Arap Dünyasında Selefilik ve Selefi Hareketler

Akademik Platform İslami Araştırmalar Dergisi, Apr 2020

Selef-i sâlihîn; her bakımdan insanlık için örnek olan peygamberimiz Hz. Muhammed’i (s.a.s), sahâbeleri ve tâbiîni de içine alan ilk dönem Müslümanlarını ifade etmektedir. Selefiye akımını benimseyenlerin amacında bir öze dönüşün olduğu bilinmektedir. Ancak bu amaç, tarihsel süreç içinde farklı olgular olarak karşımıza çıkmaktadır. Selefilik, İslam dünyasında yüzyıllarca üzerinde tartışılan bir konu olmuştur. Bu çalışma Arap ülkelerindeki selefi akımların ortaya çıkışını, benimsedikleri düşünce ve ideolojileri, tarihsel süreçte selefiler içinde meydana gelen sosyal, siyasal, fikirsel açıdan değişim ve dönüşümleri, bölünme ve parçalanmaları, Arap Baharı'nın Arap ülkeleri üzerindeki etkilerini ele almaktadır. Arap ülkelerinin sosyal, ekonomik ve siyasi olarak birbirinden farklılıklarını ve selefi olguların bu farklılıklar üzerindeki etkilerini konu edinmektedir. Ayrıca Suudi Arabistan’ın selefi-vehhabi düşünceyi diğer ülkelere yayma politikası ve sonuçları anlatılmaktadır.

Article PDF cannot be displayed. You can download it here:

https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1049029

Arap Dünyasında Selefilik ve Selefi Hareketler

Academic Platform Journal of Islamic Researches 4‐1, 113‐118, 2020 Academic Platform Journal of Islamic Researches journal homepage: http://apjir.com/ Arap Dünyasında Selefilik ve Selefi Hareketler Ed: Beşir Musa Nafi, İzzuddin Abduʹl Mevla, El‐Hevvas Takiyye/Çeviri: Nurullah Çakmaktaş, İstanbul, Yarın Yayınları, 2016, 283 sayfa ISBN: 978‐605‐9931‐25‐0 Seda Çelik Yüksek Lisans Öğrencisi, Karabük Üniversitesi, S.B.E, Karabük, Türkiye Kitap Kritiği Geliş Tarihi: 20.03.2020 Kabul Tarihi: 23.03.2019 Editöryal bir çalışma olarak yayınlanmış olan “Arap Dünyasında Selefilik ve Selefi Hareketler” kitabı, konusunda uzman araştırmacılar tarafından hazırlanmıştır. Kitap “giriş” kısmı ve her biri farklı ülkelerdeki selefî oluşumları anlatan on beş bölümden oluşmaktadır. Yazar, kitabı için “Bu kitap, Arap ülkelerindeki selefî cemaat haritasını tümüyle ele alan kapsamlı bir araştırma iddiasında olmayıp selefîlik olgusunun incelenmesi için bir ‘giriş kitabı’ olma özelliği taşımaktadır.” vurgusunu yapmaktadır. Bununla birlikte kitabın içinde cevabını bulabileceğimiz soruları şu şekilde sıralamaktadır: “Arap dünyası içindeki söz konusu bu faal selefi cemaatler kimlerdir? Bu cemaatler nasıl neşet etmişlerdir ve ilham kaynakları nelerdir? Diğer İslâmî cemaatlerle ve geleneksel ulema kurumu ile nasıl bir ilişki içindedirler? Bu cemaatlerin itibar ettiği şahsiyetler ve cemaat adına konuşan davetçiler ve âlimler kimlerdir? Bu cemaatler tutarlı bir ideolojik vizyona sahipler midir ve neyi gerçekleştirmeye çalışmaktadırlar?” (s. 8). Kitabın orijinal ismi “ez‐Zâhiretü’s‐Selefefiyye (et‐ Te’addudiyyetu’t‐Tanzimiyye ve’s‐Siyâsât) olup çevirisini selefîlik üzerine birçok bilimsel çalışması bulunan Nurullah Çakmaktaş1 yapmıştır. Birinci bölümde selefîliğe genel bir çerçeveden bakan yazar, selefîliğin başlangıçtan günümüze olan tarihî gelişim sürecini ele almıştır. Diğer bölümlerde ise bundan farklı bir yol izleyerek selefîliği ayrı ayrı ülkeler temelinde analiz etmiştir. “Ehl‐i sünnet‐i hâssa” olarak da anılan selefiyye; kendilerini “ehlü’s‐sünne, ehlü’l‐hadîs ve’s‐sünne, ehlü’l‐hak” olarak tanımlamaktadır. Sözlükte “önce gelmek, geçmek, geçmişte kalmak” anlamındaki selef (sülûf) kelimesinden gelen selefiyye; “geçmiş insanlar, soy, fazilet ve ilim bağlamında önce gelip geçenler” demektir. Selef, terim olarak ilim ve fazilet açısından Müslümanların önderleri sayılan ashap ve tâbiîn için kullanılır.2 Bu bağlamda tarihi kökleri olan selefîliğin nev‐zuhur bir düşünce sistemi olmadığı söylenebilir. Hicri üçüncü asırda selefîlik, Halku’l‐Kur’an ve mihne politikaları kapsamında Ahmed b.Hanbel’in (ö:855) Mutezile’nin görüşlerine karşı çıkmasıyla anılmıştır. Hicri 7. yüzyılın ikinci yarısında yetişip çok sayıda eser telif eden Takıyyüddin İbn Teymiyye (ö: 1328) ve onun en önemli öğrencisi İbn Kayyim el‐Cevziyye, Selefîliğin önde gelen isimlerinden kabul edilir. Bu ikisinin çalışmalarıyla ehl‐i hadîs ekolü sistematik Selefîliğe dönüşmüştür.3 Kitabın yazarı Beşir Musa Nâfi, selefî ekolün özelliklerini belirlemede İbn Teymiyye’nin sunduğu katkıları şu şekilde sıralamıştır: “Allah’ın sıfatları konusunda tevilden sakınmak, Allah’ın kendisine bahşettiği irade sebebiyle insanın kendi fiillerinden sorumlu olduğunu vurgulamak, din ve şeriatın kaynağı olarak kurucu naslar olan Kur’ân ve sünneti öncelemek, ictihada çağırmak, teorik ve pratik görünümleriyle tasavvufa ve mezhepsel aşırılığa karşı çıkmak.”(s.19) 17.yüzyıla kadar geçen sürede, İbn Teymiyye görüşü kapsamındaki selefî düşünce kesintiye uğramış, söz Arş. Gör., Marmara Üniversitesi, Orta Doğu ve İslam Ülkeleri Araştırmaları Enstitüsü. 2 M. Sait Özervarlı. (2009). ʺSelefiyyeʺ, DİA, Cilt:36, s. 399. 3 1 Özervarlı, a.g.m, s. 400. Seda Çelik Academic Platform Journal of Islamic Researches 4‐1, 113‐118, 2020 konusu tarihten sonra “ihya hareketleri” adı altında İbn Teymiyye’nin düşüncelerini tekrardan hayata geçirme çabaları zuhur etmiştir. Nâfi, selefîliğin yakın zamanda Müslümanlar arasındaki etkinliğini arttırmasına ve birtakım sebeplerle selefî düşüncede çeşitliliğin çoğalmasına yönelik değerlendirmesi ile birinci bölümü tamamlar. Hişâm b. Ğâlib, ikinci bölümde, Suudi Arabistan’da bulunan selefî oluşumlar kapsamında Vehhabî hareketin ortaya çıkışı, temel görüşleri ve çeşitli selefî grupların oluşumundan bahseder. Ancak bunu sadece muhalif selefî akımlar üzerinden ele alır. Vehhâbîliğin kurucusu olan Muhammed b. Abdülvehhâb, Hanbelî kadısının oğlu olarak H. 1115 (M.1703) yılında dünyaya gelir. Abdülvehhâb ile siyasî lider Muhammed b. Suud arasında yapıldığı iddia edilen bir anlaşmaya göre Suûdî emîri, şeyhin Suûdî hâkimiyetini desteklemesi taahhüdü karşılığında Vehhâbî davasını yayma hususunda her türlü yardımı yapmaya söz vermiştir. Böylece İbn Abdülvehhâb, fikirlerini yayabilmek için ihtiyaç duyduğu siyasî desteğe, İbn Suûd da siyasî hâkimiyet alanını genişletebilmek için güçlü bir dinî şahsiyete kavuşur.4 Ğalib’e göre bu ittifak günümüz Suudi Arabistan Krallığı olarak bilinen ülkenin kuruluşuna vesile olur. Bilindiği üzere Suud’da Vehhabîlik görüşü hâkimdir. Günümüzde selefîlik denince ilk akla gelen, Vehhâbîliktir. “İslâm tarihi boyunca benzeri pek çok fikir ortaya çıkmasına rağmen Vehhâbîlik kadar kolay yayılan ve siyasal boyut kazanan başka bir fikir hareketi görülmemiştir.”5 Bunda Suudi Arabistan’ın diğer ülkelerde selefîlik anlayışını kabul ettirme çabalarının etkisi büyüktür. Ayrıca Arabistan’ın coğrafî konumu, her ülkeden insanlarla muhatap olması ve kendi içinde bedevî hayat tarzını yaşıyor olması da sebepler arasında düşünülmektedir.6 Ğalip, Vehhâbîliğin temel fikirlerini, “bazı durumlar dışında yöneticiye isyanın caiz olmaması” ve “kâfirlerin dost edinilmesinin haram sayılması (verâ‐berâ)” olarak ifade eder. Bu düşüncelerin siyasî, iktisadî veya sosyal sorunlara yol açması sonucu bazı dinî kurumların ortaya çıktığını belirtir. Ğalib, bazı araştırmacıların7 fikirlerini esas alarak Abdülvehhab’ın ictihadı ihmal etmesinin, tamamen Hanbelî ekolün fetvalarını taklit ettiğini ve bunun bir çelişki olduğunu gösterdiğini vurgulamıştır. Ancak Abdülvehhab’ın eserlerinde İbn Teymiyye ve İbn Kayyim el‐Cevziyye’nin kitaplarına sıkça başvurması, onun bu şahsiyetlerin bir mukallidi veya bir Hanbelî âlimi olarak değerlendirilmesi için yeterli olmadığı düşünülmektedir8. Kitabın yazarı, Suudi Arabistan’da bulunan selefî oluşumların, en genel ifadeyle “aksiyoner hareketler” ile “bu şekilde olmayanlar” olarak ele alınması gerektiğini ifade etmiştir. Ona göre, aksiyoner selefîlik olan “sahve hareketi”nin düşünce sistemleri, İhvân‐ı Müslimin’in fikriyatı ile Vehhabîliğin mezcedilmesi aracılığıyla oluşmuştur. Geleneksel Selefîlik tevhid‐i ulûhiyet, bidatlerle mücadele, selefî cemaatlere bağlılığın güçlenmesi (Velâ ilkesi) ve hâkim yöneticiye itaat konuları üzerine odaklanan net bir çizgiyi benimsemektedir” (s.48). Câmiye Selefîliği (es‐ Selefiyyetü’l‐Câmiye) ve Ehl‐i Hadis grubu (Elbânî Grubu) aynı düşünce sistemine sahip olmakla beraber Elbânî Grubunun (...truncated)


This is a preview of a remote PDF: https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1049029
Article home page: https://dergipark.org.tr/en/pub/apjir/issue/53718/707083

Seda ÇELİK. Arap Dünyasında Selefilik ve Selefi Hareketler, Akademik Platform İslami Araştırmalar Dergisi, 2020, pp. 113-118, Volume 4, Issue 1,