Cevher Hazırlamada Manyetik Salkımlaşma
MADENCİLİK
Eylül
1986
September
Volume
Cilt
XXV
Sayı
No
3
Cevher
Hazırlamada
ManyetiU
Salkımlaşma
Magnetic Flocculation in Mineral Processing
Ali Cikcik*
ÖZET
Manyetik salkımlaşma ile ilgili bir literatür araştırması sunulmuş ve zayıf manyetik
demir minerallerinin salkımlaşmasına özellikle eğilinmiştir.
Yüksek manyetik alan şiddetlerinin hematit, götit ve karışık zayıf manyetik demir
minerallerinin sulu karışımlarının çökelme davranışı üzerindeki etkisi incelenmiştir.
Bu karışımların çökelme davranışını belirleyen değişkenler sistematik bir şekilde araş
tırılmış ve manyetik alan şiddeti, tane boyutu, ortamın pH si, pülpte katı oranı ve kul
lanılan sudaki safsızlıkların proses üzerinde önemli etkileri olduğu gösterilmiştir.
Proses cevher hazırlamada artıkların atılması ve selektif salkımlaşma ile zenginleş
tirmede kullanılabilecektir.
ABSTRACT
A reviev relating to magnetic flocculation is presented. Particular attention is direct
ed towards the magnetic flocculation of weakly magnetic iron ores.
The influence of high intensity magnetic fields on the settling behaviour of aqueous
suspensions of finely divided hematite, goethite and a mixture of weakly magnetic iron
ores has been investigated.
The important variables which determine the sedimentation behaviour of these sus
pensions have been studied systematically and the magnetic field intensity, particle
size of the material, pH of the media, solid content of the slurry and impurities in the
water used have been found to have significant effect on the process of magnetic floc
culation.
Such a process could be used to improve tailings treatment for either disposal or
separation by selective flocculation.
(*) Maden Y.Müh., ETİBANK Genel Müdürlüğü, Proje-Tësis Dairesi, ANKARA
23
1. GİRİŞ
2.1. Salkımlaştırma Yöntemleri
Kolloid boyutlarda ve/veya 45-1 mikron merte
besinde katı taneleri içeren süspansiyonlarda, man
yetik alan etkisiyle tanelerin birbirine bağlanması
olayı manyetik salkımlaşma olarak adlandırılmak
ta ve konu cevher hazırlama mühendislerince 1940'
lardan beri bilinmektedir.
Katı-sıvı karışımlarında katı parçacıkların bir
araya gelmesi olayı aşağıdaki dört mekanizmanın
biri ya da birkaçının ortak etkisi ile olabilir. Bu
mekanizmalar:
"Flocculation" ve "Coagulation"terimlerikolloid
kimyasında tanelerin birbirine bağlanması olayını
açıklamakta ve bazı durumlarda biri diğerinin yeri
ne kullanılmaktadır. La Mer (1) "Coagulation" teri
mini kolloid dispersiyonların sisteme katılan iyon
lar etkisiyle katı-sıvı arayüzeyinde oluşan elektrik
sel çift tabaka kuvvetlerindeki azalma sonucu kol
loidal sistemin dengesinin bozulması olayı olarak,
"flocculation"ı ise kolloid süspansiyonlarda yüksek
moleküllü ağır polimerler, ya da indirgenme olayı
nın sözkonusu olmadığı diğer fiziksel etkilerle sü
rekli bir fazda meydana gelen salkımlaşma olayı
olarak tanımlamaktadır. Ancak birçok durumda
her iki olay da aynı anda oluştuğundan, burada
salkımlaşma terimi her iki olayı da kapsayacak şe
kilde kullanılmıştır.
2. KURAMSAL BİLGİLER
Salkımlaşmış bir sistem duraysız (unstable) bir
sistemdir, ve sistem içindeki katı parçacıklar biraraya gelerek eğer sıvıdan farklı bir yoğunluğa sa
hipse, ya zamanla çökecek ya da yüzecektir. Parça
cıkların sistem içinde sürekli olarak dispersiyon
şeklinde kaldığı sistemler duraylı çözeltiler olarak
adlandırılmaktadır.
Bu tür süspansiyonların duraylılığını etkileyen
üç etken vardır. Bunlar: Parçacıkların seçimli ola
rak iyon kapması, Brown hareketi ve yüzey enerji
sidir. Birinci etken dağılma, ikinci hem dağılma
hem salkımlaşma ve üçüncü etken, yüzey enerjisi,
salkımlaşma yönünde etki yapar.
Kolloidal sistemlerin duraylılığının teorik formülasyonu Derjaguin, Landau, Verwey ve Overbeek
(OLVO) tarafından gerçekleştirilmiştir, ve DLVO
kolloid duraylılığı teorisi olarak bilinir. Bu teori
katı-sıvı karışımlarında oluşan Van der VVaals çeki
ci kuvvetleri ve arayüzeylerde oluşan elektriksel
cift tabaka itici kuvveti arasında bir denge esasına
dayanmaktadır.
24
a) Elektrolitik salkımlaşma (coagulation)
b) Hidrofobik bağlanma
c) Polimer köprüsü
d) Manyetik bağlanma
Elektrolitik salkımlaşma elektrolit adı verilen ve
parçacıklar arasındaki itici güçleri nötrleştiren sül
fürik asit ve benzeri maddeler etkisi ile meydana
gelir. Bu durum Van der VVaals çekici güçlerinin bas
kın olmasını sağlar ve dolayısıyla parçacıklar birbi
rine bağlanarak salkımlaroluştururlar. Happer(2) e
göre elektrolitik salkımlaşmanın amacı sistemin
elektrokinetik potansiyelini mümkün olduğu kadar
sıfıra yaklaştırmaktadır. Sistemdeki iyonların de
ğerliği ile elektrokinetik potansiyel ters orantılıdır.
Polimer köprüsü kurularak meydana getirilen
salkımlaşma olayı polielektrolit (örneğin poliakrilamid) adı verilen doğal ya da yapay yüksek mole
kül ağırlıklı, uzun zincirli organik polimerler aıacılığıyla yapılır. Parçacıklar bu polimerlerin aktif uç
larına yapışarak polimer molekülleri arasında bir
köprü oluşturur ve salkımiaşmaya neden olur.
Read (3) e göre yüzey-aktif kimyasal maddeler
mineral-su ara yüzeyinde soğurulur ve bu durum
katıyı hidrofobik kılar. Sonuçta da bu hidrofobik
parçacıklar arasında çekici kuvvetler etkin duruma
geçerek parçaların birbirine bağlanmasına neden
olurlar.
Kolloidal parçacıklardan oluşan bir süspansi
yon, dışardan uygulanan bir manyetik alana maruz
bırakıldığında, elektriksel çift tabaka itici ve Van
der VVaals çekici kuvvetleri yanında üçüncü bir kuv
vet, manyetizm çekici kuvveti, sözkonusu olur ki
bu kuvvet salkımlaşmayı artırıcı yönde etki yapar.
Bu tür parçacıklar, tanelerin sistem içinde yeniden
düzenlenmesine yetecek şiddette bir manyetik ala
nın etkisinde kaldıktan sonra, bu etkilenmeyle
mıknatıslanmayı korurlar. Böylece parçacıklar kü
çük birer mıknatısmış gibi davranırlar ve uçların
dan birbirlerini çekerler ve büyük salkımlar oluştu
rurlar. Olay manyetik salkımlaşma olarak adlandı
rılır.
2.2. Kuvvetli Manyetik Minerallerin
Manyetik Salkımlaşması
Lomovtsev (4)'e göre dışardan uygulanan man
yetik bir alanın etkisinde kalan manyetik parçacık
ların salkımlaşması üç fazda oluşmaktadır.
Birinci fazda parçacıklar göreli olarak zayıf bir
manyetik alandadırlar ve kendilerini manyetik ala
nın kuvvet çizgileri doğrultusunda sıralarlar.
İkinci faz, parçacıkların ikincil birer mıknatısmış gibi davrandıkları, biraz daha yüksek bir alan
da başlar. Bu koşullarda parçalar gruplar halinde
birbirine yapışırlar ya uzun zincirler ya da değişik
düzensiz geometrik şekiller oluştururlar.
Manyetik kuvvetin kendisine karşı etkiyen di
ğer kuvvetler toplamından fazla olması halinde
üçüncü faz başlar. Bu fazla salkımlaşma tamamlan
mış durumdadır ve parçacıklar gruplar halinde hız
la cökelirler.
Bartnik ve Giermak (5)'a göre bu parçacıkları
manyetize, buna bağlı olarak demanyetize etmek
için ortama verilen enerji salkımlaştırıcı kimyasal
maddelerin (flocculant) enerji etkisinden birkaç
kat daha fazladır.
2.3. Salkımlaşmanın Manyetit
Zenginleştirmede Etkileri
Lantto (4)'ya göre eğer bir manyetik ayırıcıya
beslenen p (...truncated)