Fifteenth Century, (...truncated)