Hasat Sonrası Nar Meyvelerinde Botrytis cinerea Pers.: Fr.’e Karşı Bazı Fungisitlerin Etkinliği
J. Turk. Phytopath., Vol. 47 No. 3, 75-82, 2018
ISSN 0378 - 8024
Hasat Sonrası Nar Meyvelerinde Botrytis cinerea Pers.: Fr.’e
Karşı Bazı Fungisitlerin Etkinliği*
Ayşe UYSAL MORCA1
1
2
Pervin KINAY TEKSÜR2
Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Bornova-İzmir
Ege Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü, 35100 Bornova-Izmir
Sorumlu yazar: A. U. Morca, E-mail:
Geliş tarihi: 3 Şubat 2019
Kabul tarihi: 23 Ocak 2020
ÖZ
Nar meyvelerinde taç çürüklüğüne neden olan Botrytis cinerea hasat sonrası ekonomik kayıplara neden olmaktadır.
Hasat sonrası narlarda B. cinerea’ya karşı ruhsatlı bir fungisit bulunmamaktadır. Çalışmada, en yoğun yetiştiriciliğin ve
depolamanın yapıldığı Antalya’dan 23, İzmir’ den 4 soğuk hava deposundan toplanan infekteli nar meyvelerinden 27 B. cinerea
izolatı elde edilmiştir. İzolatların miselyal gelişimine karşı on fungisitin etkinliği in vitro koşullarda ve daha sonra da bunlardan
seçilenlerle meyve testleri gerçekleştirilmiştir. In vitro koşullarda B. cinerea’nın miselyal gelişimin engellenmesinde fludioxanil,
cyprodinil + fludioxanil ve fenhexamid yüksek, pyrimethanil, thiabendazole, imazalil ve boscalid + pyraclostrobin orta derecede,
azoxystrobin ve boscalid ise düşük derecede etkili olmuştur. Meyve testlerinde ise, en etkili fungisit %78.58’lik oranla
fludioxanil olmuş, bunu sırasıyla boscalid + pyraclostrobin (%64.29) ve pyrimethanil (%64.28) takip etmiştir. Cyprodinil +
fludioxanil (%50), cyprodinil (%50.01) ve azoxystrobin (%42.86) orta derecede etkililik göstermiştir. Hasat sonrasında çok
yaygın olarak kullanılan fungisitlerden imazalil ve TBZ ise B. cinerea çürüklüklerine karşı düşük etkililik göstermiştir. Bu
sonuçlara göre, fludioxanil narlarda hasat sonrasında B. cinerea’ nın kontrolünde en etkili fungisit olarak saptanmıştır.
Anahtar Kelimeler: Nar, Botrytis cinerea, Hasat sonrası, Fungisitler
ABSTRACT
Effectiveness of Some Fungicides Against Botrytis cinerea Pers.: Fr on
Pomegranate Fruit at Postharvest
Crown rot caused by Bortytis cinerea on pomegranate fruit leads in economic crop losses in postharvest stage on
pomegranate. There is no registered fungicide against B. cinerea at postharvest stage on pomegranates. In this study, 27 B.
cinerea isolates were obtained from infected pomegranate fruit in commercial cold storage rooms from Antalya 23 and Izmir 4,
where pomegranate grown and stored areas intensively. Effects of ten fungicides were tested on mycelia growth of 27 B.cinerea
isolates in vitro and then selected isolates were used on fruit tests. In vitro tests, fluodioxanil, cyprodinil+fludioxanil and
fenhexamid were highly, pyrimenthanil, thiabendazole, imazalil and boscalid+pyraclostrobin were moderate, azoxystrobin and
boscalid were low effective on mycelial growth of B.cinerea isolates. On the fruit tests, the most effective fungicide was
fludioxanil by 78.58%. After that, boscalid+pyraclostrobin and pyrimethanil were effective by 64.29% and 64.28%, respectively.
Cyrodinil+fludioxanil (50%), cyprodinil (50.01%) and azoxystrobin (42.86%) were showed moderate effectiveness. Common
postharvest fungicides, imazalil and TBZ have shown low efficacy against B.cinerea rots on pomegranate fruit. According to the
results, fludioxanil were the most effective fungicides on postharvest control of B. cinerea on pomegranate fruit.
Keywords: Pomegranate, Botrytis cinerea, postharvest, fungicides
GİRİŞ
Nar, Lythraceae takımının Punicaceae familyasından olup, tek cinsi Punica’dır. Bu cinsin ticari olarak
yetiştiriciliği yapılan tek türü Punica granatum L.’dur. Genellikle taze ve meyve suyu olarak tüketilen nar; son
yıllarda daha çok tanınan, üretim ve tüketimi yıldan yıla artan bir meyve durumuna gelmiştir. TUİK 2018 verilerine
göre ülkemizde meyve veren yaşta 13,574,229 tane nar ağacı bulunmaktadır. Türkiye’de 2018 yılı itibariyle 537,847
*
Bu çalışma bir yüksek lisans tezidir ve 5. Bahçe Ürünlerinde Muhafaza ve Pazarlama Sempozyumu’nda (2012) sunulmuş,
bildiri kitabında özeti basılmıştır.
75
HASAT SONRASI NAR MEYVELERİNDE BOTRYTIS CINEREA PERS.: FR.’E
KARŞI BAZI FUNGİSİTLERİN ETKİNLİĞİ
ton nar üretimi yapılmaktadır. Türkiye’de Akdeniz Bölgesi toplam ülke nar üretiminin yarısından fazlasını
karşılamaktadır. Ege ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri ise bu bölgeleri izlemektedir (TUİK, 2018).
Ürünler hasat edildikten sonra çeşitli fizyolojik ve patolojik bozulma ve kayıplara uğramaktadırlar. Taze
sebze ve meyvelerde hasat sonrası kayıpların gelişmiş ülkelerde %20 − %25, gelişmekte olan ülkelerde ise %25 −
%50 oranında olduğu tahmin edilmektedir (Droby ve ark., 1991). Taze sebze ve meyvelerde hasat sonrası süreci
etkileyen önemli faktör hiç şüphesiz patolojik nedenlere bağlı kayıplardır. Bu sebeple hasat sonrası oluşabilecek
kayıpları en aza indirmek önem kazanmaktadır. Hasat sonrasında nar meyvelerinde; Aspergillus niger, Penicillium
spp., Alternaria spp., Trichoderma spp., Coniella granati ve Botrytis cinerea gibi fungal patojenler kalite ve
kantitide önemli kayıplara neden olmaktadır (Snowdon, 1990). Bunlardan kurşuni küf hastalığına neden olan B.
cinerea Pers.: Fr. narlarda en çok ekonomik zarar oluşturan hasat sonrası hastalıklardandır (Kınay-Teksür ve ark.,
2012; 2014; Kınay-Teksür, 2015).
Nar meyvelerinde B. cinerea patojeni, hasat öncesinde meyvelerin çiçek veya taç kısmından (stamenler ve
pistilleri içeren kaliks) giriş yapar, latent kalır ve hasat sonrasında çiçek burnundan meyvenin tamamına kadar
kahverengi bir renk değişimine sebep olmaktadır. Bu nedenle, kurşuni küf hastalığı narda ‘Botrytis Taç Çürümesi’
adını almaktadır. Ayrıca, B. cinerea enfekteli meyvelerden sağlıklı meyvelere misel yayılımı ile depolanmış narları
enfekte edebilmekte ve çürümelere yol açmaktadır. Kurşuni küf hastalığı 5−10°C’de ve > %90 oransal nemde
gelişmektedir. Hasat edilmiş nar meyvelerine fungisit uygulamaları yapılmadığında, hastalığa bağlı olarak %30 ürün
kaybı oluştuğu bildirilmiştir (Tedford ve ark., 2005). Hasat sonrasında B. cinerea’nın önlenmesinde kültürel
önlemler oldukça önemlidir. Hasat sırasındaki işlemlerle ve mekanik zararlanmalarla oluşabilecek yaralar minimize
edilmelidir. Meyveler olgunlaştıkça kurşuni küf hastalığına karşı daha duyarlı hale geleceğinden hasat uygun
zamanda yapılmalıdır. Hasat edilen ürünler taşıma ve depolama boyunca uygun sıcaklık ve nemde muhafaza
edilmelidir. Bu uygulamalar inokulum yoğunluğunu azaltarak, hasat sonrasında kurşuni küf hasatlığının yayılmasını
önemli ölçüde engellemektedir. Ancak meyve yüzeyinde yoğun bulaşmalarla gelen inokulumun engellenmesi için
fungisit uygulamaları daha çok kullanılmaktadır (Williamson ve ark., 2007). Düşük riskli fungisitlerden fludioxonil
(Scholar), 2005 yılında hasat sonrası kullanılmak üzere ruhsatlandırılmıştır. 2005 yılında Kaliforniya’da fludioxonil
içeren ve hasat sonrasında ruhsatlı fungisit olan Scholar’ın nar meyveleri üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla
yapılan çalışmada, kurşuni küf hastalığından kaynaklanan meyve kayıplarının büyük ölçüde az (...truncated)